1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 26  |
 |
Mustafabey 01
4 yıl önce - Cmt 15 Arl 2018, 09:44
"Kim bir kul hakkı yemişse derhal o kardeşi ile helalleşsin Çünkü (kıyamet günü) dirhem de geçmez dinar da Böyle olunca o (hak yiyen) kişinin sevapları alınır o adama yüklenir Eğer sevapları yoksa o hakkını yediği adamın günahları buna yüklenir."
(Buhârî, “Rikak”, 48)
|
 |
Mustafabey 01
4 yıl önce - Cum 21 Arl 2018, 16:59
Kul Hakkı Olduğunu Bilmediğiniz Davranışlar!
Hakkı olduğunu bile bilmediğimiz davranışlarımız olabilir. Buyurun hep beraber sorgulayalım...
1. Otobüs kuyruğuna kaynak yapmak.
Uzun uzadıya kuyruklarda, dakikalarca beklenilen otobüsler çok sinir bozucudur. Ancak bu hiçbir zaman Müslümanlığımızdan taviz verebileceğimiz anlamına gelmemeli. Bir sıra öne kayman, ittirip geçmen, sonradan gelmene rağmen ilk binmen kul hakkıdır. Basit gibi görünür ama değildir!
2. Kopya çekmek
Hocalar zor sorabilir, belki ciddi nedenler yüzünden de çalışamamış olabilirsin, hatta hoca hiç anlatmadığı yerden de sorabilir. Ancak bunlar seni hileye itmemeli. Günümüzde kopya çok normalleştirilmiştir ama hayır. Sen Müslümansın. Hakkınla ne biliyorsan onu alırsın. Bir küçük göz kayması -kasti- bile haktır kardeşim. Sınav, ödev, not hepsinde bu böyle, hakkın olmayan helal değildir. Yalakalıklar, soruları almalar vs caiz olmaz.
3. Hakkın olmayanı yemek
Tenefüslerde dolup taşan kantinde, aralarda ya da yurtta yemek saatinde ve hatta restoranlar da… Her ne şartta olursa olsun birilerinin önüne geçmen, hakkını alman doğru olmaz. Hakka girer. Çünkü o, onun hakkıydı ve sen elinden aldın. Hakkın olmayanı yedin, nasıl helal dersin. Yine yemekhanelerde sınırlı olan şeyleri, hakkından daha fazla almış olduğunda da geçerli bu. O başkasınındı!
4. Sokakların hakkını verememek
Sokaklarda insanlar daha bir özgürce davranıyorlar, halbuki bu kadar çok insanın olduğu yer de bu mümkün mü? Fotoğraf çekenler mesela, izni olmadan bir kimsenin fotoğrafını çekemezsin. Onun hakkını ihlal edersin. Ne biliyorsun gönüllü olduğunu? Üstüne bir de başkalarına gösterme eğilimi mevcut. Aman ha, dikkat!
5. Evi ziyaret edebine uymamak
Evler bizlerin en mahrem mekanlarıdır. Efendimiz ev adabından bile bahsetmiştir. Kapı 3 kere çalınır, açılmazsa dönülür. Bunun üzerine ısrar etmek, izinsiz girmek, evi gözetlemek, tecessüs etmek doğru değildir. Kul hakkıdır!
6. İnternet üzerinden izinsiz paylaşımlarda bulunmak
Şu en elimizin altında internet adında bir günah makinesi var. Orada neyi neden nasıl ve niçin yaptığımızı anlamıyoruz, fark etmiyoruz bile… Oradaki şahsi fotoğrafları paylaşmak, izni saklı olan şeyleri usulsüz çoğaltmak, yasal olmayan indirmeler, kişiler hakkında atıp tutma.. Hepsi kul hakkıdır. Attığımız her adıma dikkat etmek gerekir.
7. Trafikte tüm araçların beklemek durumunda olduğu kuyrukların en önüne geçmeye çalışmak
Özellikle köprü trafiğine giren kardeşlerimiz bunu çok yaşarlar. Onlarca araç kuyruk olmuş trafiğin açılmasını, sıranın kendilerine gelmesini beklerken, yan yoldan gelen araçlar kuyruğun arkasına geçmek yerine en önüne geçer ve zorla bir aracın önüne kırarlar, kimse sıra vermeye râzı değildir ancak onlarca insanın hakkını yemek onlara tatlı gelir. Herhangi bir aciliyet olmadığı durumda emniyet şeridini kullanmak da böyledir.
8. Başkasının wi-fi ağına izinsiz bağlanmak
9. Müşterisi olmadığı yerin otoparkını kullanmak
10. Otobüste veya herhangi bir yerde başkalarının telefonlarını izlemek ya da mesajlarını okumak?
Hemen herkesin başına gelmiştir bu durum. Özellikle toplu taşıma araçlarında meraklı gözler yanlarında oturan kişinin telefon mesajlaşmalarını okur, bu kul hakkıdır. Yine kişinin haberi olmadan telefonunu karıştırmak da böyledir.
11. Gereksiz yere korna çalmak, araçlara rahatsız edici ses çıkaran egzos taktırmak
Kul hakkına girdiğinizde, o kişilere tek tek hakklarının bedelini ödemeden Cennet’e gidemeyeceğinizi biliyor muydunuz?
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular:
“Ümmetimden müflis odur ki, kıyamet günü namaz ve zekâtla gelir. Ama, bu arada sövdüğü şu kimse, dövdüğü bir başka kimse dahi gelir. Bunun üzerine kendisinin hasenatından şuna verilir, buna verilir. Üzerinde haklar bitmeden kendi hasenatı tükenirse, o zaman onların hatalarından alınır kendisine yüklenir. Daha sonra Cehenneme atılır.”
(Hadis-i Şerif, Müslim )
|
 |
Mustafabey 01
4 yıl önce - Pts 07 Oca 2019, 17:14
İslamda Kul Hakkı !
İslam'ın üzerine inşa edildiği en önemli temellerden biri de Hak prensibidir. Hak kavramı genellikle, bir bölüşüm ve paylaşım söz konusu olduğunda daha öne çıkar. İnsan ise, yaratılışı gereği toplu yaşamak ve ihtiyacı olan bir çok şeyi başkalarıyla paylaşmak zorundadır. Bu paylaşım da bir takım hak ve yükümlülüklere özen göstermeyi gerekli kılar.
Bunun için yüce dinimiz İslam; Allah ve insan, insan ve diğer insanlar ve insanla-diğer varlıklar arasındaki ilişkileri hak esası üzerine inşa etmiştir. Özellikle, insan hakkını dokunulmaz kabul etmiş ve bu hakkın ihlaline karşı birçok maddi ve manevi müeyyide getirmiştir. Bu sebepledir ki, hak denilince öncelikle kul ve kamu hakları anlaşılmış ve bu haklar hak sahibiyle helalleşilmediği sürece Ahirette Allahu Tealanın affetmediği yegâne suçlar kabul edilmiştir.
Kur'an-ı Kerimde bu konuya işaretle şöyle buyrulur: "Aranızda birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin. İnsanların mallarından bir kısmını bile bile günaha girerek yemek için onları, hakimlere -idarecilere- (rüşvet olarak) vermeyin." . "Ey iman edenler! Karşılıklı rızaya dayanan ticaretin dışında mallarınızı (haksız ve haram) yollarla aranızda (alıp vererek) yemeyin. Kendinizi helak etmeyin. Şüphesiz Allah, size karşı çok merhametlidir."
Bu Ayetlerde özellikle "başkasının malı" ifadesi yerine "mallarınızı" denmek suretiyle, "milli servete" dikkat çekilmiştir. Bir kişiyi ilgilendiren ferdi haktan hareketle bütün toplumu ilgilendiren ve atalarımız tarafından "tüyü bitmemiş yetim hakkı" olarak ifade edilen toplumsal hakkın önemine dikkat çekilmiştir. Zira tecrübeler göstermiştir ki, mali haksızlıklardan özellikle hırsızlık,
aldatma, rüşvet, adam kayırma gibi davranışların getirdiği felaketler; bütün toplumun fesadına sebep olmaktadır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), gerçek iflas edeni açıklamak için Sahabelerine bir
gün şu soruyu sorar: "Müflis kimdir biliyor musunuz? Sahabe-i kiram dediler ki: Bizce
müflis parası ve malı olmayandır.
Peygamber efendimiz (s.a.v.): Ümmetimden gerçek müflis o kimsedir ki, kıyamet günü
Namazla, oruçla, zekatla gelir. Şuna sövmüş, buna iftira etmiş, bunun malını yemiş, şunun kanını dökmüştür. Buna şu iyiliğinden, şuna bu iyiliğinden verilir. Eğer iyilikleri, verilmesi gerekenlere yetmeden tükenirse, borçlu olduğu kimselerin hatalarından alınır ve ona verilir. Böylece sevapları bitmiş, günahları ise artmış olur. Neticede bu kişi, iflas etmiş olarak cehenneme sürülür."
Bilhassa devlet malında, yetimin, yoksulun, genç-yaşlı herkesin, hatta doğacak çocukların bile hakkı vardır. Allah'a ve ahiret gününe inanan, Peygamber efendimizin ümmeti olan hiçbir mümin, kişi veya kamuya ait hiçbir hak ve mala haksız yere el uzatamaz ve helal sayamaz.
O halde, geleceğinde asla şüphe olmayan ve hiçbir ayrıcalığın söz konusu olmayacağı, zerre kadar da olsa, her şeyin ortaya konup hesabının görüleceği o çetin günde; Yüce Allah'ın huzurunda iflas edenlerden olmamak için, herkesin hak ve hukukuna riayet edelim. Haksız kazanca asla el uzatmayalım. Rızkımızı Helal yollardan kazanma gayret ve çabası içerisinde olalım. Haklarını bilerek veya bilmeyerek ihlal ettiğimiz kimselere, haklarını iade edip onlarla helalleşelim ki, Yüce Rabbimizin davet ettiği Cennete huzurla girelim, inşallah.Amin.
Kaynak: Dinimiz İslam
|
 |
Mustafabey 01
4 yıl önce - Prş 10 Oca 2019, 16:27
Kul Hakkı ile ilgili bazı Hadisler
Ebu Katâde radıyallahu anh anlatıyor: “Bir adam sordu:
“Ey Allah’ın Resûlü, Allah yolunda öldürüldüğüm takdirde, bütün günahlarım bağışlanır mı?”
Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm:
“Evet, sen sabreder, mükâfaat bekler, geri kaçmadan ileri atılır vaziyette olduğun halde öldürülürsen bağışlanır!” buyurdu.
Peygamberimiz (s.a.v.) az sonra adama tekrar:
“Nasıl sormuştun?” buyurdu.
Adam sorusunu aynen tekrarladı. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz aleyhissalâtu vesselâm:
“Evet, Kul borcu hariç, bütün günahların affedilir. Cebrâil (a.s.) bunu bana şimdi bildirdi!” buyurdu.
Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
“Kimin iki hanımı olur ve aralarında adaletli davranmazsa kıyamet günü vücudunun yarısı felçli olarak gelir.”
Ebû Mûsa radiyallâhü anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
“Allahu Teâla nazarında, bir kulun Allah tarafından yasaklanan büyük günahlardan sonra, beraberinde getirebileceği en büyük günahlardan biri, kişinin ödenecek karşılık bırakmadan üzerinde kul borcu olduğu halde ölmesidir.”
|
 |
Mustafabey 01
4 yıl önce - Cmt 12 Oca 2019, 16:59
Bazı Kul Hakları !
Sual: Hak sahibi ölmüşse veya sağ ise kul hakkından nasıl kurtuluruz?
CEVAP
Kul hakkı beş türlüdür:
1- Mali [Parasal]
2- Nefsi [hayati yönden]
3- Irzi [Haysiyetle ilgili]
4- Mahremi [Namusla ilgili]
5- Dini.
1- Mali olan kul hakları:
Hırsızlık, gasp, aldatarak, yalan söyleyerek mal satmak, sahte para vermek, başkasının malına zarar vermek, yalancı şahitlik, rüşvet almak gibi.
Bu haklar için sahibi ile helalleşmek gerekir. Dünyada helalleşmezse, ahirette sevapları ona verilerek helalleştirilecektir. Mal sahibi ölmüş ise, vârisine ödenir. Vârisi yoksa veya mal sahibi bilinmiyorsa, salih bir fakire hediye olarak verilip, sevabı sahibine gönderilir. Salih fakir yoksa, İslamiyet'e hizmet eden hayır kurumlarına, vakıflara verilir. Kendi salih akrabasına, fakir olan ana babalarına, çocuklarına hediye olarak vermesi de, caiz olur. Bunları yapmak imkanını bulamazsa, mal sahibinin ve kendisinin af olunmaları için dua eder. Kâfirin hakkı için de, onunla helalleşmek gerekir. Gönlü alınmazsa, ahirette af olunması, çok güç olur.
2- Nefsi, yani hayati günah olan kul hakları:
Adam öldürmek, bir uzvunu kesmek, sakat bırakmak gibi şeylerdir.
Önce tevbe eder. Adam ölmüş ise, velisi ile helalleşmek gerekir. Velisi isterse af eder. İsterse belli bir mal ister. İsterse, mahkemeye verip, hakimden cezalandırılmasını ister. İslamiyet'te kan davası yoktur.
3- Irza dokunan kul hakları:
Dedikodu, iftira, alay, sövmek gibi haysiyetle, şerefle ilgili şeylerdir.
Tevbe etmek ve helalleşmek lazımdır. Bunlarda vârisleri ile helalleşmek olmaz.
4- Mahremi olan kul hakları:
Başkasının çoluk çocuğuna hıyanet etmek gibi şeylerdir.
Tevbe ve istigfar eder. Fitne çıkmak ihtimali yoksa, sahibi ile helalleşir. Fitne ihtimali varsa helalleşmek yerine, ona dua eder ve onun için sadaka verir. Yaptığı ibadetlerin sevaplarını ona bağışlar. Fitne ihtimali olunca, helalleşirken işlediği günahları bildirmeyip, bendeki bütün haklarını af et demekle yetinir.
5- Dini olan kul hakları:
Akrabasına ve emri altında olanlara doğru din bilgisi vermeyi terk etmek, insanların din bilgisi öğrenmelerine ve ibadetlerine mani olmak, onlara kâfir, fâsık demek. Bid’at çıkarıp veya mevcut bid’atleri savunup Müslümanların yanlış inanmalarına ve yanlış ibadet etmelerine sebep olmak. Açıktan oruç yiyerek veya açıktan başka haram işleyerek kötü örnek olmak. Bu günahlar için de tevbe etmek, hak sahipleri ile helalleşmek gerekir.
|
 |
Misafir 220
4 yıl önce - Cmt 12 Oca 2019, 17:02
Aynı bilgileri kopyalayıp kopyalayıp paylaşıyorsunuz . 25 sayfa boyunca he aynı bilgiler ve hep alıntı bilgiler
|
 |
Ahmet Demirciler
4 yıl önce - Pzr 13 Oca 2019, 02:32
Yüce Kitabımızda sık geçen ayetlerden biri de ALEYKÜM ENFÜSEKÜM ayetidir. Yani "Siz kendinize bakin " anlamındadır. Islam bize ister Müslüman olsun, ister gayrımuslim olsun kimse ile ilgili ruhsat vermez kul hakkı konusunda. Kul hakki deyince de sadece para gelir akla. Halbuki gıybet, iftira , lakap takma, zina isnat etme de büyük günahlardandır ve kul hakkıdır. Kul hakkını yediğimiz kişinin dini , imani günahı ya da başka bir özelliği bize kul hakkı yiyebileceğimiz ile ilgili ruhsat vermez.
Bu dünyada kul hakkına dayanak yapılan Ama'lar, fakat 'lar ötede bir işe yaramaz.
Bizler de başkalarını değil kendimizi yargılayalım derim.
Not: Mustafa Beyin bu ve benzeri başlılardaki paylaşımlarını tebrik ediyor ve Allah razı olsun diyorum. Mesajım Mustafa Bey ile alakalı değil, bilakis katkı amaçlıdır.
En son Ahmet Demirciler tarafından Pzr 13 Oca 2019, 03:55 tarihinde değiştirildi, toplamda 6 kere değiştirildi
|
 |
mahmut11
4 yıl önce - Pzr 13 Oca 2019, 02:58
Anladım, teşekkürler.
|
 |
Mustafabey 01
4 yıl önce - Pts 14 Oca 2019, 16:32
Not: Ahmet Demirciler güzel düşünceleriniz için teşekkür ederim sağolun.
Misafir220- muratenes her başlıkta aynı şeyleri yazınca eline ne geçiyor? Neyin peşindesin?
Benim senin gibi boş zamanım yok her paylaştığımı elde yazsam saatler sürer, benden daha bilgili alimler hazırlamışlar onları alıntı yapıp kopyala yapıştır yapıyorum, böyle boş mesajlar yazacağına bir tane sende yaz da seni de görelim ilk defa faydalı bir mesaj paylaşmış olursun ama alışmışsın trolluk yapıp siteden atılmaya böyle faydalı şeyler senin kimyana ters gelir, üyeliğinle niye yazmıyorsun? Kendine artı verip diğer mesaja eksi vermek içinmi?
|
 |
Mustafabey 01
4 yıl önce - Prş 17 Oca 2019, 17:36
Kul Hakkının Önemi !
Kul kavramı en genel tanımıyla Allah’ın yarattığı insan demektir. Kul kavramı, dil, din, ırk ve cinsiyetle sınırlı değildir. Her insan Allah’ın bir kuludur. İnsani değerler ve kavramlar karşısında anlamlandırma bu şekildedir.
Kul hakkı, herhangi bir insanın herhangi bir sebeple adaletsizliğe, haksızlığa ve zulme uğramasıdır. Adalet ve hak dünya üzerinde her insan için geçerlidir ve sağlanmalıdır.
İslam dini insana değer veren bir dindir. Bazı ahlaki ve felsefi öğretiler gibi ırkı ön plana çıkarmadan insana insan olduğu için değer vermeyi öğütler. Bu nedenle insandan kul diye bahsederken, insanlık hakkından da kul hakkı diye bahseder.
Kul hakkına en büyük günahtır. Dini, dili, ırkı ve cinsiyeti ne olursa olsun bir insan hakkında, yalan söylemek, iftira atmak, gıybet etmek, malına ve canına zarar vermek, nesline ve ırzına kastetmek kul hakkıdır. İslam’daki hükmü haramdır.
|
 |
sayfa 26  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|