Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
mahmut11
1 yıl önce - Prş 14 Arl 2017, 15:23
İzmirli girişimcinin hazin öyküsü!




İBRAHİM Erkarakaş isimli İzmir’li bir genç 8 ay önce nitelikli kahveyi sokağa taşıma hayali ile yola çıkmış ve yenilikçi fikrini seyyar kahve aracıyla hayata geçirmek istemiş. 93 model bir minibüsü uzun ve sıkı çalışmanın ardından yürüyen kahve dükkanına çevirmiş. Dünyada benzeri çok fazla olan bir ürünü Türkiye’de deneyerek yapmak istemiş ancak başaramamış. Nedeni ise bürokratik engeller. Konudan bir hayli dertli olan Erkarakaş, yaşadığı sorunları Twitter’da uzun bir flood yaparak anlatmış. Bir türlü hayata geçmeyen projesinin neden hayata geçmediğini öğrendiğinizde yaratıcı yönünüz körelebilir, ‘İşte girişimci gençlerin başına bunlar geliyor” diye düşünebilirsiniz. İşte Erkarakaş’ın Twitter’dan paylaştığı hazin dolu girimşicilik öyküsü:


“Tanıdığım bir kaç tane girişim üzerine çalışan gençleri teşvik eden hocalar vardı, ilk onlara sordum. İzmirli girişimcinin hazin öyküsü
Bana ‘Yapma çok üzülürsün, belediye sana yedirmez bunları’ dediler. ‘Ne demek yedirmez. Ben yapacağım izin de alacağım’ dedim. Bir yandan aracın tasarımı başladı bir yandan izin almaya çalışıyorum, belediyelere koşturuyorum falan...

İlk gittim ilçe belediyesine. ‘Çok güzel harika bir proje, çok beğendik ama bizim elimizde değil ilçe zabıtaya git’ dediler. Sonra gittim ilçe zabıtaya, ‘Oha harika, çok da güzel olur ama bizim elimiz de değil il zabıtaya git’ dediler.

Sonra gittim il zabıta müdürlüğüne onlar da, ‘Harika olur, genç girişimcileri desteklemek lazım ama bizim elimizde değil büyükşehir belediyesine git’ dedi. Büyükşehir belediyesinde de buna benzer diyaloglar geçti ve onlar da beni ruhsat müdürlüğüne yolladı. Ruhsat müdürlüğüne gittim dedim böyle böyle, olay sizde bitiyormuş projeyi anlattım sunum yaptım. Bana ‘dilekçe doldur ama emsal teşkil eder, izin çıkmayabilir’ falan dediler. ‘Her yerde sucuk ekmek, kokoreç satıyorlar at etinden onlar nasıl izinli’ dedim. İzmirli girişimcinin hazin öyküsü

“Rüşvet veriyorlar görmezden geliyorlar. Sen de ver seni de görsünler” dediler. “Ben rüşvet vermem. Zaten işi kurmadan bir ton vergidir, odur budur aldınız para kalmadı. Ayrıca kaçak göçek iş yapmıyorum ne rüşveti vereceğim. Böyle mi destekliyorsunuz gençleri falan filan” dedim. Onlarda ‘haklısın’ dediler ve dilekçemi verdim. Haber beklerken bir yandan da sosyal medyadan bastırayım diye düşündüm

Ardından ruhsat müdürlüğünden izin verilmesinin uygun olduğu ve bunun için yasalar olduğu yazılan 1-2 sayfalık cevap geldi. Ben de aldım bunları çıkardım yazıcıdan. Bu işi yapabileceğime dair yasaları vs tekrar belediyeye gittim. Bana ‘Onlar sadece görüş belirtmiş, bu onların elinde değil bizim elimizde. Bizde böyle bir şeye izin vermeyeceğiz” dediler.

Ben de daha önce ‘bizim elimizde değil’ dediklerini hatırlattım. Benden yine rüşvet istediler, ben de ‘Yasal olmayan bir şey yapmıyorum size rüşvet vermem. Ama aracı sosyal sorumluluk projelerinde kullanabilirsiniz” dedim. “Her sabah belli saatte sahile gider spor yapanlara ücretsiz kahve de veririm insanları teşvik ederiz” dedim. Beni direkt gönderdiler.

İşe girdik bir kere, araç tasarlandı mecbur çalışacağız. Deli de para bağlamışız, durur muyum hiç. Gittim başka bir ile orada milletvekili tanıdığımız var gelene geçene adını veriyorum kimse dokunamıyor. Bir süre öyle çalıştım. Ama taktım çünkü düzgün bir iş yapıyorum ama yaptırmıyorlar bana. BİMER, CİMER’e her gün şikayet yazmaya başladım. Onlarda bunu il valiliğine, il valiliği de bizim elimizde değil diye il zabıtaya, onlar da bizim elimizde değil diye dönüş yapıyor bana. Bu sefer BİMER, CİMER’e ‘il valiliğine atmayan böyle böyle oluyor’ diye yazıyorum ama yine il valiliğine atıyorlar. Bir ara TÜBİTAK’a attılar. “TÜBİTAK ne alaka” dedim. TÜBİTAK’da arayıp kendilerinin ne alaka olduğunu sordu.

Bu döngü hep böyle devam etti. Topa girmemek için tüm kurumlar iyi kurgulanmış cevaplar attılar. Ben işin başında çok değerli akademisyen hocalarımı dinlemedim. ‘Yaparım’ dedim ama yapamadım. Yedirmediler gerçekten. Bana bir süre sonra zaten yazılı da değil kanıt olmasın diye telefonla arayarak dönüş yaptılar. Ben de zaten yenilikçi olmaktan vazgeçtim. Şu an x bir mekanda müdürlük yapıyorum. Anladım ki bu ülke yeniliğe değil sadece cebine girecek paraya açık."

Hürriyet


GkhanTR
12 ay önce - Pzr 17 Arl 2017, 18:58

Istediği aslında kaçak olarak yapanların yaptığını izinle yapmak. Millet tonla kira ödesin. Sen git nerede iş var dükkani orada aç. Bu bir girişimcinin fikri değil. Şark kurnazlığı. Bir kere izin verseler yer gök seyyar arabalarla dolar herhalde. Bu arkadaşta bugüne kadar kimsenin düşünmediği bişeyi bulmamış ki, en klişe fikirdir bu. Mobil satış. Yeri bile belli olmayacak, sorun olunca arada bulasın... Memlekette zaten her sokakta kahveci var. Adım başında da seyyar satıcıya rastlarsın. Zaten burda ki sıkıntı seyyar olması, mobil tırlar var. Onlar gibi sabit yeri olsun istemiyor akıllı arkadaş. Her gün Istediğim yere gidip açayım derdinde.

mahmut11
12 ay önce - Pzr 17 Arl 2017, 21:06

Izmirin her tarafında kokoreç ve sucuk arabaları yok mu? Onlar da izin almıyorlar. Rüşveti veren rahatlıyor maalesef bu bir gerçek.



GkhanTR
12 ay önce - Pzr 17 Arl 2017, 22:47

Bi bildiğin kanıtın varsa rüşvetle ilgili, savcılığa şikayette bulun lütfen. Ama kanıtın yoksa bu iddian karşısında, kimseyi zan altında bırakmamalısın.

mahmut11
12 ay önce - Pzr 17 Arl 2017, 23:57

İddia eden ben değilim, İbrahim Erkarakaş isimli genç, ve haberleştiren Hürriyet'in çalışanı O/onlar kanıtlamalı. Ben burada haberi ve İzmir bürokrasisindeki çarpıklığı dile getiriyorum. Habere bir ekleme, çıkarma yapmadım.

Zaten şehirde her tarafta gördüğümüz seyyar kokoreç arabaları ve seyyar sucuk arabaları için kanıta gerek yok...

Burası bir forum ve İBB eleştrilmeyecek diye bir kaide yok..


**

Yani, bir iftira atan varsa bu Aydın Doğan'ın gazetesi ve o gençtir,
Yasaların uygulanması ve doğru olanın karar verilmesi tarafındayım.
Ama herkes için eşit olmalı... Yani bu çocuk açamıyorsa hiç biri açamamalı,


Misafir fae

12 ay önce - Pts 18 Arl 2017, 01:27

demek durum o kadar vahim hale gelmiş



alen Doğu Gencer
12 ay önce - Pts 18 Arl 2017, 13:03

valla kokoreç tamamda ben okadar gezerim. sucuk ekmekçi falan çok nadir görüyorum izmirde. zaten izmir kültüründe sucuk pek fazla yoktur. ama kokoreç malesef her yerde. birde sakatat oldugu için dışarıdakine pek güvenilmiyor. Ben genelde üşenmem asım ustaya giderim yada güzelyalı da göztepe kokoreç var oraya giderim. birde şu konuya çok takılmamak lazım. rüşvet istenmesi gibi olaylar sadece izmirdemi var? hatta şöyle bir olay okumuştum. izmirde bu rüşvet rakamları düşük bile kalıyor. mesela istanbulda işletmelerin verdiği rüşvetler milyonları bulabiliyor. yani bu bir türkiye gerçeği bunu sadece izmire ve izmir büyükşehir belediyesine yormak. kusura bakmayın ama işinize geldiği gibi konuşmak oluyor. bu işi gidip bayburtta da yapmak istesen engel koyarlar ,izmirde de engel koyarlar. yazıda ne diyor? başka bir ile gittim. bu işi yapmaya başladım , millet vekili tanıdıgımız var. onun ismini veriyorum . kaçak göçük devam ediyorum diyor. yani ya paran olacak yada milletvekili,bakan ve belediye başkanı tanıdıgın olacak. bizim ülkemizin değişmez gerçekleri bunlar.

mahmut11
12 ay önce - Pts 18 Arl 2017, 13:23

Buca'da sucuk ekmekçiler gece 10'dan sonra türüyor. Üçkuyular,Hasanağa, Yıldız ve bu bölgenin diğer muhtelif meydanlarında görebilirsiniz.

Rüşveti olumlamak doğru değil..Bahanesi yok bunun. Çok dürüst olduğunu iddia ederek bu görevlere geliyor insanlar... Ve maalesef ne kadar inkar edilse de İzmir sokaklarında seyyar satıcılar gırla dolaşıyor


alen Doğu Gencer
12 ay önce - Pts 18 Arl 2017, 14:32

gördüm buca da ama işte tektük ler.hatta bornovada da var. kokoreç heryerde tabi o ayrı

Neyse rüşveti savunmuyorum ben. bunun her yerde oldugunu söylüyorum. yani benzer durumlar zamanında benimde karşıma çıktı. sistemin bu konuda nasıl işlediğini biliyorum sadece. hatta rüşvet işine göre öyle rakamlara çıkıyorki bu rakamlar izmirde iyi bile kalıyor. mesela istanbulda bazı seyyar gıda satıcılarının görmemezlikten gelme için ne paralar ödediğini bilseniz şaşırırsınız. yani bu tip şeyler ülkemizde tee 70 lerden beri mevcut. ozamandan bu zaman emin olun hiçbirşey değişmediği gibibence daha da beter bir hal almış durumda. ilk yazdıgımda söylediğim gibi bu izmire has bir olay değil. benim yazdıklarımın da rüşveti savunmak ile uzaktan yakından alakası yok. ben olanı söylüyorum sadece.


Abdullah4434
12 ay önce - Pts 18 Arl 2017, 14:39

Yine konu bir şekilde sulandırılmış, nerdeyse izin vermeyen kurumları tebrik edecekler var burda.

Ruhsatı çalışma iznini verirsin, şu şu ilçe dışında aracını çalıştıramazsın dersin, belediye olarak gelip kontrol ettiğimizde izin verdiğimiz sınırlar içinde seni bulamazsak bu işi birdaha yapamazsın dersin olur biter, iş yaptırmamak nedir.

Göreceksiniz yarın birgün o proje bir şekilde gerçekleşmiş olur o kahve aracını sokaklarda görürseniz şaşırmayın, büyük ihtimalle o izin vermeyen kurumların yöneticilerinin eş dost yakın akrabaları çıkarlar.



sayfa 1
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
ANA SAYFA -> İZMİR - Haberler ve Sohbet