1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 14  |
 |
Cenkcan
5 yıl önce - Sal 03 Ekm 2017, 23:35
@Nihat Joseph
1) Daha sonra İsrail'in başına gelenleri biliyorum. Yazdıkta, önce Babilliler sonrada Romalılar tarafından iki kez işgale uğradılar, iki kez toplu kıyıma uğradılar ve iki kez Süleyman Tapınağı yıkıldı. Ancak bu kronolojik olarak daha sonra yaşananlar.
Ancak bu sonucu değiştirmiyor, yani bir zamanlar diğer ümmetlerden ve diğer kavimlerden/etnik gruplardan üstün sayılmış olmaları gerçeği değişmiyor. Dini yaymakla görevli ve salih olmaları elbette bekleniyordu bu farklı mesele.
Ayrıca kronolojiyi takip edersek, Musa ve Harun peygamberler zamanında, yani üstün sayıldıkları dönemde ve dünyevi şartlarda seçilmişken çoğu iman etmemişti. Seçilmiş kavimden olmaları onları ahirette kurtarmayacak orası ayrı.
2) Günümüz Eşkenaz Yahudileri kuzey Avrupa ve Rusya'da yaşamış olanlar. Genetik testler yapılıyor artık onlar genetik olarak yarı Orta doğu yerlisi ve kısmen kuzey Avrupalılar. Eşkenazlarda İsrailoğlu kanı vardır.
Ayrıca Sefarad Yahudileride bugünkü İsrail nüfusunun az çok yarısına yakın bir kısmını oluşturuyor.
@Mustafabey
Sen Arapça biliyormusun? Biz bilmesek ne olacak, mesele ayetleri anlamak. Bahsi geçen İsrailoğlu ve Al-i İmran ayetleri muallak değilki din alimlerinin veya ilahiyatçıların fikirlerine başvurulsun.
Kuran ayetleri var ve anlamları açık ortada.
Senelerce ilahiyat okuyanlar niçin okuyor diye soruyorsun, onlar hadis uzmanı oluyor, fıkıh öğreniyor, imam nasıl olunur ve o duaları öğreniyorlar vs.
Bu konu ve bahsi geçen ayetler üzerinde düşünüp sonuç çıkarmak için ilahiyat fakültesi uzmanı olmaya gerek yok.
|
 |
Ertuğrul MERTEL
5 yıl önce - Çrş 04 Ekm 2017, 09:34
| Alıntı: |
| Alıntı: |
Fakat EKOL olarak Çok eski olduklarından ve Birbirlerine Çok tutkun bir toplum olduklarından Başarıları Yüksek oluyor ve Asla tam bozguna uğratılamamış veya ALLAH Tam bozguna uğramalarını istememiş .
İçlerindeki Salihler yüzünden KAMİLEN yok edilmemişler |
Ertuğrul bey yok edilmemelerinin sebebi iyi olmalarından değil mühlet verilmiş olduklarından dolayıdır.
yapacak kötülükleri var o yüzden fırsat verilmişler.onlar deccalinde yardımcıları olacak.
boşuna onlara hayran olmayın yazık edersiniz. |
mühlet verilmiş olduklarından dolayıdır. Kısmında haklısınız .
Amma bu Mühlet ne zaman biter vs. Endeksler nelerdir bilmek gerekmez mi .
Bilinmezlik ile mi dolu bu iş .
Mühletin ne kadar zamanı kapsadığı ve Neyin Emareleri bunun Tevbe kapısının kapanma sebebi olduğu vs. bir sürü kriter için Kuran'da Onlara cevap veren ayet var ve bize de Bu Söyleniyor .
Onlara Hayran olduğumu nereden çıkardınız Göktegin .
Allah için bir İbare gösterir misiniz .
Yoksa Bunları Allah'tan başkası yükseltmiş olamaz mı diyorum acaba ?
NİHAT JOSEPH İLKAYA'da katılmadığım bir Gerçek .
İsra suresinde Sizi 2.defa Yükselteceğiz ve MAL ve evlatlara destekleyeceğiz ve KIYAMETE YAKIN HEPİNİZİ BİR ARAYA TOPLAYACAĞIZ Denmesi vs. bilgilerine bakarak .
İSRAİLOĞULLARININ Müslüman ARAPLAR İÇİNDE ERİMEDİĞİ , Kuran'a Göre Bağırıyor Joseph Nihat İlkay .
Sahadaki Durum da Ortada
|
 |
Ertuğrul MERTEL
5 yıl önce - Çrş 04 Ekm 2017, 09:54
Olumsuz Özellikleri meselesinde Sayılan KELİMELERİN YERLERİNİ DEĞİŞTİRİRLER .
En Olumsuz Özelliklerinden bir Tanesi .
Çünkü AYET ile Kastedilen manayı bozmak demek ve Farklı bir anlam üretmek demek bu .
Resmen B Senaryosu çiziyorlar Senaryo ellerinde iken .
Allah Kainatı ilmi ile kuşatmış ve Musa A.S'a Furkanı da vermişse (Ki Kuran 'ın ismi Furkandır) Onların eline Geçmesini siteyerek (Dakika bir VAR edilirken anne karnında Kıskançlık İlletine maruz edilemleri ve bunun da Kıyamete kadar süreeği bilgisi de mevcut haklarında) .
Bu MİLLET Son düzlükte NEDEN YÜKSELTİLİR .
Allahın İşine karışılmaz .
Vardır bir bildiği Muhakkak HAYR yönünden Kullarına Vermek istediği vs. de diyebiliriz ve ben bunu diyenlerdenim .
Amma Hikmetini anlarsam Doğru yerde dururum , yanlış yerde olmam İnşaallah diye TEFEKKÜR ediyoruz ve O yükseltmenin BU (Son 200 -300 Yıllık YÜKSELTME ) Olduğu da aşikar .
İSA A.S devrinde Beyti Makdisi yıktıkları için ayetin Geçmişe Dönük olduğu Savında Olanlar Tamamen yanılıyorlar .
O devirde Kendileri yükseltilmemiş Bİlakis ROMA'ya Biat etmişlerdi .
Bu devirde ise yükseltilmişler ve Kuran ayeti açık Ehli KİTAP hakkında .
Eğer ayetlerimize İnanırsanız SİZİ YERİN ALTINDAN VE ÜSTÜNDEN NASİPLENDİRİRİZ .
Kamilen diyemem ama EHLİ KİTABIN İSLAMIN KİTABINA İNANDIĞI AÇIK .
Ayetler ve SAHA Bana bunu söylüyor Son 300-400 senedir .
Amma Son Olay (2003 sonrası ) 2.Fesadları .
Doğru Hamle değil .
Bunun sonunda da Beyti Makdisi yapacaklar ve Oraya girilecek .
Amma ALLAH o Beytin YIKILMASINI MURAD ETMEMİŞ bu sefer .
ÇÜNKÜ İSRA 8. 'de .
UMULUR Kİ RABBİNİZ SİZE MERHAMET EDER deniyor .
Kudüse Müslümanlar Kesinlikle Girecekler .
Fakat O Beytin yıkılacağını Sanmıyorum ve En sonunda KURBAN KESME YERİNİZ BEYTİ ATİK'tir diyor Kuran'da .
Beyti ATİK Kabe olamaz . Zaten O bölgede Kesiliyordu HAC esnasında EMR olarak Kurbanlar .
Herşey Bana MEscidi İnşa edecekler ama sonunda da ZOPA'yı yiyeceklerse de O Mescid Yıkılmayacak ve Toplanma Bölgesi HAŞR Zamanı KUDÜS olacak Hadisini Hatırlıyorum .
MEdine HARAP Kudüsü Mamur düzleminde Biz Kimseyi ŞAKŞAKLAMIYORUZ .
Biz Müslüman Bakışı ile İnşaallah ALLAH neyi Murad etti ve İşler nasıl gidecek endeksinde Kuran'daki Olayların anlatımından bir sonuç çıkartmaya bakıyoruz .
İsra 9 . Der ki :
İşte bu Kitap Size dosdoğru Herşeyin ÖZÜNÜ ve Gerçeğini anlatır ve Kendisine uyup SALİH AMEL üreten ve Allahı anıp Ondan korkanlara RAHMETİNİ SUNAR .
Amenna ve Saddakna .
Allah Hakkı ile bilendir .
Ben Bana Lazım olanı bileyim ve O bilgi ile yapmam gerekni yapayım İnşallah .
Doğrusu budur.
|
 |
mahmut11
5 yıl önce - Çrş 04 Ekm 2017, 12:56
| Alıntı: |
Bu başlığın amacı bilgilendirme ve öğretmeye öğrenmeye faydası olabilirdi o amaçla yazdım ama anlamamakta israr ediyorsunuz |
Bu başlığın amacı bilgilendirme değil ki.
Irkçılığın İslam'da var olduğunu kanıtlama çabası.
Tabii nafile çabalar..
|
 |
Cenkcan
5 yıl önce - Çrş 04 Ekm 2017, 13:14
@Mahmut
İslam'da ırkçılık yoktur.
Aşağı ırk yoktur ve herkes Adem soyundandır.
Ancak bazı soylar bazı diğerlerinden üstün tutulmuştur, bunu da belirten Kuran'dır.
Ali İmran ailesi veya azgınlıktan önce İsrailoğlu kavmi bunlara örnektir.
İspatlamaya çalışma çabası yok. Ayetler muallak olsa tefsire başvurabilirdin, ayetlerin anlamı açık burada.
|
 |
Mustafabey 01
5 yıl önce - Çrş 04 Ekm 2017, 13:41
Cenkcan bey.
Ben Arapça biliyorum okuyorum ve konuşuyorum buna rağmen kendimi Kur'an ı Kerim i okuyup anlayacak kadar yeterli görmüyorum,Arapçadaki harfler değişiktir bunu herkesin söylemeside boğazdan çıkarması kolay değildir.Siz sadece Kur'an ı Kerim de geçen israilogulları ile ilgili bir ço Ayet varken bir Ayeti sahipleniyorsunuz ve doğruyu bulamıyorsunuz.Her Kur'an ı Kerim Arapça ve Türkçe mealini okuyan doğru anlasaydı bu kadar din adamınada gerek olurmuydu o zaman.?Bence olmazdı herkes herşeyi bilirdi.!
Meal okumanın zararı nedir.?
Meal okumanın zararı, faydasından çok fazladır. Hattâ faydası zararının yanında solda sıfırdır. Merhum Nasreddin Hoca, (Bir damla bal için, bir çeki odun yenmez) diyor. Bir damla bal için, bir çeki odun yiyen ölmez, ama meal okuyup yanlış hüküm çıkaran imanını kaybedebilir. Tevbe etmezse, sonsuz Cehennemde kalır. Sonsuzun yanında milyonların, milyarın kıymeti olmaz.
Kur’an-ı kerimi anlamak, murad-ı ilahiyi anlamak demektir. Günümüzdeki meal anlayışı ise, yazarın, âyet-i kerimeden kendi anladığını bildirmesi demektir. Yani mealle, murad-ı ilahi öğrenilmiş olmaz, aksine o meali yazanın düşüncelerine esir olmuş oluruz. Kur’an mealini yazan yanlış yazmışsa, yazan da, okuyup kabul eden de küfre düşer. Kur'an-ı kerimi yanlış anlamak veya şüphe etmek imanı giderir. Mektubat-ı Rabbânî’deki hadis-i şerifte, (Kur'anı kendi görüşüne göre tefsir eden kâfir olur) buyuruldu. (Deylemî)
İşte bundan dolayı, Hazret-i Ebu Bekir Sıddık, peygamberlerden sonra insanların en üstünü olmasına rağmen, (Kur'an-ı kerimi kendi görüşümle tefsir edersem, beni hangi yer taşır, hangi gök gölgeler?) buyurmuştur. (Şir’a)
Muhammed Hâdimî hazretleri buyuruyor ki: Kur’an-ı kerime kendi görüşüne göre verdiği mânâ doğru olsa bile, meşru yoldan çıkarmadığı için, hata olur. Verdiği mânâ yanlışsa, kâfir olur. (Berîka)
Eğer herkes, Kur’an-ı kerimi doğru olarak anlasaydı, 72 sapık fırka ortaya çıkmaz, herkes doğru itikada sahip olur, Ehl-i sünnet itikadında olurdu. Herkes farklı anladığı ve farklı tercüme ettiği içindir ki, 72 sapık fırka meydana çıkmıştır. (Kur’an-ı kerim sağlam olduğu için, mealleri de sağlamdır) demek çok yanlıştır.
Hâlbuki 72 sapık fırkanın liderleri, âlim olmalarına rağmen, yanlış anlayıp sapıtınca, bizlerin ne hâle düşeceğimiz meydandadır.
Eğer doğru meal yazmak dine hizmet olsaydı, Osmanlı, çok meal yazardı. Hâlbuki Mızraklı İlmihâl gibi kitapları her tarafa yaymıştır. Meal yazmayan Osmanlı, İslam düşmanı mıydı? Meale karşı olmayı, Kur’ana karşı olmak gibi gösterenler, bu kadarını da düşünemiyorlar mı? Mübarek ceddimiz, âlim insanlardı. Onlar, dine hizmet etmeyi bilememişler de, meal yazanlar mı biliyor?
Arapça bilen de, Kur’an-ı kerimin mânâsını anlayamaz. Araplar özellikle Suudiler, yanlış anladıkları için (Allah Arş’ta oturuyor. Allah'ın eli var, gözü var) diyerek mahlûka benzetiyorlar. Hazret-i Âdem, Hazret-i Şit, Hazret-i İdris gibi peygamberleri inkâr ediyor, Ehl-i sünnete müşrik diyorlar. Böylece küfre giriyorlar. Bu inançtaki insanlara Vehhabî deniyor. Vehhabilerin kâfir oldukları Nimet-i İslam, Hülasat-ül-kelam fi beyani umerail beledil-haram, Firreddi alel-vehhabiyye, Ed-Dürer-üs-seniyye, Şevahid-ül-hak, Mirat-ül-Haremeyn, Tarih-i Vehhabiyan ve İslam Ahlakı gibi birçok muteber kitapta yazılıdır.
Bir Müslümana lazım olan âyetlerin mânâları, tefsirleri ilmihâl kitaplarında vardır. Yani bir Müslüman ilmihâl okumakla, açıklamasıyla birlikte Kur’an-ı kerim hakkında yeterli bilgiye sahip olur. Allahü teâlânın bize neleri emrettiğini, neleri yasakladığını öğrenir.
İlmihâl okumadan fıkhî hükümleri mealden kendimiz çıkarmaya kalkarsak, 72 sapık fırkanın âlimleri gibi, biz de, bu okyanusta boğuluruz. İmam-ı Şa'rânî hazretleri buyuruyor ki:
Namazların kaç rekât olduğunu, rükû ve secdede okunacak tesbihleri, bayram ve cenaze namazlarının nasıl kılınacağını, zekât nisabını, orucun ve haccın farzlarını, hukuk bilgilerini, Kur'an-ı kerimden anlamamız mümkün değildir. (Mizan-ül Kübra)
Bir örnek verelim: Abdestin farzı, Hanefî’de 4, Şâfiî’de 6, Mâlikî ve Hanbelî’de daha fazladır. Mealden bunları bile öğrenmemiz mümkün değilken, itikadî konuları öğrenmemiz nasıl mümkün olur? O hâlde mealden bir şey öğrenemeyeceksek niye okuyacağız?
Üstelik piyasada tam doğru bir meal de bulmak mümkün değildir. 1986’da İstanbul’da yapılan Kur'an Tercümeleri Sempozyumu’nda 1500’den fazla tercüme incelenmiş ve birbirini tutmayan hükümlerin bulunduğu görülmüştür. Herkes anlayışına göre meal yazdığı için, karşımıza korkunç bir manzara çıkmıştır. Biz, şimdi hangi meali okuyacağız? Her meal sahibi, (En doğrusu, bizim yazdığımız mealdir) diyor. Bir âyetin birkaç mânâsı olabiliyor. Bunlardan biri alınınca eksik kalıyor. Yani en doğru yazılanda bile eksiklik oluyor.
@
| Alıntı: |
Mustafabey
Sen Arapça biliyormusun? Biz bilmesek ne olacak, mesele ayetleri anlamak. Bahsi geçen İsrailoğlu ve Al-i İmran ayetleri muallak değilki din alimlerinin veya ilahiyatçıların fikirlerine başvurulsun.
Kuran ayetleri var ve anlamları açık ortada.
Senelerce ilahiyat okuyanlar niçin okuyor diye soruyorsun, onlar hadis uzmanı oluyor, fıkıh öğreniyor, imam nasıl olunur ve o duaları öğreniyorlar vs.
Bu konu ve bahsi geçen ayetler üzerinde düşünüp sonuç çıkarmak için ilahiyat fakültesi uzmanı olmaya gerek yok. |
|
 |
Mustafabey 01
5 yıl önce - Çrş 04 Ekm 2017, 13:56
Aslında yahidilerde son Peygamber ve Son Kitapın geleceğini biliyorlardı ve gerçek İncilde de yazdığını biliyorlardı ve kendilerini geleceğine inanıyorlardı,Son Peygamberin Arap lardan çıkması,Kur'an ı Kerim Kitapıninda Arapça olmasını kabul etmediler o yüzden bazıları inanmadılar ve tasdik etmediler.
Kuran-ı Kerim'de olan yahudilerle ilgili Ayetler.
BAKARA SÛRESİ
(40) Ey İsrailoğulları !6 Size verdiğim nimeti hatırlayın. Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki ben de size verdiğim sözü yerine getireyim. Yalnız benden korkun.
BAKARA SÛRESİ
(47) Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve (bir zamanlar) sizi cümle âleme üstün kıldığımı hatırlayın.
BAKARA SÛRESİ
(83) Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese güzel sözler söyleyeceksiniz, namazı kılacaksınız, zekatı vereceksiniz" diye söz almıştık. Sonra pek azınız hariç, yüz çevirerek sözünüzden döndünüz.
BAKARA SÛRESİ
(122) Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve (bir zamanlar) sizi cümle âleme üstün tuttuğumu hatırlayın.
BAKARA SÛRESİ
(211) İsrailoğullarına sor; biz onlara nice açık mucizeler verdik. Kendisine geldikten sonra kim Allah'ın nimetini değiştirirse, (bilsin ki) şüphesiz Allah, cezası pek çetin olandır.
BAKARA SÛRESİ
(246) Mûsâ'dan sonra İsrailoğullarının ileri gelenlerini görmedin mi (ne yaptılar)? Hani, peygamberlerinden birine, "Bize bir hükümdar gönder de Allah yolunda savaşalım" demişlerdi. O, "Ya üzerinize savaş farz kılındığı halde, savaşmayacak olursanız?" demişti. Onlar, "Yurdumuzdan çıkarılmış, çocuklarımızdan uzaklaştırılmış olduğumuz halde Allah yolunda niye savaşmayalım" diye cevap vermişlerdi. Ama onlara savaş farz kılınınca içlerinden pek azı hariç, yüz çevirdiler. Allah zalimleri hakkıyla bilendir.
ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ
(49) Allah onu İsrailoğullarına bir Peygamber olarak gönderecek (ve o da onlara şöyle diyecek): "Şüphesiz ben size Rabbinizden bir mucize getirdim. Ben çamurdan kuş şeklinde bir şey yapar, ona üflerim. O da Allah'ın izniyle hemen kuş oluverir. Körü ve alacalıyı iyileştiririm ve Allah'ın izniyle ölüleri diriltirim. Evlerinizde ne yiyip ne biriktirdiğinizi size haber veririm. Eğer mü'minler iseniz bunda sizin için elbette bir ibret vardır."
ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ
(93) Tevrat indirilmeden önce, İsrail'in (Yakub'un) kendisine haram kıldığı dışında, yiyeceklerin hepsi İsrailoğullarına helâl idi. De ki: "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi Tevrat'ı getirip okuyun."
MÂİDE SÛRESİ
(12) Andolsun, Allah İsrailoğullarından sağlam söz almıştı. Onlardan on iki temsilci -başkan- seçmiştik. Allah şöyle demişti: "Sizinle beraberim. Andolsun eğer namazı kılar, zekatı verir ve elçilerime inanır, onları desteklerseniz, (fakirlere gönülden yardımda bulunarak) Allah'a güzel bir borç verirseniz, elbette sizin kötülüklerinizi örterim ve andolsun sizi, içinden ırmaklar akan cennetlere koyarım. Ama bundan sonra sizden kim inkar ederse, mutlaka o, dümdüz yoldan sapmıştır."
MÂİDE SÛRESİ
(32) Bundan dolayı İsrailoğullarına (Kitapta) şunu yazdık: "Kim, bir insanı, bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmak karşılığı olmaksızın öldürürse, o sanki bütün insanları öldürmüştür. Her kim de birini (hayatını kurtararak) yaşatırsa sanki bütün insanları yaşatmıştır. Andolsun ki, onlara resûllerimiz apaçık deliller (mucize ve âyetler) getirdiler. Ama onlardan birçoğu bundan sonra da (hâlâ) yeryüzünde aşırı gitmektedir.
MÂİDE SÛRESİ
(70) Andolsun, İsrailoğullarından sağlam söz almış ve onlara peygamberler göndermiştik. Fakat her ne zaman bir Peygamber onlara nefislerinin hoşlanmadığı bir hükmü getirdiyse; onlardan bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler.
MÂİDE SÛRESİ
(72) Andolsun, "Allah, Meryem oğlu Mesih'tir" diyenler kesinlikle kafir oldu. Oysa Mesih şöyle demişti: "Ey İsrailoğulları! Yalnız, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin. Kim Allah'a ortak koşarsa artık Allah ona cenneti muhakkak haram kılmıştır. Onun barınağı da ateştir. Zalimler için hiçbir yardımcı yoktur."
MÂİDE SÛRESİ
(7 İsrailoğullarından inkar edenler, Davud ve Meryemoğlu İsa diliyle lanetlendi. Bu, onların isyan etmeleri ve hadlerini aşıyor olmalarından ötürüydü.
MÂİDE SÛRESİ
(110) O gün Allah şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa! Senin üzerindeki ve annen üzerindeki nimetimi düşün. Hani, seni Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile desteklemiştim. Beşikte iken de, yetişkin iken de insanlara konuşuyordun. Hani, sana kitabı, hikmeti, Tevrat'ı, İncil'i de öğretmiştim. Hani iznimle çamurdan kuş şekline benzer bir şey yapıyordun da içine üflüyordun, benim iznimle hemen bir kuş oluyordu. Yine benim iznimle doğuştan körü ve alacalıyı iyileştiriyordun. Hani benim iznimle ölüleri de (hayata) çıkarıyordun. Hani sen, İsrailoğullarına açık mucizeler getirdiğin zaman ben seni onlardan kurtarmıştım da onlardan inkar edenler, "Bu ancak açık bir büyüdür" demişlerdi.
A'RÂF SÛRESİ
(149) İsrailoğulları (yaptıklarına) pişman olup, gerçekten sapmış olduklarını görünce, "Eğer Rabbimiz bize acımaz ve bizi bağışlamazsa, mutlaka ziyana uğrayanlardan oluruz" dediler.
A'RÂF SÛRESİ
(13 İsrailoğullarını denizden geçirdik. Derken, kendilerine ait putlara tapan bir kavme rastladılar. İsrailoğulları, "Ey Mûsâ! Onların kendilerine ait ilahları (putları) olduğu gibi sen de bize ait bir ilah yapsana" dediler. Mûsa şöyle dedi: "Şüphesiz siz cahillik eden bir kavimsiniz."
A'RÂF SÛRESİ
(137) Hor görülüp ezilmekte olan kavmi (İsrailoğullarını), toprağına bolluk ve bereket verdiğimiz yerin doğu ve batı taraflarına mirasçı kıldık. Rabbinin İsrailoğullarına verdiği güzel söz, onların sabretmeleri karşılığında gerçekleşti. Firavun ve kavminin yaptıklarını ve (özenle kurup) yükselttiklerini yerle bir ettik.
A'RÂF SÛRESİ
(134) Üzerlerine azap çökünce, "Ey Mûsâ! Rabbinin sana verdiği söz uyarınca bizim için dua et. Eğer azabı üzerimizden kaldırırsan, mutlaka sana inanacağız ve İsrailoğullarını seninle birlikte elbette göndereceğiz" dediler.
A'RÂF SÛRESİ
(105) Bana, Allah'a karşı sadece gerçeği söylemem yaraşır. Ben size Rabbinizden açık bir delil (mucize) getirdim. Artık İsrailoğullarını benimle gönder.
YÛNUS SÛRESİ
(93) Andolsun, biz İsrailoğullarını çok güzel bir yurda yerleştirdik ve onlara temiz rızıklar verdik. Kendilerine bilgi gelinceye kadar ayrılığa düşmediler. Şüphesiz ki, ayrılığa düşmüş oldukları şeyler hakkında Rabbin kıyamet günü aralarında hükmünü verecektir
YÛNUS SÛRESİ
(90) İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun da, askerleriyle birlikte zulmetmek ve saldırmak üzere, derhal onları takibe koyuldu. Nihayet boğulmak üzere iken, "İsrailoğulları'nın iman ettiğinden başka hiçbir ilah olmadığına inandım. Ben de müslümanlardanım" dedi.
İSRÂ SÛRESİ
(2) Mûsâ'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik ve onu, "Benden başkasını vekil edinmeyin" diyerek, İsrailoğullarına bir rehber yaptık.
İSRÂ SÛRESİ
(4) Biz, Kitap'ta (Tevrat'ta) İsrailoğullarına, "Yeryüzünde muhakkak iki defa bozgunculuk yapacaksınız ve büyük bir kibre kapılarak böbürleneceksiniz" diye hükmettik.
İSRÂ SÛRESİ
(101) Andolsun, biz Mûsâ'ya apaçık dokuz mucize verdik. İsrailoğullarına sor (sana anlatsınlar): Hani Mûsâ onlara gelmiş ve Firavun da ona, "Ben senin kesinlikle büyülendiğini zannediyorum ey Mûsâ!" demişti.
İSRÂ SÛRESİ
(104) Bunun ardından İsrailoğullarına şöyle dedik: "Bu topraklarda oturun, ahiret va'di (kıyamet) gelince hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz."
TÂ HÂ SÛRESİ
(47) "Ona gidin ve şöyle deyin: ‘Şüphesiz biz Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını (serbest bırak ve) bizimle gönder. Onlara işkence etme. Sana Rabbinin katından bir mucize getirdik. Selam, doğru yola uyanlara olsun.' "
TÂ HÂ SÛRESİ
(80) (Allah şöyle dedi)"Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık, size Tûr'un sağ yanını vadettik ve size kudret helvası ile bıldırcın indirdik."
TÂ HÂ SÛRESİ
(94) Hârûn: "Ey anam oğlu! Saçımı sakalımı çekme. Şüphesiz ben, İsrailoğullarının arasını açtın, sözüme uymadın demenden korktum" dedi.
ŞU'ARÂ SÛRESİ
(22) "Senin başıma kaktığın bu nimet (gerçekte) İsrailoğullarını köleleştirmen(in neticesi)dir."
ŞU'ARÂ SÛRESİ
(59) İşte böyle yaptık ve onlara, İsrailoğullarını mirasçı kıldık.
ŞU'ARÂ SÛRESİ
(197) İsrailoğulları bilginlerinin onu bilmesi, onlar (Mekke müşrikleri) için bir delil değil midir?
NEML SÛRESİ
(76) Şüphesiz bu Kur’an İsrailoğullarına üzerinde ayrılığa düştükleri şeylerin çoğunu açıklıyor.
SECDE SÛRESİ
(23) Andolsun, biz Mûsâ'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) vermiştik. Sen de kitaba (Kur'an'a) kavuşma konusunda sakın şüphe içinde olma. Onu İsrailoğullarına bir yol gösterici kılmıştık
MÜ'MİN SÛRESİ
(54) Andolsun, biz Mûsâ'ya hidayet verdik. İsrailoğulları'na da, akıl sahipleri için bir öğüt ve doğruluk rehberi olarak o kitabı (Tevrat'ı) miras bıraktık.
ZUHRUF SÛRESİ
(59) İsa, sadece, kendisine nimet verdiğimiz ve İsrailoğulları'na örnek kıldığımız bir kuldur.
DUHÂN SÛRESİ
(1 O şöyle demişti: "Allah'ın kullarını (esaret altındaki İsrailoğullarını) bana teslim edin. Çünkü ben güvenilir bir peygamberim."
DUHÂN SÛRESİ
(31) Andolsun, İsrailoğullarını o alçaltıcı azaptan; Firavun'dan kurtardık. Çünkü o, haddi aşanlardan bir zorba idi.
CÂSİYE SÛRESİ
(16) Andolsun biz, İsrailoğullarına kitap, hükümranlık ve peygamberlik verdik. Onları güzel ve temiz yiyeceklerle rızıklandırdık ve onları (dönemlerinde) âlemlere üstün kıldık.
AHKÂF SÛRESİ
(10) De ki: "Ne dersiniz? Şâyet bu, Allah katından ise ve siz onu inkâr etmişseniz, İsrailoğullarından bir şâhit de bunun benzerini (Tevrat'ta görerek) şahitlik edip inandığı halde, siz yine de büyüklük taslamışsanız (haksızlık etmiş olmaz mısınız?). Şüphesiz Allah zâlimler topluluğunu doğru yola iletmez."
SAFF SÛRESİ
(6) Hani, Meryem oğlu İsa, "Ey İsrailoğulları! Şüphesiz ben, Allah'ın size, benden önce gelen Tevrat'ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek, Ahmed adında bir peygamberi müjdeleyici (olarak gönderdiği) peygamberiyim" demişti. Fakat (İsa) onlara apaçık mucizeleri getirince, "Bu, apaçık bir sihirdir" dediler inkar ettiler.
|
 |
Misafir 43b
5 yıl önce - Çrş 04 Ekm 2017, 13:58
İslam da bütün ırklar eşitse neden tek bir arabın bile yaşamadığı yerde arapça ezan okunuyor? Neden insanlara çoğu islam öncesine dayanan arap isimleri veriliyor? Ya da arap kültürü en üstün kültür görülüyor? Neden malavi diye bir kavram var?
|
 |
Cenkcan
5 yıl önce - Çrş 04 Ekm 2017, 14:07
Irkçılık ve Irkların varlığı farklı kavramlardır.
Irkçılık, yani Nazilerin yaptığı gibi bazı ırkların evrimde geri kaldığını iddia etmek ve onları hayvan olarak görmek, telef etmekte sorun yok demek İslam'da yasaklanmıştır.
İslam her insan ırkının insanlık izzeti olduğunu söyler, dahası tüm insanların tek bir atadan geldiğini belirtir.
Ancak diğer taraftan asalet vurgusu vardır ve bazı kavimlerin/soyların seçildiğini ve diğerlerinden daha seçkin konumda olduğu belirtilir. Mısır'dan çıkarılan ve Kenanlılara üstün getirilen İsrailoğullarıyla ilgili olan ayetler buna dikkat çekiyor. Bunlar olurken onların çoğu hala iman etmemişti mesela. Küçük bir azınlığı Musa'ya inanmıştı.
Bu seçkin konum tamamen dünyevidir ve ahiretteki hesap gününe etkisi yoktur (orada takvalı olmak insanı öne çıkaracaktır). Ahirette Peygamberler bile hesaba çekiliyor.
İsrail'in dünyevi durumuna gelecek olursak, kendilerine verilmiş seçilmişlik ve üstünlük daha sonra ellerinden geri alınmıştır. Peygamberleri katletmeleri gibi sebeplerden, puta dahi taptıkları dönem oldu. Sonra bela buldukları belirtilir.
İsrail'in tarihini takip edersek bela buldukları görülüyor; Babilliler ve Romalıların Yahudiyeyi istilaları gibi.
|
 |
Nihat Joseph Ilkay
5 yıl önce - Prş 05 Ekm 2017, 08:39
| Alıntı: |
1) Daha sonra İsrail'in başına gelenleri biliyorum. Yazdıkta, önce Babilliler sonrada Romalılar tarafından iki kez işgale uğradılar, iki kez toplu kıyıma uğradılar ve iki kez Süleyman Tapınağı yıkıldı. Ancak bu kronolojik olarak daha sonra yaşananlar.
Ancak bu sonucu değiştirmiyor, yani bir zamanlar diğer ümmetlerden ve diğer kavimlerden/etnik gruplardan üstün sayılmış olmaları gerçeği değişmiyor. Dini yaymakla görevli ve salih olmaları elbette bekleniyordu bu farklı mesele.
Ayrıca kronolojiyi takip edersek, Musa ve Harun peygamberler zamanında, yani üstün sayıldıkları dönemde ve dünyevi şartlarda seçilmişken çoğu iman etmemişti. Seçilmiş kavimden olmaları onları ahirette kurtarmayacak orası ayrı.
2) Günümüz Eşkenaz Yahudileri kuzey Avrupa ve Rusya'da yaşamış olanlar. Genetik testler yapılıyor artık onlar genetik olarak yarı Orta doğu yerlisi ve kısmen kuzey Avrupalılar. Eşkenazlarda İsrailoğlu kanı vardır.
Ayrıca Sefarad Yahudileride bugünkü İsrail nüfusunun az çok yarısına yakın bir kısmını oluşturuyor. |
Yukarida ki yazdiklarinin buyuk bir cogunluguna katiliyorum. Fakak secilmislik ve ustun sayilma konusunda birazcik farkli dusunuyoruz sanki.
Israilogullarinin secilmisligi diger kavimlere karsi bir ustunluk olarak degil sorumluluk olarak dusunulmelidir.
Yunus peygamber'in durumu belki burada ornek olarak verilebilir. Allah tarafindan kendisine bir sorumluluk verilmis fakat verilen bu gorev onu ayricalikli bir seviyeye cikarmamistir. Diger insanlar gibi o da yasadigi surece imtihan edilmis ve hata yaptiginda ise diger insanlardan daha siddetli sekilde cezalandirilmistir.
Genetik testleri konusuna ilgili bir kisiyim. Kendi genetik testimi 2006 yilinda National Geographic'in Genographic projesinde yaptirmistim. Genetikle ilgili bazi ozel sayfalara uyeyim ve haberleri yakindan takip ederim.
Genetik sonuclarida ne yazik ki politikadan asiri derecede etkileniyor. Irkci gruplar artik uygun genetik test teknikleri ile katiksiz beyaz oldugun kanitlanabilir iddiasinda dahi bulunuyorlar. Askenazilerin genetik test sonuclarida asiri derecede siyasetin golgesinde kaliyor. Doron Behar gibi arastirmacilar Askenazilerin Ortadogulu olduklarini soyluyorlar fakat ellerinde ki datalari paylasmiyorlar. Askenazi genetigi konusunda arastirmalar yapan Israilli genetikci Eran Elhaik ise Askenazi genetiginin Avrupa'da ortaya ciktigini savunuyor ve elinde ki datayi paylasiyor. Dedigim gibi Yahudi genetik testleri siyasetten cok etkileniyorlar. Bu siralar Yahudilerle Kurtlerin genetik olarak cok yakin akraba olduklarini,Yahudilerin genetik olarak Araplardan daha cok Kurtlere daha yakin oldugunu iddia eden genetik arastirmalari (!) okumak bile mumkun.
Bir noktayi aciklamaliyim: Ben Askenazi nufusu icinde hic Ortadogulu olmadigini iddia etmiyorum. Toplumlar genetik olarak homojen degiller. Eski caglarda bir kavmin uyesi olabilmen icin illaki o kavimde dogman gerekmiyordu. Bazi durumlarda savaslarda yenilen kavimlerin kalanlari galip gelen kavimler icinde eriyorlardi. Daha bircok nedenler sebebiyle kavimler bir sekilde kaynasiyor ve birbirleriyle karisiyorlardi.
Sefarad Yahudileri konusunda da bazi bilinmesi gereken onemli noktalar var. Ben sahsen Israil'li tarih profesoru Shlomo Sand'in kitaplarini tavsiye ederim. Ornegin Arap tarihcileri 7. yy'da Kuzey Africa'da Yahudilik dinine girmis cok miktarda Berber asiretlerinden bahsederler. Araplar Kuzey Afrika'da ilerlerken Yahudi berber kavimlerle karsilasmislardir. Bu Yahudi berberlerin arasinda Muslumanlarla birlikte Ispanya'ya gecenlerde olmus ve orada ki Yahudi nufusunun buyuk bir bolumunu olusturmuslardir.
Dunya da hicbir millet saf degildir. Her toplum genetik olarak karisiktir. Filistinli Araplar'da genetik olarak saf degillerdir. Onlarda tarihler boyunca digerleriyle karismistirlar. Fakat Filistinli Araplar genetik ve kultur olarak Kuran ve Tevrat'ta gecen Israilogullarina en yakin topluluktur. Bizim elimizde Davud peygamber doneminde yasayanlarin genetik bilgileri yok, bununla beraber Filistinli Araplarin gelenekleri,dilleri ve genetik bilgileri incelendiginde bu cok acik bir sekilde belli olur.
Romalilarin 70 AD yilinda Kudus ve bolgesini aldiktan sonra Yahudileri toplu halde surmeleri bir sehir efsanesidir. Romalilarin boyle bir uygulamasi yoktur. Ustelik isgal ettikleri topraklarda ki tarimla ugrasan halki yerinden etmek Roma ordusu icin avantajli bir durum olmazdi. Cunku Roma ordusunun beslenebilmesi icin tarim urunlerine ihtiyaci vardi. Filistin bolgesi onemli bir nufusun yasadigi bir bolgeydi ve Roma bu nufusu ac birakmayi goze alamazdi. Roma'nin isgalinden sonra bu bolgede yasamaya devam eden Yahudilerin onemli bir kismi zamanla Hiristiyan olmuslar, sonrasinda ise Islam'in gelmesiyle birlikte Islam dinine girmislerdir.
En son Nihat Joseph Ilkay tarafından Prş 05 Ekm 2017, 09:11 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
sayfa 14  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|