Sual: (Ahzab sûresi, ayet 56) âyette, Allah'ın, peygambere salevat getirdiği yazıyor. Allah salevat getirir mi hiç?
CEVAP
O âyet-i kerimenin meali şöyledir:
(Allah ve melekleri, Nebiye salât ederler. Ey müminler, siz de, ona salât edin.) [Ahzab suresi, ayet 56]
Salât, dua, övme, rahmet, şefaat gibi anlamlara gelir. Bu âyet-i kerimede Allahü teâlânın, Peygamber efendimizi övdüğü, ona rahmet ettiği bildiriliyor. Meleklerin salâtı ise, ona duadır. Müminlerinki ise, onun şefaatini talep etmektir.
Peygamberimiz (asv) ahirette kendisine salavat getirenleri nasıl tanıyacaktır?
Peygamberimiz (asv) ahirette ümmetini tanıyacağına dair rivayetler çoktur
"Benim ümmetim, kıyamet gününde, alınlarındaki abdest izlerinin beyazlığı ile tanınır." (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/402)
"Henüz gelmemiş kimseleri tanıyabilecek misin, nasıl tanıyacaksın?"...Allah Rasulü (asv) şöyle buyurdu:
"Bir adam düşünün...Öyle bir adam ki alınları parıl parıl atları var, ayaklarının sekileri bembeyaz olan atları var. Siyah ve dor atların içinde kendi atlarını tanır mı tanımaz mı?"
"Evet tanır." dediler.
"Benim ümmetim de gurran muhaccelin olarak gelecekler. Allah'ın huzuruna gelirken karşıdan bakacağım, alınlarında secdenin emaresi nur gamzeder göreceğim. Abdest uzuvları nurla etrafa nur saçıyor göreceğim, at sahibinin atlarını tanıyacağı gibi ümmetimi tanıyacağım."
Ben havzımın başında onların faratıyım! Ben o kardeşlerimden evvel gidiyorum..."
"Onlardan önce gidiyorum, gideyim onlara yer hazırlayayım, kevserimi hazırlayayım, maşrapalarımı hazırlayayım, bir misafiri misafir eder gibi,.. onları güzel karşılaya, istikbal ede, hüsn-ü istikbalde bulunayım."(el-Tac no. 1645 (Müslim, Nesei); Kırk Hadis, s. 27.)
Allahümme salli ala Muhammedin ve ala ali Muhammedin kema sallayte ala İbrahime ve ala al-i İbrahime inneke hamidun mecid.
Allahümme barik ala Muhammedin ve ala ali Muhammedin kema barekte ala İbrahime ve ala al-i İbrahime inneke hamidun mecid.
Resulullah sallallahü aleyhi ve sellemin ismini işitenin ömründe bir defa salevat getirmesi farz, okuyunca, yazınca, söyleyince, işitince ilkinde söylemek vacip, tekrarında müstehaptır. (Redd-ül-muhtar)
Resul-i ekrem efendimizin ismini söyleyince, işitince, yazarken ve okurken Ona salevat getirmek hürmete ve sevap kazanmaya sebep olmaktadır.
Salevat, salat kelimesinin çoğuludur. Salat, dua demektir. Peygamber efendimiz için yapılan dualara salevat getirmek denir. Kur'an-ı kerimde, (Allah ve melekleri, Resule salat ediyor. Ey iman edenler, siz de salat edin) buyuruluyor. (Ahzab 56) Hadis-i şerifte de, (Bana bir salat getirene, Allah ve melekleri 70 salat getirir) buyuruldu. (İ. Ahmed)
Allah’ın salat etmesi rahmet, meleklerinki dua, müminlerinki ise Onun şefaatini taleptir.
Salevat kısaca, Allahümme salli ala Muhammed ve ala âli Muhammed demektir. Peygamber efendimizin ismi anılınca, aleyhisselam veya aleyhissalatü vesselam yahut sallallahü aleyhi ve sellem demekle de Peygamber efendimize dua edilmiş, salevat getirilmiş olur.
Namazda Ettehiyyatüden sonra okuduğumuz Salli Barikler de salevattır. Salevat-ı şerife okumanın fazileti büyüktür.