Yaşı epey olan birisi olarak bir görüş belirtmek istiyorum. Emekli bir abiniz olarak görüşüm belirleyici olacaktır diye düşünmekteyim.
80 ve 90 döneminde, toplu ulaşım otobüs ve metro sayısı azdı ancak şahsi araç sayısı çok çok azdı. Örneğin ümraniye ile mecidiyeköy yoğun saatlerde dahi 20 dk civarı sürerdi. Hadi hatrınıza 30dk olsun. .
Bahse konu raylı sistemler ise, nufusun az olması sebebiyle o dönem gayet ferah ve konforlu idi. Bugün ise yan yana 10 otobüs kalkıyor ağzına kadar dolu, metrolar ağzına kadar dolu. .
Bu durum benim orta gençlik dönemimde böyle değildi. Nufus azken daha sağlıklı bir ulaşım vardı, evet kapasite olarak düşük olabilir ama bugün olduğu gibi saatler yolda geçmiyordu.
Ben bunları bizzat yaşamış birisi olarak söylüyorum. .
Bugün raylı sistem ve otobüs sayısı arttı ama nufus ondan kat kat daha fazla arttığı için, nr metrolar yetiyor ne otobüsler. Aksini iddia eden gerçeklere gözünü kapatıyordur diyor ve saygılarımla mesajımı bitiriyorum.
Kapasite 5-6 kat arttıysa milletin ömrü neden yollarda çürüyor, Anadolu Yakası nispeten raylı ulaşımda ana omurgası oturdu ama Avrupa Yakası çok geride kaldı, kıta bazlı bakıldığında Avrupa Yakası'nda kapasite çok fazla artmadı M1 ve M2 var, gerisi tramvay, bi de küçük hat var, boş gidip gelen m3 parçası var, Bakırköy'e inemedi,
Şehir içinde metro şantiyesi çöplüğü.
Belki 20-30 yerde terkedilmiş paslanmış mezberelik halinde istasyon şantiyeleri.
Bunlar bitmiş gibi ormanların altında metro inşaatları.
Bunlar sanki bu işler Türkiyede değil veliaht selmanın ülkesinde oluyor
En az 50 bin yeni evin son 10-15 yılda inşa edildiği Ataşehir’in ortasında bırakılan dev metro çukuru da cabası.
Sanki çok yol varmış gibi bir de ana caddeyi kapattılar.
Şükrü bey kapasite on kat artışa rağmen biz hala tıka basa neden yolculuk yapıyoruz. Mehmet bey biraz iddialı konuşuyor ama söylenenler yanlış değil. İstanbul'a 30 senedir gidip geliyorum, beş sene önce temelli bir dönüş yaptım. Şu an ki İstanbul 30 sene boyunca tanıdığım en kotu hali, hiç abartmiyorum. Sen herhalde İstanbul'da yasamiyorsun veya iş ve evin beş dakikalık bir mesafe. İstanbul'dan artik taşınıyorum, trafikten ulaşımdan o kadar bıktık
Şükrü bey kapasite on kat artışa rağmen biz hala tıka basa neden yolculuk yapıyoruz. Mehmet bey biraz iddialı konuşuyor ama söylenenler yanlış değil. ..... Sen herhalde İstanbul'da yasamiyorsun veya iş ve evin beş dakikalık bir mesafe.
Bunu yazan arkadaş da haklı olarak şimdiye kadar tartışılanlarda dikkate alınmayan bir duruma değinmiş!... Tamam İstanbul'un nüfusu 2 kat arttı, hesapta raylı sistem kilometresi, kapasitesi 5-6 kat arttı bir tarihe göre. İyi de bu şehirde yaşayanların günlük ulaşım ihtiyaçları ve ev-işyeri arasındaki ulaşım mesafeleri ne kadardır? Tabi ki ölçülmesi mümkün bir değer değil ama işin orası da bir etken; özellikle belli saatlerde yapılmak zorunda kalınan o "tıka basa yolculukların" önemli bir nedeni. Büyük işyerleri personeline "servis koyuyor" ama herşey onunla bitmiyor. Benim danışmanlığını yaptığım ve "üretici" konumunda olan firmada sadece 35-40 arası insan çalışıyor. İşyeri, Çağlayan denebilir; 15 yıl önce de taşınmadan Mecidiyeköy'de idiler. Burada çalışanların bazıları gerçekten eski olanlar (hani Japonların "firmaya girdi, tabutuyla da emekli oldu!" denilen türden. Bunlar arasında Anadolu yakasında taa Kartal'ın ötesinde yaşayanlar var. Maddiyat yetmediği için (işveren makul maaşlar verdiği halde...) işlerine daha yakınca yerllerden daha ötelere taşınmışlar. İstanbul'da bunların örnekleri yüzbinlerce...
En son mafakyanc tarafından Sal 04 Arl 2018, 20:58 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Siz böyle körü körüne savundukça, Sözen gibi kasaba belediye başkanı bile olamayacak birisinin dönemini hatırlatıp durdukça, olması gerektiği kadar iyiye gidemiyoruz. Daha iyisini hep birlikte talep edebilmemiz için sizin de biraz eleştirel olmanız gerekir.
Ben kimseyi körü körüne desteklemem.
Ben birini destekliyorsam ülkeye iyi ve güzel şeyler yaptıkları içindir.
2002 yılında bu partiye oy bile vermedim ama sonra yaptıklarıyla gönlümü çaldılar.
Ha ayrıca bunlardan bu işleri daha iyi yapacak biri olsa sizlerden en önce ben oy verir burada da bolca reklamını yapmaktan da çekinmem ayrıca.
Ben işte böyle bir seçmenim.
Ayrıca pire için yorganda yakmam bazıları gibi...
yıllar önce rüyamda görsem inanmayacağım metro hatları inşa ediliyor şuan,yarım kalanlarda eninde sonunda bitecek bundan hiçte şüphem yok.
Mesela iyonya trolü devamlı yapılan işleri karalama çabasında ama mesela haliç metro köprüsünü kimler niye geciktirdi sudan bahanelerle onu neden anlatmaz mesela, bu yüzden taksim metrosu yıllarca yenikapı gibi transfer merkezine bağlanamadı.
Bunu engelleyeceğiz yaptırmayız diyen zihniyet mi, İstanbula metro yapacak, komik.
CHP zihniyeti haliç metro geçiş köprüsü yapılmasın diye elinden geleni ardına koymadı, o meşhur odaları da arkasına alarak herkese iftira attılar projeyi çizen mimara bile.
Silueti bahane ettiler, köprü yapıldı İstanbul çok güzel bir siluet daha kazandı.
Gelen yabancı woww diyor.
Ben şimdi sandığa giderken hangisine oy vermeliyim,
Gerekli bir işi sudan bahanelerle engelleyenlerin metro yapabileceğine mi inanıp oy vereyim
Yoksa
Engellemelere rağmen bir şekilde problemi çözüp yabancıyı hayran bırakacak bir eser kazandıranlara mı
Siz söyleyin oyu hangisi daha çok hakediyor.
İnsan bazende elindekinin kıymetini bilmeli.
En son naims1 tarafından Sal 04 Arl 2018, 20:17 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Böyle bir şey demedim. Kapasite nüfustan fazla artmıştır. Bütün kanıtlar ortada. Bu dediğim yanlışsa tartışalım.
Alıntı:
Şükrü bey kapasite on kat artışa rağmen biz hala tıka basa neden yolculuk yapıyoruz.
Çünkü yolcu hareketliliği kısmen nüfusla bağlantılı olsa da bire bir bağlantılı değil. Ekonomik hareketlilik trafiği çok etkiliyor. Kapasite arttıkça ve eskisi gibi kopuk hatlar yerine birbirine entegre hatlar yapıldığı için toplu taşıma kullanımı da artıyor. Lütfen birkaç mesaj önce paylaştığım kullanım oranlarına bakınız.
Alıntı:
Sen herhalde İstanbul'da yasamiyorsun veya iş ve evin beş dakikalık bir mesafe
Yahu ben trafik yok, metrolar bomboş mu diyorum? İyonyalı konuyu çarpıttıkça aklınız mı kayıyor? Ben kilometre hesabı yanlıştır, hatların kapasitesine, kullanım oranlarına bakmak lazım dedim. Şaka mı yapıyorsunuz? Ayrıca nerede yaşadığımla ne ilgisi var? Bakış açısını tartışıyorum.
Alıntı:
Tamam İstanbul'un nüfusu 2 kat arttı, hesapta raylı sistem kilometresi, kapasitesi 5-6 kat arttı bir tarihe göre. İyi de bu şehirde yaşayanların günlük ulaşım ihtiyaçları ve ev-işyeri arasındaki ulaşım mesafeleri ne kadardır?
Afak Bey yine 12'den vurmuş burada. Yalnız bunlar bilimsel tekniklerle ölçülebilen ve öngörülebilen şeyler. Ve korkarım ki nüfusu şu anda sabitlesek bile yolculuk talebi (hareketlilik) 2-3 yılda bir katlanmaya devam edecek. En basitinden ekonomik büyümeye bakın. Çiçek taşıyan araçları, 2 yerine 3 vardiya taşıma yapan işçi servislerini, turistleri, catering araçlarını düşünün. İş gücüne katılım oranını düşünün. Ekonomi büyüdükçe hareketlilik artar.
Ben anladığım kadarıyla durumu anlatmaya, anlamaya, açıklamaya çalışıyorum kendi çapımda. Lütfen beni siyasi tartışmaya çekmeye çalışmayın. Ne yazdığımı iyi okuduktan sonra o konuda neyi tartışacaksak tartışalım.