O yalanları ortaya atan muhalefet dediğin pkk'nın siyasi ayağı olan hdp'lilerdir. Işid denen terör örgütü Suriye'deki otorite boşluğundan doğmuştur. Eğer biz en başından Esad'ın yanında yer alsaydık Suriye'de kan dökülmeyecekti.
Daha kimin ne olduğunu bilmiyorsun ama ahkam kesiyorsun. Aşağıda CHP'nin lideri, genel başkan yardımcılarına dair birkaç IŞİD yalanı. Daha fazlasını da sen bul.
İkincisi IŞİD, Suriye'deki otorite boşluğundan doğmadı; IŞİD, Irak'ta doğdu. Güçlenmesi ise 2014 yılına tekabül etti. Sebebi de ABD ve Maliki'nin politikalarıydı.
1. Dünya Savaşı'nda savaşa girmemek isteyen ülkemize "bu Türkler çok saf, savaşa girmeyeceklerini sanıyorlar; halbuki savaşın öznesi onlar" diyorlardı. O saflardan biri de sensin ki Esad'ın yanında yer alsaydık Suriye'de kan akmayacağını iddia ediyorsun. Aslında saflık da diyemem aymazca iftira atıyor ve akan kandan Türkiye'yi sorumlu tutuyorsun.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Ocak ayında Suriye'ye gönderilen ve insani malzeme taşıdığı belirtilen TIR'larla Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütüne füze ve füze rampaları ile ağır silahların gönderildiğini ileri sürdü.
http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/98173/ ...ildi_.html
Doğru şeyler yapınca hükumet haklı oluyor da, yanlış işler yapınca muhalefet mi suçlu oluyor? Dünya lideri dediğimiz cumhurbaşkanı yılana sarılıyorsa olay bitmiştir.
Önce mesajı cımbızlama yerine bütünü oku ve anlamaya çalış. Ben hükümetin doğrusu veya yanlışından bahsetmiyorum.Ayrıca ben Suriye'ye daha savaşın başında girilmesini savunanlardanım. 1 Mart tezkeresinin geçmesini o günlerde savunanlardanım.
İyi güzel diyorsunuz da bizimkiler Esad'a yapma dedikçe Esad tamam deyip halka ateş açtı ve bu durum dağdan aşağı yuvarlanmaya başlayan çığ etkisi yarattı. En başında Esad'ı desteklesek ne olacaktı? Herif yine protestoculara ateş açacaktı. Yine aynı senaryo. Geniş bir coğrafyadaki arap ülkelerinin çoğunun bir anlık zaman diliminde karışması bu senaryoyu destekliyor. ABD'nin altın tuvaletlerinden olan suudi arabistan gibi daha katı rejime sahip ülkeler yeniden dizayna ihtiyaç duyulmadığı için buna istisnadır.
Türkiye bu bağlamda doğru olanı yapmıştır. Yanlış yapmaya başladığı nokta ise ışid'in ve arkasından pyd'nin yayılmasını sadece izlemektir. Öyle ki Türkiye'yi bataklığa çekmek istiyorlar dedikleri alanda yarın büyük ihtimalle ikinci kürdistan kurulacak. Ne iyi ettik de müdahale etmedik bataklığa. Kendi sınırlarımızdan barzonun elemanlarını geçirip teröristleri destekleyip güçlendirmelerini seyrettik. Eleştirilmesi gereken nokta Esad'ın desteklenmemesi değil ışid'in Suriye'de yayılmaya başlamasından sonraki zaman diliminde Türkiye'nin yaptıklarıdır bence.
Rüştü bey yazmayın şuraya adam olana laf bir kere söylenir. Papağan gibi aynı şeyleri tekrarlayan muhalif kafadan bir şey olmaz. Bunlar hükümet ne yapsa tersini söyler boşuna izahata gerek yok. Bırak nefretleriyle kalsınlar. Bunlarda azıcık vatan sevgisi olsa ülkede iyi olan şeyler hakkında da iki kelime yazar takdir ederler. Görüyoruz nasıl iştahlandılar mal bulmuş mağribi gibi.
Bu kepazelik Özal ile başladı. Hani bir koyup üç alacağız demişti. Çekiç güce destek vermişti.Türkiyeye onbinlerce Kürt mülteci ile beraber PKK da girmişti.Bu işin başlangıcı Özal ile başladı.Özal Özal diyenlerde devam ettirdi.Geldiğimiz nokta ABD-İsrail planlarını adım adım hayata geçiriyor.Bir koyduk üç alacağız diye işe koyulduk adamlar yayınladıkları haritalar ile Türkiye'nin üçte birini ister duruma geldiler.
Referendumla iş bitmiyor eger devleti kura bilirlerse en büyük sorunu iran yaşayacak. Çünkü israilin en baslıca düşmanı iran. Daha önce kürd devletinin kuruldugu ülke de iran ve onu da belirteyimki iranda yaklasık 25-30 milyon azerbaycan türkü var ve özgürlük için birlikte haraket ede bilirler..
Son zamanlarda moda oldu, diğerlerini hain diye yaftalamak. Cumhurbaşkanı bizzat kendisi hata yaptığını söylüyor, aslında özür diliyor milletten ama yapılanı eleştirince hain olacağız öyle mi? Tayyip Erdoğan'ı ben de sever beğenirim ama adam çevresini saran yalakalardan önünü göremez oldu. Erdoğan milli eğitimi eleştiriyor ama hala birileri çıkıp elmas kadar kaliteli diyebiliyor. Artık komik olmaya başladınız. Biraz susun ve hain dediğiniz insanlara kulak verin. En az sizin kadar onlar da bu devleti, ülkeyi seviyor. Edep lazım.
Son zamanlarda moda oldu, diğerlerini hain diye yaftalamak. Cumhurbaşkanı bizzat kendisi hata yaptığını söylüyor, aslında özür diliyor milletten ama yapılanı eleştirince hain olacağız öyle mi? Tayyip Erdoğan'ı ben de sever beğenirim ama adam çevresini saran yalakalardan önünü göremez oldu. Erdoğan milli eğitimi eleştiriyor ama hala birileri çıkıp elmas kadar kaliteli diyebiliyor. Artık komik olmaya başladınız. Biraz susun ve hain dediğiniz insanlara kulak verin. En az sizin kadar onlar da bu devleti, ülkeyi seviyor. Edep lazım.
Mustafa Bey, tebrik ederim güzel yazınız için.
Yanlış olan çok şey var tabi, toplum maalesef son zamanlarda kutuplaştıkça kutuplaştı.
Aslında halk arasındaki kutuplaşma siyasetçiler arasındaki kutuplaşmanın yanında sıfır kalır.
Siyaset(geneli), olaya halk gözüyle değil oy alma gözüyle bakıyor. Toplum da sanki partinin görüşü kendi görüşü olmalı gibi bir kalıba sokuyor kendini.
Aslında sorgulama süzgeçinden geçirebilse birçoğunun kendi görüşüne ters bile olduğunu görecek. Yani inandığı doğrular, yanlışı görmesini engelliyor.
Oysaki yanlışa yanlışa diyebilmek insanın hayattaki en önemli erdemlerinden biri değil midir?
Biri bize yanlış yaptığında nasıl ki tepki gösteriyorsak, savunduğumuz siyasi görüşün yanlışlarında da tepkimizi koyabilmemiz gerekiyor.
Hepimizin değişik görüşlere sahip arkadaşı yok mu, bu görüş siyasi olur, dini olur başka birşey olur önemli değil, bu arkadaşlığımızı , dostluğumuzu engelleyen birşey değil, kardeşçe yaşıyoruz.
En basitinden son referandumda halkı kutuplaştırıp evetçilerin hayırcıları, hayırcıların evetçileri vatan hainliği ile suçlaması(aslında daha çok siyasetçilerin ağzıydı, topluma da etkisi oldu maalesef)
çok vahim bir durum değil midir?
Yapmayalım, etmeyelim, bu ülkenin düşmanı çok zaten, siyasi ihtiraslar yüzünden halkı kutuplaştırmaya çalışmanın bu ülkeye hiçbir kârı yoktur, aksine çok büyük zararları vardır, adeta bu ülkenin altına dinamit yerleştirmek gibi birşeydir bu, sadece ne zaman patlayacağını beklemek kalır.
Sıkıntılı süreçlerden geçiyoruz, gün geçtikçe küresel güçlerin ülkemiz üzerine oynadığı oyunlar artıyor, çember daralıyor, biz her zamankinden çok birbirimize sıkı sıkı sarılmak zorundayız, ayrıştırıcı dilin bu güçlerin ekmeğine yağ sürmekten başka bir işe yaramayacağını da unutmayalım, bizim bizden başka kimsemiz yok.
En son Avni Aker tarafından Çrş 27 Eyl 2017, 13:42 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi