1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2  |
 |
barış belenli
6 yıl önce - Cmt 05 Ağu 2017, 07:42
Rabbim hepimize sahabelerin yolundan gitmeyi nasip etsin (amin)
|
 |
Misafir fb0
6 yıl önce - Cmt 05 Ağu 2017, 09:30
Başlıktaki yazım hatası düzeltilebilir mi acaba? Sahabe sözcüğündeki çoğul ekinin ayrı yazılması Türkçe yazım kurallarına aykırıdır.
|
 |
Mustafabey 01
6 yıl önce - Cmt 05 Ağu 2017, 14:07
Kusur bulmak için bakma birine,birşeye,
Kusur bulmak için bakarsan bulursun.
Kusuru örtmeyi Marifet edin kendine,
İşte o zaman herşeyi kusursuz görürsün.
- - ..
Başlığı yazarken uzun yaşmıştım sonrada çok uzun olunca aradaki cümleyi sildim bu yüzden Sahabe lerin arası açık kaldı.Bu yazıları yazarken cep telefonunun avuç içi kadar olan ekranından yazıyorum,yaşımızda 50 geçmiş durumda yakın gözlüğüm olmadan yaziları yazamıyorum bu yüzden imla hataları olabilir,
Ne kadar dikkat etsekde gözden kaçabiliyor bunlara noktasına vilgulüne yanlış yazılan ufak tefek hatalara takılmayın,olmasa daha iyi olur ama bazen gözden kaçıyor.Önemli olan bu okuduklarımızı gerçek hayatta uygulayabilmemizdir o zaman bu yazılanların faydasını hem bu Dünyada hemde Ahirette görürüz .Sayfa herkese açık daha güzel şeyler yazılırsa bizde istifade etmiş oluruz.
|
 |
Mustafabey 01
6 yıl önce - Cmt 05 Ağu 2017, 14:08
Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz şöyle buyurdular:
"Sizin adınıza en çok korktuğum iki şey var. Bunlar aşırı emeller beslemek ve nefsin azgın ihtiraslarına kapılmaktır. Aşırı emeller beslemek, mü'mine âhireti unutturur, nefsin doyumsuz ihtiraslarına kapılmak ise, insanları haktan saptırır."
Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz yine bir başka hadis–i şeriflerinde şöyle buyurdular:
"Şu üç şey, üç şeye yol açar:
1–Bütün benliği ile dünyaya sarılan, ötesinde zenginlik olmayan bir fakirlikle,
–Dünya için hırslanan, bitmez bilmeyen bir meşguliyetle,
–Dünya için cimrilik eden, beraberinde hiç zenginlik olmayan hüzünle karşılaşır."
Rivayet edilmiştir ki: Sahabe–i kiramdan Ebü'd–Derdâ Radıyallahu Anh Humus halkına şöyle seslenmiştir:
"Ey Humus halkı! Oturamayacağınız kadar çok binalar yapmaktan, ulaşılması mümkün olmayan emeller beslemekten, yiyeceğinizden çok varlık ve servet biriktirmekten utanmıyor musunuz?
Sizden önce gelip geçenler de büyük binalar yükseltmişlerdi, çok servetler yığmışlar ve uzak vadeli emeller peşinde koşmuşlardır. Fakat kurdukları binalar mezarları olmuş, uzak vadeli emellerinde hayal kırıklığına uğramış ve yığdıkları servetler de hiçbir işlerine yaramamıştır.
Abdullah ibn Ömer Radıyallahu Anhüma şöyle demiştir:
"Sabahladığın zaman "Akşam ne yapacağım?" diye düşünme. Akşamı bulunca da "Yarın ne olacak?" diye endişelenme. Yaşarken ölümün için, sıhhatli iken hasta olacağın günlerin için tedbirini al; çünkü yarın adının ne olacağını bilemezsin."
Şöyle bir rivayet ulaşmıştır:
Peygamberimiz ashabı ile sohbet ederken onlara:
"Hepiniz cennete girmek istiyor musunuz?" diye sorar. Ashab:
"Evet, ya Resûlallah" der. Bunun üzerine Resûlullah onlara:
"Kendinizi uzun vadeli emellere kaptırmayın ve Allah'tan gerçek mânada hayâ edin." Ashab:
"Biz zaten Allah'tan hayâ ediyoruz." dediler. Bunun üzerine Efendimiz onlara:
"Bu sizinki gerçek mânada hayâ sayılmaz. Allah'tan gerçek mânada hayâ etmek şöyle olur: Mezarlığı ve vücutlarınızın çürümesini her zaman hatırınızda tutmalısınız. Karın boşluğunuz ile bu boşlukta bulunan organlarınızı, başınız ile üzerine yayılan organlarınızı haramdan korumalısınız. Âhiretin itibarını arzu eden kimse dünyanın süsünü terk etmelidir. İşte Allah'tan gerçek mânada hayâ etmek böyle olur ve böylelikle kul, Allah'ın dostu olma mertebesine ulaşır."
İmam-ı Gazali
|
 |
Mustafabey 01
6 yıl önce - Pzr 06 Ağu 2017, 06:26
Yine zamanların en güzeli. Sultanlar Sultanının zamanı.
Rasulullah sav Ebu Zer le beraberdir.Sahabesiyle sohbet ederken nebi,ebu zerde oradadır.Sevgi selverine bakarken gözlerinin içi parlıyordu.Ve Rasulullah o sohbetinde dediki:"KİMİN SON SÖZÜ LA İLAHE İLLALLAH olursa mutlaka cennete gider."kim lailahe illallah muhammederrasuluullah.der ve iman ederse günahlarının cezasını çektikten sonra cennete gider.
Ebu Zer dayanamadı ve sordu"Yarasulallah ,o adam zina ,zina etmiş olsa bilemi.Nebiler nebisi dediki "Ey Ebu Zer zina etmiş olsa bile.Allah onu affeder.
Bazen insanların bazı hatalarından dolayı büyük belalara gark olmalarını isterizya ebu Zerde o misal kabullenemiyordu bu durumu ve devam etti sormaya.
"Yarasul hırsızlık yapmış olsa bilemi. hırsızlık yapsada genede cennete girecekmi.medineni gülü cevaben dediki"Affedecek ebu zer.yeterki pişman olsun tevbe etsin."
Allah ın rahmeti o kadar büyükki AFFEDER.hatırlayın ölüm döşeğinde olan sahabeyi.o kişinin son anlarında hüzünlü olan Rasul birden tebessüm etmişti.nedeni sorulunca.dili dönmedi ama gönülden tevbe etti.ve Allah onun tevbesini kabul etti.buyurdu.Şimdi soruyorum hangi günah onun Rahmetinden büyük olabilir?ona yönelin tövbe edin günahınız ne olursa olsun.yeterki içten pişman olun ve gözyaşlarınızla gösterin
Ebu zer devam eder sormaya ardı ardına.gıybet etsede,yetim ezsede haksızlık yapsada,muhtaca yardım etmesede v.s benzeri söz ve cümleleri sayar.
En sonunda Nebiler nebisi anlar.anlarki Ebu Zer in sözleri tükenmeyecek.onu incitmeden.her mesajında olduğu gibi tatlı uslubuyla o gül kokulu af kokulu şefkat kokulu güzel cümleyi sözler.
EBU ZER İSTEMESE BİLE!O KABULLENEMESE BİLE!SEN EBU ZER!SEN HOŞLANMASAN BİLE DİRENSEN BİLE Gerçekten pişman olup tövbe edenleri Allah affedecek ve onları sonunda cezalarını çektiktek sonra cennetine koyacak.
Dinleyin canlar;günahınız ne kadar büyük olursa olsun.isterse dağlar kadar büyük olsun.şunu unutmayın.HİÇ BİR GÜNAH ALLAH IN RAHMETİNDEN BÜYÜK OLAMAZ.
selam ve dua ile kalın inşALLAH.
|
 |
seriper
6 yıl önce - Pzr 06 Ağu 2017, 07:34
Sistematik öne getirilen konular
Bu başlıkları sadece siz yazıyorsunuz sanırım pek ilgi çekmiyor ki başkaları katkı sunmuyor.
Bence çabanız nafile kendiniz takip ettiğiniz konuları ön sıralara getirerek gündem kirliliği oluşturuyorsunuz.
Yazdıklarınız iyi konular olması burada asıl takip edilen konuların önüne sistematik olarak geçme hakkı tanımamalı. Bu hangi konu olursa olsun tek kişinin yazdığı forum değil blogger olur o zamanda bu sitenin ana fikrine ters gelir.
Saygısızlık yapmak istemem sizede saygı duyarım ama düşüncemi sadece 1 kere yazmak istedim.
Hayırlı ömrünüz olsun...
|
 |
Mustafabey 01
6 yıl önce - Pzr 06 Ağu 2017, 11:08
seriper.Allah her insanı farklı farklı yaratmış değişik yetenekler meziyetler vermiştir herkesin aklı ve fikri bir değildir.Bir wow turkeyde sürü başlık var.Benim açtığım başlıklar senin senin ilgini çekmeyebilir herkes kendi ilgisini çeken başlığı okur ve takip eder ve günde 100-150 kişi takip edip okuyor.
İlginç olanda bu başlıkları kimse yazmıyor okumuyor demen sağ üst köşede siyah bir çubuk var ona tıklarsan o sayfaya kaç kişi yazmış kaç gibi okumuş gösterir eğer yeterli mesaj sayısına ulaştıysan eğer,senin açtığın iki başlik var günde 1 kişi okumuş Önce"İğneyi kendine,Çuvaldızı başkasına batır."
Benim amacım "İyilik yap Denize at,Balık bilmezse Halık, bilir."Yaratan yüce Allah yapılan hiç bir iyiliği zayi etmez.Böyle başlıkları bilerek açıyorum berki okuyanlara faydası olur,
Bu başlıklarda Hakeret,Sataşma,Kötu söz olmaz,çoğu sayfada 1 tane bile eksi yoktu,
Senin yüzünden oldu,sana eksileride ben vermedim.Sana ve senin gibi düşünenlerede Allah gönlunüze göre versin diğer sayfaları takip edin.Allah sizlere Hayırlı uzun ömür versin inşALLAH.Birde Atasözü.
Meyve veren Ağaca Taş atarlar.
|
 |
Mustafabey 01
6 yıl önce - Pzr 06 Ağu 2017, 12:16
Günümüzde sahabe gibi yaşamak mümkün müdür?”
Günümüzde değil; hiçbir devirde ve hiçbir çağda sahabelere yetişilmez; sahabe gibi olunmaz. Fakat her çağda ve her zamanda sahabeler örnek alınırlar, model alınırlar. Üstad Bedîüzzaman Hazretlerinin ifadesiyle, peygamberlerden sonra insanoğlunun en faziletlileri Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselâm’ın sahabeleridir. Sahabelerin mertebesine hiçbir şekilde yetişilmez. Çünkü onlar Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselâm’ı “peygamber” olarak görmüşler, iman etmişler ve “sohbeti” ile müşerref olmuşlardır. Peygamber sohbeti onlara, sair evliyanın senelerle seyr ü sülûkla elde ettikleri feyze ve nura, “bir dakikada” ulaştıran bir mertebe ve yükseliş vermiştir.1
Ebû Musa el-Eş’ârî radiyallahü anh anlatmıştır: “Bir gün evden çıktım ve içimden: ‘Vallahi bu gün Resûlullah Aleyhissalâtü Vesselâm’dan ayrılmayacağım ve bütün gün onunla birlikte olacağım’ diye ahdettim. (Ebû Musa mescide geliyor, Hazret-i Peygamber’i (asm) soruyor. Ona: ‘Resûlullah mescitten çıktı ve şu yöne doğru gitti’ diyorlar.) Bunun üzerine ben de mescitten çıktım ve Resûlullah’ı (asm) sora sora izi üzerinde gittim. Nihayet Resûlullah’ı (asm) Erîs kuyusunun bahçesinde buldum. Bu bahçenin kapısı hurma dalından yapılmıştı. Resûlullah (asm) abdest aldı ve Erîs Kuyusunun ağzına serinlemek için oturdu. Ben de kalkıp Resûlullah’ın (asm) yanına vardım. Resûlullah’a (asm) selâm verdim. Sonra geri dönüp kapının yanına oturdum. Kendi kendime:
“Bu gün ben Resûlullah’ın (asm) kapıcısı olayım” diye karar verdim. Bu sırada Ebû Bekir (ra) geldi. Kapıyı itti. Ben:
“Kimdir o?” dedim. O:
“Ebû Bekir” dedi. Ben:
“Biraz müsaade et” dedim. Sonra gittim:
“Ya Resûlallah! Kapıda bekleyen Ebû Bekir’dir. Yanınıza gelmek için izin istiyor” dedim. Resûlullah (asm):
“Ona izin ver ve kendisini Cennetle müjdele!” buyurdu. Hemen geriye döndüm ve:
“Gir!” dedim. Sonra: “Resulullah seni Cennet’le müjdeliyor” dedim.
Ebû Bekir girdi ve Hazret-i Peygamber’in (asm) sağ yanına oturdu.
Ben kapıya döndüm. Kapı tekrar çaldı. Ben:
“Kimdir o?” dedim. O:
“Ömer bin Hattab’tır” dedi. Ben:
“Biraz bekle!” dedim. Sonra Resûlullah’a (asm) geldim, selâm verdim ve:
“Ya Resulallah! Ömer bekliyor. Yanınıza gelmek için izin istiyor” dedim.
Resulullah (asm):
“Ona izin ver ve kendisini Cennet’le müjdele” buyurdu.
Ömer’e geldim ve:
“Buyur” dedim. Sonra: “Resulullah seni Cennet’le müjdeliyor” diye haber verdim.
Ömer girdi ve Resûlullah’ın (asm) sol yanına oturdu. Ben kapıya döndüm.
Az sonra kapı yeniden çaldı. Kardeşim abdest alıp bana yetişecekti. Gelenin o olmasını diledim.
“Kimdir o?” dedim. O:
“Osman bin Affan” dedi. Ben:
“Biraz bekle” dedim. Ve Hazret-i Peygamber’e (asm) gelip haber verdim. Resulullah (asm):
“Ona izin ver ve kendisine isabet edecek olan belâ ve musibetle birlikte Cennet’le müjdele” buyurdu.
Döndüm ve Hazret-i Osman’a (ra):
“Gir” dedim. “Resûlullah (asm) seni, sana isabet edecek olan belâ ve musibetle birlikte seni Cennet’le müjdeliyor” diye ilâve ettim.
O da girdi ve Resûlullah’ın (asm) karşısına oturdu.”2
Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm’a en zor zamanlarında yardım eden, onun (asm) nurlu sohbetlerinden yüksek feyiz alarak doğrudan ve hiç aracısız zahirden hakikate geçen sadık arkadaşları, yani sahabeler, yani Ashab-ı Güzin, tam mânâsıyla birer Peygamber Yıldızıdır. İnsanlık tarihinde Peygamberlerden sonra gelmiş en şerefli nesil ve en hayırlı topluluktur. Bedîüzzaman Hazretlerinin ifadesiyle, her biri hak, hakkaniyet, sıdk ve doğruluk için, canlarını, mallarını, anne ve babalarını, kavim ve kabilelerini feda eden birer fedaidirler.3 Günümüzde elbette onlar örnek alınarak yaşanabilir.
Allah feyizlerini üstümüzden eksik etmesin. Âmin.
|
 |
Misafir 1a7
6 yıl önce - Pzr 06 Ağu 2017, 12:36
Mustafabey Allah razı olsun sizden. Dünyevi ve nefsani meselelerle o kadar meşgulüz ki ancak ölüm sanki bizi kendimize getirecek. Bütün gün tv basında sosyal medyada vaktimizi harcarız hesabını tutmayız da nedense iki faydalı sözü israftan sayarız. sizin gibiler sayesinde arada bir silkinme fırsatı yakaliyoruz.
|
 |
Mustafabey 01
6 yıl önce - Pzr 06 Ağu 2017, 18:13
Misafir 1a7.
Allah sizdende razı olsun.Eğer faydam oluyorsa ne mutlu bana,amacım bu konularada dikkat çekmek ve faydalı olmak.
|
 |
sayfa 2  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|