1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 5  |
 |
cemsenol
17 yıl önce - Cmt 15 Tem 2006, 22:37
bir yabancının bu duyarlılığını keşke bizim insanlarımız da gösterebilse...
|
 |
barış34
17 yıl önce - Cmt 15 Tem 2006, 23:14
iSTiKLAL MARŞI
Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.
Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal...
Hakkıdır, hakk'a tapan, milletimin istiklal!
Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.
Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
'Medeniyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?
Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın.
Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.
Doğacaktır sana va'dettiği günler hakk'ın...
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.
Bastığın yerleri 'toprak!' diyerek geçme, tanı:
Düşün altında binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.
Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şuheda fışkıracak toprağı sıksan, şuheda!
Canı, cananı, bütün varımı alsın da hüda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.
Ruhumun senden, ilahi, şudur ancak emeli:
Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.
Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli,
Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.
O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım,
Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden na'şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım.
Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, hakk'a tapan, milletimin istiklal!
Mehmet Akif Ersoy
|
 |
levent tmr
17 yıl önce - Cmt 15 Tem 2006, 23:43
Arkadaşlar bu konuda uzun yıllardır Milli marşımızın
marş notalarına uygun bestelenmediğinden düzgün okunamadığı
hususunu duyarım. Şöylede bir durum var biz imparatorluk ülkesiyiz
buda marşlardan anladığımızı gösterir.
Bence entel dünyamızdan kaynaklanan'' sorun üretilmesi,bilmezlik,
özenti ,bir kaç çok bilmişin güzel dinlediği bir ülkenin marşına adapte
etmeye çalışması''
diye düşünüyorum.Çünkü doğrusu muhafazakarlar her zaman
M.akif Ersoy'a hep sahip çıkmışlardır.
Marşımız az söyleniyor.Askerde öğreniliyor.Halk doğru dürüst bilmiyor.
Uyumsuzluk birazda bu nedenle olsa gerek.Okullarda her hafta başı ve sonu
tekrar ediliyor.Başöğretmenler çok titiz davranırsa problemin
çoğu çözülür.Maçlarda öğretinin olabileceği her yerde okunmalı...
Metniyle okunuşuyla(düzgün okunduğunda)her şeyiyle biziz....
|
 |
Kemal Çevik
17 yıl önce - Pzr 16 Tem 2006, 03:28
Biraz açıklama lütfen
| Alıntı: |
Arkadaşlar bu konuda uzun yıllardır Milli marşımızın
marş notalarına uygun bestelenmediğinden düzgün okunamadığı
hususunu duyarım. |
Tam olarak söylenen bu değil galiba, marşı yanlışsız söyleyebilmek için ciddi bir müzik eğitimi almış olmak gerekli diyorlardı...
| Alıntı: |
Şöylede bir durum var biz imparatorluk ülkesiyiz
buda marşlardan anladığımızı gösterir. |
Türkiye Cumhuriyeti milli marşından bahsediyoruz değil mi?
| Alıntı: |
Bence entel dünyamızdan kaynaklanan'' sorun üretilmesi,bilmezlik,
özenti ,bir kaç çok bilmişin güzel dinlediği bir ülkenin marşına adapte
etmeye çalışması''
diye düşünüyorum. |
Lütfen biraz açıklama, defalarca bu cümleyi okudum ne anlama geldiğine karar veremedim.
| Alıntı: |
Çünkü doğrusu muhafazakarlar her zaman
M.akif Ersoy'a hep sahip çıkmışlardır. |
Evet de güfte Akif'in, ona bir söz eden yok ki, itirazlar Ekrem Zeki beye.
| Alıntı: |
Marşımız az söyleniyor.Askerde öğreniliyor.Halk doğru dürüst bilmiyor.
Uyumsuzluk birazda bu nedenle olsa gerek.Okullarda her hafta başı ve sonu
tekrar ediliyor.Başöğretmenler çok titiz davranırsa problemin
çoğu çözülür.Maçlarda öğretinin olabileceği her yerde okunmalı...
Metniyle okunuşuyla(düzgün okunduğunda)her şeyiyle biziz.... |
Çok doğru, ama başöğretmenimin müzik eğitimi de doğrusunu öğretmeye yetmiyor galiba, sorun da burada bence, ne dersiniz
Kemal ÇEVİK
|
 |
tolgafl
17 yıl önce - Pzr 16 Tem 2006, 03:42
ama su an kullandıgımız ton marsımızın kelımelerını boluyor.
mesela ....safaaaaaak lardaaaa yuzen ...
vede gercekten soylenmesı zor bı marş bizim marşımız
bir duzenleme marsın ruhunu bozarmı?
|
 |
Murat ÇETİNTAŞ
17 yıl önce - Pzr 16 Tem 2006, 09:53
Bayrağımızla marşımız o kadar güzel uymuşki.Acaba başka millet varmıdır bizim kadar güzel bayrağı ve marşı olan.İstiklal marşımız savaş zamanlarında yazılmış belkide bundan o kadar güzeldir.Ama o ne zaman yazılırsa yazılsın yine de çok güzel olurdu çünkü o bizim marşımız.Gerçekten bu yönden çok şanslıyız.Her zaman bayrağımızı ve marşımızı korumalıyız.Bir sıvada marşımızla dalga geçmişler sınavı hatırlayamıyorum ama o zaman ben çok ayıpladım o yapanları.Gerçekten üzücü bir olaydı.
| Alıntı: |
İstiklal Marşımız, yurdumuzun düşman işgaline uğradığı felaket günlerinde hazırlandı. Saldırgan düşmana karşı Anadolu’da tutuşan heyecanı koruyacak; vatan sevgisini ve inancı canlı tutacak bir marşın hazırlanması düşüncesi, Genel Kurmay Başkanı İsmet (İnönü) Paşa dan geldi. İsmet İnönü böyle bir marşın Fransız ordusunda mevcut olduğunu ve bizim ordumuz için de faydalı olacağını Milli Eğitim Bakanlığına iletti. Milli Eğitim Bakanlığı da bu düşünceyi benimseyip bir yarışma düzenledi. Beğenilen güfte için 500 lira ödül verilecekti. Yarışma için 734 şiir gönderildi. Bir kurulca bunlar titizlikle incelenip 6 tanesi ayrıldı. Ama hiçbiri beğenilmedi; marş olacak değerde bulunmadı. O zaman Burdur Milletvekili olan Mehmet Akif’in para ödülünden rahatsızlık duyduğu için yarışmaya katılmadığı öğrenildi. Dönemin Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi şairin Meclis’teki sıra arkadaşı Balıkesir Milletvekili Hasan Basri Bey’in yardımını istedi.
Hasan Basri Bey bundan sonrasını şöyle anlatıyor:
‘‘Akif Bey’in yanımda olduğu bir zaman,elime bir kağıt parçası alarak,onun dikkatini çekecek bir tarzda yazmaya başladım.
- Ne yazıyorsun?
- Marş…İstiklal Marşı yazıyorum.
- Yahu sen ne adamsın? Seçilecek şiire para ödülü verileceğini bilmiyor musun? içinde para olan bir işe nasıl katılıyorsun?
- Yarışma kaldırıldı? Seçilecek şiire ne para verilecek, ne de her hangi bir ödül. Milli Eğitim Bakanı bana güvence verdi.
- Ya, o halde yazalım.
İşte böylece yazılmaya başlanan ve 48 saatte bitirilen İstiklal Marşı, imzasız olarak Milli Eğitim Bakanlığının seçici kuruluna sunuldu. Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi, daha önce seçilen 6 şiirle birlikte yeni şiiri Ordu Komutanlarına gönderdi. Onlardan, şiirlerin askerlere okunmasını, beğenilenleri sıralamalarını istedi. Komutanlar, kısa sürede sonucu bildirdiler: Hepsi de Mehmet Akif’in şiirini birinci sıraya almıştı. Bundan sonraki iş, İstiklal Marşı’nın T.B.M.M’ne getirip kabul ettirmekti. Marş, ilkin Meclis’in 1 Mart 1921 günü yaptığı ikinci oturumunda ele alındı. Başkan Mustafa Kemal’in söz vermesi üzerine Hamdullah Suphi kürsüye gelerek, sık sık alkışlarla kesilen şiiri okudu ve son seçimin Meclis’e ait olduğunu söyledi. O gün oylama yapılmadı. Şiirle ilgili konuşmalar ve oylama, Meclis’in 12 Mart 1921 günü öğleden sonraki oturumunda yapıldı. Bazı milletvekilleri, bir komisyon kurularak şiirin yeniden incelenmesini, bazıları da hemen görülüp karara bağlanmasını istediler. Uzunca tartışmalardan sonra, şiirin kabulü için verilen 6 önerge benimsendi ve İstiklal Marşı çoğunlukla kabul edildi.
Şiirin bestelenmesi için açılan ikinci yarışmaya 24 besteci katıldı. 1924 yılında Ankara’da toplanan seçici kurul, Ali Rıfat Çağatay’ın bestesini kabul etti. Bu beste 1930 yılına kadar çalındıysa da 1930 da değiştirilerek Cumhurbaşkanlığı orkestrası şefi Osman Zeki Üngör’ün 1922 de hazırladığı bugünkü beste yürürlüğe kondu. Marşın armonilenmesini Edgar Manas, bando düzenlemesini İhsan Servet Künçer yaptı. |
Yukarıda ki yazıyı da sizinle paylaşmak istedim.
|
 |
Kemal Çevik
17 yıl önce - Pzr 16 Tem 2006, 19:41
| Alıntı: |
ama su an kullandıgımız ton marsımızın kelımelerını boluyor.
mesela ....safaaaaaak lardaaaa yuzen ...
vede gercekten soylenmesı zor bı marş bizim marşımız
bir duzenleme marsın ruhunu bozarmı? |
Artık besteyi değiştirmek zor ama yeniden düzenlenerek biraz daha kolay söylenir hale getirilmesinde fayda var.
| Alıntı: |
| Bayrağımızla marşımız o kadar güzel uymuşki.Acaba başka millet varmıdır bizim kadar güzel bayrağı ve marşı olan.İstiklal marşımız savaş zamanlarında yazılmış belkide bundan o kadar güzeldir.Ama o ne zaman yazılırsa yazılsın yine de çok güzel olurdu çünkü o bizim marşımız. |
Arkadaşlar bu söylenenler dünyadaki her ulus için geçerli, her ulus kendi marşı, bayrağı için böyle düşünür. Onun için en güzeli benim ki demek her ulus için geçerli olmakla beraber çok da mantıklı değil. Nasıl bir başka devletin bayrağı/marşı ben de bir his uyandırmıyor, ama saygı duyuyorsam benim de bayrağım/marşım benden, bizden başka kimse de saygıdan başka bir his uyandırmıyordur.
Size birşey hatırlatmak istiyorum. Dünya kupasında zaman zaman seyirciler takımlarını ulusal marşlarını söyleyerek çoşturdular (benim izlediğim hepsinde de gol oldu) topluluklarca söylenmesi kolay bir düzenleme (beste demiyorum lütfen dikkat) ile bunu yaparken hiç de zorlanmadılar. Biz söylerken genelde nasıl söyleneceğini tam bilemediğimiz, ki bu da öğrenilmesinin zorluğundan kaynaklanıyor bence, için orkestra/bando eşliğinde bile söylense ortaya düzgün bir şey çıkaramıyoruz. Lütfen özellikle milli maçlarda her tribünün başka bir tempo da söylemesinden dolayı aynı anda bitmeyen marşları, lig maçlarında bunu biraz olsun düzene koymak için banttan çalınan marşa nasıl eşlik edildiğini hatırlayınız.
Bir milli marş dinlenmekten çok ulusça avaz avaz haykırılmak içindir, ama maalesef bizimkini bu orkestrasyonu ile haykırmak biraz zor olmakta. Ne yalan söyleyeyim olan Akif'in muhteşem şiirine oluyor.
Sırası gelmişken şunu da söylemek istemek istiyorum, İstiklal Marşı'nın önce sözlerinin yazıldığını, sonra bestelendiğini bazen unutuyoruz/karıştırıyoruz. Aslında belki de ilk yarışma güfte ve beste için aynı anda açılıp, yaratıcılar beraber çalışarak ortaya aday eserler çıkarilabilseydi bugün bunu konuşmamıza gerek kalmayabilirdi, ama o zaman ki şartlar herhalde buna elvermiyordu.
Bakınız, Onuncu Yıl Marşı, bir müzik dehamız, Cemal Reşit REY, tarafından bestelendiği için çoğunlukla sözlerin kıymetli ozanlarımız ÇAMLIBEL/ÇAĞLAR'a ait olduğunu pek hatırlamaz Cemal Reşit'in marşı deriz, nasıl ki İstiklal Marşı'nda aklımıza hemen Akif gelir, öyle ki yarışmalarda bile sorulduğu zaman Ekrem Zeki (Üngör) beyi hatırlayan çok az kişi çıkar.
Bu marşı 7 den 77'ye binlerce kişi bir arada düzgün olarak söyleyebilirken İstiklal Marşını rahmetli müzik öğretmenimin değimiyle "36 sesli kanon" (=Eşit aralıklarla ilerleyen ancak birlikte değil, art arda duyulan iki veya daha çok sesin birbirini sürekli taklit etmesiyle oluşan bütün. TDK -sınıfımızda 36 öğrenci vardı-) haline getirmeden söyleyemiyoruz.
O halde ya söylemesini öğreneceğiz, olmuyorsa, ki olamıyor gibi, düzenlemesini söylenebilir hale getireceğiz bence.
Kemal ÇEVİK
|
 |
Aktoprak
16 yıl önce - Pts 12 Mar 2007, 14:59
Bu güzel marşı yazan Mehmet Akif ERSOY ile meslektaş olmaktan duyduğum gurur anlatılmaz derecede...
Ruhu Şad olsun, Allah Rahmet Eylesin
|
 |
dilek burbut
16 yıl önce - Pts 12 Mar 2007, 22:34
Kurtuluş Savaşı'nın en çetin günlerinde yazılan İstiklal Marşımız ,tarih boyunca özgür ve bağımsız yaşamış ulusumuzun,kutsal değerlerine bağlılığını;bu değerlere yönelik düşman saldırılarına karşı takındığı yiğitçe tavrı yansıtır.
Bayrak ve İstiklal Marşı,ulusça varlığımızın ve birliğimizin kanıtıdır.Bunlar onurumuzun ve namusumuzun simgeleridir.Her Türk'ün Bayrağına ve İstiklal Marşı'na saygı duyması,onları koruması ulusal görevidir.
Alah gani gani rahmet eylesin Mehmet Akif!Toprağın bol olsun.Ata'nın da dediği gibi Allah bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın.AMİN.
|
 |
dilek burbut
16 yıl önce - Prş 15 Mar 2007, 14:57
İSTİKLAL MARŞI
HELAL SANA MICHAEL EFENDİ !!!!!!!!! Alman ZDF Televizyonunda Thomas
Gottschik in sunduğu "Bahse Var mısın?" adlı yarışma programına
başvuran, Isviçreli Michael Sauser 188 ülkenin Ulusal Marşını
notasıyla birlikte söyleyebileceğini iddia etti.Yarışma isteği
kabul edildi ve yarışma günü Jüri'nin seçtiği 5 ülkenin Ulusal
Marşının okunması kararlaştırıldı, seçim yapıldı ve Marşları
okunacak ülkeler sırayla Çin, Mısır, Tayland, Bosna Hersek ve
Türkiye idi. Michael Sauser, ilk dört ülkenin Marşını başarıyla
okuyunca jüri yeterli bularak yarışmayı kazandığını söyledi ve Türk
Ulusal Marşı'nın okunmasına gerek olmadığını söyledi, Ancak Michael
Sauser " Hayır mademki Türk Bayrağını da seçtiniz Türk Ulusal
Marşını da söylemek istiyorum "dedi. Bunun üzerine jüri ve yapımcı
kabul etmek zorunda kaldı, Orkestra hazırlandığında Michael Sauser
salona dönerek " Yalnız Türk Ulusal Marşı ayakta dinlenir
kalkmanızı rica ediyorum " dedi. Katılımcıların şaşkındavranışları
biraz sonra Michael Sauser' un ricasini yerine getirmeye dönüştü ve
Michael Sauser o güzel aksanıyla Türk Ulusal Marsi'ni muhteşem
şekilde icra etti. Öyle 10 kişiye 15 kişiye yollamazsanız hiç bir
şey olmaz bu tarz şeyleri yollayacaksınız ki insanlara, biraz haz
duysunlar Türklükleri ile övünsünler...Biz bu ülkede İstiklal
Marşı'nı söyleyemeyen insanları belediye başkanı, parti temsilcisi
yapıyoruz ya o da bizim ayıbımız.
Bu ileti bu gün bana ulaştı sizlerle paylaşmak istedim.Yorumsuz.
|
 |
sayfa 5  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|