1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
Cemoli D18
6 yıl önce - Pts 20 Mar 2017, 08:54
Çelik Sektörü
Çelik sektöründe büyüyen ihtiyaçların ithalat yolu ile karşılanmasının Türkiye’nin hedeflerine uymadığını vurgulayan DÇÜD Genel Sekreteri Veysel Yayan, öncelikle büyük kamu projelerinde, Türkiye’de üretilen çeliklerin kullanılması zorunluluğunun getirilmesini istedi.
Mega projelerde yerli çelik kullanımı zorunlu olsun.
► Sektörün, son durumu nedir?
Evet, 2016’nın son çeyreği iyi geçti. Üretimimizde ve ihracatta gelişme sağladık. Yılın değerlendirmesini yaparsak 2016’da Türkiye’nin ham çelik üretiminde yüzde 5.2’lik artış oldu. Artış Türkiye’nin tüketimindeki artıştan kaynaklanmadı, tersine Türkiye’nin tüketimi yüzde 0.9 oranında düştü. Bu düşüşte de yılın 2’nci yarısından itibaren Türkiye’de yaşanan istikrarsızlıkların, darbe girişiminin tesiri oldu. O tarihe kadar artış gösteren tüketim, daha sonra düşüş eğilimine girdi. Belirsizlikler, başta inşaat sektörü olmak üzere, çelik tüketen sektörlerin çoğunun üretim faaliyetlerini yavaşlattı. Ama farklı bir gelişme oldu. 2015 yılında ithalatımızda yüzde 40 artış olmuş iken, 2016 yılında ithalatımızda gerileme yaşandı.
► Ne kadar bir gerilemeden söz ediyorsunuz?
2016’da ithalatta miktar yönünden yüzde 8, değer cinsinden yüzde 11.5 düşüş yaşandı. İhracatımızın ithalatı karşılama oranı yüzde 93 seviyesinden yüzde 99’a çıktı. Bunda, dünyanın en büyük çelik ihracatçısı olan Çin’in dünya çelik piyasalarındaki varlığının gerilemeye başlaması etkili oldu. Çinli üreticiler, kendilerine gösterilen tepkilerin de tesiriyle, daha ölçülü ve dikkatli davranmaya başladı. Piyasalarda rekabetçi şartların oluşmasına katkı sağlayan bu durum, çelik sektörümüzün de konumunu olumlu yönde etkiledi. 2016’da ihracatımızda miktar yönünden yüzde 1.2’lik artış yaşadık. Ancak fiyatlardaki gerileme nedeniyle, değer yönünden ihracatta yüzde 8’lik düşüş yaşandı. Çin’den yaptığımız ithalatta da yüzde 21.5’luk azalma oldu. 2015 yılında Çin’den yapmış olduğumuz ithalat 3 milyon ton civarındaydı, 2016’da 2 milyon 350 bin ton seviyesine indi. Değer bakımından yüzde 24.7 oranında düşüş gerçekleşti. İthalattaki gerileme, yurtiçi tüketimde yerli ürünlerin payının artmasına imkan sağladı. 2015 yılında yurtiçi çelik tüketiminde yüzde 56 seviyesine ulaşan ithal ürünlerin payı, 2016 yılında yüzde 51 seviyesine geriledi, ancak halen ithalatın payı oldukça yüksek bir seviyede bulunuyor. Avrupa Birliği’nde bu oran yüzde 25 ve Avrupalı üreticiler, ithalatın payının yüksekliği konusunda isyan ediyor. AB Komisyonu, bu çerçevede bazı tedbirleri uygulamaya aktarıyor. Bizde ise maalesef durumun izlenmesi ile yetiniliyor. Özellikle ülkemizde çelik üretiminde kapasite kullanım oranının yüzde 64 seviyesinde kaldığı ve yaklaşık 18 milyon tonluk kapasitenin kullanılamadığı dikkate alındığında, ithalatın yarattığı sorunlar net bir şekilde ortaya çıkıyor.
► 2017 yılı beklentileriniz nasıl?
2017 yılında ithalattaki düşüş eğiliminin devam edeceğini ve yurtiçi talebin daha yüksek oranlarda Türkiye’de üretilen çeliklerle karşılanacağını ümit ediyoruz. Çelik sektörünü ve bizim gibi sektörleri dışardan gelen haksız rekabete karşı korumazsanız, ülke olarak cari açıkla ve istihdam kaybı ile bedel ödersiniz. Biz bu şekilde mağdur edilmeye müstahak olmadığımıza inanıyoruz. Çelik sektörümüz bu ülkeye değer katmak için her türlü fedakarlığı gösteriyor. Sektörün yapabileceği çok şeyin olduğunu, ancak olumsuz şartlar nedeniyle bazı yatırımların yapılamadığını görmekten üzüntü duyuyoruz. 2017 yılından itibaren bu yönde gelişmeler olmasını istiyoruz.
► Kapasite artışı, yerli kullanıma mı bağlı?
Türk çelik sektörünün kapasitesi, devletten destek almadan tamamen özel sektörün kendi imkanlarıyla 2000’li yıllardaki 19 milyon ton seviyesinden bugün 50 milyon tonu aşan bir noktaya geldi. Bu, dünyada Çin dışında çok fazla örneği olmayan olağanüstü bir başarı. Biz, kapasitenin 2023 yılı hedefleri çerçevesinde 70- 80 milyon ton seviyelerine çıkmasını bekliyorduk. Ancak 4 yıldır ilerleme yok. Olduğu yerde sayıyor. Bunun böyle olmaması gerekiyor. Her türlü ürünü üretebilecek bir yapının oluşturulmasına ihtiyaç var. Katma değeri yüksek ürünlere geçişe yönelik yatırımlara hiçbir devlet desteği yok. Oysaki, bu ürünlerin üretilmesine ihtiyacımız var. Türkiye’de üretilmesini istiyorsanız bunu üretmeyi mümkün kılacak yatırımları desteklemelisiniz. Diğer sektörlere nasıl bir dizi destek veriliyor ise, çelik sektörümüze de bazı desteklerin verilmesi gerekiyor. Yakın bir gelecekte üye olacağımız varsayımıyla AKÇT ile imzalanan serbest ticaret anlaşmasının, sektöre her türlü devlet yardımlarını yasaklayan hükümlerinin, üyelik perspektifinin neredeyse tümüyle ortadan kalktığı şartlarda, halâ revize edilmemiş olmasının mantığını anlamakta güçlük çekiyoruz. Bu yüzden Türkiye’deki mega projelerde yerli çelik kullanımının önemi büyük.
► Çin’e açılan damping soruşturmaları hakkında ne düşünüyorsunuz?
Soruşturma devam ediyor. Maalesef bunun için çok gecikildi. Atılması gereken adımlar atılmadı, yanlış mesaj verildi. Oysa ki, 2016 yılında Çinli üreticilerin kademeli bir şekilde fiyatlarını girdi maliyetleri ile tutarlı bir seviyeye çıkarmaları sonrasında, dünya piyasalarında gözlenen hızlı iyileşme dahi, önceki 3 yılda uygulanmış bulunan tahrip edici nitelikteki dampingli fiyatları net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu konuda sahipsiz olduğumuz duygusu içindeyiz. Bu hem bizi hırpalıyor hem de dampingi yapanların Türkiye piyasasına bakışlarını rahatlatıyor. Türkiye’ye gidersek devlet bize engel olur diye düşünmüyorlar. Üreticiler olarak bizler de kendi ayaklarımızın üzerinde durmaya çalışıyoruz.
► ABD’nin telafi edici vergi ve antidamping soruşturmalarına nasıl bakıyorsunuz?
Türkiye’ye ABD’den Tayland’a kadar damping soruşturmaları açılıyor. Bu soruşturmalarda da marj yakalamak için akla hayale gelmeyecek uydurma gerekçeler buluyorlar. Soruşturmalara karşı devletimiz bir duruş sergiliyor. Ancak bu duruş, şu an itibariyle bizi, söz konusu soruşturmaların haksız şekilde yürümesinden ve haksız şekilde damping marjları konulmasından kurtarmıyor. Daha etkili mücadele gerekiyor. Muhataplarımıza Türkiye’nin sahipsiz olmadığını göstermemiz gerekiyor. Bizim açtığımız soruşturmalarda da, bu kadar kararsız ve ürkek olmamalıyız.
► Cumhurbaşkanının ‘İstihdam Seferberliği’ çağrısı sektöre nasıl yansıdı?
Bu seferberliği son derece ciddiye alıyoruz. İstihdam seferberliği, yatırım seferberliği başlatılmış durumda. Bunlar son derece doğru yaklaşımlar. Diğer yandan istihdamın ve yatırımların arttırılmasını mümkün kılacak politikaları uygulamaya aktarırken tereddütlü davranıyoruz. İthal ettiğimiz her ton çelik yurt dışında istihdama imkan sağlayan bir uygulama. Bu kadar istihdamı yurt dışında oluşturma lüksümüz yok. Bu konuda daha etkili tedbirler alınmasına ihtiyacımız var.
“Serbest ticaret anlaşması çelik sektörünü boğmaya devam ediyor”
AB ile aramızdaki ilişkiler son dönemde kopma eğilimi gösteriyor. Diğer yandan AB ile aramızdaki serbest ticaret anlaşması çelik sektörünü boğmaya devam ediyor. Bunu anlamakta güçlük çekiyoruz. AB ile her şey görüşülürken, çelik sektörünü bağlayan o şartların da yumuşatılmasını görüşmemiz gerek. Bu konuda adım atılmadı. Gümrük Birliği görüşmeleri sürdürülürken, AB ile aramızdaki AKÇT Serbest Ticaret Anlaşması da görüşülmeli. Dünyada serbest piyasa mekanizmasının ideolojisini ortaya koyanlar, bunu en çok savunan ülkeler, kendi sektörlerini korumak için pek çok tedbiri uygulamaktan çekinmiyor. Onlar bu konuda son derece rahat davranırken, bizim bu uygulamalarda tereddüt etmemizi anlamakta zorluk çekiyoruz. Konu serbest piyasa ise, serbest piyasanın en bilinen savunucuları bu tedbirleri kullanıyor. Hem de yüzde 500’e varan oranlarda vergiler uygulayarak. Biz o açıdan bu tür ülkelerdeki çelik sektörlerinin sahip oldukları avantaja sahip değiliz. Bu da bizi haksız rekabetle karşı karşıya bırakıyor ve haksız rekabet de sektörün yıpranmasına neden oluyor.
6 YIL ÖNCE…
Ferit PARLAK
Yaklaşık 6 yıl önce, yine bu sayfada yazdığımızı aynen tekrarlayalım. “Gelişmişler de dahil tüm ülkelerin yatırım çekmeye, yerli üretimi canlandırmaya çalıştığı bir dönemden geçiyoruz. Biz ise, birçok alternatifimiz varmış gibi, “…Şu sektördeki ihracatın büyük bölümünü ithal girdiler oluşturuyor; üretmesek de olur!…”, “Fazla katma değer yaratmıyor, üretimi anlamsız…” gibi tartışmalarla vakit geçiriyoruz. Sanayi ve teknolojide ‘öğrenme’/’gelişme’ döneminde bir ‘fi dan’ olduğumuzu ve ‘sermaye’ biriktirmemiz gerekliliğini unutuyoruz. TOBB Türkiye Demir ve Demir Dışı Metaller Meclisi Başkanlığı görevini de yürüten Veysel Yayan’ı Savunma Müsteşarlığı yaptığı dönemde, ithal edilen ürünlerin yurtiçinde üretimi ile ilgili çalışmalarından hatırlıyoruz. Yayan’ın, “Gerekli destekle 2-3 yıl içerisinde dış açığın 5 milyar dolarını kapatabiliriz”, “O destekle en geç 2015’te nitelik ve nicelik olarak Avrupa’nın en büyük çelik üreticisi oluruz” şeklindeki düşüncelerini, olumsuzluklara sahiplendiğimizin yüzde 1’i kadar sahiplenmiyoruz.
YAYAN'DAN
✓2016 yılında ithalatta miktar yönünden yüzde 8, değer cinsinden yüzde 11.5 düşüş yaşandı
✓İhracatımızın ithalatı karşılama oranı yüzde 93 seviyesinden yüzde 99’a çıktı
✓Katma değeri yüksek ürün üretebilmek için devlet desteği gerek
✓İstihdam seferberliği için tüm kuruluşlarımız çalışıyor
http://www.dunya.com/ekonomi/dcud-genel-sekreteri ...eri-354461
Çelik sektörüne bir bakış
Kısacası her alanda millileşme olması TÜRKİYE'YE kazandırır.
Yerli kullanımı arttıkça, yerli üretim arttıkça, milli olma olgusu arttıkça işlerimiz ve ülkemiz daha iyi boyuta gelecektir.
|
 |
Muhsint
6 yıl önce - Sal 04 Tem 2017, 13:04
Ham çelik üretimi arttı
Türkiye'nin ham çelik üretimi bu yılın ocak-mayıs döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11,5 artarak 15,1 milyon tona ulaştı.
ANKARA
Türkiye Çelik Üreticileri Derneğinden yapılan yazılı açıklamada, küresel çelik üretiminin yılın ilk beş ayında yüzde 4,7 artışla 694 milyon 876 bin tona yükseldiği belirtildi.
Dünya çelik üretiminin yaklaşık yüzde 50'sine sahip Çin'in üretiminin yüzde 4,4 artışla ve 347 milyon tona yükseldiği ifade edilen açıklamada, Türkiye'nin ham çelik üretiminin de yüzde 11,5 artarak 15 milyon 93 bin tona çıktığı ve ülkenin dünya çelik üretiminde 8'inci sırada yer aldığı kaydedildi.
Sektörün dış ticaret verilerinin de paylaşıldığı açıklamada, yılın 5 ayında demir-çelik ihracatının miktar itibariyle yüzde 22,5 artışla 8 milyon 478 bin tona, değer itibariyle de yüzde 33,7 artarak 5 milyar 657 milyon dolara yükseldiği bildirildi.
Bu dönemde miktar bazında ithalatın ise 20,3 azalarak 6 milyon 359 bin tona, değer bazında ithalatın da yüzde 0,2 azalışla 4 milyar 626 milyon dolara gerilediği belirtildi. Söz konusu dönemde nihai çelik tüketimi de yüzde 10,3 azalarak 13,2 milyon tona düştüğü bilgisine yer verildi.
- Piyasada inşaat demiri bulunamadığı iddiası
Sektöre ilişkin değerlendirmelerin de yer aldığı açıklamada, 2016'nın son aylarından itibaren dünya ekonomisinde kaydedilen olumlu gelişmelerin de etkisiyle üretim ve ihracat bakımından toparlanma sürecine girildiği ifade edildi.
Açıklamada son dönemde inşaat demiri konusunda yaşanan tartışmalara da değinilerek, "Spekülatif amaçlara hizmet ettiği anlaşılan bazı müteahhit kuruluşlarının piyasada inşaat demiri bulunmadığı ve döviz kurları ile inşaat demiri fiyatlarının uluslararası piyasadaki yükselişini hesaba katmadan, sadece yurt içi enflasyonu dikkate alarak yapmış olduğu açıklamalar sonrasında Ekonomi Bakanlığının inşaat çeliği ithalatında gümrük vergisinin düşürüleceği yönündeki açıklamaları sektör temsilcileri tarafından üzüntüyle karşılanırken bazılarına da fırsat yaratmıştır." değerlendirmesinde bulunuldu.
Türkiye'nin küresel inşaat çeliği ihracatında ikinci sırada yer aldığı vurgulanan açıklamada, bu anlamda sektörün iç piyasanın inşaat demiri talebini karşılayamamasının söz konusu olmadığının altı çizildi.
Muhabir: Erdal Çelikel
KAYNAK
|
 |
Muhsint
6 yıl önce - Sal 04 Tem 2017, 18:20
Ham çelik üretimi arttı
Türkiye'nin ham çelik üretimi bu yılın ocak-mayıs döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11,5 artarak 15,1 milyon tona ulaştı.
(+)İnfografik için tıklayınız
|
 |
iği_
6 yıl önce - Sal 04 Tem 2017, 18:27
büyüme hızlarına bakarsak türkiye'nin bu konuda almanya'yı geçmesi işten bile değil.
|
 |
Yakup
5 yıl önce - Çrş 04 Ekm 2017, 23:10
Çelik üretiminde çift haneli artış
Ham çelik üretimi bu yılın 8 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13,6 artarak 24,7 milyon tona ulaştı. Çelik ürünleri dış ticareti, aynı dönemde 1 milyar 54 milyon dolar fazla verdi
| Alıntı: |
. Türkiye'nin ham çelik üretimi bu yılın ocak-ağustos döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13,6 artarak 24,7 milyon tona yükseldi.
Türkiye Çelik Üreticileri Derneğinden yapılan açıklamaya göre, yılın sekiz aylık döneminde çelik tüketimi yüzde 15,7 artış kaydederek 23 milyon tona ulaştı. Çelik üretimi de yılın 8 ayında çift haneli büyüdü. Bu dönemde üretim, geçen yılın aynı dönemiyle kıyaslandığında yüzde 13,6 artarak 24,7 milyon tona çıktı.
Böylece Türkiye, dünyanın 8. büyük çelik üreticisi konumunu korurken, ağustos ayında ilk 10 üretici arasında üretimini en fazla artıran ülke oldu. Yılın 8 ayında küresel çelik üretimi de geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,9 artış kaydetti ve 1 milyar 122 milyon tona ulaştı. Üretimini bu dönemde yüzde 5,6 artırarak 566,4 milyon tona ulaştıran Çin, ilk sıradaki yerini korudu.
SEKTÖR DIŞ TİCARET FAZLASI VERDİ
Dış ticaretteki gelişmeler açısından değerlendirildiğinde ocak-ağustos döneminde miktar bazında sektör ihracatı yıllık bazda yüzde 11,1 artış göstererek, 12 milyon 440 bin tona, değer bazında da yüzde 23,5 artarak 8 milyar 687 milyon dolara çıktı.
Aynı dönemde miktar bazında ithalat ise yüzde 18,3 azalış kaydetti ve 10 milyon 347 bin tona geriledi. Değer yönünden ithalat bu dönemde yüzde 0,8 artarak, 7 milyar 633 milyon dolar oldu. Böylece sektör yılın ilk sekiz ayında 1 milyar 54 milyon dolar fazla verirken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 93'ten yüzde 114'e yükseldi.
UZUN ÜRÜN İHRACATI AZALDI
Açıklamadaki değerlendirmeye göre, Türk çelik sektörü 2016 yılını global kapasite fazlalığı, düşük karlılık, haksız anti-damping iddiaları, ihraç piyasalarındaki belirsizlikler gibi sorunlara rağmen büyümeyle kapatırken, bu eğilimi 2017 yılında da sürdürdü.
Özellikle uzun ürün ihracatı, üreticilerin inşaat çeliği ihtiyacını karşılamak amacıyla iç piyasaya odaklanmaları ve yurt içindeki alıcılara öncelik vermeleri sonucu yüzde 30,4 azaldı ve 623 bin tona geriledi. |
KAYNAK: MILLIYET.COM.TR
Güzel bir artis olmus..
Celikten 8 milyar dolar ihracat mi yapiyormusuz..? 
|
 |
Yakup
5 yıl önce - Çrş 07 Şub 2018, 12:33
Ham çelik üretiminde rekor kırıldı
Türkiye'nin ham çelik üretimi, 2017'de bir önceki yıla kıyasla yüzde 13,2 artışla 33,2 milyon tondan 37,5 milyon tona yükseldi ve tarihi rekora imza attı.
| Alıntı: |
AA muhabirinin Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD) verilerinden derlediği bilgilere göre, geçen yıl sonu itibarıyla nihai mamul çelik tüketimi yüzde 5,8 artış kaydederek 36,1 milyon tona yükseldi.
Aynı dönemde ham çelik üretimi de yaklaşık yüzde 13,2 artışla 33 milyon 163 bin tondan 37 milyon 524 bin tona çıktı ve tarihinin en yüksek üretim rakamını elde etti.
İhracat açısından değerlendirildiğinde ise sektörün 2017 sonu itibarıyla dış satımı miktar bazında yüzde 8,4 artış göstererek 18 milyon 323 bin tona, değer bazında da yüzde 24,1 artarak 13 milyar 389 milyon dolara ulaştı.
Bu dönemde ithalat ise miktar bazında yüzde 6,8 azalışla 16 milyon 339 bin tona gerilerken, değer bazında ithalat yüzde 13,6 artarak 12 milyar 385 milyon dolara çıktı.
Böylece sektör 2017 yılını yaklaşık 1 milyar dolar dış ticaret fazlasıyla kapattı. İhracatın ithalatı karşılama oranı da yüzde 108 seviyesine yükseldi.
"KAPASİTE KULLANIM ORANI YÜZDE 70'İ AŞTI"
TÇÜD Genel Sekreter Vekili Gazi Bilgin konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, geçen yılın nisan ayından itibaren iç piyasada yaşanan canlanma ve küresel piyasalarda çelik tüketiminde görülen artış talebinin, üretimin rekor düzeylere ulaşmasına katkı sağladığına dikkati çekti.
İç piyasada özellikle uzun ürünler bağlamında inşaat sektörünün talebinin olumlu etkilerinin görüldüğünü dile getiren Bilgin, "Çelik sektörümüz, artık geniş yelpazede iç piyasanın önemli tedarikçisi olma yolunda ilerlemektedir." dedi.
Bilgin, ihracatta geçen yıl miktar ve değer bazında yaşanan artışlara değinerek, bu durumun çelik ürünleri ihracatında daha nitelikli ve katma değeri yüksek ürünlerin satışındaki gelişmelerden kaynaklandığının altını çizdi.
Sektörde kapasite kullanım oranlarının yüzde 70'leri aştığını anlatan Bilgin, Çin'in geçen yıl çelik üretiminde kapasite daralmasına gitmesinin diğer üretici ülkeler için avantaj oluşturduğunu, bunun da üretimdeki artışta etkili olduğunu dile getirdi.
|
KAYNAK: MILLIYET.COM.TR
Güzel bir gelisme..
Carklar döndügüne dahil isaretler...
|
 |
Yakup
5 yıl önce - Pzr 08 Tem 2018, 10:54
Güzel bir gelişme..
|
 |
Yakup
5 yıl önce - Sal 14 Ağu 2018, 23:08
İnsallah devamı gelir!
|
 |
Arda Beşir
4 yıl önce - Pts 08 Ekm 2018, 13:17
Türkiye, çelik sektörünü ithalattaki artıştan korumak için 17 ekim'den itibaren ithalat kotası uygulayacak. Kotayı aşan çelik ithalatına yüzde 25 ek gümrük vergisi uygulanacak. Ne getirir ne götürür bilinmez ama bence olumlu bir adım.
|
 |
Yakup
4 yıl önce - Cum 02 Ksm 2018, 17:09
Güzel bir gelisme... 
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|