1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 6  |
 |
baharyeli
17 yıl önce - Çrş 23 Ağu 2006, 18:54
değerli adnan arkadaşım..,
dediğinize aynen katılıyorum...izlemek yada izlememek bizim elimizde ancak zararlı yayınları çocuklara izlettirmemek de bizim elimizde..ben izlemem başkasından bana ne mantığıyla hareket etmenin ne kadar yanlış olduğunu biliyorsam..ben izlemem ama sizler de izlemeyin şu..şu.. sebepten demeyi de kendime vazife sayarım...bilinçlenmek sadece bireysel anlamda olduğunda faydasızdır. bilgileniyorsanız etrafınıza da bilgilerinizi verebildiğinizde bilinçlisinizdir derim..
bu açıdan kişisel olarak izlememek çözüm değil sadece önlemdir...teşekkür ederim...
|
 |
ayse-nur
17 yıl önce - Çrş 23 Ağu 2006, 19:06
yıllar önce kara melek ve melekler adası dizisinden sonra hiçbir diziyi sevmedim. şu an t.v proglarımının genelini basit buluyorum. akşam haberlerini seyrederim. gündüz kuşağında ntv tercihim
|
 |
©taner©
17 yıl önce - Çrş 23 Ağu 2006, 19:25
sanırım arz ve talep meselesi maalesef
|
 |
mustafa esenduran
17 yıl önce - Çrş 23 Ağu 2006, 19:35
Televizyon yada radyolar ağızlarına din kelimesi alsalar hemen gerici, yobaz oluyorlar..Laik devlet elden gidiyor vsvs...Artık böyle klasik ve hayali bahanelere sarılmayalım..Bu cumhuriyeti yıkmaya kimseni gücü yetmez merak etmeyin. Maneviyata ve dini konulara önem verilmesi ile rejim arasında nasıl bir bağlantı kuruyorsunuz anlabilmiş değilim..Bu kadar basit sebeplerde bile olayı rejim tartışmasına sokmak ne devletimize ne de milletimize bişey kazandırır. Kaldı ki bu çevrelerde böyle bir niyetin var oldugunu düşünmüyorum.. Yukarıdaki yazıda verilen örnekler tamamen bireysel olaylardır. Esasında bunu yayıncı kuruluşa bağlamak da yanlış..
|
 |
Ayhan
17 yıl önce - Çrş 23 Ağu 2006, 19:50
| Alıntı: |
| Televizyon yada radyolar ağızlarına din kelimesi alsalar hemen gerici, yobaz oluyorlar..Laik devlet elden gidiyor vsvs... |
Evet haklısınız ama yukarda Şafak Beyin yazdığı alıntı ağızlarına din kelimesi alacak kadar basit bir durum değil. Yazı, bu yayınların resmen laikliğe karşı tutum takınıldığını gösteriyor...
|
 |
muhammet3
17 yıl önce - Çrş 23 Ağu 2006, 19:53
Şahsi bir konu olacak ama özür diliyorum..
Yaklaşık olarak 3-4 yıldır hiçbir diziyi takip etmiyorum, ancak mecbur kalır isem (özel durumlarda yani) izlemek zorunda kalıyorum..
İnanın çok iyi oluyor öyle 1 hafta acaba ne olacak felan diyede beklemek zorunda kalmıyorsunuz.
Tavsiye ederim..
|
 |
mustafa esenduran
17 yıl önce - Çrş 23 Ağu 2006, 20:04
A. ŞAFAK TOMRUK demişki.
| Alıntı: |
| Yayın politikalarını ve program detayına kadar her şeyi aşağı yukarı bilirim. Bu konuyu bildiğim içinde hafife alınmayacak kadar ciddi olduğunuda bilirim. Bu konuda bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlar yanılıyorlar. Benim tavsiyem tam olarak bilmediğiniz bir konuda iddaa da bulunmayın. |
Yayın sektöründeki çalışma tecrübenizi saygıyla karşılıyorum ancak bu konuları bilmediğimi iddia edemezsiniz. Bu sektörde sizin kadar uzun süre çalışmasam da bende bir yayıncı kuruluşunda görev yaptım.. Bu konularda hem bilgi sahibi hemde fikir sahibi olduğumu rahatlıkla söyleyebilirim. Alıntıda verdiğiniz örneklerin tamamının yapılabilir ve söylenebilir tarza olduklarını iddia etmiyorum. Fakat birkaç yayın sektörü çalışanının sözleri ile Laik Devlet anlayışını karşılaştırmanızı doğru bulmadığımı ifade etmek istiyorum.. Günümüzde din ve manevi değerlere karşı önyargılı olan insanlar maalesef "laik devlet elden gidiyor vs" şeklindeki söylemleri oldukça sık kullanıyorlar. Bu söylemler toplumumuzu laik, müslüman, antilaik, atatürkçü, sağcı, solcu vs şeklinde kamplara ayırır. Bu da daha önce söylediğim gibi Devletimize ve Milletimize ancak zarar verir. Bu tuzağa düşmeyelim...
|
 |
lıfe(meryem)
17 yıl önce - Çrş 23 Ağu 2006, 21:50
Televizyon gerekli.Ama diziler çok fena.Kaçtane kanalımız var bilmiyorum,belki 100 den fazladır.Gün içinde toplamda tüm kanallarda 500 dizi yayınlanabilir mi?Tüm bu dizileri izleyen varmıdır?Diziler okadar çok ki oyuncular gerçekten para kazanıyorlarmıdır?
Bazı arkadaşlar dizilere göre yaşamlarını planladıklarını yazmışlar onlara hak vermemek mümkün mü.Bazende aynı saatlerde yayınlan iki dizi varsa ve aile içindekilerin tercihleri farklıysa offf işte o çok kötü.Kimseye tavsiye etmem.
Ayrıca sabah kuşağında yayınlanan kadın programlarını gereksiz ve çok cıvık buluyorum.
|
 |
Oktay Kasman
16 yıl önce - Çrş 10 Oca 2007, 19:46
Televizyonlarda yayınlanan Yarışma adı altındaki programlardaki uslub bence çok sakil ve toplum ahlakını negatif yönde etkileyecek bir şekle geldi.Özellikle Jüri üyesi olan bazı meslek hayatı ve topluma verdikleri tartışılabilir kişiler,karşılarında yarışmacı kisvesi ile bulunanlara tenkid amacı ile ulu orta hakaret etme hakkını maalesef kendilerinde bularak kişisel komplekslerini tatmin ediyorlar.Belki sizler bu satırları okurken (alan razı,satan razı sana ne) diye düşünebilirsiniz.Yalnız şunu unutmayalım ki bu tip konuşmalar toplumda kişilerin birbirlerine saygı duyma,seviyeli toplum olmak gibi hasletleri yok eder.Birkaç gün önce Jüri üyesi Gazeteci bir Bayanla,yarışmacı arasındaki saygı sınırlarının çok ötesindeki konuşmalar belki fazla reyting almıştır ama nezaket ve saygı adına çok şeyi de götürmüştür.Bir zaman önce Gelin Kaynana kavgaları,şimdi bunlar ve Ailevi konuları afişe ederek reyting peşinde koşan TV Kanalları.Aceba bu işler hep böyle devam edecek mi?Bu işlerin kontrol mekanizması yok mu? Ayrıca bazı seyircilerin gözünde bu tip seviyesiz konuşmalar yapanlar çok fazla değer kaybediyorlar.
|
 |
Sezai KABADAYI
16 yıl önce - Çrş 10 Oca 2007, 20:20
Ne desem ki...
Merhaba arkadaşlar.
Başlıktan da anlayacağınız gibi; gerçekten de "Ne desem ki!..." Öyle ucu açık bir başlık ki. Ne televizyonsuz olur ne de televizyonla... Geçenlerde eve geldim, selam verip oturdum. Eşim başladı bana söylenmeye... Ben ne olduğunu şaşırdım tabii ki. Baktım TV açık ve ekran 35'e bölünmüş bir tarafta Semra Anne(!), bir tarafta Caner Damat(!), bir tarafta... Sarıldım telefona 118 RTÜK'ün telefonunu bulun bana lütfen. Neyse gerisi bilindik şeyler.
Yıllardır eğitim camiasının içinden biri olarak bu ülkenin yapı taşlarını oluşturmaya, geleceğini inşa etmeye uğraşıyoruz. Ama öyle bir araç tarafından yaptıklarınız baltalanıyor ki inanılır gibi değil. TV dünyanın en vazgeçilmez iletişim araçlarından biri olmasına rağmen, maalesef bu gücü ne kullanıcılar iyi kullanıyor, ne de programları üretenler. Bir bakıyoruz nerede pedagojik olarak sakıncalı çocuk rogramı, filmi, görüntüsü varsa hepsi ekranda. Bizim işimiz havanda su dövmeye kalıyor. Biz bir saat önce şiddetin olumsuzluklarından bahsetmişiz, çocuk eve ekranın başına oturmuş intikam nameleri izliyor... Lütfen arkadaşlar ya...
Yani televizyonculuk sadece bir renkli cama herhangi bir görüntü yansıtmaktan mı ibarettir? Yayınlanan programların veya görüntülerin ne anlama geleceği, sonuçlarının ne olacağı hiç irdelenmez mi?
Basit bir gerekçenin arkasına sığınmışız. Efendim herkesin elinde kumandası varmış. İstediği kanalı zaplarmış. Hayır arkadaşlar bu bu kadar kolay değil. Yani herkesin her şeyi her yerden satın alma özgürlüğü var diye siz -tabirimi bağışlayın- uyuşturucu satan bir ticarethane açabilir misiniz?
Neyse uzatmayalım. Uzun lafın kısası herkes özellikle kamu hizmeti yapan bir kurumun sorumluluğunu taşıyorsa toplumun her kesimine ve ortak menfaatlerine duyarlı olmak zorundadır. Sadece piyasada talebi var diye basit bit kapitalist anlayışın arkasına sığınmak bizleri sorumluluktan kurtarmaz. Arz talep meselesi diyecekseniz eğer, ben de basit bir ekonomik kuraldan bahsedebilirim ozaman: Her talep tabii ki arzının yaratır. Peki yeni üretilmiş mallar ne oluyor? Onlar da talebini bekleyen arz ürünleri olmuyor mu? Tutulursa üretime devam... Ver coşkuyu!! Tutulmazsa başka versiyon üzerine çalışma.
Dizilere gelince, isterseniz o konuda hiç yazmayayım. Bir çok yapımcı bana kızacak. Aslında ben TV düşmanı değilim. Ama daha çok dünyanın, yaşamın bir izlemeden daha çok karşılıklı iletişim ve etkileşim olduğunu düşünüyorum. Kendimiz konuşmayarak, yazmayarak, okumayarak maalesef sadece izleyen bir toplum olduk çıktık.
Bunun için de TV başında geçirilen zamanların dünyanın gelişmiş ve geri kalmış ülkelerinin ortalamalarıyla bir karşılaştırıverin lütfen.
Hoşça kalın, dostça kalın. Hayata biraz müdahale edin lütfen...
|
 |
sayfa 6  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|