Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Anne ve Babamız Sağmı.?Onların Hayır Dualarını Alıyormuyuz,Kıymetlerini Biliyormuyuz.?
123 ... 242526   sonraki »

ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
sayfa 1
Mustafabey 01
1 yıl önce - Pts 04 Eyl 2017, 18:22
Anne ve Babamız Sağmı.?Onların Hayır Dualarını Alıyormuyuz,Kıymetlerini Biliyormuyuz.?


Anne ve Babamız Sağmı.?Onların Hayır Dualarını Alıyormuyuz,Kıymetlerini Biliyormuyuz.?
Allah'ım her insanı bir Anneden ve Babadan yaratmıştır,iyi veya kötü herkesin bir Annesi ve Babası vardır bazılarımız erken yaşta doğtuktan sonra annesini,bazılarımızda doğmadan veya doğduktan sonra Babalarını kaybetmişlerdir,bazılarımızda şanslıdır Anne ve Babası sağdır görüp konuşuyordur bazılarımızda Anne veya Babası sağ olmasına rağmen çeşitli nedenlerden dolayı küsmüşdür konuşmuyordur,Halbuki ölümlü Dünya bugün varız yarına çıkacağımızın garantisi yok herkesin günleri sayılı bu günlerin kıymetini bilelim ve eğer Anne ve Babamız sağsalar kıymetlerini bilelim,bu konuya Dinimizde çok önem veriyor "Cennet Annelerin Ayakları Altındadır." diyor "Babanın Evladı İçinYaptığı Dua Kabul Edilir." deniyor daha bir çok Ayet ve Hadisler var."Kim Anne ve Babasının ihtirladığında onlara yardımcı olursa,Kendisi ihtiyarladığındada Allah ona bakacak birilerini gönderirim buyuruyor.Allah'ım Anne ve Babasının Razı olduğu kullarından eylesin ve onların hayır Dualarını almayı her Kuluna nasip eylesin inşallah.Amin.


Mustafabey 01
1 yıl önce - Pts 04 Eyl 2017, 18:26

Kur'an ı Kerim de geçen Anne ve Baba hakkındaki bazı Ayetler. Şüphesiz anne ve babanın çocuğu üzerindeki emeği çok fazladır. Annesi pek çok güçlüğe dayanarak onu dokuz ay boyunca karnında taşımış ve bütün güçlüklere rağmen büyük bir özenle büyütmüştür. Babası da onu yetiştirirken birçok çaba harcamıştır. Kur’an’da anne ve babaya karşı kullanılacak üslup bir ayette şöyle hatırlatılır: , “İnsana da, anne babasına iyi davranmasını emrettik. Annesi onu her gün biraz daha güçsüz düşerek karnında taşımıştır. Onun sütten kesilmesi de iki yıl içinde olur. (İşte onun için) insana şöyle emrettik: “Bana ve anne babana şükret. Dönüş banadır." (Lokman Suresi, 14) Yüce Allah bu hükmüyle insana anne ve babasına karşı iyilikle davranmasını emreder.
Bir başka Kur’an ayetinde de anne ve babaya titizlikle davranılması gerektiği detaylı bir şekilde haber verilir:
Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anaya-babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara “öf!” bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle.. Onlara merhamet ederek tevazu kanadını indir ve de ki: “Rabbim!, Tıpkı beni küçükken koruyup yetiştirdikleri gibi sen de onlara acı" (İsra Suresi, 23-24)
Kur’an ahlakında anne ve babaya "öf" bile demeyecek kadar hürmetkâr ve saygılı bir tavırdan bahsedilir. Alçak gönüllü ve anlayışlı davranır, onlara her zaman güzel söz söyler. Sevgi ve şefkat içinde büyütüldükleri gibi, kendisi de onlara yaşlılıklarında sevgi ve şefkat gösterir. Hatalarına kızıp öfkelenmez ve sabırla yaklaşır.
İnsanın ise kendisine titizlikle gösterilen bu emeği görmezden gelmesi anne babasına karşı büyüklenmesi, onlara merhametsizce davranması Kur’an ahlakına tamamen aykırıdır. Rabbimiz, anne ve babaya karşı güzellikle davranılmasını ve böbürlenmekten sakınılmasını “Allah’a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz, Allah kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez." (Nisa Suresi, 36) ayetiyle buyurur.
Allah bir başka ayette yine anne babaya iyi davranılmasına ve merhametle yaklaşılmasına dikkat çekmiştir:
“Biz insana anne babasına iyi davranmayı emrettik. Annesi onu ne zahmetle karnında taşıdı ve ne zahmetle doğurdu! Onun (anne karnında) taşınması ve sütten kesilme süresi (toplam olarak) otuz aydır. Nihayet olgunluk çağına gelip, kırk yaşına varınca şöyle der: “Bana ve anne babama verdiğin nimetlere şükretmemi, senin razı olacağın salih amel işlememi bana ilham et. Neslimi de salih kimseler yap. Şüphesiz ben sana döndüm. Muhakkak ki ben sana teslim olanlardanım.” (Ahkaf Suresi, 15)


Mustafabey 01
1 yıl önce - Pts 04 Eyl 2017, 22:51

Anne Hakkı.

Hazreti Peygamberimiz (s.a.s.) eshabıyla oturmuş sohbet ediyordu. Bir kadın sahabe Resulullah'ın huzuruna telaşla girerek:

- Ya Resûlellah! Şu anda kocam ölüm döşeğinde, belki biraz sonra ölmüş olacak... Yalnız yanında kelime-i şehadet getirdiğimi anladığı ve kendiside getirmeye çalıştığı halde şehadet kelimesi getiremiyor. Kocamın imansız gitmesinden korkuyorum. Bu hususta bir yardımınızı bekliyorum, dedi.

Hazreti Peygamberimiz:

- Kocan sağlığında ne gibi kötü harekette bulunurdu? diye sordu.

Kadın hiçbir kötü amelinin olmadığını, namazını kılıp her türlü ibadetini noksansız yerine getirmeye çalıştığını söyledi.

Bu sefer Peygamberimiz:

- Kocanızın dünyada kimi var? diye sordu.

Kadın ihtiyar bir annesi olduğunu söyleyince Peygamberimz (s.a.s.) kadının kocası Alkama'nın anasın huzura çağırdı. Hazreti Alkama'nın anası, Hazreti Peygamberimizin huzuruna çıktı. Peygamberimiz:

- Oğlun sana karşı nasıl hareket ederdi? Oğlundan memnunmusun? diyr sordu.

Alkamanın anası:

- Ya Resulullah, oğlum evleninceye kadar çok iyi muamele ederdi. Evlendikten sonra hanımını dinledi, bana hor bakmaya başladı. Hatta son zamanda evini bile ayırdı. Ben de üzüldüm, onun bu hareketine, dedi.

Peygamberimiz (s.a.s.) yaşlı kadına; oğlunun ölüm döşeğinde olduğunu, hakkını helâl etmediği takdirde cehennem azabı çekeceğini söylediyse de kadın:

- Hakkımı helâl etmem ey Allah'ın Resûlü, dedi.

Alkama ise evde yatıyor, hâlâ şehadet kelimesi getiremiyordu.

Hazreti Peygamberimi, kadının annelik şefkatini harekete geçirmek için, orada bulunanlara:

- Bana biraz odun hazırlayın, diye emir verdi.

Kadın hayretle :

- Odunu ne yapacaksın ya Resûlellah! diye sormaktan kendini alamadı.

Çünkü o da şüphelenmişti.

Peygamber Efendimiz :

- Oğlunu yakacağım... Zira yarın cehennemde yanacağına cezasını burada çeksin, daha iyi buyurunca, kadın dayanamadı,

- Oğlumun gözümün önünde yanmasına razı olamam ya Resûlellah ! Ona hakkımı helal ediyorum, dedi.

Murat hasıl olmuştu... Hazreti Peygamberimiz, Bilâl-ı Habeşi Hazretlerini göndererek :

- Git bakalım, Alkama ne haldedir? buyurdular.

- Bilâl-i Habeşi Alkam'nın yanına varıp şehadet kelimesei telkin ettiğinde, Alkama'nın dili açılmıştı :

- Lâ ilâhe illallâh, Muhammedün Resûlüllah, deyip ruhunu Allah'a teslim etti.



Misafir cc7

1 yıl önce - Pts 04 Eyl 2017, 22:54

Anne baba bulunmaz . tektir.
Ama eş bulunur. Biri gider biri gelir.
Bu yuzden anne babayi kaynetmemek gerek.


Misafir dd6

1 yıl önce - Pts 04 Eyl 2017, 22:57

Sağlar ama kıymetini bilmiyorum.
Hele annemi hiç sevmem o da bana beddua eder durur.
😀😁😂


Misafir 6cd

1 yıl önce - Sal 05 Eyl 2017, 00:05

Annesi babası olmayanlar üzülmesin. Yani doğuştan yada çocukken kaybeden.
Anne babası olmamak kötü değil bazen tam tersi.
Şanslı bile sayılabilirsiniz.
Öyle ana babalar var ki lânet ediyorsun.
Diyorsun ki olmaz olsun böyle ana baba.



Mustafabey 01
1 yıl önce - Sal 05 Eyl 2017, 09:24

Annenin İhtiyacı Var

Ebû'l-Haseni'l-Harkânî (k.s) hazretleri şöyle anlatır:
İki kardeş vardı. Bu iki kardeşin hizmete muhtaç bir anneleri vardı. Her gece kardeşlerden biri annenin hizmeti ile meşgul olur, diğeri Allah Teâlâ'ya ibâdet ederdi. Bir akşam, Allah Teâlâ'ya ibâdet kardeş, yaptığı ibâdetten, duyduğu hazdan dolayı kardeşine:

- Bu gece de anneme sen hizmet et, ben ibâdet edeyim, dedi.

- Kardeşi kabul etti. İbâdet ederken secdede uyuya kaldı ve o anda bir rüya gördü.
Rüyasında bir ses ona:

- Kardeşini affettik, seni de onun hatırı için bağışladık, deyince genç:

- Ben Allah Teâlâ'ya ibâdet ediyorum. Kardeşim ise anneme hizmet ediyor. Fakat beni onun yaptığı amel yüzünden bağışlıyorsunuz, dedi.
Ses ona:

- Evet, senin yaptığın ibâdetlere bizim hiç ihtiyacımız yok. Fakat, kardeşinin annene yaptığı hizmetlere annenin ihtiyacı vardı, karşılığını verdi.

Bizler küçükken nasıl Anne ve Babamıza muhtaçdık her şeyi ihtiyaçlarımızı onlar karşılıyordu biz rahat ediyorduk,bir düşünün 3-4 yaşındayken Anne ve Babanız sizi bıraksa,berki bu durum başlarına gelmiş olanlar vardır o zaman hayat ne kadar zor olurdu sizin hiç düşündünüzmü,nasılki biz ufakken onlara muhtaçsak şimdi devir değişti biz büyüdük onlar yaşlandı ve artık bazı şeylerde bize muhtaç oluyorlar bizde bu fırsatı iyi kullanıp onlara iyi davranarak,iyilik ederek Allahın Rızasını kazanmaya bakalım.Tabi bu Dünya imtihan dünyası herkesin imtihanı farklı bazı Anne ve Babalar çocuklarıyla,bazı çocuklarda Anne ve Babalarıyla imtihan edilirler,önemli olan sabrederek imtihanı kazanmaktır.
İki misafir arkadaşların mesajı buna güzel bir örnektir.


Mustafabey 01
1 yıl önce - Sal 05 Eyl 2017, 14:01

Musa (a.s) ve Cennetteki Arkadaşı Dini Hikayeler

Hz. Musa Aleyhisselâm, bir gün münacatları esnasında «Ya Rabbî! Cennette benim arkadaşım kimdir, bana göster.» diye iltica eder. Hak Teâlâ ve Tekaddes Hazretleri:
- Ya Musa! Filan şehirde, filan çarşıda ve şu şemail ve isimde bir kasap vardır. O kimsedir, diye ilham eyler.
Hz. Musa Aleyhisselâm hemen hareket eder ve o kasabı bulur. Dükkânının karşı tarafında, bir miktar seyrederek ahvaline vâkıf olmak üzere oturur. Görür ki gayet gaddar ve zalim bir kimsedir. Sattığını hep eksik tartmaktadır. Hz. Musa'nın hatırına, bu kimse bana nasıl arkadaş olabilir, her halde o başka bir kimse olması lâzımdır, diye gelir. Tam o esnada Hz. Cebrail gelerek, o kimsenin olduğunu haber verir.
Hz. Musa Aleyhisselâm akşama kadar dükkânın önünde oturur ve akşam olunca, kasap bir miktar et alarak elindeki zembiline koyar ve evine gitmek üzere iken, Hz. Musa: «Ya kasap, beni misafir kabul eder misin? diye sorar. Kasap da «Buyurun, sizin gibi muhabbetli misafiri asla görmedim. Bu gece hizmetinizle şerefleneyim.» der ve beraberce giderler. Hemen Hz. Musa Aleyhisselâmm önüne yemekler koyar ve «Ey mübarek zat isterseniz siz yeyin. Şayet beraber yiyelim derseniz, bir miktar beklemeniz lâzım gelecek. Zira benim çok mühim bir işim vardır, müsâdenizle onu yerine getireyim.» der. Ve getirmiş olduğu eti iyice pişirip, evin köşesinde asılı bir zembili aşağıya indirir. İçinden son derece küçük ve zayıf bir kadın çıkarır. O'nun ağzına yavaş yavaş eti verir. Karnını doyurduktan sonra altını da temizler ve tekrar yerine asarak Hz. Musa Aleyhisselâmın yanına gelir. Özür dileyerek birlikte yemek yemeye başlarlar.
Kadına yemek yedirirken kadının dudakları bir kaç defa hareket etmiş ve konuşur gibi olmuş. Bu hali Hz. Musa Aleyhisselâm farketmiş olduğu için o kimseye:
- Ey kişi, bu senin annen midir?
-Evet, annemdir. Çok ihtiyar ve mecalsizdir. Her gün böylece dükkândan geldiğim zaman hizmet ederim.
- Yemek yedirirken dudakları kıpırdadı. Sözü anlaşılır mı?
- Evet anlaşılır. Her ne zaman, karnını doyurup hizmetini yaptığımda «Ya Rabbî, bu oğlumu cennette Musa'ya arkadaş eyle.» diye dua eder.
- Ey kimse! Sana müjdeler olsun kî, annenin duası dergah-ı izzette kabul oldu. Musa benim, der ve ilham-ı ilâhî ile oraya geldiğini söyler.
O kimse de çok sevinir ve bütün günahlarına tevbe ve istiğfar ederek ibadet ile meşgul olmaya başlar.
Böylece annesine yapmış olduğu hizmet sebebi ile, salihler zümresine dahil olur.

Anne Duasını almanın faydasını anlatan ibretlik bir kıssa,Rabbim bizide böyle Anne Duası alan
Hayırlı evlat olmayı nasip eylesin inşallah Amin.


Mustafabey 01
1 yıl önce - Çrş 06 Eyl 2017, 14:03

Anne baba hakkı ile ilgili ayetler

Ankebut:8 Biz insana, ana-babasına iyilik etmesini emrettik. Şâyet onlar seni, hakkında hiçbir bilgin olmayan şeyi bana ortak koşman için zorlarlarsa, bu takdirde onlara itaat etme. Dönüşünüz ancak bana olacaktır ve ben yapmakta olduklarınızı size haber vereceğim.

Nuh:28 "Rabbim! Beni, ana babamı, iman etmiş olarak evime girenleri, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla. Zalimlerin de ancak helâkini arttır."

İsra:23 Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anaya-babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara "öf!" bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle.

Araf:27 Ey Âdemoğulları! Avret yerlerini kendilerine açmak için, elbiselerini soyarak ana babanızı cennetten çıkardığı gibi, şeytan sizi de saptırmasın. Çünkü o ve kabilesi, onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Şüphesiz biz şeytanları, iman etmeyenlerin dostları kılmışızdır.

Kehf:80 "Çocuğa gelince, anası babası mü'min insanlardı. Onları azgınlığa ve küfre sürüklemesinden korktuk."


Mustafabey 01
1 yıl önce - Cum 08 Eyl 2017, 10:51

Anne baba hakkı ile ilgili hadisler

"Cihad, fisebilillah Yüce Allah yolunda sadece kılıç sallamak değildir. Ana-babaya veya evlada bakmak da cihaddır. Ele muhtaç olmamak için çalışmak da cihaddır." (Deylemi)

"Anasına-babasına asi olan mel’undur." (Hakim)

"Ana-babası, yanında ihtiyarladığı halde, (onların rızalarını alamayıp) Cenneti kazanamıyanın burnu sürtülsün." (Tirmizi)

"Ana-babasına iyilik edene müjdeler olsun! Allah Onun ömrünü uzatır." (Buhari)

"Önce, annene, sonra babana, kızkardeşine, erkek kardeşine ve sırası ile diğer yakınlarına iyilik et!" (Nesai)

Yüce Allah'ın rızası, ana-babanın rızasında, gadabı da, ana-babanın gadabındadır.) (Tirmizi)



sayfa 1
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
123 ... 242526   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET