Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Eskişehir - Alpu Termik Santrali (Proje)
« önceki   123456 ... 171819   sonraki »

ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
sayfa 5
KeNaN KöR
10 ay önce - Cmt 23 Arl 2017, 05:58


Almanya, 2016 senesinde elektrik üretiminin %40'ını kömür ve linyit (Braunkohle, Steinkohle) yakıtlı termik santrallerinden temin etti. Türkiye'de ise bu oran yerli kömür %15, ithal kömür %17 olmak üzere toplamda %32 civarında.

Yine 2016'da elektrik üretimi Almanya'da 648 milyar kWh olur iken, bu rakam Türkiye'de 270 milyar kWH olarak gerçekleşti. Burada dikkat çeken bir nokta ise, Almanya'nın kömürden 260 milyar kWh elektrik üretmiş olması. Neredeyse tüm Türkiye'nin elektrik üretimi (270 milyar kWh) kadar termik santrallerden elektrik üretildi.



Almanya'da en fazla termik santral KRV eyaletinde. Düsseldorf, Köln, Dortmund, Gelsenkirchen, Duisburg, Essen, Leverkusen bölgesini kapsayan ve Konya ilimizden küçük olan alanda irili ufaklı 24 adet termik santral bulunuyor. Türkiye'nin bütün termik santralleri kadar elektrik üreten santrallerin yapım yılları ise çoğunluk olarak 1960 ile 2000 yılları arası...

Türkiye her sene artan enerji ihtiyacını karşılamak için 55 milyar dolarlık ithalat yapmak ve yerli kaynaklar bir kenarda beklerken dışardan kömür satın almak zorunda kalan bir ülke. Burada olabildiğince milli kaynaklardan faydalınılması, kendi kömürümüzün devreye sokulması ve binlerce insanımıza iş sahası açılması her bakımdan atılacak en doğru bir adımdır. Bölgede keşfedilen yeni kömür madeninin ekonomiye kazandırılması işsizlik sorununu hafifletecektir ve cari açığın finansmanı için de faydalı olacaktır.

Bir diğer ihmal edilmeyecek konu ise sağlık ve tarımla alakalı. Alman şirketleri yenilenebilir enerjide teknolojik üstünlükleri sayesinde söz sahibiler. Almanya devlet olarak sırf çevreye verdiği zarardan dolayı değil, kendi şirketlerının önünü açmak için de termik santralleri kapatmayı gündemine aldı. Buna rağmen kömüre yüzde 40 oranında bağımlılıktan kurtulamadılar, ne zaman kapatacakları konusunda bir anlaşma yok ve eyaletler arasında çatışmalar yaşanıyor. Alman termik santrallerinin ortalama yaşı 35 vardır diye tahmin ediyorum ve "öldük, bittik, kanser olduk, tarımsal arazilerimiz yok oldu" türünden şikayetler de hiç yok denecek kadar az.

Türkiye kendi altın madenlerını işlemek istediğinde bile hiç ummadık tepkilerle karşılaşmıştı. Her stratejik yatırımda peydahlanan başta çevreciler olmak üzere değişik örgütler haklı gerekçeler yerine çeşitli bahaneler üreterek projeleri durdurmaya çalıştılar. Fransa'nın enerjisinin %77'lik bölümü nükleer santrallerden gelir. Türkiye'de ise bir tane bile yapılmasına razı olmayan sözde çevrecilerden geçilmiyor.

Siyasi ve küçük hesaplar peşinden koşmak, ülke gerçeklerini inkar etmek, fedakarlıktan kaçmak isteyenler elbette Alpu Termik santraline ve benzer projelere karşı çıkabilirler. Ülke karanlıkta kalsa umurlarında değil...


Misafir 370

10 ay önce - Cmt 23 Arl 2017, 10:52

Allah akıl fikir versin kimse yapmasın demiyor şehrin dibinde termik santralmi yapılır gitsin az ötede yapsınlar yermi yok.bende akpartiliyim sehrin dibinde santral istemiyorum bu kadar basit...

Misafir 2c5

10 ay önce - Cmt 23 Arl 2017, 12:34

Eskişehirin havası saten pis yapılırsa artk gözlükle gezeriz



ethem özer
10 ay önce - Cmt 23 Arl 2017, 19:05

Kenan Kör arkadaşımız konuya güzel bir tartışma ortamı sağlamış. Ben de onun güzel açıklamalarına eklemeler yaparak konuyu boyutlandırmak istiyorum:
Türkiye'nin son 30 yılda en çok ihmal ettiği konuların başında iki kritik sektör başı çekiyor: 1. Tarım Hayvancılık Sektörü, 2. Enerji Sektörü. Bu sektörler, denilebilir ki, Türkiye'nin en yaşamsal sektörleridir. Ve hiç vakit kaybetmeden bu iki sektörde yerli ve verimli, köklü dönüşümler hayata geçirilmelidir. Dikkat edilirse Türkiye'nin yeterince geç kaldığı bu iki sektör de, bizim tartışma konumuzla direk olarak ilgili. Enerji tüketiminin neredeyse 2/3'ünü dışarıya bağımlı olan bir ülkenin, bırakın güçlü bir ülke olmasını, varlığını sürdürmesi bile tehlikeye girer.
Enerji yatırımlarında temel ilke, birim enerjinin hangi maliyetle üretildiğidir. Potansiyeliniz varsa bile, eğer yeterince verimli değilse, üretmezsiniz. Aynı zamanda bu üretimin hangi bedellere malolacağı da hesaplanmalıdır. Çevresel ve diğer etkenler dikkate alınır. Ayrıca güvenlik, siyasi ve stratejik olarak farklı kriterlere göre değerlendirme yapılmalıdır. Yani bilmem şu kadar rezerv var diyerek bir karar vermek yanıltıcı olur.
Eskişehir bölgesinin termik potansiyeli, tarım, su ve sağlık unsurları dikkate alınarak karar verilmelidir. Öte yandan, yenilebilir enerjinin 4 ana ayağı (güneş, rüzgar, biokütle, jeotermal) açısından da bölgede potansiyel vardır. Sadece güneş kullanılarak, mevcut alan üzerinde üretilecek enerjiyi üretebilme imkanı vardır. Bölgedeki tarım faaliyetiyle eşgüdümlü güneş enerjisi yapma imkanı da vardır. Esasen, Türkiye'nin önümüzdeki 20 yılda, yenilenebilir enerji kaynaklarıyla dışarıya bağımlılığı, 2/3'ten, 1/3'e indirebilme potansiyeli fazlasıyla vardır.
Ayrıca Türkiye'deki temel enerji sorunu, enerji yetmezliği değildir. Temel sorun, enerjinin pik kullanımının olduğu yaz aylarıdır. Yani 3-4 ay önceden üretilen enerji depolanıp, kullanılabilse Türkiye'de enerji sorunu diye bir sorun kalmayacaktır. Ülke olarak yenilebilir enerji teknolojileri ile birlikte, depolama sistemlerinin, yeni teknolojik üretimleri üzerine yoğunlaşarak bu sorunu ileride bir risk faktörü olmaktan çıkartabiliriz. Tarımsal bir çıktı olan biokütleyi de, güneş enerjisine eklersek, bölge, termik santalden elde edilecek enerjiden daha fazlasını üretme kapasitesine sahip olacaktır. Aslında bu durum, bölgeyi bir yenilenebilir enerji merkezi halinde getirebilmek için fırsat yaratmaktadır. Kanımca hükümetin, bu firsatın değerlendirilebilmesi için harekete geçmesi daha mantıklı gözükmektedir.


Misafir c18

10 ay önce - Cmt 23 Arl 2017, 19:30

Hergün kül yağmasını arabaların camlarının kül leri kazıyıp yazı yazmayı, öksürdüğünüzde simsiyah balgam atmayı, balkona astığınız beyaz çamaşırların simsiyah olmasını istiyorsanız destek verin bu projeye. Yapan adam tabiki zararsız diyecek. Ne filtresi koyarsan koy o kadar kömür yakan bir sistem temizlenemez.Başka bir yol bulun yada dibimize kömürlü termik santral koymayın. 1.5 milyon evin yaktığı kömürü yakacak bir sistem düşünün. Eskişehir'in o kadar nüfusu yok ve doğalgaz yaygın durumda .Ayrıca Eskişehir'in havası gayet temiz hayatında hiçbişey görmemiş insanlar pis diyebilir tabi. Gücünüze gitmesin temiz .Belediye Akpartili değil ama havası temiz. Gidin Bursa, İstanbul, Kocaeliye bakın oradan gelen insanlara sorun temiz mi değil mi? Mantığınızı kullanın kömür ucuz diye termik santral yapılıyor masraf az olsun diye bunu yapan adam masraf edip milyonluk filtre sistemi takar mı? Hükümeti koruyayım diye kansere razı olmayın.

Misafir 4ad

10 ay önce - Pts 25 Arl 2017, 03:15

ALPU OVASINA TERMİK SANTRAL YAPILMAMALI. TÜRKİYEDE KI OVALAR KORUMA ALTINA ALINDI. ALPU OVASI DA BUNUN İÇİNDE.



KeNaN KöR
9 ay önce - Pts 25 Arl 2017, 18:56

Alıntı:
Ayrıca Eskişehir'in havası gayet temiz hayatında hiçbişey görmemiş insanlar pis diyebilir tabi. Gücünüze gitmesin temiz .Belediye Akpartili değil ama havası temiz. Gidin Bursa, İstanbul, Kocaeliye bakın oradan gelen insanlara sorun temiz mi değil mi? Mantığınızı kullanın kömür ucuz diye termik santral yapılıyor masraf az olsun diye bunu yapan adam masraf edip milyonluk filtre sistemi takar mı? Hükümeti koruyayım diye kansere razı olmayın.


Zonguldak ili, Çatalağzı belediyesi sınırları içinde bulunan ZETES ( Zonguldak Eren Termik Santralı ) toplam 2790 MW’lik kurulu güce sahip. Eskişehir'e kurulacak olan Alpu Termik Santralinin kurulu gücü ise 1080 MW ve neredeyse ZETES'in üçte biri kadar küçük olacak.

ZETES'in, Zonguldak merkeze uzaklık mesafesi tahminen 25 kilometre. Eskişehir için öne sürülen termik santral şehrin dibine yapılıyor argümanı Zonguldak için de fazlasıyla geçerli. Hava kirliliğinin artacağını öne sürenlerin iddiaları doğru ise şehrin dibinde termik santrale sahip olan Zonguldak'ta hava kirliliği Eskişehir'le kıyaslandığında alarm verici seviyelerde olması gerekir.

T. C. Çevre ve Şehirlicik Bakanlığı'nın, Hava Kalitesi İzleme İstasyonları Web Sitesi sayesinde şehirlerin hava kirlilik oranlarını anlık olarak takip edebiliyoruz. http://www.havaizleme.gov.tr/Default.ltr.aspx






Sonuçlara bakıldığında Zonguldak ve Eskişehir için hava kalitesinin iyi olduğunu, değerlerin de Avrupa Birliği normlarının çok altında olduğunu görüyoruz. Zonguldak ile Eskişehir hava temizliliği bakımından Zonguldak'ta bulunan termik santrale rağmen birbirlerine yakın olan iki şehirdir.

Bilgi kirliliğine yol açan bir takım marjinal basının ve batılı fonlardan beslenen şirketlerin asıl amacı ülkenin kalkınmasını engellemektir...


Misafir 0b4

9 ay önce - Pts 25 Arl 2017, 19:15

Eskişehir'e termik santral istemiyoruz.lütfen seçmenin ne istediğini dikkate alın sayın yetkililer.

Misafir a0c

9 ay önce - Pts 25 Arl 2017, 21:18

Birde Elbistandakine bak bakalım nasılmış.

Ali Kemal 80+
9 ay önce - Pts 25 Arl 2017, 21:27

Misafir a0c

Yukardaki mesajları ben yazmadım önce bunu belirteyim. Elbistanı sorduğun için yazıyorum memleketim Elbistan olduğu için biliyorum şu sıralar tüm insani sınırları aşmış durumda.



sayfa 5
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
« önceki   123456 ... 171819   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET