Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Yerli üretim haberleri, Her Alanda Yerli Üretim
« önceki   123 ... 333435 ... 767778   sonraki »

ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
cevap yaz
sayfa 34
BJK 5106
1 yıl önce - Çrş 24 Ksm 2021, 16:41

Alıntı:
Mobilya makinelerinin bakım ve yenileme işiyle uğraşan ortaklar Hasan Cengiz (49) ve İbrahim Baran Alp (39), yaptıkları araştırmalar sonucu bu alanda ihtiyaç olduğunu tespit ederek 2018 yılında CNC karton kesim makinesi üretimine yöneldi.

Ortaklar, zamanla üretimlerini geliştirip kapasitelerini artırarak iç piyasaya satışlarının yanı sıra yurt dışı pazarlarda da kendilerine yer edindi.

Hasan Cengiz, AA muhabirine, yaklaşık 15 yıllık mobilya makineleri bakım ve yenileme sürecinde ortağı İbrahim Baran Alp'in elektronik, kendisinin ise mekanik işlerini yaptığını söyledi.

Araştırmalarının ardından faaliyet alanında değişikliğe gittiklerini belirten Cengiz, "Karton sektörü tabii ki vardı ama yaptığımız makinenin sektörü yoktu. Bizimle beraber bu sektör başladı. Kartoncular da bu işe yatırım yaptılar. Onların bu konuda altyapısı da vardı. 2018 yılının 7'nci ayında ilk makinemizi teslim ettik. Şu ana kadar 200'e yakın makine ürettik." diye konuştu.

Cengiz, bu makinelerde "sonsuz fon" olarak bilinen Z kat karton kullanıldığını aktardı.

Makinenin en önemli özelliğinin fire oranını düşürüp maliyeti aşağıya çekmek olduğunu dile getiren Cengiz, şöyle devam etti:

"Makinelerimizde sonsuz fon dediğimiz sistem ile sonsuz karton üretebiliyorsunuz. Kendi kutunuzu kendiniz tasarlayıp, istediğiniz ölçüde, istediğiniz adette karton çıkartabiliyorsunuz. Bunun size ne faydası oluyor? Bununla beraber fire oranlarınız, karton, ambalaj ve stok maliyetleriniz düşüyor ve firma otomatik olarak kara geçiyor."

"Bu makine ile bu işi yapabileceklerini anlattık"

Cengiz, sektöre girdiklerinde makineye ilişkin kendileri de dahil Türkiye'de pek bilgi sahibi olunmadığını belirtti.

Araştırma ve geliştirme çabaları sonucu üreticilere bunu kullandıklarında neler kazanacakları konusunda bilgiler verdiklerini kaydeden Cengiz, "Aslında biz paketlemeyi anlattık, daha sonra bu makine ile bu işi yapabileceklerini anlattık." dedi.

Hasan Cengiz, küresel ölçekte CNC karton kesim makineleri üreten lider firmalar arasında yer almayı hedefledikleri bildirdi.

Yurt dışına yönelik satışlarına değinen Cengiz, şöyle konuştu:

"Şu anda Rusya, Ukrayna ve Polonya başta olmak üzere 12 ülkeye ihracatımız var. Biz de artık yurt dışında, diğer ülkelerde ciddi pazar payına sahip olmaya başladık. Yurt dışında zaten bu makineleri üreten firmalar var ama biz de artık onların yanında kendimize bir yer edindik. Şu anda teknolojimizle, programlarımızla, Çin'de üretim yapan firmaları geride bıraktık. Avrupa'da makine üretimi yapan firmalarla da rekabet halindeyiz. Onların teknolojisini yakaladık ve geçmeye başladık. Bu anlamda da güzel geri dönüşler aldık." (AA)





BJK 5106
1 yıl önce - Cmt 27 Ksm 2021, 11:07

Alıntı:
Sürücü ve yolcuların konforunu ve sürüş güvenliğini artırmak, onlara daha keyifli bir yolculuk yaşatabilmek amacıyla otomotiv multimedya sistemleri geliştiren Türk firması, dünyada 50'den fazla otomobil modeline bu ürünleri tedarik ediyor.

ULUTEK Teknopark'ta yer alan Daiichi firmasının Ar-Ge merkezinde, Türk mühendisler tarafından geliştirilen yüzde 100 yerli araç içi bilgi-eğlence sistemleri, otomotiv pazarına sunuluyor.

Daiichi Genel Müdürü Ömer Tunç Akdeniz, AA muhabirine, firmanın 20 yıl önce kurulduğunu, yüzde 100 Türk sermayeli bir şirket olduklarını söyledi.

Otomotiv elektroniği alanında çalıştıklarını belirten Akdeniz, "Radyo teyplerle başladık, multimedya sistemleriyle devam ettik. Hoparlörler üretip Tofaş, Ford, Otosan gibi firmalara tedarik sağladık. Şimdi geldiğimiz noktada artık yeni trendleri, 'dijital kokpit' dediğimiz ekranları, elektrikli otomobillerin güvenlik parçaları gibi yeni trendleri takip ediyoruz ve yeni parçaları portföyümüze eklemeye çalışıyoruz." diye konuştu.

Firmanın Bursa'daki Ar-Ge merkezinde yapılan çalışmaları anlatan Akdeniz, şunları kaydetti:

"Burada biz, Türkiye'nin yüzde 100 yerli ilk otomobil radyo teybini yaptık. Polonya'da üretilen Lancia aracına yaklaşık 3 senedir seri üretimde bunun tedarikini sağlıyoruz. Bu çok gurur verici bir şey, Türkiye adına bir ilk. Radyo, multimedya gibi parçalar üreten ilk ve tek Türk firmasıyız. O zaman Fiat Chrysler markasıydı şimdi Peugeot ve Citroen ile birleşip Stellantis Grup oldular ve ihalenin neticesinde bütün dünya devlerinin içinden sıyrıldık ve bizi layık gördüler. Arkadaşlarımız burada yüzde 100 Türk mühendisliğiyle yazılımını, donanımını, mekaniğini, her şeyini yaptı ve Polonya fabrikasına tedarik etmeye başladık."

"Dünyanın 5 kıtasında da ürünlerimiz var"

Akdeniz, yurt dışı ve yurt içindeki birçok otomotiv fabrikasına ürün tasarladıklarını dile getirerek, şöyle devam etti:

"Fiat'ın İtalya'daki fabrikasına, Özbekistan'daki fabrikaya, Türkiye'de Tofaş, Ford Otosan, Karsan, Otokar gibi fabrikalara, Amerika'da Volkswagen'in Navistar ile olan birleşmesiyle üretilen ağır ticari vasıtalar ve otobüsler var; oraya, Meksika fabrikalarına gönderim yapıyoruz. Hindistan'da Mahindra, Volvo Eicher gibi ortaklıklara radyo ve hoparlör tedarikimiz var. Hemen hemen Avrupa, Orta Asya, Güney Asya ve Amerika da dahil olmak üzere bütün dünyaya otomotiv elektroniği alanında parçalar satıyoruz. Araçlara bakarsak dünyanın 5 kıtasında da ürünlerimiz var. Ürün sattığımız fabrikalar olarak düşünürsek yine 4 kıtada, Kuzey Amerika'da, Orta Amerika'da, Asya'da, Avrupa'da, Kuzey Afrika'da müşterilerimiz var. Fiat Chrysler otomobile, Peugeot ve Citroen markasına, Volkswagen'e, Ford'a ürünler veriyoruz. Zaten dünya otomotiv pazarının yüzde 70'ini bu araçlar oluşturuyor."

Yeni trendlere, teknolojilere uyum sağlamak için çalıştıklarını ve mühendislik güçlerini artırmayı planladıklarını aktaran Akdeniz, 1-2 yıl içinde 100 mühendisi daha ekibe katacaklarını, elektrikli otomobillere yeni parçalar geliştirmek, online multimedya sistemlerinde siber güvenlik için çalışacaklarını da sözlerine ekledi.

"Tasarladığımız multimedya sistemlerini araçlarda görmek, inanılmaz bir duygu"

Firmanın Ar-Ge Direktörü Emrah Yürüklü de bilgi eğlence sistemleri, gösterge paneli, multimedya, radyo, hoparlör amfi sistemleri tasarlayıp ürettiklerini belirterek, şöyle konuştu:

"Bu ürünlerin bütün yazılım, donanım, mekanik geliştirmesi, sıfırdan, eskiz çalışmasından başlıyor; ara yüz, ön panel, butonların yerlerinden, menülerinden son ürüne kadar yapıyoruz. Ford, Tofaş, Fiat gibi büyük otomotiv üreticileri, bizim müşterilerimiz. Biz üretiyoruz ve onların fabrikalarına gönderiyoruz. Araç üzerine seri üretim hatlarında monte ediyor ve son müşteriyle buluşturuyorlar."

Aracı gösteren, özellikle gençlere aracın satılmasını sağlayan, en göz önünde olan multimedya sistemlerinin artık büyük ekranlı olarak tasarlanmaya başladığı bilgisini veren Yürüklü, "Tasarladığımız multimedya sistemlerini araçlarda görmek, inanılmaz bir duygu. Kırmızı ışıkta duruyorsunuz, yan tarafta bir araçta bizim geliştirdiğimiz multimedya sistemi kullanılıyor. Televizyonda bir dizide, sinemada bir filmde tasarladığımız sistemleri gördüğümüzde insan duygulanıyor. 'Çok uğraştık ama ürün iyi oldu ve insanlar kullanıyor, memnun.' diye mutlu oluyoruz." dedi.

Yürüklü, multimedya, bilgi eğlence sistemleri dünyasında ciddi bir evrilme beklendiğine dikkati çekerek, "Gösterge paneli, multimedya, amfi sistemleri, şu anda ayrık yapıda. Yeni trend, elektrikli ve otonom araçlarla birlikte bunların hepsini birden yöneten tek bir kontrol ünitesi, tek bir beyin. Gösterim için ekran çıkışı veren ama hepsini birden tek başına yöneten, bir nevi bilgisayar. Gelecekte bunun ciddi anlamda karşımıza geleceğini biliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Multimedya sistemlerinin artık internet bağlantılı olduğunu aktaran Yürüklü, "Gelecekte kredi kartı bilgilerini, HGS, OGS gibi bilgileri içinde saklayacak multimedya sistemlerinde, cep telefonunda olan uygulamalar olacak. Uzaktan yazılım güncellemeleri yapılabilecek. Siber güvenlik, artık bizim işimizin ayrılmaz bir noktası. Biz de hazırlık aşamasındayız. Siber güvenlik uzmanlarını işe başlattık." diye konuştu. AA







Yakup
1 yıl önce - Cum 03 Arl 2021, 02:48

Alıntı:

Gıda teknolojileri alanında faaliyet gösteren Alapala, İtalyan makarna teknolojileri firması Axor Srl’nin yüzde 70 hissesini satın aldığını duyurdu. Yapılan açıklamaya göre, 4 kıtada, 700’den fazla anahtar teslimi buğday unu, irmik, mısır unu ve yem fabrikaları ve tahıl taşıma ve depolama sistemleri kuran Alapala, Axor Srl ortaklığı ile gıda proses endüstrisinde entegre tesisler kuracak




Gıda prosesi teknolojileri alanındaki ihtiyaçlara yönelik ürünler ve çözümler geliştiren Alapala, makarna endüstrisine yönelik ekipman mühendisliği, üretimi ve kurulumu yapan İtalyan Axor Srl’i satın aldı.

Alapala'nın bu stratejik kararıyla uluslararası pazarda rekabet gücünü artırmayı hedeflediği kaydedildi.

Yapılan açıklamaya göre, 30 yılı aşkın süredir gıda endüstrisinde faaliyet gösteren Axor Srl bugüne kadar, İtalya’dan tüm Avrupa’ya, Kuzey ve Güney Amerika’dan Afrikaya, Asya’dan Orta Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada 150’den fazla hat ve ekipman kurdu.

Gıda sanayisinin un ve unlu mamuller kolunda, makarna teknolojilerinin önemli alt sektörlerden biri olduğuna işaret eden Alapala Grup CEO’su Görkem Alapala, "Dünya nüfusunun 2050 yılına kadar 9.8 milyara yükselmesi bekleniyor, gıda üretiminin ise yüzde 60 artması gerektiği öngörülüyor. Alapala olarak gıda teknolojilerinde büyümeyi hedefliyoruz. Özellikle ithal ettiğimiz ve know-how sahibi olmadığımız alanlarda satın alma veya stratejik ortaklık fırsatlarına bakmaya devam edeceğiz. Makarna teknolojileri de bu anlamda bizim için çok stratejik bir adım" dedi.

Bu alanda da hem yurt içi hem yurt dışı pazarlarda var olacaklarını söyleyen Alapala, "Türkiye dünyanın en çok makarna ihraç eden üç ülkesinden biri fakat bu teknolojinin tamamına yakınını ithal ediyor. İlk etapta üretimimize İtalya’da devam edeceğiz. Kapasite artırım ihtiyacı olduğunda Axor için Türkiye ve İtalya’da yeni yatırımlar yapacağız" bilgisini paylaştı.


KAYNAK; HABERTURK,

Türkiye icin cok önemli satin alma hamlesi oldu..


Dost Akın
1 yıl önce - Cum 03 Arl 2021, 22:46



Yakup
1 yıl önce - Cum 03 Arl 2021, 22:57



En son Yakup tarafından Cum 03 Arl 2021, 23:27 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Dost Akın
1 yıl önce - Cum 03 Arl 2021, 23:04



BJK 5106
1 yıl önce - Cmt 04 Arl 2021, 16:21

Alıntı:


Milli işlemcimiz ‘Çakıl’ çalıştı, ‘çok çekirdekli’ için de kolları sıvadık

ASELSAN’ın Ankara’daki toplantısı sonrası Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Prof. Haluk Görgün’le sohbet ediyoruz.
Masada TEİ Genel Müdürü Prof. Mahmut Faruk Akşit, Aselsan Tedarik Zinciri Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Nuh Yılmaz, Hakan Güldağ ve Şeref Oğuz var.
Haluk Görgün, ABD’deki doktora tezi günlerini anımsadı:
- Ben ABD’de doktora tezimi hazırlarken projeme 60 bin dolarlık destek sağlanmıştı.
Türkiye’de döndükten sonra tanık olduğu bir projeyi irdeledi:

- Türkiye’ye döndükten sonra aynı TÜBİTAK’a sunulan aynı projeye 1 milyon dolar destek sağlanabildiğini gördüm.
Bu duruma olumlu tarafından baktığını belirtti:
- İddia ediyorum, Türkiye’de ABD’den daha fazla teşvik var.

Sohbette başta otomotiv sektörü olmak üzere, dünyada yaşanan çip krizi konusu açılınca sorduk:
- Aselsan, savunma sanayinde Türkiye’nin gururu kurumların başında geliyor. Aselsan, çip geliştirme, üretim işine girer mi?
Prof. Görgün, yanıta şöyle girdi:
- Çip işinde zaten varız. Kendi ürünlerimiz için çip geliştiriyoruz.
Masaya Aselsan Elektronik ve Yazılım Tasarım Direktörü Dr. Fatih Say’ı çağırdı:
- Fatih, çip konusunda neler yapıyorsunuz, anlatır mısın…
Dr. Fatih Say, önce geçmişe uzandı:
- Türkiye, yıllar önce uçak üretimi konusunda yaşadığına benzer bir olayla çip işinde de karşılaşmış. Aslında 1980’lerde çip işine girilmiş ancak ticari üretim aşamasına geçilememiş.
Türkiye’nin mühendislik yetenekleri açısından kabına sığamadığını kaydetti:
- Şu anda savunma sanayi yazılımları yüzde 100 yerli gerçekleşiyor. Milli savunma sistemlerimizin görev bilgisayarları 20 yılı aşkın süredir Aselsan tarafından milli olarak geliştiriliyor.
Ardından ekledi:
- Hem teknolojik derinliğimizi daha ileriye taşımak, hem de elektronik bileşen seviyesindeki dışa bağımlılığın azaltılmasında öncü adım olması adına, bu görev bilgisayarlarının en kritik bileşeni mikroişlemcileri de millileştirme çalışmalarına yaklaşık 3 yıl önce başladık.

Bu konuda TÜBİTAK-BİLGEM ile işbirliğine girdiklerini ifade etti:
- İşbirliğinin getirdiği güce inanarak bu çalışmalara TÜBİTAK-BİLGEM ile başladık. Savunma Sanayi Başkanlığı’nın (SSB) desteği ile bu alandaki ilk projemiz olan “ÇAKIL”a 2019’da başladık.
Çip dünyasında ilk üretimde hatasız ürünü yakalamanın çok zor olduğunun altını çizdi:
- Hem iş ortaklığının getirdiği güç, hem de ekiplerimizin yoğun mesaisi ile 2 yıldan kısa sürede çipimizin tasarım, prototip üretim ve test çalışmalarını başarıyla tamamladık.

“ÇAKIL”
ı IDEF-2021’de sergilediklerini anlattı:

- Prototip çipimizi görev bilgisayarımıza entegre edip gerekli yazılım uygulamalarını da yaptıktan sonra milli uzaktan komutalı silah sistemi SARP’ı milli işlemcimiz “ÇAKIL”la tam performans çalıştırdık.
Bir sonraki aşamayı paylaştı:
- Arkadaşlarımız aynı işbirliği ile birlikte bu işlemcinin ticari ve “çok çekirdekli” versiyonunu geliştirmek üzere çalışmalara ara vermeden başladı. Yeni çipimize ekleyeceğimiz “yapay zeka işlemcisi” ile sistemlerimize fark yaratan özellikler sağlamayı hedefliyoruz.
Türkiye’de henüz bu düzeyde (65-28 nm gibi) bir çipin üretilmesi için bir yarı iletken üretim tesisinin olmadığına dikkat çekti:
- Biz de bu anlamda genellikle Uzak Doğu’dan üreticileri kullanıyoruz.

Çip tasarımının üreticiye bağımlılık oluşturduğuna vurgu yaptı:

- Çipimizin tasarımı bize ait olduğu için, herhangi bir kısıtlama durumunda çok kısa sürede alternatif bir üretici için çipimizi çok kısa sürede uyarlama imkanımız var.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Veliaht Prensi Muhammed bin Zayed El Nahyan’ın ziyareti sonrası çıkan “BAE’ye satılıyor” söylentileri, Aselsan’ın teknoloji geliştirme temposunu etkilemiyor.
Bu söylentiler, Aselsan koridorlarında, “BAE’ye satış iddiaları doğru değil” şeklinde yanıt buluyor…
Aselsan’daki “beyin gücü”nün çipte de başarıya odaklandığı görülüyor...

Vahap MUNYAR / Dünya Gazetesi




Can02
1 yıl önce - Cmt 04 Arl 2021, 20:41



TÖKKEN
1 yıl önce - Pzr 05 Arl 2021, 01:17



BJK 5106
1 yıl önce - Sal 07 Arl 2021, 10:54

Alıntı:


Silivri'de yaşayan 25 yaşındaki genç mühendis Erhan Demircioğlu, hidrojen teknolojisinde ana kalp olarak nitelendirilen mebranı emsallerinden 6 kat daha ucuz ve 6 kat daha fazla verimli olarak üretmeyi başardıklarını açıkladı.

Silivri'de yaşayan 25 yaşındaki enerji sistemleri mühendisi Erhan Demircioğlu, enerji sektörü için önemli bir buluşa imza attı. Daha önce hidrojen ve bor madeni kullanarak solunum cihazı geliştiren genç girişimci, bu kez de hidrojen teknolojisinde ana kalp olarak nitelendirilen mebranı, emsallerinden 6 kat daha ucuz ve 6 kat daha fazla verimli olarak üretmeyi başardı.

“Hammadde olarak bor ve perlit kullanıyoruz “


Yaptığı çalışmalar hakkında bilgi veren Demircioğlu “Şu an hidrojen teknolojisinde ana kalp olarak nitelendirilen mebran, yurt dışından ithal edilmekte. Nafyon türü mebranlar kullanılıyor. Bu mebranların metrekaresi 3 bin dolar. Biz ise kendi geliştirdiğimiz özellikle bor ve perlit katkılı kompozit mebranlarımızın metrekaresini 400 dolara üretebiliyoruz. Üretmiş olduğumuz bu mebranlarda hammadde olarak bor ve perlit kullanıyoruz. Yüzde 80 oranında yerlilik payı var. Bor ve perlitin en önemli avantajı, Türkiye'de rezervleri olan bir kaynak. Borun yüzde 73, perlitin ise yüzde 65 rezervi var. Dolayısıyla kendi madenlerimiz kullanarak piyasadaki bu nafyon türü mebranlardan 6 kat daha verimli ve metrekaresi 400 dolara mal olan mebran üretmiş bulunuyoruz” dedi.

“Yurt dışından getirilen emsallerinde oranla 6 kat daha fazla verimli”


Mebranları öncelikli olarak otomotiv sektöründe hidrojen yakıtlı araçlarda kullanmayı planladıklarını söyleyen Demircioğlu “Bununla ilgili denemeler yapıyoruz. Özellikle mebranları bir araya getirerek oluşturduğumuz hidrojen yakıt hücreleri yığınları var. Bu yığınlar bir tür batarya olarak düşünülebilir. Araçlara enerjiyi sağlayan kısım bunlar ve bunu tamamen kendi madenlerimizi kullanarak yurtdışından getirilen emsallerinde oranla 6 kat daha fazla verimli olan yerli mebranlarla sağlıyoruz. Bir sonraki hedefimiz diğer sektörlerde de enerji üretimi olsun, sağlık sektörü olsun, eğitim kitleri olsun hidrojen enerjisini alacak teknolojileri geliştirmek. Hatta insansız hava araçlarının bile hidrojen teknoloji ile uçuşunu sağlayacak enerji sistemlerini geliştirmeyi hedefliyoruz” dedi.

“Hedefimiz milli teknoloji hamlesine katkı sağlayabilmek”


Demircioğlu “Üretmiş olduğumuz sistemleri de tamamıyla kendi kaynaklarımızı kullanarak bizleri destekleyen paydaş kurumlarla sağlıyoruz. Bizim hedefimiz Sayın Cumhurbaşkanımızın da özellikle üzerinde durduğu milli teknoloji hamlesine katkı sağlayabilmek. Ülkemizin kaynaklarıyla yerli üretime destek olmak ve sonrasında da diğer ülkelere ihracat kalemiyle ülkemize ekonomik girdi kazandırmak. Bunun için çalışıyoruz” şeklinde konuştu.
İHA


Bu gibi buluş ve üretimler zaman zaman "PR" veya bireysel olarak da tabir yerindeyse reklam, hatta "kolpa" vasfında olabilmekte malum.

Ancak yine de gerçekten verim alınabilecek "beyinlerimizin" tespit ve teşvikine de dikkat çekmek gerek.

Yani bu kastettiğim türde olanlar kadar hakikaten "cevher" vasfında kardeşlerimiz ve onların verimlilikli üretimleri de gözden kaçırılmamalı.

Bu bakımdan da değerlendirmelerde peşin hükümlü değil, biraz daha hassas olunmasında yarar vardır.



sayfa 34
« önceki   123 ... 333435 ... 767778   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET