Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
Mustafabey 01
2 ay önce - Cmt 21 Ekm 2017, 17:20
Kul Hakkına Dikkat Ediyor musunuz.?


Çoğu insanın önemsemediği bazende farkına varmadan yaptığı Kul Hakkına Girmek bu
Dünyada Helalleşerek ödemek kolay ama,
Eğer Ahirete bırakırsanız işiniz çok zor olur.
Kul hakkı; insanın can mal namus ve ahiret yaşamına dönük maneviyatı gibi dokunulmazlıklarına yönelik tecavüz ve haksızlıkların ortaya çıkardığı haktır.
İnsanın kişisel haklarına yönelik her türlü tecavüz ve haksızlıklar haram yada mekruh fiillerdir. Bu sebeble günah kapsamındadır cezası vardır.

Kul hakkından doğan günahların ve cezaların Allah tarafından bağışlanması sözkonusu değildir. Kul hakkı ancak hak sahibi o kişiyi bağışlaması ile ortadan kalkabilir.

Bu yüzden eğer imkanımız varsa üzerimizde maddi ve manevi kul hakları varsa hak sahiplerini bulup Helallik alalım Ahirette rahat edelim.


Mustafabey 01
2 ay önce - Cmt 21 Ekm 2017, 17:37

KUL HAKKI.!


Eski Endülüs Hükümdarlarından biri fakir bir kadının arsasına yeni bir saray yapılmasını emretti. Arsa hükümdarın sarayına alındı ve hükümdar arsanın bedelini de ödemiyordu. Müşkül durumda kalan kadın, çareyi, hükümdarı, kadıya şikâyet etmekle buldu.

Zamanın Şeyhü’l îslâmı, kadını dinleyip haklı olduğuna hükmettikten sonra, hükümdara hiç bir şey söylemeden bir çuval ve bir de kazma kürek alıp kadının arsasından toprak doldurmaya başladı. Padişah sarayından Şeyhü’l îslâmı seyrediyor kendi kendine:

— Herhalde Şeyhü’l İslâm aklını oynatmış olsa gerek, diyordu. Şeyhü’l İslâm çuvala bir miktar toprak doldurdu ve sırtına alıp götürmek istedi. Fakat ihtiyar olduğundan ve toprak da ağır olduğundan kaldıramamıştı. Biraz daha toprak koyup çuvalı ağzına kadar doldurdu. Tekrar kaldırmak istediğinde tabi ki, kaldıramaz! Şeyhü’l İslâmın bu acaip halini seyreden hükümdar daha fazla sabredemeyip huzuruna çağırdı ve:

— Hocam, sen bu zayıf halinle bu çuvalı nasıl kaldıracaksın? Bir de çuvalı boşaltacağına habire dolduruyorsun. Bunu kaldıramayacağını nasıl düşünemiyorsun? diye sordu.

Şeyhü’l îslâmın istediği olmuştu:

— Peki Sultanım, siz benim omuzlarımın o çuvalı’ kaldıramayacağını biliyorsunuz da yarın huzur-u İlâhîde o arsayı kaldıracak güce sahip olamayacağınızı niye düşünemiyorsunuz? Sizin omuzunuz benim omuzlarımdan çok mu kuvvetli? diye konuşmaya başlayınca hükümdar hata ettiğini, hocanın kendisini ikaz için böyle yaptığını anladı ve kadının arsasını gasbetmekten vazgeçti.


Ali clarkkent
2 ay önce - Cmt 21 Ekm 2017, 17:39

Kul hakkı Allah'ın hakkından üstündür. Allah kendine ait olan hakları isterse affeder ama kul haklarını affetmez. Özellikle gayri müslim birinin müslüman biri üzerinde hakkı olursa tabiri caizse bu Allah'ı öfkelendirir.



Mustafabey 01
2 ay önce - Cmt 21 Ekm 2017, 17:43

Kul Hakkı ile ilgili Hadisler.
Kim bir kul hakkı yemişse derhal o kardeşi ile helalleşsin Çünkü (kıyamet günü) dirhem de geçmez dinar da Böyle olunca o (hak yiyen) kişinin sevapları alınır o adama yüklenir Eğer sevapları yoksa o hakkını yediği adamın günahları buna yüklenir” (Buhari, Rikak, 48 )


“Ümmetimden müflis odur ki, kıyamet günü namaz ve zekâtla gelir Ama, bu arada sövdüğü şu kimse, dövdüğü bir başka kimse dahi gelir Bunun üzerine kendisinin hasenatından şuna verilir, buna verilir Üzerinde haklar bitmeden kendi hasenatı tükenirse, o zaman onların hatalarından alınır kendisine yüklenir Daha sonra cehenneme atılır”
(Müslim)


"Mazlumun bedduasından sakınınız Çünkü onun duasıyla Allah arasında perde yoktur"
(Buharî, Müslim)

"Ümmetimden müflis odur ki, kıyamet günü namaz ve zekâtla gelir Ama, bu arada sövdüğü şu kimse, dövdüğü bir başka kimse dahi gelir Bunun üzerine kendisinin hasenatından şuna verilir, buna verilir Üzerinde haklar bitmeden kendi hasenatı tükenirse, o zaman onların hatalarından alınır kendisine yüklenir Daha sonra cehenneme atılır"
(Müslim)

"Kaçmayarak, yalnız Allah'tan sevap bekleyip sabrederek, düşmana karşı durduğun halde öldürülürsen, borçlarından başka bütün günahlarına kefaret olur Bunu bana Cibril söyledi"
(Müslim)

"Üzerinde kul hakkı olan, ölmeden önce ödeyip helâllaşsın! Çünkü âhırette altının, malın değeri olmaz. O gün, hak ödeninceye kadar, kendi sevâblarından alınır, sevâbları olmazsa, hak sâhibinin günâhları buna yüklenir." [Buhârî]

“Mü’minin ruhu, ödeninceye kadar borcuna bağlı kalır” [Ebu Hüreyre- Tirmizî, Cenâiz 74. Ayrıca bk. İbni Mâce, Sadakât 12]

"Kibri, hıyâneti ve kul borcu olmayan mü'min, Cennete girer." [Nesâî]

"Kul hakkı, mü'minin ayıbı, kusûrudur." [Ebû Nuaym]


Ar-Man
2 ay önce - Cmt 21 Ekm 2017, 17:45

Yazım ve imla kurallarına dikkat ediyor musunuz?

Mustafabey 01
2 ay önce - Pzr 22 Ekm 2017, 14:39

Yazım ve imla kurallarına çoğu zaman dikkat etmiyorum çünkü cep telefonunun ufak ekranından yazıyorum uzun yazdığım için önceki yazılanlar ekranda gözükmüyor sonra tekrar bakıyorum ama gözden kaçanlar oluyor bununda kimseye fazla bir zararı olmaz ama eğer sen Kul Haklarına dikkat etmiyorsan Ahirette bunun hesabını sana sorarlar.



Mustafabey 01
2 ay önce - Pzr 22 Ekm 2017, 16:29

KUL HAKKINA RİAYET ETMEK.!
*HAKSIZLIK ÖNÜNDE EĞİLMEYİNİZ. ÇÜNKÜ HAKKINIZLA BERABER

ŞEREFİNİZİ DE KAYBEDERSİNİZ. Hz.ALİ (r.a.)

Kul Hakkı; Bir kimsenin, başkası üzerindeki hakkı, alacağıdır. İnsanların birbirleriyle münasebetlerinde doğan, birbirleri üzerindeki hakları, İnsanların birbirlerine geçen hakları, emekleridir.[2]

Kul hakkına riayet; İnsan, bir aile ve toplum içinde yaşama özelliğiyle yaratılmıştır. Başka insanlarla tanışmak, kaynaşmak, yardımlaşmak ve bir arada yaşama insanın tabii ihtiyacıdır. Yeryüzünü imar etmek, Allah’ın nimetlerinden istifade etmek, neslin devamını sağlamak, tebliğ vazifesini yapmak, ihtiyaçları karşılamak toplu halde yaşamaya bağlıdır.

Toplu halde yaşayan insanların birbirlerine karşı pek çok hak ve vazifeleri vardır. Dinimiz, bu hak ve vazifelerin üzerinde titizlikle durmuştur.

Genel olarak, insanlar arasındaki bütün münasebetler “kul hakları” içinde yer alır. Ana-baba hakkı, eş hakkı, çocuk hakkı, akraba hakkı, komşu hakkı, hoca hakkı, arkadaş hakkı, cemiyet hakkı, millet hakkı, insanlık hakkı...

Yine, selam hakkı, nasihat hakkı, ilim hakkı, amir-memur hakkı... v.s. hep kul hakkıdır. Müslüman kul hakkına son derece titizlik gösterecek, bilerek veya bilmeyerek başkasının haklarını üzerine geçirmeyecektir. Eğer üzerine kul hakkı geçmişse o hakkı ödemek veya helalleşmek suretiyle kendini kurtarmaya çalışacaktır.

Öyleyse, birbiri için yaşayan, sevgi ve şefkat duygularıyla dolup taşan, huzur ve saadet içinde yaşayan bir toplum meydana getirmek istiyorsak, bunun kul haklarına saygıdan geçtiğini bilmek zorundayız.

Bir gün Peygamber efendimiz (sav) şöyle buyurdu:

Müslümanın müslüman üzerinde altı hakkı vardır: 1-Karşılaştığın zaman ona selam vermen.2-Davet edilirsen gitmen. 3-Nasihat isterse nasihat etmen. 4-Aksırır da Allah’a hamd ederse, sen de ona yerhamükallah (Allah sana rahmet etsin) demen. 5-Hastalandığında hatırını sorman. 6-Vefatında cenazesini takip etmendir.


Mustafabey 01
2 ay önce - Pts 23 Ekm 2017, 21:33

KUL HAKKI NEDİR VE NASIL ÖDENİR.?

Elhamdulillâhi Rabbil âlemin Vessalâtü vesselâmü alâ Rasûlinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve eshâbihi ecmeîn.
Bismillâhirrâhmânirrahîm
Her hayrın ve şerrin yegane yaratıcısı kendisinden başka İlah olmayan Allahu Tealadır. O’nun eşi ve benzeri ve dengi yoktur. Herkese kuvvet ve hayat veren O’dur. KUL HAKKI NEDİR.?

SORU: Bir kimse üzerinde bulunan kul hakkını nasıl ödeyebilir?

CEVAP: Beş türlü kul hakkı vardır:
1- Mali
2- Nefsî (hayati yönden)
3- Irzî (Haysiyetle ilgili)
4- Mahremî (Namusla ilgili)
5- Dini.

1- Mali olan kul hakları: Yetim malı yemek, hırsızlık, gasp, aldatarak, yalan söyleyerek mal satmak veya almak, sahte para vermek, başkasının malına zarar vermek, yalancı şahitlik, rüşvet almak gibi.

Bu haklar için sahibi ile helalleşmek gerekir. Dünyada helalleşmezse, ahirette sevapları ona verilerek helalleştirilecektir.

Mal sahibi ölmüş ise, vârisine ödenir. Vârisi yoksa veya mal sahibi bilinmiyorsa, salih bir fakire hediye olarak verilip, sevabı sahibine gönderilir. Salih fakir yoksa, İslamiyet’e hizmet eden hayır kurumlarına, vakıflara verilir. Kendi salih akrabasına, fakir olan ana babalarına, çocuklarına hediye olarak vermesi de, caiz olur. Bunları yapmak imkanını bulamazsa, mal sahibinin ve kendisinin af olunmaları için dua eder.

Kâfirin hakkı için de, onunla helalleşmek gerekir. Eğer ölmüşse onun varislerine verilir. Buna da imkan yoksa ahirete kalır, ahirette af olunması ise, çok zor olur.

2- Nefsi, yani hayati günah olan kul hakları: Adam öldürmek, bir uzvunu kesmek, sakat bırakmak gibi şeylerdir.

Önce tevbe eder. Adam ölmüş ise, velisi ile helalleşmek gerekir. Velisi isterse af eder. İsterse belli bir mal ister. İsterse, mahkemeye verip, hakimden cezalandırılmasını (kısas gibi)ister. İslamiyet’te kan davası yoktur.

3- Irza dokunan kul hakları: Dedikodu, iftira, alay, sövmek gibi haysiyetle, şerefle ilgili şeylerdir.

Tevbe etmek ve helalleşmek lazımdır. Bunlarda vârisleri ile helalleşmek olmaz. Müslüman ölmüş ise gıyabına çok çok dua etmek gerekir.

4- Mahremi olan kul hakları: Başkasının çoluk çocuğuna hıyanet etmek gibi şeylerdir.

Tevbe ve istiğfar eder. Fitne ihtimali göz önüne alınarak helalleşmek yerine, ona dua etmek ve onun için sadakalar vermek gerekirNamaz Kılan Genç. Yaptığı ibadetlerin sevaplarını ona bağışlar. Fitne ihtimali olunca, helalleşirken işlediği günahları bildirmeyip, bendeki bütün haklarını af et demekle yetinir.

5- Dini olan kul hakları: Akrabasına ve emri altında olanlara doğru din bilgisi vermeyi terk etmek, insanların din bilgisi öğrenmelerine ve ibadetlerine mani olmak, onlara kâfir, fâsık demek. Bid’at çıkarıp veya mevcut bid’atleri savunup Müslümanların yanlış inanmalarına ve yanlış ibadet etmelerine sebep olmak. Açıktan oruç yiyerek veya açıktan başka haram işleyerek kötü örnek olmak. Bu günahlar için de tevbe etmek, hak sahipleri ile helalleşmek gerekir.


Mustafabey 01
2 ay önce - Sal 24 Ekm 2017, 22:06

Komşu Hakkı, Kul Hakkından Sayılır.!

İslamiyette, komşunun komşu üzerindeki hakkı, annenin evladı üzerindeki hakkı gibidir. Birbirlerini ihmal etmez, zarar veremezler. Birlik ve beraberlik komşu hakkıyla başlar ve kul hakkından sayılır

Aile bireylerinden sonra, insanın en yakın çevresi şüphesiz komşularıdır. Komşularına güven vermeyen kişi kamil bir mümin değildir. "Güzel komşuluk et ki, hakiki mümin olasın" hadis-i şerifi, iyi komşuluğun imanla da ilgisinin olduğunu göstermektedir. Gerçek bir Müslüman komşusuyla iyi geçinen, seven, sevilen, aranan, komşularına güven veren kişidir. Dostlarınızın, sizinle herhangi bir şekilde ilgilisi olan kimselerin, size bir şey ulaştırmak istenip de evinizde bulamadıkları zaman çalacakları ilk kapı komşu kapısıdır. Aile bireyleri hakkında herhangi bir referans söz konusu olduğunda bilgisine müracaat edilecek ilk kişilerden birisi yine komşularımızdır.

YARDIMA KOŞUN,

Cenab-ı Hak buyuruyor; "...Anaya, babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya ve size hizmet eden kimselere ihsan ile muamele edin, iyi davranın..." (Nisa 4/36). Komşunun komşu üzerindeki hakkı, annenin evlatları üzerindeki hakkı gibidir. Anne ile evladın birbirlerini nasıl sevip saymaları, haklarına önem verip incitmemeleri gerekiyorsa, komşular da birbirlerini öyle sevip saymalı. Peygamber Efendimiz (s.a.v): "Komşu hakkına dikkat edin! Ben komşu hakkı konusunda Cebrail'den o kadar ısrarla ikaz aldım ki, neredeyse komşunun komşuya mirasçı olacağını dahi zannettim" buyurmuştur. Komşunun miras hakkı gibi hakkı vardır, o da komşuluk hakkıdır. Eğer Müslüman ise sende iki hakkı vardır: Biri komşuluk hakkı, biri de Müslümanlık hakkı. Komşu hakkı, kul hakkından sayıldığından dolayı sahabeler komşuyu kırıp incitmekten hep kaçınmışlardır. Bunun için imkân sahibi komşular, ihtiyaç sahibi komşularının yardımına koşup, dualarını almak için sanki yarışa girmişlerdir. Böylece ülke halkının birlik beraberliğini, önce kendi aralarındaki komşu haklarına dikkat ederek sağlamışlardır. Komşunun komşu üzerindeki hakkı, annenin evladı üzerindeki hakkı gibidir. Birbirlerini ihmal edemezler, zarar ise hiç veremezler.


Mustafabey 01
2 ay önce - Prş 26 Ekm 2017, 11:44

Helalleşme İmkânı Olmayan Kul Hakkı Nasıl Ödenir.? --Acaba yüce Allah, Settar ismi şerifinin gereği olarak, kul hakkına giren günahları gizler mi.?

Kul hakkını ancak kul affeder. Buna göre, daha dünyada iken bu hakkı telafi etmenin yolunu bulmak gerekir. Şayet bulamaz isek, ahirete kalmış olur ki, bu durum daha tehlikelidir. Şayet üzerimizde kul hakkı olan adam ölmüş ise, varislerine bu hakkı vermek gerekir.

Ancak günahlarına tövbe edip hakkını yediği kimselerle helalleşmek istediği halde onlara ulaşamıyor ya da bulamıyorsa, bu durumda onların adına hayır yapmak, sadaka vermek ve onlar için dua etmek gerekir.

Şayet hakkını eda etmek zor görünen bir adamın hakkını açıktan yemiş isek, o zaman bu adama doğrudan ödemenin yolunu bulmak ya da bir vekil vasıtasıyla ona hakkını vermeye çalışmak gerekir. Şayet hakkını yediğimiz kişi, hakkını yediğimizi bilmiyor ve ona açıktan söylemek mümkün değilse, o zaman masasına, evine veya başka bir vasıtasıyla bu parayı ona ulaştırıp, durumu da bir pusulayla bildirmek gerekir. Ona açıktan isim vermeye de gerek yoktur.

İnsan şerefli bir mahluktur. Onun hürriyet, haysiyet, namus ve şeref gibi manevî hukukuna yönelik bir haksızlık kadar, canına ve malına yapılan bir tecavüz de o nisbette ağır bir mesuliyeti gerektirir.

İnsan bilerek veya bilmeyerek, farkında olarak veya olmayarak birisine haksız bir davranışta bulunmuş olabilir. Hattâ onu mağdur bir duruma düşürüp bazı haklarının elinden çıkmasına sebep olacak bir muamelede de bulunabilir. Bir fert olarak kendimizi her ne kadar çekip çevirsek, hakpereset olarak kalmaya azmetsek de, birtakım hata ve kusurlara kapılmaktan tamamiyle kurtulamıyoruz.

İnsanlık hali olan böyle bir durum karşısında ne yapmalıyız? "Bir defa oldu, bir daha yapmayız, keşke yapmasaydım." diyerek, iç dünyamızda hesaplaşmamız kâfi gelir m? Yoksa meselenin telâfisine gidip de hatamızı düzelterek helallik dileyerek pişmanlığımızı mı bildiririz?

İslâmda esas itibariyle bir Allah hakkı, bir de kul hakkı vardır. Allah hakkı, her insanın Rabbine karşı yapması gereken kulluk vazifeleridir. Bu hususta yaptığı bir kusur, günah ve eksiklikten dolayı Allah'a yalvarır, tövbe istiğfar ederek affını diler.

Fakat kul hakkı öyle değildir. Onun bir tek telâfisi vardır, o da haksızlığa uğrayan, hukuku zayi olan kişiyle bizzat görüşüp özür beyan etmek, helâllik dilemekle birlikte , maddi bir kaybı varsa telâfisine gitmektir.



sayfa 1
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET