Kara gun yaklasti. Allah herkeze sabir versin. Dostlarimizin, kardeslerimizin acisini paylasiyoruz. Bu sanal dunyada yapabilecegimiz tek sey sabir dilemek ve dua edebilmektir.
Gerçi bugün anneler günü ama annem yanımda olduğu için sana yazıyorum.
Hatırlıyor musun yarın tam 1000 gün olacak, hani 17.Ağustos.1999 da o betonların altında ezilerek can verdiğimiz günden bu yana..
O günden beri seni izliyorum baba,ama senin yanlışlarını görünce bu gün sana mektup yazmaya karar verdim.Sakın bana küçüksün deme, burada çok daha çabuk olgunlaşıyor ve büyüyor insan.
Tam 1000 gündür yaşadığın ülkede yani Türkiye’de hukuk mücadelesi vermeye,sesini duyurmaya ,suçluları cezalandırmaya çalışıyorsun.Az çok bir şeyler yaptığını sanıyorsun ama kendini yıpratmaktan başka hiçbir şey yapmıyorsun inan.
Düşünüyorum da sen biraz farklı ve safsın babacığım,
Çünkü, yaşadığın ülkede demokrasi ve hukuk olduğunu sanıyorsun,
Çünkü, yaşadığın ülkede siyasetin ticaret olarak yapıldığını anlamıyorsun,
Çünkü, yaşadığın ülkede hiçbir felakette bir şey değişmediğini görmüyorsun,
Çünkü, yaşadığın ülkede olan hukukunda özgürce yürütülebildiğini düşünüyorsun,
Çünkü, yaşadığın ülkede duyarlı insan sayısının nüfusa oranının %10 olduğunu bilmiyorsun,
Sen böyle düşündükçe ne yapabilirsin ki baba ?
Unutma ki senin ülkende para için her şeyi yapacak insanlar var,
Unutma ki senin ülkende partisini gelecek kaza göre seçenler var,
Unutma ki senin ülkende ailesinin altında kaldığı evleri sıvayıp kiraya verenler var,
Unutma ki senin ülkende kalemini patronunun şerefi (!) için kullanan gazeteciler var,
Lütfen akıllı ol baba,
Senin devletin her zaman haklı,bunu aklından çıkarma ve ona uy.
Uymazsan burada bizlere de karşı gelmiş olursun.
Çünkü bizlerde burada onlar gibi yeni depremler için tüm önlemleri alıyoruz.
Yani cennette yer ayırdık yeni geleceklere, Ama yalnızca hak edenlere.
Kocaeli çok hızlı toparlandı. Demek ki deprem felaketi olmasaydı Kocaeli İlk beşi zorlayacaktı.
O afette ben 7 yaşımdaydım. Deprem bitince uyandım. Gerçekten çok büyük felaketi. Bazılarımız mucizeler gördüğünü söylemiş.(Türkiye geneli) Amerika nın bir oyunu olduğu bile söylentiler arasındaydı.
Aradan kaç yıl geçse bile ölen o kadar vatandaşımızın anısına saygıda bulunmalıyız.
Deprem sabahı yazlığımızdaydık.Aniden uyanmıştım.Televizyonu açayım dedim ama birde ne göreyim altyazıdan geçiyodu Kocaelinde büyük deprem diye adeta şoke olmuştum bir o kadarda üzülmüştüm.Çocukluğumu geçirdiğim yerlerin durumu çok kötüydü.İzmit o zaman tam bir hayalet şehir görünümüne bürünmüştü.Gerçekten çok kötü günlerdi allah bir daha böyle bir acı vermesin.Deprem şehitlerinede allahtan gani gani rahmet diliyorum
Nasıl unutabiliriz ki! ayrıca Atilla Dündar beyin eklediği yazı daki olayların gerçekleştiğine de inanıyorum bu çapta bir felaket başka türlü gerçekleşemez diye düşünüyorum
O gece kendimizi sokağa attığımızda şaşkın vaziyetteydik merkezdeki parka gitmek geldi aklımıza oraya vardığımızda hiç kimse konuşmuyordu adeta insanların dili tutulmuştu ölüm sessizliği vardı insanlar hayalet gibi sadece birbirlerine bakıyor kimse ne yapacağını bilmeden kedisini kuşunu köpeğini dahi kapıp oraya gelmiş ne olup bittiğini anlamaya çalışıyordu sonra bir polis aracı yanaştı kaldırıma polis telsizi açık hemen başına koştuk belki bir haber alabiliriz neler olduğundan bu arada ben depremin sadece İzmit te olduğunu sanıp eşime 'bu gece annemlerde kalırız yarın eve gireriz! diyordumki telsizden gelen haberle dondum GÖLCÜK,SAKARYA,DEĞİRMENDERE yerle bir oldu haber alınamıyor diye o zaman korkunç bir felaketle karşıkarşıya olduğumuzu anladım çocukları parkta tesadüfen karşılaştığımız kardeşime emanet edip Değirmendere ye yola çıktık hava aydınlanmaya başlamıştı etrafıma baktıkça gözyaşlarımı tutamıyordum manzara korkunçtu evlerin önünde cesetler binadan sarkan yaralı ve ölü insanlar o manzarayı ömür boyu unutmak mümkünmü? Aileden kimseye birşey olmadı biz şanslıydık ama yaşadıklarımız hala her gece korkuyla yatıp bu gece bişey olmasa bari diye dua ediyorum!
Hala bu şehir depremden izler taşırken ve hala E5 karayolu üzerinde birbirine yaslanmış çarpılmış binalar varken(bunlardan biride hala işyerim) unutabilirmiyiz İzmit de çoğu binanın sakat olduğunu düşünüyorum aynı şiddette olacak yeni bir depremde yine aynı felaketler yaşanacak tamir edilen binalarda oturuyoruz 1999 da yıkılmayıp hasar görenler bir sonrakinde yıkılacak bu kaçınılmaz İnşallah bir daha yaşamayız demek çok iyimser bir yaklaşım yine yaşanacak Marmara Denizinin içi fay dolu elbet harekete geçecek bir gün,burada pek çok yeni yerleşim bölgesi yapıldı ancak bütün şehri taşıyamazsınız ki şehir merkezindeki binalar tehlikede nasıl bir önlem alınacak bilmiyorum ama o korkuyla hergün yaşıyorum,hadi sağlam evlere geçtik diyelim ya işyerlerimiz resmi daireler okullar ne kadar sağlam?nerede yakalanacağımız belli değilki depremden sonra yapılan onarım ve tamirin kontrollu olduğunu sanmıyorum şimdi bu binalar çok daha riskli üstelik ünüversite olan bir şehirde binasına güvenmeyen ev sahipleri bu daireleri öğrencilere kiraya verdiler ve durumu iyi olan bu insanlar dışarıda site içinde müstakil evlerde oturuyorlar ama ya kiraya verdikleri evler ne kadar sağlam hiç bir denetleme yok! uzmanlar yeni depremin yakın olduğunu söylerken yetkililer sokak sokak bu binaları denetleyip güvenli bulmadıklarını tespit etmeli, onlarda oturanlar can taşımıyormu örneğin benim oturduğum semtte bir bina depremden sonra ağır hasarlı raporu almış(görünüşte hiç bir şeyi yok)ama daha sonra onarılmış ve insanlar hala içinde oturuyorlar ayrıca işin içinde çaresizlikte var tabii tüm birikimiyle almış olduğu daireden başka gidecek yeri yoksa yeni bir yere geçecek imkanı yoksa ölümü bile göze alıyor.
Aradan tam 8 yıl geçti acilar yüregimizde hale taze..
Kocaeli Büyüksehir Belediyesi'nin deprem gecesi önemli ve anlamli programi
Alıntı:
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi 17 Ağustos depreminin yıldönümünde geniş ve son derece anlamlı bir program hazırladı. Klasik anma programlarının ötesine taşınan etkinlikler çerçevesinde bir yandan yitirdiklerimizi anarken diğer yandan da bilimin ışığında Büyükşehir Belediyesi´nin yaptığı çalışmalar masaya yatırılacak.
SİSMOLOJİ MERKEZİ AÇILACAK
Büyükşehir Belediyesi depremin yıldönümünde ilk olarak bugün (16 Ağustos) Deprem Sismoloji Merkezi´nin açılışını gerçekleştirecek. Belsa Plaza B Blok kat 5´de faaliyet gösterecek olan merkezin açılışı 12.00´de yapılacak. Büyükşehir Belediyesi aynı gün �17 Ağustos 1999 Depreminin Psikolojik Etkileri ve Depremden Alınan Dersler� konulu bir panel düzenleyecek.
PANEL DÜZENLENECEK
Dolphin Kültür Merkezi´nde 14.00´de başlayacak olan panelin açış konuşmasını Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu yapacak. Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Başkanı Prf. Dr. Tamer Aker depremin psikolojik etkilerini ve insanın ruhsal yapısındaki etkilerini, Yrd. Doç. Dr. Işık Karakaya ise depremin çocuklar üzerindeki psikolojik tahribatını anlatacak. Kocaeli Üniversitesi Yer ve Uzay Bilimleri Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Doktor Şerif Barış, İnşaat Mühendisliği Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Kemal Beyan, deprem gerçeği ile alınması gereken önlemler hakkında bilgi verecek.
BÜYÜKŞEHİRİ FUARDA DA PROGRAM DÜZENLİYOR
17 Ağustos deprem felaketinde yaşamlarını yitiren binlerce vatandaşımız ise fuarda düzenlenecek törenle anılacak. Fuar özel programı güneş sahnesinde yapılacak. 21:00 de başlayacak programa Dr. Senai Demirci sunumu ve konuşmaları ile katılırken Dursun Ali Erzincanlı da seslendireceği şiirlerle geceye anlam katacak.
DÜNYA KURAN OKUMA BİRİNCİLERİ FUARDA
Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin Fuar güneş sahnesinde 16 Ağustos 2007 saat 21:00 başlayacak programına ayrıca Kuran okuma dünya şampiyonu Mısır´lı hafızlar Memduh Cüde Saad, Muhammet Saad Tavsi de katılacak. Programa18 kişilik galata semazenleri de bir gösteri sunacak.
RESİM SERGİSİDE VAR
Büyükşehir Belediyesi deprem özel programı kapsamında bir de resim sergisi düzenledi. Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı ve A4 Sanat Akademisi iş birliği ile organize edilen resim sergisi Sabri Yalım Parkı- Belsa Plaza önünde gerçekleşecek. Depremde yaşananları sanat aracılığıyla kent belleğine aktaracak olan sergi yarın saat 18:00 de açılacak. Sergi 17-24 Ağustos tarihleri arasında açık kalacak.
PROGRAMIN SON AYAĞI ANITPARK
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi deprem özel program İzmit Anıtpark´ ta gerçekleşecek programla son bulacak. 21:00 de başlayacak program Kocaeli İl Müftülüğü ile ortaklaşa hazırlandı. Deprem şehitleri gecede Kocaeli İl Müftülüğü imam hatiplerinin okuyacağı kuran ve ilahilerle anılacak.
Sevgili öğretmenim, bir 23 Nisan gösterisine geç kaldığım için attığın tokatın acısını unuttum bundan 8 yıl önce. O gün ise içime bir acı oturdu ve şimdi ise içim acıyor yanağımdan çok. Hiç inanmadım bütün aile göçüp gidişinize, onca emek harcadığınız, içine girmek için can attığınız evinizin altında kalışınıza. Nur içinde yatın dördünüz de. Mekanınız cennet olsun inşallah...
432 Asuman ALTUN
Sevgili Önder abim, güzel insan; hep inanır ve derdin ki mutlak bir kader vardır ve bu yaşanır. Sen tüm ertelemenle bu kaderi yaşıyormuşsun. Bunu o hayatımıza yıkıntılar, kayıplar ekleyen günden 8 sene sonra yazıyorum bak. Adapazarı'na gelişin ve bütün inadına rağmen o yıkılası günden 1 hafta önce Adana'da yaşayan eşini çocuklarını getirip yanına, evini değiştirmen. Bunların hiçbiri tesadüf değilmiş. Küçük oğlun Apo ve senin gidişinin üzerinden tam 8 yıl geçti. Mekanınız cennet olsun sevgili abim. Toprağınız bol olsun...
Deli kız derdin ya bana, pek bişey değişmedi. Hala deliyim...
Hasan ustam, nasıl da yalvarmıştık gitme diye sana... Meğer randevun fazlasıyla mühimmiş. Ne kadar çok aradık seni bilemezsin elimizde resmin bütün çadırlara, yardım kuyruklarına, hastanelere, caddelere baktık bütün dostların, arkadaşların, ailen tek tek aradık seni. Hala yaşayıp yaşamadığını bilmiyoruz. Tam 8 yıl oldu. Sen farkındamısın ya da farkında olmadığımız bir yerde yatıyormusun bilmiyorum. Eğer bu mutlak sonla şereflendirildiysen nur içinde yatıyorsundur inşallah. Ya da yaşıyorsan kimbilir...
Bıcırık Asuman...
Aslında yazabilecek okadar az şey varki, bunca yutkunmanın arasında çıkabilecek birkaç kelime ile ne anlatılabilir bilmiyorum. Yarın tam 8 yıl olacak dün gibi hatırladığım sallanışın arasında kalışımızı. Ne olduğunu bile hiç anlamadığımız o büyük sarsıntıyı radyo spikerlerinin deprem sözüyle idrak etmiştik dakikalar sonra. Şimdi 8 yıl sonra söyleyebileceğim tek şey Allah kimseye tekrar yaşatmasın inşallah. Kaybettiklerimize rahmet, kalnlara ise sabırlar diliyorum...
Sakarya'nın depremden sonra iki ayrı şehre ayrıldığını öğrendim Sakarya'lı arkadaşımdan. Depreme dayanıklı yeni konutların sağlam zemine yapıldığı ''yeni Sakarya'' ve yıkık binaların bir kısmının enkazının hala kaldırılmadığı ''eski Sakarya''.
Deprem günü biz Çiftlikköy'de yazlıktaydık. Ertesi gün İstanbul'a dönmeyi planlıyorduk. Daha o akşam bütün Çiftlikköy'ü gezmiştik. Ama o gece hepimiz için bir daha hayat boyu unutamayacağımız bir gece oldu. Kaldığımız evin bir kısmı yıkıldı. Allah'a şükürki biz evden sağlam çıktık. Ama herkes bizim kadar şanslı değildi. O anı, o acıları, insanların hallerini gerçekten canlı canlı yaşadım. Hala gözlerimin önünde ve değil 8 sene kaç yıl geçerse geçsin unutamam o acı günü. Zaten psikolojik olarakta ailemde ve bende hala maraz bırakmış bir acıdır. İnsanlarımızda ne olur unutmasın o günü. Ateş düştüğü yeri yakar ama o deprem hepimizin yüreğine ateş düşürmüştür herhalde. Bu sebeple unutmayalım. Yüreğinde vicdan, hak, hukuk olmayan insanların yaptığı binalar çok can aldı. Ama umut ediyorum inşallah bir daha böyle bir acı yaşanmaz.