Bundan önce yazmış olduğum birçok yazımda Kurtlar Vadisi,Deliyürek gibi dizilerin ülkemiz için ne kadar yanlış ve bir o kadar da tehlikeli olduğuna değinmiştim. Maalesef son yaşanan Hrant Dink cinayetinde de malum dizilerin parmak izlerine rastlandığına inananlardan birisiyim. Belki yanlış düşünüyor olabilirim,ancak ben doğru bir saptlantıda olduğuma inanıyorum.
Söz konusu cinayetin katil zanlısı olarak yakalanan Ogün Samast ın Trabzondaki yakın arkadaş çevresinde lakabının Polat Alemdar olduğunu görmek,malum dizi hakkındaki yaklaşımımdaki tedirginliğin yersiz olmadığının bir işaretidir. Bu sebepten dolayı da bu dizinin yapımcılarının şu an içlerinin ne kadar rahat olduğunu son derece merak ediyorum.
Sizlerin hiç dikkatini çekti mi bilmiyorum? Geçen yıl Türkiye ye geldiğimde, daha Esenler terminalinde çevremde onlarca Polat Alemdar kılıklı genç dikkatimi çekmişti, üzerinde siyah takım elbise ,parmağında koca bir yüzük, sivri burun ayakkabı, elinde tesbih ve bitirim konuşma tarzına sahip bu gençlerin kimi örnek aldıklarını anlamak zor olmasa gerek.
Henüz geçen sene Polat Alemdar ın kıyafetini taklit eden gençler, çıtayı yükseltip icraatlarını da
yansıtmaya başladıklarından eminim.
Devletin biran önce önlem alıp bu Polat Alemdarları kontrol altına alması şart olduğuna, ayrıca malum dizinin devamının yayınına engel olunması gerektiğine inanıyorum.
Medya kuruluşlarının reyting uğruna yapmış oldukları son derece tehlikeli bu yapıtların, gençlerimize ve ülkemize ne kadar büyük zararlar verdiği aşikardır. Bu nedenle, el birliği ile bu tip dizileri protesto edip yayınlanmalarına engel olmamız gerektiğini savunuyorum
Bu tip yaşantıya eğilimi olan gençlerimizin sayısının çok olduğunu bilmekteyiz. Ülkemizin geleceği açısından da hayati önem taşımakta olan bu olay hakkındaki çözüm önerilerini hep beraber tartışmamızın faydalı olacağına eminim. Teşekkürler.
şimdiki dizilerin çoğunda aşırı zengin insanların şa'şalı hayatları gösterilip duruyor.halkımız sürekli böyle şeylere özendiriliyor.kendi değerlerinden gittikçe uzaklaşan milletimizin bir krizdeki arjantin durumuna düşmesi korkunç bir ihtimal
televizyonu açtığımızda her kanalda birbirinden farklı diziler görüyoruz,o kadar fazlalar ki ve bence pek çoğu sanatsal kaygı taşımıyor.Benim izlediğim ve gerçekten toplumsal olaylara ışık tutan bi dizi vardı,Çemberimde Gül Oya.Bu dizinin bana kattığı çok şey var,Türkiye'nin yaşadığı bi dönemi çok güzel ele almış.Keşke televizyondaki programların ve dizilerin hepsi bu şekilde insanlara ışık tutsa ve öğretici olsa
Bence (arada istisnalar var tabii ama ) genel olarak dizilerin sezonu uzadıkça kaliteleri bozuluyor. Çünkü artık ya içinde yer alan oyuncular ayrılmak istiyor ya da dönüp dolaşıp aynı konu sakız gibi uzatılıyor. Zaten ortalıkta yüzlerce dizi dolanıyor.. Bu karmaşalıkta hepsinin kaliteli olması imkansız..Sırf çekilmiş olmak için çekilenler var
Ben şu aralar
*Hatırla Sevgili
*Avrupa Yakası
*Bir Demet Tiyatro
*ve Beyaz Gelincik'i izliyorum. Ama maalesef Beyaz Gelincik'in de bozulduğunu itiraf etmeliyim.
Mesela daha bir kaç hafta öncesinde Erkekler Ağlamaz adlı bir dizi vardı. Ancak maalesef bunca saçma sapan diziler dururken kendisi reyting canavarının kurbanı oldu. Apar topar bitirildi..Bence hiç de böyle bir sonu haketmiyordu.
Eskilere baktığımda bir Süper Baba'yı,Sıcak Saatler'i,İkinci Bahar'ı,Çemberimde Gül Oya'yı unutamıyorum. Hepsinin bende güzel yerleri vardır. Ayrıca TRT'de Yedi Numara diye bir dizi vardı.O da çok içten ve samimiydi Bana en yakın zamanda üniversiteyi kazanma hırsını vermişti
Bugun, yeni cikacak olan Turk yapimi iki genclik filminin fragmanlarini ofke,utanc ve uzuntuyle izledim ve kendi kendime nicin gulumsemelerin ve insan iliskilerinin yapmacik oldugu, bir gecelik iliskilerin normal oldugu bir ulkeye bu kadar cok ozeniyoruz diye sordum. "Neseli Genclik" ve "Cilgin Dersane" adli filmler ne yazik ki muzigi ve senaryosuna kadar bir Amerikan filiminin kopyasi gibi geldi bana. Ben alti senedir Amerika'da yasayan biri olarak diyebilirim ki bu ulkenin teknolojik,bilimsel ve bazi yasal ozellikleri disinda ozenilecek hic bir tarafi yok. Umarim kendimize ozgu olan kulturumuzu ve yasam bicimimizi kaybetmeyiz...
ABD ve pek çok Avrupa ülkesinden Türkiyemize araştırmaya geliniyor. Konu: Türk aile yapısı...
madem bu kadar özentiyiz, onlar gibi olmak istiyoruz; biz de araştıralım. Türk aile yapısını devam ettirelim. olmaz mı? işlerine gelmiyor tabii. yapmak zor yıkmak kolay geliyor değil mi? biz duyarlı vatandaşlar ise sadece izlememekle tepkimizi gösterebiliriz. hem böyle küçülecekler hem de biz onlara maddi destek vereceğiz öyle mi?
ülkemiz insanları da aynı amerikanlar gibi birer koyun haline getirilmek isteniyor.sorgulamayan,beynini kullanmayan insanlar.özel kanalların içerikleri hep aynı.geleneksel türk aile yapısı denilen olgularımıza ters şeyler yayınlanıyor hep.hep magazin hep magazin.kaliteli tartışma programı yok denecek kadar az.
Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun 17 ilde, 7-14 yaşlarında 1719 öğrencinin katılımıyla yaptığı araştırmanın bulgularını Üst Kurul Üyesi Prof. Dr. Davut Dursun açıkladı.
Buna göre, ilköğretim çağındaki öğrenciler arasında en çok izlenen programlar yüzde 72.1 ile çizgi filmler oldu. Bunu, yüzde 70.1 ile yerli diziler, yüzde 49.3 ile yarışma programları, yüzde 45.8 ile filmler ve yüzde 44.6 ile çocuk programları izledi.
Çocuklar arasında en sevilen TV kahramanı, yüzde 7.5 oranı ile “Örümcek Adam” oldu. Örümcek Adam'ı “Kurtlar Vadisi” dizisinin ünlü kahramanı Polat Alemdar yüzde 4.2 ile takip ederken, çocukların diğer kahramanları “Aşk Oyunu” dizisinde Kerem Cem'in canlandırdığı “Sarp” ile “Sihirli Annem” dizisinde İnci Türkay'ın canlandırdığı “Betüş” oldu. İlköğretim çağındaki öğrencilerin yüzde 3.8'i büyüdüğünde Betüş’e, yüzde 3.4'ü Polat Alemdar’a, yüzde 2.9'u ise Cem Yılmaz'a benzemek istediklerini söyledi.
Öğrencilerin yüzde 66'sı “televizyon izlemeyi sevdiği için”, yüzde 21.4'ü “hayal dünyasını geliştirdiği için” ve yüzde 21.2'si ise “yapacak başka bir şeyi olmadığı için” televizyon izlediğini bildirdi. Çocukların en sevdiği dizi yüzde 12.6 ile “Sihirli Annem” olurken, bu diziyi sırasıyla “Yabancı Damat”, “Acı Hayat”, “Cennet Mahallesi”, “Aşk Oyunu” ve “Avrupa Yakası” izledi.
Öğrencilerin en sevdiği çizgi filmler ise sırasıyla yüzde 22.3 ile “Tom ve Jerry”,yüzde 17.9 ile “Buggs Bunny”, yüzde 9.9 ile “Şirinler” ve yüzde 3.4 ile “Örümcek Adam” oldu.
Araştırma sonuçlarına göre ilköğretim çağındaki öğrencilerin televizyonda izlemekten en rahatsız olduğu görüntüler, yüzde 82.7 oranıyla “açık saçık ve çıplaklık içeren görüntüler” oldu. Çocukların yüzde 71.1'i “kavga ve şiddet görüntülerinden” rahatsız olduğunu belirtirken, yüzde 69.3'ü ise “insanların üzüldüğünü, ağladığını gösteren görüntülerden” rahatsızlığını dile getirdi.
Bu arastirma çok seyi gosteriyor elbet, ama akil erdiremedigim ise 7-14 yas grubunda ogrencilerin %21 ise yapacak baska birseyleri olmadigi için televizyon seyrettikleridir. Bu korkuç bir durum.
yüzde 66'sı “televizyon izlemeyi sevdiği için
yüzde 21.4'ü “hayal dünyasını geliştirdiği için
yüzde 21.2'si ise “yapacak başka bir şeyi olmadığı için televizyon izleniyor 7-14 yas grubunda.
peki bu durumda çocuklara baska alternatifler yok mudur? Muzik egitimi, resim egitimi, spor egitimi, kitap okumak vesaire...
ozellikle çok az kitap okundugu da wowturkey'nin bir basliginda yayinlanmisti. En çok kitap okuyan ulkeler siralamasinda 85. siradaydik hatirladigim kadariyla (eger hataliysam affola) .. boyle bir liste aktarilmisti.
Hem devlet, hem sivil toplum orgutleri, hem mudurlukler el birligi ile spor salonlari, muzik egitimi alinabilecek binalar yapilmali ki bunun yaninda haliyle o bransta yetistirilmis ogretmenler lazim. Bizi takip eden yeni nesil'i bu sekil gorunce ileride korkunç durumlar ortaya cikabilecegini dusunuyorum.
Kisacasi ulke olarak beraber el ele verdigimizde kalkiniriz. Insallah Turkiyemizin ekonomik sartlari gelistigi surece ve alim gucu arttigi surece daha guzel isler yapilir. Ornegin NTV'de bir programda yayinlanmisti daha dun gibi hatirliyorum: Dogu vilayetlerimizde 5-10 arasi Bitlis gibi il merkezlerinde kultur merkezi dahi yok. 4 kisilik bir ailede gunde her biri için haftada 9 adet dizi dusuyor. Sinema ve teknoloji sektorumuz gelisirken maalesef yeteri kadar fonksyonlu bina yapimlari paralel olarak gelismiyor/yapilmiyor. Bu alanlara ne kadar butçe ayriliyor? bu tip projeler için onumuzdeki seneler için (master)planlari mevcut mudur gereken bakanliklarin otoritelerin proejleri bu konada nelerdir?
Bu da bir kez daha bizlere bazi seylerin gerçekten hala çarpik ilerledigini gosteriyor. içimden bazen " kahrolasi medya " diyesim geliyor..
Su an Turkiye'deki çocuklar televizyonlarda ne seyredecekleri konusunda sasirmislar. Bugun Turkiyemizde toplam 253 ozel kanal var ve belgesel/teknoloji kanallarimiz artmali diye dusunuyorum. En buyuk pastayi haliyla muzik (sektoru) kanallari ortaklasa paylasiyorlar(dir) !
Bir toplumu bozup yok etmek istiyorsanız televizyon kanallarının çoğu bunu yapmakla meşgul.Televizyon çağın görsel iletişim araçlarından bir tanesi belkide en önemlilerinden bir tanesi ama kötüye kullanıldığında bir o kadar tehlikeli oluyor.Ne yazık bizim kanallarımızın çoğu kötü bir örnek buna.