1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 14  |
 |
Beratk
5 yıl önce - Pzr 10 Hzr 2018, 17:51
Her yazdığıma eksi verseniz ne olacak toprağın altına girince o çok övündüğünüz ırkınız mi sizi kurtaracak? Peygamber veda hutbesinde üstünlük ancak takva iledir demiyor mu? Darwinci anlayistan beslenen ırkçılığa müslümanın sempatiyle bakmasi nasıl bir savrulmadir? Hepimiz insan degil miyiz? Bizleri ayıran yetiştirilme tarzımız yaşadığımız yerler degil mi? Her milletin içinde namussuzu da var iyisi de niye bu ayrıştırma ve kendine özel bir hususiyet verme merakı?
Uyanık ol müslüman milliyetçilik diyerek ırkçılığa savrulmadasin da haberin yok.
|
 |
Misafir 5b4
5 yıl önce - Pzr 10 Hzr 2018, 17:55
Türk Dil Birliğinin Sonbaharı (Latincilik Dönemi)
19. yüzyılda Türkoloji’nin gelişmesine bağlı olarak Arap harflerinin
Türk dilinin fonetiğine uymadığı yönündeki görüşler, bir alfabe değişikliğini
gündeme getirmekteydi. Daha sonra Özellikle Samoyloviç, Malov, Dimitriev,
Yuhadin, Baskakov gibi Rus Türkolojisinin ünlü isimlerinin mesaisinin de
etkisi ile bu konu, Türk dünyasında daha uçta yer alan yenilikçi aydınlar
tarafından savunula gelen bir fikir oldu. Türkiye’de, Kafkasya’da,
Türkistan’da, ve İdil- Ural bölgesinde yenilikçi aydınların gündeminde, bu
konu uzun süre kaldı.
1919 Kazan’da toplanan Bütün Rusya Türk
Halklarının İmlâ Meseleleri konferansı, bunun ilk adımını oluşturdu. Henüz
alfabe değişikliği ile ilgili tereddütler giderilemediği için konferansta
ağırlıklı olarak alfabe ıslahı üzerine odaklanılmıştı. (Fring, Andreas 2005:
46- 51). 1920 yılı içerisinde Kazan’da Ufa’da, Yekaterinaburg’da yapılan bir
dizi kurultayda Tatar, Başkurt, Çuvaş âlimlerin, Latin alfabesine geçiş
konusunda, görüş birliğine vardıklarını görüyoruz.
22 Temmuz 1922’de Yeni
Alfabe Komiteleri oluşturularak faaliyete başlandı. Bütün Türk halklarının
Latin alfabesine geçişi yönündeki ortak iradeye karşı oluşan direnişi kırmak
ve bu kararın objektif alınmış bir karar olduğunu göstermek maksadıyla,
daha önceden Kiril alfabesini kullanan tanassur ettirilmiş Altay Türkleri
Latin alfabesine geçirildi. Saha Özerk Cumhuriyeti’nde de 1917 yılından
beri uygulanmakta olan Latin alfabesi resmiyet kazandı. (Tacemen 1994: 37-
44) Bu konuda Müslüman Türkler arasında daha hazır bir kamuoyuna sahip
olan Azerbaycan’da aynı yıl Latin alfabesinin Türk diline tatbiki ile ilgili
çalışmalar başlatıldı. 20 Ekim 1923 yılında, Azerbaycan hükümeti “Yeni
Türk Alfabesi” adıyla Latin alfabesini resmi alfabe olarak ilan etmiş ve ertesi
yıl 27 Haziran’da kullanıma sokmuştur. 1 Mayıs’ta gazeteler ve resmi
yazışmalarda bu alfabenin kullanımı mecburi olurken aynı yılın öğretim
yılında okullarda da kullanılmaya başlanmıştır.
Diğer Müslüman Türk bölgelerinde ise durum Azerbaycan’daki kadar
kolay olmamıştır. Türkistan bölgesinde Kazaklar, Kırgızlar ve Özbekler
daha çok Arap alfabesinde bir ıslahat fikrine yakın duruyorlardı. Özellikle bu
dönemde Kazaklardan Ahmet Baytursunov ve Kırgızlardan İşenali Arabaev
tartışmalarda en öne çıkan isimlerdir. 1924’te Orenburg’da düzenlenen
Kazak- Kırgız İlim Adamları Kurultayı’nda ve 25 Mayıs 1925 yılında
Bişkek’te düzenlenen Kara Kırgız Eğitim ve Bilim Kurultayı’nda bu iki
ismin direnişi bu geçişi güçleştirmiştir. Son kongrede söz konusu direnişin
etkisi ile Arap alfabesinin ıslahı kabul edilmekle ile birlikte Kasım
Tınıstanov gibi Kırgız aydınlarının desteği ile Kırgız eğitim sisteminde Latin
alfabesine kademeli geçiş de kabul edildi.2
Özbekler arasında da benzer
tartışmalar sonucunda, 1923 yılında Taşkent’te düzenlenen bir kurultayda,
benzer kararlar alınmıştı. Buna karşın Özbekler, ihtiyatlı davranışlarını
sürdürmüşler ıslah edilmiş Arap Alfabesini 1930 yılına kadar
kullanmışlardır. (Demirci 2011: 225-229). Türkmenler içinse durum diğer
Orta Asya Türk topluluklarından farklı değildi. Latinciliğe kuvvetli bir meyil
olmakla birlikte, daha çok Özbek ve Kazakların alacağı tavır onlar için
belirleyici olacaktır. Bu konuda Türkmenler karar almak için, diğer Orta
Asya Türkleri gibi Birinci Türkoloji Kurultayı kararlarını bekleyeceklerdir.
http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/26/1973/20618.pdf
Türkçenin fonetik yapısına uymayan ve öğrenilmesi daha zor Arap alfabesi yerine Türk dillerinin Latin harflerle kaleme dökülmesi 19. yüzyıldan beri aydın ve eğitimli Türki kesimlerin hayaliydi.
1919'de Rusya'daki Tatarlar, Mişarlar Arap Alfabesini terketme kararı alıyorlar.
1923'e gelindiğinde Orta Asya'dakilerde direnişe rağmen Türkologlar Latincenin toplumu eğitmek için daha zor olan Arap alfabesi yerine Latin alfabesine geçme kararı alındı.
Daha sonra Türkiye.
Atatürk’ün şahsi fikri değil. TÜRK AYDINLARININ KARARI!
|
 |
Misafir 5b4
5 yıl önce - Pzr 10 Hzr 2018, 18:00
Hepimiz insanız ancak Allah Kuran’da kavimler var diyor.
Kuran’da ırk, etnik köken anlamına gelen kavim sözcüğü yüzlerce kez geçmekte.
Bunu ne yapacağız?
Tanrı’nın var dediğine (kavim) yok deyipte kafir mi olalım?
Arap Arapça tabela assın, HDP’liler günde 1000 kez kimliklerinden bahsetsin, biz Türküz diyince öldükten sonra Cehennem öylemi?
Hadi işine kardeşim.
|
 |
Beratk
5 yıl önce - Pts 11 Hzr 2018, 01:52
O kadar kendi fikrine tapıyor ki karşıdaki ne yazıyor okuma zahmetinde bile bulunmuyor. Milliyeti inkar eden kim? Kuranı çok şükür okuyor ne yazdığından da haberimiz var. Sen istemesende bir kavme dâhilsin ve ortak geçmişe sahipsin buradaki çizgi dogustan gelen senin elinde olmayan saikleri bir gurur vesilesi sayman. Ben milletimi severim cunku bin yildir islamin bayraktarligini yapmıştır peki bunun bana vereceği bir fayda var mi? Kimse sırf kavmi yüzünden cennetlik olmaz kimse sırf peygamber yakını diye cennetlik olmaz fakat geleceğe dönük bir motivasyon sebebidir yani atalarımız yaptı biz de yapariz inanci. 1900 lerde latin alfabesinin tercih edilmesi o dönem batının askeri ve teknolojik olarak diğer milletlere galebesi neticesiyle bir yanaşma tesebbusunden baska bir sey değildir kılıf aramaya gerek yok. Uygur alfabesinin nesi var alsalardı o zaman.
Ayrica Türkiye nin serüveni sadece latin harfleri değil ki mussolini italyasindan ceza kanunu isvicreden medeni kanun vb. alınmış batililasacagiz diye yurtdışına opera bale için talebe göndermişiz. Fiziğin kimyanın zirvede olduğu dönemde bir tane adam var mi gönderilen bu konularda niye çünkü sanatsız bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir değil mi? Ankara da balolar tertipleyerek köylüleri şapkasız takım elbisesiz ankaraya sokmayarak medeni olduğunu sanan bir kesim ve destekçileri anlatılacak çok şey var gören gözlere tabi.
|
 |
Beratk
5 yıl önce - Pts 11 Hzr 2018, 02:02
Peygamberimiz arabın aceme acemin araba üstünlüğü yoktur üstünlük ancak takvada yani Allaha yakinliktadir, müslüman müslümanın kardeşidir diyor. Kavmiyetcilik yaparak kim müslümanları birbirinden ayırır düşman ederse hangi millete mensup olursa olsun karşısında oluruz. Arap, kürt kim olursa olsun milliyetçilik kılıfı altında bölücülük yaparsa bizden değildir. Birilerinin yanlışı başkalarını haklı çıkarmaz.
Bu ülkede türkçe konuşulur resmi dil türkçedir fakat kimsenin anadilini konuşmasına da engel olunmaz. Bunu söylemek içinde illa milliyetciyim demeye gerek yok. Hayatın ve devlet olmanın gerekleri vardır bu konularda hepimiz hemfikiriz zaten.
|
 |
Misafir f1f
5 yıl önce - Pts 11 Hzr 2018, 02:12
İnsanlar senin gibi düşünmeye mecbur mu? Atalarını yad etme iznini senden mi alacaklar?
Niçin kendi fikrini dayatmaya çalışıyorsun? Yazıma bakılırsa Türkiye’de yaşamıyorsun bile. Kim bilir nerede yaşıyorsun...
20. yüzyılda hangi Doğu uygarlığı vardı?
1923’te Osmanlı hanedanlığından devralınan Türkiye’de tek bir fabrika yoktu. Nüfus %90 okur yazar değildi.
Atatürk, Türk dünyasının Tatar ve Başkırt aydınlarının telkinlerini takip etti ve Latincilik yolu benimsendi.
20 yılda Türkiye’nin neredeyse yarısı okur yazar oldu.
1938’de Türkiye’de bacası tüten 48 fabrika bıraktı Atatürk.
Böyle bir modernleşmenin örneği pek az dünyada. İttihat Terakki ve Cumhuriyet öncesi daha iyiydiyse niçin benzer sonuçlar alınamadı? Niçin sonuç sıfırdı?
Ayrıca,
Uygur yazısı değil Göktürk Runik Alfabesi.
Özelliği şu: Türkler geliştirdi, Türkler keşfetti ve tarihsel olarak yalnızca Türkler kullandı bu alfabeyi.
Türklerin milli tarihinde çok önemli yeri var Göktürk Runik harflerinin.
Sen bizim gibi düşünmek zorunda değilsin. Bizde senin gibi düşünmek zorunda değiliz.
Emekleri heba olmuş baba gibi tepki vermen anlamsız.
Bu yoldan dönecek değiliz. Din, iman bizim söylediklerimizle olur denilerek cahil insanlar aldatılır, aklı başında insan neyin ne olduğunu, inancın tekelinin kimsede olmadığını bilir.
|
 |
Beratk
5 yıl önce - Pts 11 Hzr 2018, 02:36
Neye istiyorsan! ona inanacaksın tabi benim derdim seni ikna değil zaten senin gibilerinin sablonlarini degistirmenin öl demekle eşdeğer olduğunu bilirim yazdiklarin yıllarca millete dayatilan ideolojik bilgiler sen gelip meydani boş bulacaksın kimse sana dur bakalım demeyecek öyle mi o zaman başka mecralarda yazışman da fayda var burda kimse kafasının estiğini yazamaz yazarsa cevabını alır.
Olayı sahsilestirmene gerek yok bu ülkede doğmuş büyümüş zamanında senin kitaplardan okuduğun o ülkeleri gezmiş biriyim, Türklüğün tarihini de az çok bilirim. 90 larda çoğunun bir yakın bulup kaçtığı hakkaride görev yaptım arkadaşlarımızı şehit verdik yani oturduğun yerden kimsenin millet sevgisini sorgulama. Oturup kalkıp hayatinin gayesi haline getirmedigin müddetce ırkçılığa kaymadıkça milletini sevmenin hiç bir zararı olmaz. Ölçümüz peygamber başka ölçüler peşinde koşanlar itikadını sorgulamalı.
|
 |
Misafir 15e
5 yıl önce - Pts 11 Hzr 2018, 02:49
Göktürk alfabesinin yaşatılmasından rahatsızlık duyanın iyi niyetinden şüphe ederim.
Hele hele bu insanlar bu rahatsızlıklarını din, iman, Peygamber diyerek dillendiriyorsa şüphe artar.
Sen İslam öncesi kökleri olan Nabati, Finikeli, Sami kökenli Arap alfabesi kullanmak istersen senin bileceğin iş.
Bu bizi rahatsız etmez. İstersen başlığını aç.
Aynı şekilde sende bize saygı duyacaksın. Burada sanki hatalı bir duruma ayar verir gibi davranamazsın.
Her bireyin kafasında farklı doğrular vardır bu ancak onları bağlar.
Kendi doğrularını başkalarına dayatamazsın.
Rahatsız olmak gibi etik bir hakkın yok bu konuda.
Başlığı spamlıyorsun sadece.
|
 |
Misafir b72
5 yıl önce - Pts 11 Hzr 2018, 02:58
MHP lideri ve Cumhur ittifakı ortağı Dr Devlet Bahçeli 2 hafta önce Ankara’da partisinin adaylarını tanıttığı bir toplantı düzenledi. Uzun konuşmasında Göktürk yazıtlarına atıf yaptı:
http://www.ortadogugazetesi.net/haber.php?id=70358
ORHUN’DAN GELEN BUYRUKLARIN SORUMLULUĞUYLA HAREKET EDİYORUZ dedi....
Bilge Kağan ve Tonyukuk anıtlarına atıf yaptı.
Burada yazacağınıza istersen Devlet Bey’e derdini anlat. İkna etmeye çalış
|
 |
Beratk
5 yıl önce - Pts 11 Hzr 2018, 03:23
Anlayana saz anlamayana davul zurna az. Duvara yazsan bir etki yaparda bu tiplerin anlayışına çözüm bulamazsın. Ben ne yazıyorum o ne derdinde. Bak bu son cevabim olsun Bahçeli nin orhun anıtlarını ibretlik almasından ne zarar var adam ne diyor orda ey milletim siz içte birbirinize düşmedikçe sizi kimse yıkamaz bu güzel bir nasihat değil mi neyine karşı çıkacaksın? Milletini sevmek, atalarının yaptığı iyi şeylerle övünmek başka şey, diğer milletlerden üstün olduğunu iddia etmek sırf irkdasin diye Allah düşmanı birini başka irktan müslüman birine tercih etmek başka şey.
Sınırları koyan peygamberimiz itirazını ona yapacaksın. Hem müslümanım diyeceksin hem müslümanlar kardeştir ayetinin karşısında duracaksın.
|
 |
sayfa 14  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|