Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1

Bombalar nasıl azaldı ya da sustu?
Başkanlık sistemini istemeyen iç ya da dış etkenler bombaları patlatıyordu. 25.9%  25.9%  [7]
Başkanlık sistemini isteyen iç ya da dış etkenler bombaları patlatıyordu. 63.0%  63.0%  [17]
Başbakanlık sistem ile ilgisi olduğunu düşünmüyorum,o sadece tesadüf, nedenlerini konuda belirteceğim. 11.1%  11.1%  [3]
Toplam Oy : 27

eseslee84
1 yıl önce - Cum 13 Ekm 2017, 09:29
Başkanlık Sistemi Geldikten Sonra Ne Değişti




Cemal Özen
1 yıl önce - Cum 13 Ekm 2017, 09:42



eseslee84
1 yıl önce - Cum 13 Ekm 2017, 10:49



kenan429

1 yıl önce - Cum 13 Ekm 2017, 10:58

Alıntı:
Evet çıktı ve bombalar sustu,

Hayır çıksaydı, bombalar daha mı şiddetli olacaktı?



Abd de yönetimin değişmesi ve Trde de polis-asker-istihbarat üçgeninde yapılan Fetö temizliği bombaların susmasını sağladı. Trump siyaset ve ekonomi üzerinden oynuyor ama belli ki terörle istediğini alamayacağını biliyor. Süleyman Soyluyla beraber iç güvenlikte ciddi bir kalite artışı da olduğu ortada

Bombaların patlamasının referandumla zerre kadar alakası yok. Terörü yönlendiren ülkelerin politikası ve senin buna izin verip vermemenle alakalı.


Cemoli D18
1 yıl önce - Cum 13 Ekm 2017, 11:00



Misafir de1

1 yıl önce - Cum 13 Ekm 2017, 11:07



eseslee84
1 yıl önce - Cum 13 Ekm 2017, 11:13

Alıntı:
Abd de yönetimin değişmesi ve Trde de polis-asker-istihbarat üçgeninde yapılan Fetö temizliği bombaların susmasını sağladı. Trump siyaset ve ekonomi üzerinden oynuyor ama belli ki terörle istediğini alamayacağını biliyor. Süleyman Soyluyla beraber iç güvenlikte ciddi bir kalite artışı da olduğu ortada

Bombaların patlamasının referandumla zerre kadar alakası yok. Terörü yönlendiren ülkelerin politikası ve senin buna izin verip vermemenle alakalı.


Ankete 9 kişi yanıt vermiş, Başbakanlık sistem ile ilgisi olduğunu düşünmüyorum,o sadece tesadüf, nedenlerini konuda belirteceğim. Buna sadece ben yanıt vermiştim halbuki





ads 1940
1 yıl önce - Cum 13 Ekm 2017, 13:28

Alıntı:
Başkanlık Sistemi Geldikten Sonra Ne Değişti

Başkanlık sistemini istemeyen iç ya da dış etkenler bombaları patlatıyordu.
Başkanlık sistemini isteyen iç ya da dış etkenler bombaları patlatıyordu.
Başbakanlık sistem ile ilgisi olduğunu düşünmüyorum,o sadece tesadüf, nedenlerini konuda


Pek bişey değişmedi hem o nasıl anket öyle ?

Ne değişti ise başkanlıktan önce değişti özellikle 7 Haziran'da HDP'nin %13 oy alıp barajı aşması Türkiye'de bazı şeyleri değiştirdi.

HDP barajı aşmadan önce iktidar ve birileri arasında çözüm süreci vardı Habur denen yerde birileri kırmızı halılarla karşılanıyor megri megriler gırla gidiyordu beyefendiler rahatsız oluyor diye içinde ''Ne Mutlu Türküm diyene'' cümlesi geçen şeyler yasaklanıyordu birileri örgütü simgeleyen çaput parçalarıyla kışlalar önünden resmi geçit yaparken onlar tahrik olmasınlar diye Türk bayrakları asker tarafından içeri alınıyordu ve yine birileri silah stoklayıp yol kesiyordu hatta valilere verilen talimatlar gereği teröristlere operasyon yapılmıyordu belki kendilerine çeki düzen verirler silah stoklamazlar mayın döşemezler akıllı uslu adam olurlar gerekçesiyle!

Sonra 7 Haziran seçim sürecine girildi Demirtaş CB seçiminde yaklaşık %10 oy almış olarak seçimlere parti halinde girmeye karar verdi bunu kimse beklemiyordu ve meclisteki tarihe damga vuran kısa konuşmasında şunu söylüyordu '' Sayın Recep Tayyip Erdoğan HDP varolduğu sürece, HDPliler bu topraklarda nefes aldığı müddetçe sen başkan olamayacaksın! Sayın Recep Tayyip Erdoğan seni başkan yaptırmayacağız, seni başkan yaptırmayacağız, seni başkan yaptırmayacağız!!!

Seçim kampanyası boyunca tarafsız kalması gereken ama onu yapmayan başkanlık isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan miting meydanlarına inmiş oy istiyordu esas oy istemesi gereken Konyalı Başbakan Davutoğlu ise kukla konumundaydı Erdoğan başkanlık diye tuttutuyordu 400 vekil verin diyordu hoş gerçi Erdoğan Başkan olunca Davutoğluna gerek kalmayacaktı birde AKP'lilerin bir kısmı da dahil olmak üzere halkın büyük bir kesimi Bakanlık Sistemine gelmesini istemiyordu Demirtaş ise Davutoğlu ile dalga geçercesine bize oy ver hem sen kazan hem biz kazanalım diyordu.

Seçimler yapıldı ve Demirtaş'ın partisi başkanlık karşıtlarının da desteği ile rekor oy toplayıp %13.1 ile barajı aşıyor AKP'nin 13 yıllık tek başına iktidarlığını yerle bir ediyordu bu AKP'nin 13 yıllık namağlupluk sürecinde almış olduğu ilk yenilgi idi AKP artık tek başına iktidarlığını kaybetmişti.

Hiçbir parti tek başına gereken çoğunluğu alamayınca gözler koalisyona çevrilecekken muhalif görünümlü olup aslında iktidarın en büyük destekcisi olan Devlet Bahçeli koalisyonda yokum dedi.

80 vekile sahip Devlet Bahçeli'nin bakanlıklar ve devlet kadroları alacak olmasına rağmen koalisyonu kabul etmemesinin altında yatan en büyük neden ise iki partinin kazandığı toplam vekil sayısının 338 olması yani bu sayı ülkeyi Başkanlık için referanduma götürebilirdi ama MHP içinde çok sayıda muhalif vekil vardı keza AKP içinde de yani meclisteki olası Başkanlık oylamasında 330'un aşılması imkansız gibiydi sonra 45 günlük sürece geçildi bir önceki maçta iktidar kalesine son dakika golünü atan Demirtaş uzatma devrelerinde muhaliflere alda at dercesine gol pası vermiş siz hükümeti kurun ben dışardan destekleyeyim bunları yargılatalım diyordu Bahçeli ise Demirtaşın al da at dercesine verdiği bu pası karşı kaledeki kaleci Davutoğluna teslim ediyordu 45 günlük süreç bu şekilde eritiliyordu ve süreç bitmiş seçim kararı alınmıştı.

1 Kasım Seçim sürecine girilirken Erdoğan başkanlıktan bahsetmedi dümenin başına Davutoğlu geçti ülkede peş peşe bombalar patlamaya başladı ve çözüm süreci rafa kaldırıldı asker ise operasyonlara başladı bu çözüm sürecinde milliyetçi oyları çekip oylarını yükselten MHP ve barış ortamında oylarını arttıran HDP için olumsuz bir gelişmeydi, zaten bana kalırsa ülkenin 1 Kasım seçimlerine gitmesinin temel amacı başkanlık sisteminin getirilmek istenmesiydi bu nedenle 338 yeterli görülmeyip Bahçelinin tavrıyla seçime gidildi.

Yeniden yapılan seçimlerde bu sefer baraj altı olurlar denilen HDP bi kez daha kendinden beklenilmeyeni yapıp %11 oyla yine barajı aşıverdi bu sefer vekil sayısı baya azalmıştı ama vekil toplamında MHP'yi geçerek ülkenin 3. partisi olmayı başarmışlardı AKP ise Davutoğlunun üstün gayretleriyle %49 oyla yeniden tek başına iktidardaydı ama vekil sayısı ne başkanlığa nede başkanlığı referanduma götürmeye yetiyordu seçimin kazananı ise Ahmet Davutoğluydu.

7 haziranda toplamda 338 olan AKP+MHP vekil sayısı bir hayli artmış ve 1 Kasımda toplam sayı tam 357'ye yükselmişti bu oldukça iyi bi rakamdı üstelik MHP içindeki muhalif vekil sayısı bir elin parmakları kadardı ve AKP ise başkanlık için son derece sağlam vekillerle meclisteydi oylama yapılır ise 330'un aşılıp Başkanlığın halk oyuna sunulması hemen hemen kesin gibi bişeydi.

357 vekil sayısı bulunduktan sonra artık başkanlık sürecine gidilmesi gerekiyordu fakat MHP denen partide rüzgarı arkasına alan Meral Akşener diye biri vardı bu kadın partinin başına geçmek istiyordu 15'inden sonra işler değişecek diyordu o kadın! eğer parti ona kalırsa liderin sözünden çıkmayan MHP mecliste olası Başkanlık oylamasında Hayır oyu verebilir ve Başkanlık kaf dağının ardında kalabilirdi bu kadın mutlaka ama mutlaka engellenmeliydi bu kadının MHPnin başına geçmesi hem Bahçeliyi hem AKPyi bitirmesi demekti iktidar elindeki gücü yani gücün hukukunu kullanarak bu partinin kongresini engelledi Bahçeli koltuğunda kaldı ve iktidar derin bi nefes aldı.

Başkanlığa gidilmeden önce seçimin galibi olan Ahmet Davutoğlu Başkanlıktan alınarak yerine Binali Yıldırım getirilmişti aradan kısa bi zaman geçti 15 Temmuz darbe girişimi oldu ve bu girişim başarısız kaldı Cumhurbaşkanının buna yorumu ise ''Allahın bir Lüftü! olmuştu sonra Yenikapı denen ruh ortaya çıktı MHP ve AKP el ele kol kola olmuşlardı CHP ise göstermelik olarak bunların yanında dururken HDP ise bildiğiniz gibiydi.

15 Temmuzun ardından OHAL ilan edilip hukuk askıya alınıp tutuklamalar başladı ordu ve hukuk dahil güç artık tamamen AKP'deydi muhalif medya sustu yada susturuldu onun yorumunu size bırakıyorum muhalif gazeteciler de tutuklandı sonra az bi zaman geçti iktidarın en büyük iyilik meleği muhalif! görünümlü Devlet Bahçeli ise ağzındaki baklayı çıkartıverdi başkanlık sistemine ilişkin “Türkiye'de fiili bir durum vardır ve bu çözülmelidir'' yani adam iktidara yeşil ışık yakmış gelin bunu görüşelim ve meclisten geçirtelim diyordu fiili durumun hukuki duruma dönüşmesini istiyordu üstelik bunu dillendiren Erdoğan değil iyilik perisi Bahçeli idi!

Sonra CHP desteği ile dokunulmazlıklar kaldırılmıştı ki bu bana göre CHP'nin bir hatasıydı başkanlık için sıra son bir iki şeye gelmişti gerek 7 Haziran gerekse de 1 Kasımda nöbetçi golcü Semih Şentürk misali iktidar kalesine gol atan Demirtaş'ın gerek meclisteki oylama gerek referandum sürecinde hatta ülke tekrar seçime gidecekse o süreçte ortalıkta olmaması lazımdı Demirtaş yüzünden sütten ağzı yanan iktidar yoğurdu üfleyerek yemek zorundaydı onu da içeri tıkıverdiler nöbetçi golcü artık cezalıydı ve sonraki maçta sahada olamayacaktı bu iktidar için yeni kaleci Binali Yıldırım için çok ama çok büyük bir avantajdı.

Mecliste oylama yapıldı gizli olacak olan oylama açık yapılarak 330 aşılmıştı başkanlık halka sunulacaktı ama şu bir gerçekti eğer HDP 1 Kasım seçimlerinde AKP&MHP cephesinden sadece 10 vekil daha kazanmış olsaydı sayı yetmeyecek ve ülke Bakanlık referandumuna gidemeyecekti.

Referandum devletin tüm olanakları tüm kanalları tüm imkanları iktidara EVET kampanyasına hizmet edecek şekilde yapıldı hatta Hayırcıları hain ilan edenler bile vardı.

Havaalanlarına barzanigillerin bayraklarının çekildiği ortamda yapılan referandumda nöbetçi golcü Demirtaş'tan yoksun muhalifler mühürsüz oylar bi yana referandumu kaybediyordu zira başkanlığı getiren oy artışı doğu ve güneydoğu illerinden gelmiş batıda da Kürtlerin yoğun olarak yaşadıkları yerlerden EVET'e oy çıkmıştı çobansız sürü dağılmış başsız kalan HDPlilerin bir kısmının EVET'e oy vermesiyle ülkeye başkanlık gelmiş atı alan Üsküdarı geçmiş seçim gecesi EVET kıl payı kazanana kadar ecel terleri dökenler Hüdapar'a bile teşekkür etmişti.

En sonunda soruyu cevaplayalım :Başkanlık Sistemi Geldikten Sonra Ne Değişti?

Cevap: Değişenler zaten başkanlık gelmeden önce adım adım değişti yada değiştirildi eğer o değişiklikler gerçekleşmeseydi zaten başkanlık gelmeyeceği gibi böyle bi başlık da açılamayacaktı özellikle Osmaniyeli Başkanlık gelmeden önce biri öyle bi değişti ki zaten bu Başkanlık Sistemi iktidardan ziyade onun değişiminin eseridir.!!


ibn haldun10
1 yıl önce - Cum 13 Ekm 2017, 13:35



Misafir 6d8

1 yıl önce - Cum 13 Ekm 2017, 13:51



sayfa 1
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET