Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Yerli üretim haberleri, Her Alanda Yerli Üretim
« önceki   123 ... 535455 ... 767778   sonraki »

ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
cevap yaz
sayfa 54
crypton
1 yıl önce - Çrş 04 May 2022, 12:47

Alıntı:
Mini roket Saika, zırh delme yeteneği kazandı
Troy Teknoloji Savunma, mini, mikro İHA ve İKA için geliştirdiği 40 milimetre çapında mini rokete "Türkiye'nin en küçük zırh delici harp başlığını" entegre etti.

Göksel Yıldırım |04.05.2022

Ankara
Türk savunma sanayisi bünyesinde geliştirilen mini roket Saika, "Türkiye'nin en küçük zırh delici harp başlığıyla" daha da güçlendi.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, mini ve mikro insansız hava ve kara araçları (İHA/İKA) için 40 milimetre çapında mini roket tasarlayıp üreten Troy Teknoloji Savunma, Saika'ya yeni yetenekler kazandırıyor.

"Yıldırım", "Gökten inen ateş" gibi anlamlara gelen Saika, ilk olarak antipersonel harp başlıklı olarak üretildi ve dronla test edildi.

Saika'nın daha güçlü hedeflere karşı etkinliğini artırmak üzere mini roketle de uyumlu olacak şekilde Türkiye'nin en küçük zırh delici harp başlığı geliştirildi ve etkinlik testleri tamamlandı.


Drondan atılabilen Saika, yeni başlığıyla 70 milimetreye kadar zırhla donatılmış araçlarda da etkili olabilecek. Ramor 600 çelik plakalarla yapılan testlerde söz konusu kalınlığa kadar penetre edebilen Saika, böylece zırhlı personel taşıyıcı ve muharebe araçlarına karşı etkili olabileceğini ortaya koydu.

Başlık, çukur imla mantığı ile yönlendirilmiş enerjiyi araçlar üzerindeki zırhı penetre etmek için kullanıyor. Toplam 80 gram ağırlığındaki başlık 70 milimetreye kadar zırh çeliği yanında aynı zırh seviyesinde kompozit zırhlar, beton gibi farklı malzemeler üzerinde de etkili olabiliyor. Zırh delici harp başlığı bünyesinde Troy Teknoloji Savunmanın kendi geliştirdiği cocrystal patlayıcı kimyasalları kullanılıyor.

Çok amaçlı kullanıma uygun altyapıya sahip
Troy Teknoloji Savunma, askeri sınıf yüksek inflaklı patlayıcılar, bu patlayıcılarla yüksek etkinlik sağlayabilen harp başlıkları, mini roketler, drone ve insansız kara araçlarının silahlandırılması, yüksek teknolojili savunma sistemlerinin geliştirme ve tasarımı konularında hizmet vermek amacıyla 2004 yılında Ankara'da kuruldu.

Mini roket Saika, döner veya sabit kanatlı, alçak irtifa, mini veya mikro İHA'ların taşıyabileceği yük limitleri içerisinde kalacak şekilde tasarlandı. Roket, çok amaçlı kullanım için uygun altyapıya sahip bulunuyor. Yerli olarak üretilen, ihtiyaca göre geliştirilebilen sistemin, iç güvenlik ve sınır ötesi harekatları ile meskun mahal operasyonlarında kullanımının faydalı olacağı değerlendiriliyor.

Uzunluğu 170 milimetre olan mini roket, 550 milimetrelik atıcı tüpten fırlatılıyor. Roketin ağırlığı tek kullanımlık atıcı tüp ile 500 grama karşılık geliyor. Bir mini İHA'ya 6 adede kadar roket entegre edilebiliyor.

Mini roket 2 kilometre azami menzile ulaşıyor, 100-500 metre etkili menzil aralığıyla görev yapıyor. Öğrenebilen akıllı tapaya sahip antipersonel harp başlığı 12 metre yarıçapta etkinlik gösteriyor. Saika'nın penetrasyon kabiliyeti, yeni zırh delici başlıkla STANAG 4569 Level 2'den Level 4'e yükseltildi.

Saika; yerli, düşük maliyetli, ihtiyaca göre geliştirilebilir, kullanımı kolay, hafif ve personel tarafından çok adetli taşınabilir oluşu dolayısıyla avantajlar sağlıyor.
https://www.aa.com.tr/tr/bilim-teknoloji/mini-rok ...di/2579116


BJK 5106
1 yıl önce - Çrş 04 May 2022, 15:17

Alıntı:
JEC World, "geleceğin sanayi malzemesi" olarak adlandırılan kompozit sanayisinde, makina ve malzemeler, yazılım ve hizmetler, teknoloji süreçleri gibi tüm değer zincirini tek bir çatı altında toplayan dünyadaki tek fuar olma özelliğini taşıyor.

Salgın nedeniyle 2019'dan sonra ilk kez yüz yüze gerçekleştirilen JEC World organizasyonu olan fuarın bu yılki teması "Sürdürülebilir bir dünya için kompozitler" şeklinde belirlendi.

Fuara, İstanbul Ticaret Odası'nın (İTO) gerçekleştirdiği milli katılım organizasyonu kapsamında 14, bireysel bazda ise 26 olmak üzere toplam 40 Türk firması katıldı.

JEC World 2022'de bu yıl toplam 1.350 şirket ve kuruluş stant açtı. Fuar idaresi 112 ülkeden 40 bin profesyonelin fuara katılacağını açıklarken, üç gün boyunca 600'den fazla yeni ürünün lansmanının yapılması bekleniyor.

Fuar, Türk kompozit sektörünün, küresel bir marka olması yolunda bir eşik olarak görülüyor. Kullanımı günden güne artan kompozit materyaller, havacılık, otomotiv, savunma, deniz, enerji, altyapı, inşaat, tasarım, elektronik, medikal gibi birçok sektörde katma değerli ürünlere dönüşüyor.

"Kompozit; Türkiye'ye sıçrama yaptıracak sektörlerden birisi"


Fuara ilişkin değerlendirmelerde bulunan İTO Başkanı Şekib Avdagiç, Türk kompozit sektöründe orta ve büyük ölçekli 180 şirketin faaliyet gösterdiğini, kısmen bu işi yapan şirketlerle sayının 800'ü bulduğunu söyledi.

Bu firmalarda yaklaşık 13 bin kişinin çalıştığını aktaran Avdagiç, "Türk kompozit malzeme pazarı 1,62 milyar avro ve 300 bin ton hacme sahip. Türk kompozit endüstrisinin büyük dünyası yakaladığı ivmeyi JEC World 2022'de ortaya koyuyor. Hızla büyüme trendine giren Türk şirketleri inanıyorum ki; JEC World gibi etkinlikler sayesinde ticaret hacimlerini artırıp iş kapasitelerini büyütecektir." diye konuştu.

Avdagiç, kompozitin, Türkiye’nin küresel ticarette rekabetçiliğini artıracak sektörlerin başında geldiğini vurgulayarak şunları kaydetti:

"Kompozit yarının malzemesi ve kompozit sektörünün sağladığı katma değer, milli sanayi hamlemiz için oldukça önemli. İTO olarak biz de kompozitin, Türkiye'ye sıçrama yaptıracak sektörlerden birisi olduğunun bilincindeyiz. Bu yüzden Türkiye 2013'ten itibaren JEC World Fuarı'na katılımını istikrarlı bir şekilde sürdürdü. Her yıl kompozit dünyasına yeni perspektifler ekliyoruz. İnanıyorum ki JEC World, Türk kompozit endüstrisinin küresel boyutta tanıtımına katkı sağlayacaktır. Ayrıca şirketlerimizin katma değerli üretimini destekleyecek, ihracatımızın artmasına ve birçok yabancı ortaklıkların kurulmasına vesile olacaktır."

"Kompozit imalatta hafiflik ve sağlamlık üzerine bambaşka bir dünya"


İTO Başkanı Avdagiç, kompozitin, Türkiye'de imalatın parlak geleceğini şekillendiren bir sektör olduğunu, kompozit ürünlerinin yüzde 75'inin taşımacılık-otomotiv, boru-tank-altyapı ve yapı-inşaat sektörlerinde kullanıldığını bildirdi.

İleri teknolojili ürünlerin Türkiye'de üretilmesinin hızlanmasıyla rüzgar enerjisi, uzay ve havacılık ile elektrik ve elektronik sektörlerinde daha fazla miktar ve oranda kompozit malzeme kullanımının gerçekleşmesini beklediklerini aktaran Avdagiç, şunları ifade etti:

"Kompozit imalatta hafiflik ve sağlamlık üzerine bambaşka bir dünya. 1970'lerde üretilen Concorde uçaklarında yüzde 8 kompozit malzeme kullanılıyordu. Günümüzde Boeing 787 ve Airbus A350 modellerinin ise yüzde 50'si kompozit malzemelerden imal ediliyor. Uzay araçlarında ve roketlerde kompozit malzemelerin kullanılması ile uçuş menzilleri önemli oranda uzadı.

Savaş uçakları, helikopterler ve insansız hava araçlarında da kompozit malzemeler yoğun olarak kullanılıyor. Bir otomobilin ağırlığındaki yüzde 10'luk düşüş, yüzde 5-7 yakıt tasarrufu sağlıyor. Uzun zamandır Formula 1 yarış arabaları ile üst segment araçlarda kompozit malzemeler tercih ediliyor. Giderek orta segment modellerde de kompozitlere yönelim söz konusu. Otobüs, kamyon, tır gibi ağır araçların da birçok parçası kompozit malzemelerden imal ediliyor." (AA)






crypton
1 yıl önce - Çrş 04 May 2022, 15:38

Alıntı:
İTÜ, deniz suyunu düşük maliyetle ucuz içme suyuna dönüştürecek
İTÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Derya Yüksel İmer ile ekibi, hibrit termal ve ayırma teknolojisi ile deniz sularını yüzde 40 daha az maliyetle içilir ve kullanılır hale getirecek.

Hikmet Faruk Başer |04.05.2022

İstanbul
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), termal yöntemleri ve ayırma proseslerini içeren hibrit teknolojiyle deniz suyunu yüzde 40 daha az maliyetle ve çevreci yöntemlerle içme ve kullanma suyuna dönüştürecek.

İTÜ İnşaat Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Derya Yüksel İmer ve ekibi, Türkiye ile Katar arasındaki uluslararası iş birliği kapsamında deniz suyunu daha ucuz maliyetle sürdürülebilir ve çevreci teknikler kullanarak, içme ve kullanma suyuna dönüştürmek için çalışma başlattı.

Bu kapsamda ekip, hibrit termal ve ayırma teknolojisiyle daha düşük kalitede ve yüksek tuzlulukta olan deniz sularını hem daha düşük maliyet hem de yüksek verimlilikte içme ve kullanma suyuna dönüştürmeyi hedefliyor.

Hamad Bin Khalifa Üniversitesi Çevre ve Su Ensititüsü ile Gebze Teknik Üniversitesinin de yer aldığı, Doç. Dr. İmer'in ise yürütücüsü olduğu "Yüksek Tuz Konsantresi Arıtımı ve Deniz Suyu Desalinasyonu İçin İleri Membran Distilasyon Teknolojisinin Geliştirilmesi" projesi, Katar Ulusal Araştırma Fonu Öncelikli Araştırma Programı kapsamında 540 bin dolarlık ortak destek almaya hak kazandı.
Doç. Dr. İmer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, su kıtlığının tüm dünyada temel bir problem olduğunu, alternatif su kaynakları için uygun teknolojilerinin geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Dünyada endüstrileşmenin ciddi boyutlarda olması, nüfus artışı ve iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdığını belirten İmer, "Özellikle temiz, ulaşılabilir su miktarları gün geçtikçe azalıyor. Projede de deniz suyundan içme ve kullanma suyu elde etmeyi hedefliyoruz." dedi.

İmer, projede Katar ve Türkiye ekibinin denizden su elde edilmesi noktasında güvenilirliği belirlenmiş teknolojileri bir araya getirmeye çalıştığını dile getirerek, şöyle devam etti:

"Katar ekibinin termal desalinasyon teknolojisi ile ilgili daha önce yaptığı bazı pilot ve saha çalışmalarından elde ettikleri deneyim, bizlerin de İTÜ'de geliştirdiğimiz birtakım ayırma proseslerinde kullandığımız nanolif yapılı malzemeler ve yüksek verimliliğe sahip filtrelerimiz var. Dolayısıyla bu iki sinerjiyle birlikte şu anda termal ve ayırma teknolojisi diye adlandırdığımız çift katmanlı bir teknikle bu projeyi gerçekleştireceğiz. Projenin nihai hedefi aslında deniz suyundan yüksek verimlilikle içme ve kullanma suyu elde edilmesini sağlamak. Termal sistemlerle çok yüksek verimlilikle su elde edebiliyoruz ama bu sistemlerin en büyük dezavantajı tabii ki maliyet. Biz, bu teknolojilerin avantajını dezavantajını bir araya getirerek giriş miktarının yüzde 90'ına kadar temiz su elde edilmesini sağlayacağız."

"Deniz suyu, su kıtlığına bir çare olacak"
İmer, deniz suyunu temiz suya dönüştürürken yüksek miktarda tuz akımının tekrar denize verildiğini kaydetti.

Bu durumun deniz ekosistemini olumsuz yönde etkilediğini dile getiren İmer, "Projemizde geliştireceğimiz teknikte denize dönen akımın, ekosisteme baskı yapmaması üzerine daha çevreci, daha sürdürülebilir bir yönetim anlayışı ile kontrolü sağlanacaktır. Dolayısıyla aslında tamamen çevreci ve sürdürülebilir bir desalinasyon teknolojisi geliştirmeye çalışıyoruz." diye konuştu.

İmer, denizden elde ettikleri temiz suyun her alanda kullanılabileceğinin altını çizdi.

Deniz suyunun kullanılmasının su kıtlığına bir çare olacağını vurgulayan İmer, "Her ülkenin gelecekteki en büyük problemi su kıtlığı olacak. Dolayısıyla deniz suyu bunun için oldukça iyi bir alternatif. Bizim de hedefimiz üç yıl sürecek proje çalışmalarımız sonunda gerçekten saha ölçeğinde bu teknolojilere hazır hale gelmek ve olası bir su kıtlığı durumunda deniz suyunu alternatif bir su kaynağı olarak hali hazırda tutabilmek." ifadelerini kullandı.

"Suyu dönüştürürken harcanan enerji miktarını azaltacağız"
Temiz su elde etmenin maliyetli bir iş olduğunu, önemli miktarda enerjinin kullanıldığını anlatan İmer, şunları kaydetti:

"Bizim burada gerçekleştirmeyi planladığımız hibrit teknoloji ile hem termal hem de ayırma prosesleri ölçeğinde yapılan ön çalışmalarda yüzde 40 oranında maliyeti azalttığımızı belirledik. Hedefimiz bunu daha da aşağılara çekmek ve suyun birim maliyetini daha düşük bir şekilde ekonomik olarak da faydalanabilir hale getirmeye çalışmak. Yani hem suyu dönüştüreceğiz hem de o suyu dönüştürürken harcanan enerji miktarını da azaltacağız."
https://www.aa.com.tr/tr/bilim-teknoloji/itu-deni ...ek/2579117


crypton
1 yıl önce - Çrş 04 May 2022, 17:44

Alıntı:
İzmirli şirket, yapay zeka tabanlı güneş enerjisi uygulamasını 5 ülkeye ihraç ediyor
İzmirli yazılım firması, güneş enerjisi santrallerinin performans sorunlarını tespit etmek, işletimini kolaylaştırmak ve verimliliğini artırmak üzere geliştirdiği yapay zeka tabanlı performans analiz sistemini beş ülkeye ihraç etmeye başladı.

Ebru Şengül Cevrioğlu |04.05.2022
İzmir
Güneş enerjisi santralleri için yapay zeka tabanlı performans izleme platformu olan Solarify, 2018 yılında kurulan İzmir merkezli Loggma Dijital Enerji Çözümleri firmasının santrallerde verimliliği en üst düzeye çıkarmak için yürütülen Ar-Ge çalışmaları sonucunda geliştirildi.

Solarify platformuyla santrallerde bulunan panellerin, eviricilerin ve santralin genelinin performans problemleri tespit edebiliyor. Bu sayede santrallerde verimlilik artırılabilirken, aynı zamanda dağıtık olan güneş santrallerinin yönetimi de kolaylaştırılıyor.

Loggma Dijital Enerji Çözümleri Kurucu Ortağı Kurucu Ortağı Mustafa Ozan Tuncan, AA muhabirine, Solarify platformunu başta bir uzaktan izleme sistemi olarak kurguladıklarını ancak sektörde rekabetin artması ve sektörün ihtiyaçlarına cevap verilebilmesi hedefiyle daha da geliştirdiklerini söyledi.

Güneş enerjisi santrallerinin yüksek maliyetli olması nedeniyle her bir panelin arkasına bir evirici ve sensör konulamadığını ifade eden Tuncan, "Bu yüzden her bir panelin performansını takip etmek de imkansız hale geliyor. Biz de bu santrallerde bulunan panellerin, eviricilerin ve santralin genelinin performans problemlerini bulabilmek için algoritma geliştirdik. Bu algoritma minimum 40 gün, idealde 3 aylık veriye bakıp, o santralin karakterini orta çıkarıp, onunla ilgili tahminler yapıyor." dedi.

Tuncan, platforma daha sonra operasyon ve varlık yönetim sistemlerini de eklediklerini, bunlarla müşteri kitlelerinin genişlediğini aktardı.
Mevcut durumda Türkiye pazarının yüzde 10’una hakim oldukları bilgisini paylaşan Tuncan, şöyle devam etti:

"Müşterilerimiz arasında Siemens, Hanwha Q-Cells, Japan Energy Capital gibi global şirketlerin yanı sıra yerli birçok enerji oyuncusu ve güneş enerjisi oyuncusu bulunmakta. Hem yazılım hem donanım üretimi yapıyoruz. Bugün itibarıyla Ukrayna, Yunanistan ve Senegal’e ihracat yapıyoruz. Yakın zamanda da Portekiz ve Nepal'de sistemimiz devreye girecek. Örneğin Ukrayna’da iki parçalı 15’er megavatlık güneş enerjisi santrallerine kurulum yaptık. Türkiye’de nasıl iş yapıyorsak, benzer şekilde de orada yapıyoruz. Biz ürünümüzü ölçekleyebilmek adına çok çalışma yaptık. Bu nedenle dünyanın neresi olursa olsun biz buradan ürünümüzü kargoluyoruz. Orada ilgili kişiler onu alıp, takıp, doğrudan devreye alabiliyorlar ve sistem bulut tabanlı olduğu için her yerden çalışabiliyor. Yani bizim için İzmir de, Elazığ da, Ukrayna da aynı yer aslında."

"Bir megavat piklik (peak) santralde yılda ortalama 57 megavat saatlik fazladan enerji üretilebiliyor"
Tuncan, öncelikli hedeflerinin Avrupa pazarına açılmak olduğunu ve bunu Uzak Doğu, Kore ve Japonya ile Amerika'nın takip edeceğini aktardı.

Türkiye'nin yenilenebilir enerji sektöründeki dijitalleşme dönüşümünde arz tarafında önden gittiğine değinen Tuncan, dijital çözümlere yönelik talepte ise santraller eskidikçe ve belli başlı problemler ortaya çıktıkça artış yaşandığını belirtti.
Tuncan, santral kullanıcılarının başlarda yanlış yönlendirmelerle veya bazı eksik bilgilerle yola çıkabildiklerine de işaret ederek şunları kaydetti:

"Ama zamanla hem sektör ilerledikçe ve hem de ihtiyaç arttıkça talep de artıyor. Yani bize artık iki yıl öncekinin 5 katı talep geliyor. Bir megavat piklik (peak) bir santralde yılda ortalama 57 megavat saatlik fazladan enerji ürettirebiliyoruz. Ama tabii ki Solarify aktif olarak bir müdahalede bulunmuyor. Problem tespiti yapıyor. Bununla ilgili kişilerin hemen müdahale etmesi icap ediyor. Bunlar tabii ki belli başlı varsayımlar sonucu ortaya çıkardığımız rakamlar. Çok daha fazla veya çok daha az olabiliyor. Temelde endişemiz şu: hep yenilenebilir enerji diyoruz. Yenilenebilir enerjinin ikinci bir ayağı da sürdürülebilirlik. Bu santrali kurduk. Bakım maliyetleri az. Ama sürdürülebilir olması için, yıllarca benzer performansta çalışması için buna bakılması icap ediyor. Bakılması için de öncelikle bir izlenmesi ve orada bir problemin olup olmadığının anlaşılması lazım. Bizim sistemimiz aslında bunu yapıyor."

Firma, yakın zamanda hayata geçirdiği Enerify platformu ile de tüm yenilenebilir enerji santrallerinde enerji tüketimi ve üretim noktalarını tek bir platformda analiz ederek portföye ait enerji yönetimini kolaylaştırmayı hedefliyor.
https://www.aa.com.tr/tr/bilim-teknoloji/izmirli- ...or/2579126


crypton
1 yıl önce - Cmt 07 May 2022, 19:19

Alıntı:
Türk bilim insanı 'sinekten' kozmetik hammaddesi üretti
Dokuz Eylül Üniversitesi Dermatoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emel Erdal Çalıkoğlu, çevre dostu sinek olarak bilinen Black Soldier Fly (BSF) larvasından kozmetik hammadde üretti.

Efsun Erbalaban Yılmaz |06.05.2022


İzmir
Prof. Dr. Çalıkoğlu, DEÜ Teknoparkı (DEPARK) bünyesinde şirket kurarak radyasyon onkoloğu eşi Dr. Tamer Çalıkoğlu ile "siyah asker sineği" olarak Türkçeleştirilen "BSF" üzerinde çalışmaya başladı.
TÜBİTAK desteğiyle Güzelbahçe ilçesinde bir tesis kuran Çalıkoğlu, meyve ve sebze gibi atıklarla beslendiği için "çevre dostu" olarak adlandırılan BSF'den nemlendirme, temizleme ve yenileme özelliğine sahip yağ elde etti.
https://www.aa.com.tr/tr/bilim-teknoloji/turk-bil ...ti/2580713




crypton
1 yıl önce - Cmt 07 May 2022, 19:19

Alıntı:
Türk bilim insanı 'sinekten' kozmetik hammaddesi üretti
Dokuz Eylül Üniversitesi Dermatoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emel Erdal Çalıkoğlu, çevre dostu sinek olarak bilinen Black Soldier Fly (BSF) larvasından kozmetik hammadde üretti.

Efsun Erbalaban Yılmaz |06.05.2022


İzmir
Prof. Dr. Çalıkoğlu, DEÜ Teknoparkı (DEPARK) bünyesinde şirket kurarak radyasyon onkoloğu eşi Dr. Tamer Çalıkoğlu ile "siyah asker sineği" olarak Türkçeleştirilen "BSF" üzerinde çalışmaya başladı.
TÜBİTAK desteğiyle Güzelbahçe ilçesinde bir tesis kuran Çalıkoğlu, meyve ve sebze gibi atıklarla beslendiği için "çevre dostu" olarak adlandırılan BSF'den nemlendirme, temizleme ve yenileme özelliğine sahip yağ elde etti.
https://www.aa.com.tr/tr/bilim-teknoloji/turk-bil ...ti/2580713


Kenanwow
1 yıl önce - Pzr 08 May 2022, 21:49



Vural Demir
1 yıl önce - Pts 09 May 2022, 23:57



crypton
1 yıl önce - Pzr 15 May 2022, 13:18

Alıntı:
İSTANBUL (AA) - TÜMOSAN Genel Müdürü Halim Tosun, 'Yerli ve milli üretim politikasıyla AR-GE çalışmalarımıza tüm hızımızla ve motivasyonumuzla devam ediyoruz. ' ifadelerini kullandı.

TÜMOSAN'dan yapılan açıklamaya göre, yerli motor ve transmisyon entegrasyonu ile traktör üretimini gerçekleştirerek tarım sektöründe çiftçilerin yanında olan TÜMOSAN, 2022 yılının ilk çeyreğine ait verilere bakıldığında toplam pazarda yaşanan daralmalara rağmen pazar payını 2021 yılının ilk üç ayına oranla artırdı.

Ürettiği yerli motorların gücüyle avantaj sağlayan TÜMOSAN, özellikle salgınla birlikte öneminin altı bir kez daha çizilen yerli ve milli tarımın destekçisi olarak yoluna devam ediyor.

Son yıllarda pazar beklentileri bahçe grubu ürünlerinde, 4 silindirli motora sahip traktör modellerine yoğunlaşılması ile birlikte TÜMOSAN Bahçe grubu ürün gamına, 52L serisini dahil etti. 52L serisi güçlü ve verimli TÜMOSAN motoru, 3 ve 4 silindirli seçenekleri ile çiftçilerin beğenisine sunuldu. TÜMOSAN, yeni 4 silindirli bahçe grubu 52L serisi traktör modelleri ürün gamında yerini aldı.

81 Premium Serisini Türk mühendislerinin imzasıyla Konya’da üreten TÜMOSAN, 81.100 ve 81.110 modelleri ile ürünlerini çiftçilerin beğenisine sundu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen TÜMOSAN Genel Müdürü Halim Tosun, yıllık 75 bin motor ve 45 bin traktör üretim kapasitesine sahip olduklarını belirterek, “TÜMOSAN olarak kendi üretim hatlarını geliştiren ve farklı çalışmalarla üretimimizin gelişmesine yardımcı olan, üretim kaynaklarını yüksek tutan profesyonel üretim ekibine sahibiz.

Profesyonel ekibimizin çalışmaları sonucunda çok sayıda optimize edilmiş insansız aracımız bize üretimde yardımcı oluyor. Üretimimizi günden güne geliştirerek verimlilik çalışmalarını başarıyla uygulayan bir firmayız.” ifadelerini kullandı.

Tosun, 4 silindirli olarak uzun yıllardır çiftçiler ile buluşan 8000 ve 8100 serisi ailesine 3 silindirli olarak 8065, 8165 ve 8170 modelleri de eklediklerini aktararak, klasik ve modern dizayna sahip 3 silindirli model seçenekleri ile çiftçilerin her ihtiyacını karşılamaya yönelik ürün gamını artırmaya devam ettiklerini bildirdi.

Tosun, 'Geçtiğimiz yılın sonlarında üreticilerin istekleri doğrultusunda piyasaya çıkardığımız yeni kabin ve donanıma sahip tarlaların vazgeçilmez klasiği 8000 serisinin 8005 modelini de çiftçilerimizin beğenisine sunduk. Çiftçilerin klasik dizayna sahip traktör modellerine olan ilgisi karşısında geleneksel çizgiler ile yüksek donanımı buluşturmaya devam ediyoruz.' değerlendirmesinde bulundu.

- 81 Premium Serisi Konya Tarım Fuarı'nda çiftçilerden ilgi gördü

Türk mühendislerinin yeni imzası TÜMOSAN 81 Premium serisine değinen Halim Tosun, şunları aktardı:

'TÜMOSAN motorlu 95 ve 105 HP motor gücü seçenekleri ve 16 ileri-16 geri Hi-Lo vites seçeneğine sahip TÜMOSAN transmisyonu ile 81 Premium Serisi aynı zamanda standart olarak sunulan PowerShuttle ve vites kolu üzerinden vites değişimine imkan veren el debriyajı ile çiftçilerin kullanımını kolaylaştıran çözümler sunuyoruz.

4000 kilogram kaldırma kapasitesi, 6 adet hidrolik çıkış ve standart olarak sunulan hidrolik orta kol ile beraber elektronik çeki kontrol sistemine sahip olan 81 Premium Serisi, yüksek donanıma sahip 4wd ve kabin klimalı model seçenekleri ile Konya Tarım Fuarı’nda çiftçiler tarafından yoğun ilgi gördü.'

Tosun, Türk çiftçisinin yanında olduklarını belirterek, 'Yerli ve milli üretim politikasıyla AR-GE çalışmalarımıza tüm hızımızla ve motivasyonumuzla devam ediyoruz. Ülkemizin zengin topraklarının farkındayız. Yüzde 100 yerli ve milli traktörlerimizle ve gelecek dönem çalışmalarımızla da ülkemizin milli kalkınma hamlesine desteğimizi sürdüreceğiz.' yorumunu yaptı.

Yalnızca Türkiye’de değil dünyada da isimlerini gururla duyurduklarını anlatan Tosun, “Şu anda 32 yurt dışı satış noktamız ile öncelikle Balkan ülkeleri, Orta Doğu ve Afrika olmak üzere yoğun talep alıyoruz.

Orta Doğu ve Afrika’daki pazarımız büyürken diğer kıtalarda da satış hacmimizi büyütmeyi hedefliyoruz. Yakın zamanda yurt dışı pazarlama faaliyetlerimizin artmasıyla birlikte dünya çiftçilerinin de gücünü hissedeceği motor ve traktörlerimizle adımızdan sıkça söz ettireceğiz.' ifadelerini kullandı.
https://www.aa.com.tr/tr/sirkethaberleri/sanayi/t ...yor/672891


crypton
1 yıl önce - Pzr 15 May 2022, 13:19

Alıntı:
İSTANBUL (AA) - TÜMOSAN Genel Müdürü Halim Tosun, 'Yerli ve milli üretim politikasıyla AR-GE çalışmalarımıza tüm hızımızla ve motivasyonumuzla devam ediyoruz. ' ifadelerini kullandı.

TÜMOSAN'dan yapılan açıklamaya göre, yerli motor ve transmisyon entegrasyonu ile traktör üretimini gerçekleştirerek tarım sektöründe çiftçilerin yanında olan TÜMOSAN, 2022 yılının ilk çeyreğine ait verilere bakıldığında toplam pazarda yaşanan daralmalara rağmen pazar payını 2021 yılının ilk üç ayına oranla artırdı.

Ürettiği yerli motorların gücüyle avantaj sağlayan TÜMOSAN, özellikle salgınla birlikte öneminin altı bir kez daha çizilen yerli ve milli tarımın destekçisi olarak yoluna devam ediyor.

Son yıllarda pazar beklentileri bahçe grubu ürünlerinde, 4 silindirli motora sahip traktör modellerine yoğunlaşılması ile birlikte TÜMOSAN Bahçe grubu ürün gamına, 52L serisini dahil etti. 52L serisi güçlü ve verimli TÜMOSAN motoru, 3 ve 4 silindirli seçenekleri ile çiftçilerin beğenisine sunuldu. TÜMOSAN, yeni 4 silindirli bahçe grubu 52L serisi traktör modelleri ürün gamında yerini aldı.

81 Premium Serisini Türk mühendislerinin imzasıyla Konya’da üreten TÜMOSAN, 81.100 ve 81.110 modelleri ile ürünlerini çiftçilerin beğenisine sundu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen TÜMOSAN Genel Müdürü Halim Tosun, yıllık 75 bin motor ve 45 bin traktör üretim kapasitesine sahip olduklarını belirterek, “TÜMOSAN olarak kendi üretim hatlarını geliştiren ve farklı çalışmalarla üretimimizin gelişmesine yardımcı olan, üretim kaynaklarını yüksek tutan profesyonel üretim ekibine sahibiz.

Profesyonel ekibimizin çalışmaları sonucunda çok sayıda optimize edilmiş insansız aracımız bize üretimde yardımcı oluyor. Üretimimizi günden güne geliştirerek verimlilik çalışmalarını başarıyla uygulayan bir firmayız.” ifadelerini kullandı.

Tosun, 4 silindirli olarak uzun yıllardır çiftçiler ile buluşan 8000 ve 8100 serisi ailesine 3 silindirli olarak 8065, 8165 ve 8170 modelleri de eklediklerini aktararak, klasik ve modern dizayna sahip 3 silindirli model seçenekleri ile çiftçilerin her ihtiyacını karşılamaya yönelik ürün gamını artırmaya devam ettiklerini bildirdi.

Tosun, 'Geçtiğimiz yılın sonlarında üreticilerin istekleri doğrultusunda piyasaya çıkardığımız yeni kabin ve donanıma sahip tarlaların vazgeçilmez klasiği 8000 serisinin 8005 modelini de çiftçilerimizin beğenisine sunduk. Çiftçilerin klasik dizayna sahip traktör modellerine olan ilgisi karşısında geleneksel çizgiler ile yüksek donanımı buluşturmaya devam ediyoruz.' değerlendirmesinde bulundu.

- 81 Premium Serisi Konya Tarım Fuarı'nda çiftçilerden ilgi gördü

Türk mühendislerinin yeni imzası TÜMOSAN 81 Premium serisine değinen Halim Tosun, şunları aktardı:

'TÜMOSAN motorlu 95 ve 105 HP motor gücü seçenekleri ve 16 ileri-16 geri Hi-Lo vites seçeneğine sahip TÜMOSAN transmisyonu ile 81 Premium Serisi aynı zamanda standart olarak sunulan PowerShuttle ve vites kolu üzerinden vites değişimine imkan veren el debriyajı ile çiftçilerin kullanımını kolaylaştıran çözümler sunuyoruz.

4000 kilogram kaldırma kapasitesi, 6 adet hidrolik çıkış ve standart olarak sunulan hidrolik orta kol ile beraber elektronik çeki kontrol sistemine sahip olan 81 Premium Serisi, yüksek donanıma sahip 4wd ve kabin klimalı model seçenekleri ile Konya Tarım Fuarı’nda çiftçiler tarafından yoğun ilgi gördü.'

Tosun, Türk çiftçisinin yanında olduklarını belirterek, 'Yerli ve milli üretim politikasıyla AR-GE çalışmalarımıza tüm hızımızla ve motivasyonumuzla devam ediyoruz. Ülkemizin zengin topraklarının farkındayız. Yüzde 100 yerli ve milli traktörlerimizle ve gelecek dönem çalışmalarımızla da ülkemizin milli kalkınma hamlesine desteğimizi sürdüreceğiz.' yorumunu yaptı.

Yalnızca Türkiye’de değil dünyada da isimlerini gururla duyurduklarını anlatan Tosun, “Şu anda 32 yurt dışı satış noktamız ile öncelikle Balkan ülkeleri, Orta Doğu ve Afrika olmak üzere yoğun talep alıyoruz.

Orta Doğu ve Afrika’daki pazarımız büyürken diğer kıtalarda da satış hacmimizi büyütmeyi hedefliyoruz. Yakın zamanda yurt dışı pazarlama faaliyetlerimizin artmasıyla birlikte dünya çiftçilerinin de gücünü hissedeceği motor ve traktörlerimizle adımızdan sıkça söz ettireceğiz.' ifadelerini kullandı.
https://www.aa.com.tr/tr/sirkethaberleri/sanayi/t ...yor/672891




sayfa 54
« önceki   123 ... 535455 ... 767778   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET