1) Allah’ın insanlara yaptığı dini teklifler onların gücünün üstünde değildir.
2) Alışıncaya kadar dini bir hayat yaşamak biraz zor gelse de, alıştıktan sonra ondaki lezzetin varlığına doyum olmadığını tasdik eden binlerce insan vardır.
3) Allah iyilikler için en az 10 sevap verirken, işlenen bir kötülüğü yalnız bir sayar. Bu da işin kolay tarafını göstermektedir.
Cennet ucuz değildir. Çünkü:
1) İman esaslarını sağlam bir şekilde kavramak ve onların gereğini yerine getirmek kolay değildir.
2) Bütün bir hayatı kapsayan İslam’ın emir ve yasaklarına hayat boyu riayet etmek öyle kolay olmasa gerektir.
3) İbadet ederken, emirleri yerine getirirken, sırf Allah’ın rızasını gözeterek yapmak, başka hiç bir dünyevi maksadı düşünmemek oldukça zordur.
4) “Kim zerre miskal hayır işlerse onu görür, kim de zerre miskal şer işlerse onu görür.” (Zilzal, 99/8) mealindeki ayetin ifadesinden de cennetin öyle ucuz bir yer olmadığını göstermektedir.
5) “Kimin iyilikleri ağır basarsa, o razı olacağı bir hayatta(Cennette) olacaktır. Kimin iyilikleri hafif gelirse onun da yeri Haviye(Cehennem) olacaktır.” (Karia:6-9) mealindeki ayette ifade edilen muvazeneden de Cennetin ucuz olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu konuda hadislerde verilen örneklerden bir kısmı şöyledir:
Bir adam Resulullah aleyhissalatu vesselam'a: "Cennette at var mı?" diye sordu. Aleyhissalatu vesselam da:
"Allah Teala Hazretleri seni cennete koyduğu takdirde, kızıl yakuttan bir at üzerinde orada dolaşmak isteyecek olsan, o seni istediğin her yere uçuracaktır." buyurdular. Bunun üzerine diğer biri de:
"Cennette deve var mı?" diye sordu. Ama buna Aleyhissalatu vesselam öncekine söylediği gibi söylemedi. Şöyle buyurdular:
"Eğer Allah seni cennete koyarsa, orada canının her çektiği, gözünün her hoşlandığı şey bulunacaktır." (Tirmizi, Kütüb-i Sitte, XIV/431)
Hadiste bildirilen "canının her çektiği, gözünün her hoşlandığı şey" bizim dünyadaki ufkumuzla, hayal gücümüzle sınırlı değildir. Kur'an'da Allah c.c,
"... orada nefislerin arzu ettiği ve gözlerin lezzet (zevk) aldığı her şey var. Ve siz orada süresiz kalacaksınız." (Zuhruf, 43/71)
âyetiyle bu nimetlerin zenginliğine dikkat çekmiştir. Bu konuyla ilgili diğer âyetler ise şöyledir:
"... Orada nefislerinizin arzuladığı her şey sizindir ve istediğiniz her şey de sizindir." (Fussilet, 41/31)
"... Onlar nefislerinin arzuladığı (sayısız nimet) içinde ebedi kalıcıdırlar. "(Enbiya, 21/102)
"Allah Teâla hazretleri şöyle demiştir: Ben kimin iki sevdiğini almışsam ve o da sevabını umarak sabretmişse, ona cennet dışında bir mükâfat vermeye razı olmam.”
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) işaret parmağı ve orta parmağıyla işaret ederek: "Gerek kendisine ve gerekse başkasına ait herhangi bir yetimi görüp gözetmeyi üzerine alan kimse ile ben, cennette işte böyle yanyanayız" buyurmuştur.
Halit b. Zeyd (Ebu Eyyüb el-Ensarî) hazretlerinden rivayet edildiğine göre bir adâm Hz. Peygamber (s.a.v.)'e gelerek: "-Yâ Rasûlallah; beni Cennete sokacak bir ibadet söyler misiniz?" dedi... Rasûlüllah (s.a.v.) şu cevabı verdi:
"Allah'a ibadet eder ve O'na hiç bir şeyi ortak koşmazsın, namaz kılar, zekât verir ve sıla-i rahm edersin" (Buharî, Zekât, 1).
"Cehennem nefse hoş gelen şeylerle kuşatılıp örtülmüştür. Cennet ise zorluklar ve nefsin istemediği şeylerle çepeçevre sarılmıştır."
(Buhârî, "Rikâk", 8; Müslim, "Cennet", 1)
İçki, kumar, zina,faiz, yalan nefse kolay gelen gelen günahlardır sonu da cehenneme gider,
Namaz, oruç, zekat, hac ibadetlerini yapanlarda hakkıyla yaparsalar cennete giderler inşallah.