sayfa 30  |
 |
izmirli genc
5 yıl önce - Prş 15 Mar 2018, 23:58
Bilakis söylendi.Ama amacı milleti kutuplaştırmak ve birbirine düşürmek,sömürgeci güçlere taşeronluk yapmak olan (hala amiral gemisi denen yayın organlarımız) basınımız,bunları değil abuk sabuk şeyleri yazardı.Yoksa Erkin koraydan,cinuçen Tanrıkorura kadar her müzisyen itiraz etti,bu besteye.(mesela bir kaynak:Musiki kimliğimiz üzerine düşünceler kitabı-ötüken yayınları,cinuçen tanrıkorurun-1998)
Unutmayın 90 larda anladık,bizim basının (ana kol) ne kadar millet düşmanı olduğunu
|
 |
osman akar
5 yıl önce - Cum 16 Mar 2018, 00:04
| Alıntı: |
| Herseyede karışılmazki arkadaş herşeyimi el atacaksınız bunca yildir kimseden ses cikmadida simdi niye cikiyor amac nedir? |
Nasıl yani ? Bu ülkenin Cumhurbaşkanı her işe karışacak tabiki de ...Eski Cumhurbaşkanlarını mı özlediniz ?
|
 |
Semih Yaşar
5 yıl önce - Cum 16 Mar 2018, 00:14
Beste ile güfte arasında prozodi hatası olabilir ama beste güzel . Ayrıca marş, güfteniz olarak sadece enstrumental olarak da çalınıyor.
|
 |
G_ünsal
5 yıl önce - Cum 16 Mar 2018, 00:38
Marşımızın bestesi sözsüz olduğunda kulağa hoş geliyor.
Ama sözleri besteye oturttuğunda, kelime bölündüğünde,
duygusu ve vurgusu değişiyor.
Çoğumuz, çocukluğumuzda bu sebepten dolayı yanlış,
hatta farklı söylüyorduk marşımızı.
Şöyle ki;
Korkma sönmez bu şafak
Larda yüzen al sancak
Sönmeden yurdumun üstünde
Tüten en son ocak o be
Nim milletimin
Yıldızıdır parlayacak o benim
Dir o benim milletimindir ancak.
Mevcut beste yapıldığında,
döneminin ötesinde ve ülke müzik kültüründen uzak yapılmış.
Daha çok, içten ziyade dışa dönük bir uyum gözlenmiş gibi geliyor bana.
Yeni ve genç bir ülke için mantıklı düşünülmüş.
Beste çok güzel, bir ciddiyeti ve dikkat çekiciliği var.
Ama marşımızı şiir olarak okuduğumuzda, anlamını daha iyi kavrıyoruz.
Benzersiz sözleri olan bir şiir
ve benzersiz güzellikte etkileyici bir beste birleşmiş.
Ama bir araya gelişleri biraz uyumsuz durmuş.
Sözlerinin daha uygun yerlerde ve vurgusunda kesildiği - birleştiği bir beste düşünülebilirdi.
Yine de marşımızı sözlü ya da sözsüz çok güzel ve etkileyici buluyorum.
Yeni besteler de yapılabilir, bunda sorun yok.
Bu durum hemen kızgınlıkla karşılanmamalı,
içimize işlemiş olandan vazgeçmek zaten kolay değil.
Ama el atılan her konuya, hainlik - bölücülük - ilkesizlik gözüyle de bakmamalıyız.
Saygılar...
|
 |
Misafir 816
5 yıl önce - Cum 16 Mar 2018, 02:16
Marş esnafında kelimelerin bölünmesi anormal değil. Bu normal konuşma dilinde çokça uyguladığımız anlaştığımız ama farkına varmadığımız bir kural . Adı da ULAMA
ÖRNEK: Bana bir ekmek al
KONUŞMA DİLİNDE:
Bana bi rekme kal.
|
 |
Misafir 00a
5 yıl önce - Cum 16 Mar 2018, 03:28
Hadi bir anlık verdiğin örneği kabul edelim. Buradaki durumun ulama ile alakası yok. Sen konuşmada o cümleyi bir çırpıda ve birleşik söylersin. Marşda olduğu gibi aralarda beklemez, nefes almazsın. Ayrıca marşda iki farklı kelimeyi bir araya getirmiyorsun. Bir kelimeyi ikiye bölüp ikisini de ayrı ayrı söylüyorsun. Ek olarak konuşma dilini baz alıyorsan zaten bir ekmek al değil bi ekmek al dersin.
|
 |
Semih Yaşar
5 yıl önce - Cum 16 Mar 2018, 15:24
|
 |
bahadır 0302
5 yıl önce - Cum 16 Mar 2018, 15:34
| Alıntı: |
| Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstiklâl Marşı’nın bestesine dair üzüntüsünü dile getirdiğinde yeniden Osman Şevki Uludağ’ı hatırladık.. Osman Şevki Bey bir doktor ama aynı zamanda tıp tarihçisidir. 120’ye yakın beste ve çok sayıda derlemeye imza atmış bir müzik adamıdır.. 1925 yılında cumhuriyet tarihinin ilk tırmanışını gerçekleştirerek zirvesine çıktığı Uludağ’ın da isim babası. İstiklal Marşı’nın bestesine ilk itiraz eden oydu.. 1940’lı yıllarda mecliste milletvekili olarak konuyu gündeme getirir; “İstiklal Marşı’nın ilk kısmını teşkil eden on ölçüsünün, Carmen Sylva adında bir sokak şarkısından transpozisyon suretiyle alındığı doğru mudur?” Başka soruları da vardır o besteyle ilgili olarak.. Ama en dikkat çekeni bu.. Osman Şevki Bey’e göre, İstiklâl Marşı’nın bestesi düpedüz araklama.. Bahse konu beste, Romen bando şefi Ion Ivanovici’nin Carmen Sylva Valsi.. Eserin girişi hakikaten benziyor.. Fakat Osman Zeki Üngör sahiden bu beste üzerinden çalıştıysa, valse bir dörtlük daha ilave ederek tempoyu marşa çevirmiş gibi görünüyor.. Ondan sonra minik dokunuşlarla son haline getirmiş.. Bu iddia halen daha güncelliğini koruyor. Merak eden Carmen Sylva’yı internetten bulup şaşırtıcı benzerliği kendi kulaklarıyla duyar.. |
İstiklâl Marşı’nın bestesi çalıntı mı?
|
 |
mustafa 1903
5 yıl önce - Cum 16 Mar 2018, 16:03
| Alıntı: |
ÖRNEK: Bana bir ekmek al
KONUŞMA DİLİNDE:
Bana bi rekme kal. |
Sen gerçekten böyle mi konuşuyorsun?
|
 |
Yavuz Sinop
4 yıl önce - Cmt 24 Ksm 2018, 13:32
Şu köpekler kadar olamayanlar var maalesef.
(+)
|
 |
sayfa 30  |