1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 28  |
 |
Mustafabey 01
4 yıl önce - Pts 25 Şub 2019, 17:54
KUL HAKKI, BU GÜNAHIN HESABINI VEREMEZSİNİZ
Hesap günü geldiği vakit kimsenin kimse üzerinde kul hakkı kalmayacak ve bu hak Allah’a değil kula verilecek. İşte bu yüzden dünyada iken dikkat etmemiz gereken ve en tehlikeli günahlardan biri olan “kul hakkına” oldukça dikkat etmeli ve riayet etmeliyiz. İslam’ın kul hakkına verdiği önem, Ashab ve Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) kul hakkına gösterdiği hassasiyet bizlere örnek olmalıdır.
Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurur:
“Allah Teâlâ, şehîdin bütün günahlarını affeder, ancak kul hakkı müstesnâ!” (Müslim, İmâre, 119)
Cenâb-ı Hak, insanları mükerrem olarak ve en güzel şekilde yarattığını ifâde buyurmuştur.[1] Onlara sayıya gelmeyecek derecede bol nîmetler ve bir kısım haklar lûtfetmiştir. Bu hakların muhâfazası için de hayatın akışını tanzim eden bâzı kânun ve kâideler koymuştur.
Müslüman bir genç, Cenâb-ı Hakk’a âit bir hakkı çiğnemenin, büyük bir günah olduğunu asla hatırından çıkarmamalıdır. Fakat burada esas unutulmaması lâzım gelen husus şudur: Yüce Rabbimiz kendisine karşı işlenen hatâ ve günahları affettiği hâlde, kul hakkını bunun dışında tutmuştur. Onu affetmeyi, haksızlığa uğrayan kişinin irâdesine bırakmıştır. Dolayısıyla, herhangi bir kul hakkı sebebiyle tevbe edecek olan kişinin, evvelâ hakkını yediği kimseden helâllik alması şarttır.
Bir gün Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:
“–Yalan yemin ile bir müslümanın hakkını alan kimseye Allah -celle celâlühû- cenneti haram eder ve cehennemi farz kılar.” buyurmuştu.
“–Az bir şey olsa da mı yâ Rasûlâllah?” diye sordular. Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:
“–Misvak ağacından bir dal bile olsa!” buyurdu ve bu sözünü üç defa tekrarladı. (Müslim, Îmân, 218; Muvatta’, Akdiye, 11)
Yine Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- bir gün ashâbına:
“–Müflis kimdir, biliyor musunuz?” diye sormuştu. Onlar:
“–Bize göre iflâs eden kimse, parasını ve malını kaybedendir.” dediler. Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:
“–Ümmetimden asıl iflâs eden şu kişidir: O, kıyâmet günü namaz, oruç ve zekât sevâbıyla gelir. Fakat şuna sövdüğü, buna iftirâda bulunduğu, şunun malını yediği, bunun kanını döktüğü ve şunu dövdüğü için iyiliklerinin sevâbı şuna buna verilir. Üzerindeki kul hakları bitmeden sevapları biterse, hak sahiplerinin günahları kendisine yükletilir ve neticede cehenneme atılır.” (Müslim, Birr, 59; Tirmizî, Kıyâmet, 2; Ahmed, II, 303, 324, 372)
Kul hakkı yemenin en dehşetli şekli fâiz alıp vermektir. Cenâb-ı Hak, bu şekilde haksızlık yapanlara elim bir azap hazırlamıştır.[2] Fâiz yiyene, yedirene, bunlar arasındaki sözleşmeyi yazana ve şâhitlik yapana Allah Teâlâ lânet eder.[3]
Buna ilâveten, birinin malını çalmak veya izinsiz olarak almak, şeref ve haysiyetini lekelemek, insanları şakayla da olsa üzmek veya korkutmak, aldatmak, emânete hıyânet etmek, rüşvet alıp vermek, borcunu geciktirmek veya ödememek gibi hususlar, hep kul hakkının ihlâlidir. Ve unutmayın kul hakkını ancak hakkını yediğiniz, aldığınız kişiler af edebilir!
|
 |
Yiğit3344
4 yıl önce - Pts 25 Şub 2019, 17:58
İnsanlara haksız yere küfür edip kişilik hakkına girmekte bir nevi kul hakkına girmektir. Küfür etmekten imtina etmeliyiz. Tamam mı.
|
 |
Mustafabey 01
4 yıl önce - Sal 26 Şub 2019, 17:05
Şehitler kabir azabı çeker mi, Kul hakları affedilir mi?
Buharî'nin aktardığı bir hadis-i şerifte Hz. Peygamber (a.s.m)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
"Şehitler beş gruptur. Bunlar: Taun / veba hastalığından ölen, Karın ağrısından / iç organlarından muzdarip olarak vefat eden, Suda boğulan, Bir yıkım altında kalarak can veren ve Allah yolunda Şehit olan kimselerdir." (Buharî, Ezan, 32)
Şüphesiz en büyük şehit Allah yolunda canını veren kimsedir. Fakat, hadiste anlatılan diğer şehit grupları da kendi durumlarına göre ve çektikleri ıstıraplara paralel olarak büyük mükâfatlar alacaklardır. Şehitlik bir nevi veli olmak demektir. Velilerin kırk yılda ibadetlerle ancak ulaştıkları bir mertebeye, Allah yolunda canını veren hakiki bir şehit bazen bir dakikada ulaşabiliyor.
- Şehidin kul hakkı affolunur mu?
Şehidin kul haklarından dolayı sorguya çekilip çekilmeyeceği konusunda âlimler arasında farklı görüşler vardır. Şunu unutmamak gerekir ki, affetmek Allah için çok kolaydır. Yeter ki Onun rızasını kazanmış olalım. Mahşerde kul hakkına muhatap olan bir kişiyi alacaklısıyla barıştırıp ikisini birlikte -el ele tutuşturup- cennete koyduğuna dair hadisler vardır. Yeter ki, biz Rabbimizle barışık olarak hayatımızı devam ettirelim, gerisi kolaydır.
Allah’ın ismini yüceltmek için cihada katılıp hâlis bir niyet taşıdığı halde ölen kimse şehit sayılır. Şehit, fâni hayatını kaybetmesine bedel olarak ebedî hayatta gerçek saadete ermektedir. Şehidin uhrevî mükâfatı hakkında Peygamberimiz (a.s.m.) şöyle buyururlar:
“Allah katında şehit olan kimse için altı haslet vardır:
1. Dökülen ilk kanı ile beraber bütün günahları affolunur.
2. Cennetteki makamı kendisine gösterilir.
3. Kabir azabından kurtulur.
4. En büyük korkudan (Cehennem korkusundan) emin olur.
5. Kendisine iman elbisesi giydirilir.
6. Güzel gözlü hurilerle evlendirilir ve akrabalarından yetmiş insan hakkında şefaati kabul olunur.” (İbni Mâce, Cihad, 16)
Şehit bu kadar sevap ve ikrama kavuşmakla beraber, üzerinde kul hakkı varsa, o hak durur, hak sahibine hakkı verilmedikçe veya o kimse, şehit olana hakkını helâl etmedikçe bağışlanmaz.
Nitekim sahabîlerden birisi Peygamberimize (a.s.m.) “Ne buyurursunuz, yâ Resûlallah, ben Allah yolunda öldürülürsem günahlarım affolunur mu?” diye sorunca, şu cevabı almıştır:
“Evet, ihlâsla sabrettiğin halde ileri gidip geri dönmemek üzere Allah yolunda öldürülürsen... Ancak borç müstesna. Gerçekten bunu Cebrail bildirdi.” (Müslim, İmare, 112)
Görüldüğü gibi, cihat yolunda kaybedilen bir hayat ancak Allah hakları için keffaret olurken, kul hakları baki kalmaktadır. Çünkü bu meselede bir alacaklının mağdur olması ve sıkıntıya düşmesi bahis mevzuudur. Hak sahibi, hakkından vazgeçmediği ve hakkını ölen kimseye bağışlamadığı müddetçe, ölen kimse ebedî saadeti de kazansa, hesap gününde hak sahibi ile yüz yüze gelecektir.
|
 |
Mustafabey 01
4 yıl önce - Cmt 02 Mar 2019, 18:11
DİNİMİZİN KUL HAKKINA VERDİĞİ ÖNEMİ BİLDİREN BAZI AYETLER
İslâm dini insan haklarına bütün yönleriyle son derece önem vermiş ve bu hakların gözetilmesini emretmiştir. Allah (celle celâluhû), Kur’ân-ı Kerîm’de mealen şöyle buyurmaktadır: “Bir de, birbirinizin mallarını haksız yollarla yemeyin. Halkın mallarından bir kısmını, bile bile haksız yere yemek için, rüşvetlerle hâkimlere koşmayın.” (Bakara, 2/188)
Diğer bir âyette de şöyle buyrulur: “Ey iman edenler! Zandan çok sakının. Çünkü zanların bir kısmı günahtır. Birbirinizin gizli hâllerini araştırmayın. Kiminiz kiminizi gıybet etmesin. Hiç sizden biriniz, ölmüş kardeşinin cesedini dişlemekten hoşlanır mı? İşte bundan hemen tiksindiniz! Öyleyse Allah’ın azabından korkun da bu çirkin işten kendinizi koruyun. Allah Tevvab’dır, Rahîm’dir (tövbeleri kabul eder, merhamet ve ihsanı boldur).” (Hucurât, 49/12)
Her ne şekilde olursa olsun insanların haklarına tecavüz edip onlara haksızlık yapanlar, zâlimler grubuna girmektedir ki Kur’ân-ı Kerîm’in pek çok âyetinde onlar şiddetle yerilmiş ve onlar için büyük azaplar olduğu bildirilmiştir: “Sorumluluk, ancak insanlara zulmedenlere ve yeryüzünde haksız yere taşkınlık edenlere aittir. İşte böylelerine acı bir azap vardır.” (Şûrâ, 42/42); “Zâlimlerin varacağı yer ne kötüdür!” (Âl-i İmrân, 3/151); “Zâlimler için yardımcılar yoktur.” (Mâide, 5/72); “Biliniz ki Allah’ın lâneti zâlimlerin üzerinedir.” (Hucurât, 49/12)
|
 |
Mustafabey 01
4 yıl önce - Prş 07 Mar 2019, 17:54
Sahabe efendilerimizi üç aylar girerken başlattığı güzel bir uygulama, burda ve sivil hayatta bilerek ve bilmiyerek işlediğimiz kul hakları olabilir, herkes birbirine kul haklarını helal ederse bugünün anlamınada bu yakışır.
|
 |
Mustafabey 01
4 yıl önce - Pts 08 Nis 2019, 17:28
Rabbimiz! Kul hakkını dünyada helallaşarak ahirete giden kullarından eylesin inşAllah.
|
 |
Mustafabey 01
4 yıl önce - Prş 25 Nis 2019, 09:30
KUL HAKKI YEMENİN AKIBETİ !
Kul Hakkı yemenin, Âhiretteki acıklı âkıbetini haber veren Allah Resûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:
“Bir kısım insanlar, Allâh’ın mülkünden haksız bir sûrette mal elde etmeye girişirler. Hâlbuki bu, kıyâmet günü onlara bir ateştir, başka bir şey değil.” (Buhârî, Humus, 7)
“Kimin üzerinde din kardeşinin ırzı, nâmusu veya malıyla ilgili bir zulüm varsa altın ve gümüşün bulunmayacağı kıyâmet günü gelmeden evvel o kimseyle helâlleşsin. Yoksa kendisinin sâlih amelleri varsa, yaptığı zulüm miktârınca sevaplarından alınır, (hak sâhibine verilir.) Şayet iyilikleri yoksa, zulüm yaptığı kardeşinin günahlarından alınarak onun üzerine yükletilir.” (Buhârî, Mezâlim 10, Rikâk 48)
|
 |
murat26ay
4 yıl önce - Prş 25 Nis 2019, 09:40
kul hakkı sadece maddi olarak bir kişinin hakkına girmek değildir . farkında olmadan okadar çok kul hakkına giriyoruz ki kalabalık bir ortamda sıraya girmek vs. toplu taşıma araçlarında dikkat etmeliyiz. trafikte kırmızı ışıkta geçmek bile kul hakkıdır. kamu çalışanları çok dikkat etmeli .
|
 |
Mustafabey 01
4 yıl önce - Cum 03 May 2019, 09:12
Kul Hakkına Giren Konular Nelerdir ?
- Başta Ayet ve Hadislerde önemle zikredilen, dedikodu, gıybet, iftira, hakkında kötü düşünme kul hakkıdır. Haksız kazanç elde etmek, mümin kardeşini aldatmak, karaborsacılık, tefecilik, tartıda eksik tartmak kul hakkıdır. Hakaret, aşağılamak, hafife almak, mahçup etmek, alaya almak, lakap takmak, hoşlanmayacağı bir isimle çağırmak kul hakkıdır. Apartmanda gürültü yapmak, üst kattan alt kata bir şeyler silkmek, arabada yüksek sesle müzik dinlemek, kırmızı ışıkta geçerek tehlike arz etmek, yüksek hızla araç kullanmak, bakımsız araçlarla yola çıkmak kul hakkıdır. Amirseniz, memurlarınıza adaletsiz davranmak, başkasına anlattıklarınızı kendiniz yaşamayarak insanları kandırmak, makam ve mevkisine güvenerek haksız ve hukuksuz mal elde etmek, devlet malına zarar vermek, devlet aracını kendi özel işlerinizde kullanmak, hakim iseniz adaletsiz karar vermek, yöneticiyseniz halkı görüş ve düşüncelerine göre ayırarak hizmet vermek kul hakkıdır. Öğretmen iseniz, öğrencileriniz arasında ayırım ve kayırım yapmak, notunuzu kayırarak vermek, öğrenci üzerinden haksız yere para kazanmak, yetiştireceğiniz öğrenciyi ihmal ederek iyi yetiştirmemek, din görevlisi iseniz, halkın dini inançları üzerinden maddiyat sağlamak, namazdan çalmak, hakkıyla namazı eda etmemek, Kur’anı Kerimi hakkıyla okumamak, hakkını verememek kul hakkına girer. Zenginlerin, fakir ve fukarayı ezerek onları az bir para karşılığında çalıştırıp hakkını ödememesi Kul hakkıdır. Yalan söyleyerek kandırmak, ticarette aldatmak, sözünde durmamak, hırsızlık yapmak, mala zarar vermek Kul hakkıdır. İnsanların gelip geçtikleri yollar üzerine pislik atmak, kaçak ağaç ve odun kesmek, başkasına ait bir malı izinsiz kullanmak veya zarar vermek Kul hakkıdır. Bandrolsüz ve telif haklarına riayetsiz yayın kullanmak, başkasına ait bir yazıyı hiç emek sarf etmeden ve izin almadan kendisininmiş gibi kullanmak Kul hakkıdır. Kamuya ait yerleri, tuvaletleri parkları, telefon ahizelerini hor kullanmak, onlara zarar vermek, tarla anını kakmak Kul hakkıdır. Camiye temiz olmayan elbiselerle gelmek, hoş olmayan kokularla başkalarını rahatsız etmek, suyu, elektriği israf etmek, ormanları yakmak, yok etmek, av hayvanlarını bilinçsizce neslini yok edercesine avlamak …… bu kadar çok örnekleri okuyunca herhalde daha nelerin Kul hakkına girebileceğini siz tahmin edebilirsiniz. Kul hakkı konusunda gerçekten işimiz çok zor.
|
 |
ercu
4 yıl önce - Cum 03 May 2019, 09:38
Allah kendisine şirk koşulmasını asla bağışlamaz; şirkten başka günahları, dilediği kimse için bağışlar. Kim Allah'a şirk koşarsa büsbütün sapıtmıştır. Nisa 116
Anlayana.Sadece ''Şirk'' diyor Allah.Bu Ayeti beğenmeyen ve ekleme yapan amon rahipleri her devirde olacaktır.Amaçlarıda zaten kul hk.vs. ile ''şirk''in üzerini kapatmak.
Hayırlı Cumalar.
|
 |
sayfa 28  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|