Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
İstiklal marşımız
« önceki   123456 ... 343536   sonraki »

ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
cevap yaz
sayfa 5
cemsenol

17 yıl önce - Cmt 15 Tem 2006, 22:37



barış34
17 yıl önce - Cmt 15 Tem 2006, 23:14



levent tmr
17 yıl önce - Cmt 15 Tem 2006, 23:43



Kemal Çevik
17 yıl önce - Pzr 16 Tem 2006, 03:28
Biraz açıklama lütfen


Alıntı:
Arkadaşlar bu konuda uzun yıllardır Milli marşımızın
marş notalarına uygun bestelenmediğinden düzgün okunamadığı
hususunu duyarım.



Tam olarak söylenen bu değil galiba, marşı yanlışsız  söyleyebilmek için ciddi bir müzik eğitimi almış olmak gerekli diyorlardı...


Alıntı:
Şöylede bir durum var biz imparatorluk ülkesiyiz
buda marşlardan anladığımızı gösterir.


Türkiye Cumhuriyeti milli marşından bahsediyoruz değil mi?


Alıntı:
Bence entel dünyamızdan kaynaklanan'' sorun üretilmesi,bilmezlik,
özenti ,bir kaç çok bilmişin güzel dinlediği bir ülkenin marşına adapte
etmeye çalışması''
diye düşünüyorum.



Lütfen biraz açıklama, defalarca bu cümleyi okudum  ne anlama geldiğine karar veremedim.

Alıntı:
Çünkü doğrusu muhafazakarlar her zaman
M.akif Ersoy'a hep sahip çıkmışlardır.


Evet de güfte Akif'in, ona bir söz eden yok ki, itirazlar Ekrem Zeki beye.

Alıntı:
Marşımız az söyleniyor.Askerde öğreniliyor.Halk doğru dürüst bilmiyor.
Uyumsuzluk birazda bu nedenle olsa gerek.Okullarda her hafta başı ve sonu
tekrar ediliyor.Başöğretmenler çok titiz davranırsa problemin
çoğu çözülür.Maçlarda öğretinin olabileceği her yerde okunmalı...
Metniyle okunuşuyla(düzgün okunduğunda)her şeyiyle biziz....


Çok doğru, ama başöğretmenimin müzik eğitimi de doğrusunu  öğretmeye yetmiyor galiba, sorun da burada bence, ne dersiniz

Kemal ÇEVİK


tolgafl
17 yıl önce - Pzr 16 Tem 2006, 03:42



Murat ÇETİNTAŞ
17 yıl önce - Pzr 16 Tem 2006, 09:53

Alıntı:
İstiklal Marşımız, yurdumuzun düşman işgaline uğradığı felaket günlerinde hazırlandı. Saldırgan düşmana karşı Anadolu’da tutuşan heyecanı koruyacak; vatan sevgisini ve inancı canlı tutacak bir marşın hazırlanması düşüncesi, Genel Kurmay Başkanı İsmet (İnönü) Paşa dan geldi. İsmet İnönü böyle bir marşın Fransız ordusunda mevcut olduğunu ve bizim ordumuz için de faydalı olacağını Milli Eğitim Bakanlığına iletti. Milli Eğitim Bakanlığı da bu düşünceyi benimseyip bir yarışma düzenledi. Beğenilen güfte için 500 lira ödül verilecekti. Yarışma için 734 şiir gönderildi. Bir kurulca bunlar titizlikle incelenip 6 tanesi ayrıldı. Ama hiçbiri beğenilmedi; marş olacak değerde bulunmadı. O zaman Burdur Milletvekili olan Mehmet Akif’in para ödülünden rahatsızlık duyduğu için yarışmaya katılmadığı öğrenildi. Dönemin Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi şairin Meclis’teki sıra arkadaşı Balıkesir Milletvekili Hasan Basri Bey’in yardımını istedi.

Hasan Basri Bey bundan sonrasını şöyle anlatıyor:

‘‘Akif Bey’in yanımda olduğu bir zaman,elime bir kağıt parçası alarak,onun dikkatini çekecek bir tarzda yazmaya başladım.

- Ne yazıyorsun?

- Marş…İstiklal Marşı yazıyorum.

- Yahu sen ne adamsın? Seçilecek şiire para ödülü verileceğini bilmiyor musun? içinde para olan bir işe nasıl katılıyorsun?

- Yarışma kaldırıldı? Seçilecek şiire ne para verilecek, ne de her hangi bir ödül. Milli Eğitim Bakanı bana güvence verdi.

- Ya, o halde yazalım.

İşte böylece yazılmaya başlanan ve 48 saatte bitirilen İstiklal Marşı, imzasız olarak Milli Eğitim Bakanlığının seçici kuruluna sunuldu. Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi, daha önce seçilen 6 şiirle birlikte yeni şiiri Ordu Komutanlarına gönderdi. Onlardan, şiirlerin askerlere okunmasını, beğenilenleri sıralamalarını istedi. Komutanlar, kısa sürede sonucu bildirdiler: Hepsi de Mehmet Akif’in şiirini birinci sıraya almıştı. Bundan sonraki iş, İstiklal Marşı’nın T.B.M.M’ne getirip kabul ettirmekti. Marş, ilkin Meclis’in 1 Mart 1921 günü yaptığı ikinci oturumunda ele alındı. Başkan Mustafa Kemal’in söz vermesi üzerine Hamdullah Suphi kürsüye gelerek, sık sık alkışlarla kesilen şiiri okudu ve son seçimin Meclis’e ait olduğunu söyledi. O gün oylama yapılmadı. Şiirle ilgili konuşmalar ve oylama, Meclis’in 12 Mart 1921 günü öğleden sonraki oturumunda yapıldı. Bazı milletvekilleri, bir komisyon kurularak şiirin yeniden incelenmesini, bazıları da hemen görülüp karara bağlanmasını istediler. Uzunca tartışmalardan sonra, şiirin kabulü için verilen 6 önerge benimsendi ve İstiklal Marşı çoğunlukla kabul edildi.

Şiirin bestelenmesi için açılan ikinci yarışmaya 24 besteci katıldı. 1924 yılında Ankara’da toplanan seçici kurul, Ali Rıfat Çağatay’ın bestesini kabul etti. Bu beste 1930 yılına kadar çalındıysa da 1930 da değiştirilerek Cumhurbaşkanlığı orkestrası şefi Osman Zeki Üngör’ün 1922 de hazırladığı bugünkü beste yürürlüğe kondu. Marşın armonilenmesini Edgar Manas, bando düzenlemesini İhsan Servet Künçer yaptı.

Yukarıda ki yazıyı da sizinle paylaşmak istedim.


Kemal Çevik
17 yıl önce - Pzr 16 Tem 2006, 19:41

Alıntı:
ama su an kullandıgımız ton marsımızın kelımelerını boluyor.
mesela ....safaaaaaak     lardaaaa yuzen ...
vede gercekten soylenmesı zor bı marş bizim marşımız
bir duzenleme marsın ruhunu bozarmı?


Artık besteyi değiştirmek zor ama yeniden düzenlenerek biraz daha kolay söylenir hale getirilmesinde fayda var.

Alıntı:
Bayrağımızla marşımız o kadar güzel uymuşki.Acaba başka millet varmıdır bizim kadar güzel bayrağı ve marşı olan.İstiklal marşımız savaş zamanlarında yazılmış belkide bundan o kadar güzeldir.Ama o ne zaman yazılırsa yazılsın yine de çok güzel olurdu çünkü o bizim marşımız.


Arkadaşlar bu söylenenler dünyadaki her ulus için geçerli, her ulus kendi marşı, bayrağı için böyle düşünür. Onun için en güzeli benim ki demek her ulus için geçerli olmakla beraber çok da mantıklı değil. Nasıl bir başka devletin bayrağı/marşı ben de bir his uyandırmıyor, ama saygı duyuyorsam benim de bayrağım/marşım benden, bizden başka kimse de saygıdan başka bir his uyandırmıyordur.

Size birşey hatırlatmak istiyorum. Dünya kupasında zaman zaman seyirciler takımlarını ulusal marşlarını söyleyerek çoşturdular (benim izlediğim hepsinde de gol oldu)  topluluklarca söylenmesi kolay bir düzenleme (beste demiyorum lütfen dikkat)  ile bunu yaparken hiç de zorlanmadılar. Biz söylerken genelde nasıl söyleneceğini tam bilemediğimiz, ki bu da öğrenilmesinin zorluğundan kaynaklanıyor bence, için orkestra/bando eşliğinde bile söylense ortaya düzgün bir şey çıkaramıyoruz. Lütfen özellikle milli maçlarda her tribünün başka bir tempo da söylemesinden dolayı aynı anda bitmeyen marşları, lig maçlarında bunu biraz olsun düzene koymak için banttan çalınan marşa nasıl eşlik edildiğini  hatırlayınız.

Bir milli marş dinlenmekten çok ulusça avaz avaz haykırılmak içindir, ama maalesef bizimkini bu orkestrasyonu ile haykırmak biraz zor olmakta.  Ne yalan söyleyeyim olan Akif'in muhteşem şiirine oluyor.

Sırası gelmişken şunu da söylemek istemek istiyorum, İstiklal Marşı'nın önce sözlerinin yazıldığını, sonra bestelendiğini bazen unutuyoruz/karıştırıyoruz. Aslında belki de ilk yarışma güfte ve beste için aynı anda  açılıp, yaratıcılar beraber çalışarak ortaya aday eserler çıkarilabilseydi bugün bunu konuşmamıza gerek kalmayabilirdi, ama o zaman ki şartlar herhalde buna elvermiyordu.

Bakınız, Onuncu Yıl Marşı, bir müzik dehamız, Cemal Reşit REY, tarafından bestelendiği için çoğunlukla sözlerin kıymetli ozanlarımız ÇAMLIBEL/ÇAĞLAR'a ait olduğunu pek hatırlamaz Cemal Reşit'in marşı deriz, nasıl ki İstiklal Marşı'nda aklımıza hemen Akif gelir, öyle ki  yarışmalarda bile  sorulduğu zaman Ekrem Zeki (Üngör) beyi hatırlayan çok az kişi çıkar.

Bu marşı 7 den 77'ye binlerce kişi bir arada düzgün olarak söyleyebilirken İstiklal Marşını rahmetli müzik öğretmenimin değimiyle "36 sesli kanon" (=Eşit aralıklarla ilerleyen ancak birlikte değil, art arda duyulan iki veya daha çok sesin birbirini sürekli taklit etmesiyle oluşan bütün. TDK -sınıfımızda 36 öğrenci vardı-) haline getirmeden söyleyemiyoruz.

O halde ya söylemesini öğreneceğiz, olmuyorsa, ki  olamıyor gibi,  düzenlemesini söylenebilir hale getireceğiz bence.

Kemal ÇEVİK


Aktoprak
16 yıl önce - Pts 12 Mar 2007, 14:59



dilek burbut

16 yıl önce - Pts 12 Mar 2007, 22:34



dilek burbut

16 yıl önce - Prş 15 Mar 2007, 14:57



sayfa 5
« önceki   123456 ... 343536   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET