1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 5  |
 |
Ahmet TEZCAN
16 yıl önce - Pzr 07 Oca 2007, 15:06
| Alıntı: |
| amerikan donanmasında bulunan lcs-1 uss freedom sınıfı |
American donanmasında lcs-1 uss freedom diye bir sınıf bulunmamakta. Uss freedom Amerikan donanmasında 1940'lardan günümüze kadar kullanılan en sonuncusuda Lockheed Martin tarafından yapılmış savaş gemileridir.Aynı firma tarafından üretilen LCS konsepti altında farklı gemi projeleri yapılmaktadır.Son yıllarda yapılan fıkateyn ve destroyel'lerin birbirlerine benzemesi gayet normal karşılanmalıdır.Mili gemi projesinde ana makina,yardımcı dizeller,silah ve tecisatları haricinde tamamen Türk yapımıdır.
|
 |
semih.avci
16 yıl önce - Pzr 07 Oca 2007, 17:09
"MİLGEM" KARAKOL VE DSH GEMİSİ PROJESİ
MİLGEM MODEL TEST FİLMİ için tıklayınız..
MİLGEM PROJESİ özet gelişimini görmek için tıklayınız..
Türk Deniz Kuvvetlerinin 12 adet karakol gemisi inşasını öngördüğü "MİLGEM" projesinde, projenin ismi olan "MİLGEM" (Milli Gemi), projenin hedefini özetlemekte olup, projede milli kaynakların azami oranda kullanılacağını ifade etmektedir.
Bu kapsamda; gemi üzerine konacak sistemlerin yurtdışı üreticilerinin Türkiye'ye bilgi transferi ve gemi sistemlerinin büyük ölçüde milli imkanlarla imali, projenin ana hedefi olup MİLGEM Projesindeki Milli Katkı payının %80 civarında olacağı beklenmektedir.
MİLGEM Projesi, ekonomik kullanım ömürlerini tamamlamakta olan mevcut karakol gemilerinin değiştirilmesi ihtiyacından doğmuştur. Bu proje kapsamında inşa edilecek gemiler, tüm gemi silah ve sensörlerinin entegre olduğu gelişmiş bir merkezi komuta kontrol sistemine sahip olacaktır. Gemiler tek başlarına veya Deniz Kuvvetlerinin diğer unsurlarıyla birlikte grup halinde operasyon yapabilecekler ve
Keşif / karakol
Arama - kurtarma
Denizaltı savunma harbi
Denizde terörist faaliyetlerin izlenmesi ve engellenmesi
Kıyı deniz ulaştırmasının kontrol / korunması görevlerini icra edeceklerdir.
Gemilerin dizaynı, denenmiş ve başarılı olduğu kanıtlanmış iyi denizcilik özelliklerine sahip bir tekne formu esas alınarak geliştirilecektir. Yüksek beka kabiliyeti ve geç tespit edilme özellikleri görev ihtiyacı açısından en önemli hususlardır. Gemilerin stealth karakteristiklerinin iyi olması, radar kesit alanı, akustik iz ve sualtı gürültüsü değerlerinin düşük olması sağlanacaktır.
Deniz Kuvvetlerinin önceki gemi inşa projeleri ile elde edilen tecrübelerinin gözden geçirilmesi sonucunda, Deniz Kuvvetlerinin gemi inşa tecrübe ve kapasitesinin Türkiye'deki özel sektör tersaneleri, üniversite ve milli sanayi imkanları ile birleştirilmesi ile bir açık deniz karakol gemisi boyut ve karmaşıklığında bir gemi inşa projesinin gerçekleştirilebileceği sonucuna varılmıştır. Böylece, birinci geminin dizayn ve inşasının İstanbul Tersanesi Komutanlığında tamamlanmasına karar verilmiştir. Diğer gemilerin inşasına ise imkan/kabiliyetlerine bağlı olarak yerli özel sektör tersanelerinde devam edilecektir.
TCG HEYBELİADA ismi verilen birinci MİLGEM Karakol Gemisinin dizaynına İstanbul Tersanesi Komutanlığında oluşturulan MİLGEM Proje Ofisi tarafından 12 Mart 2004 tarihinde başlanmıştır. Geminin Ön Dizaynı Kasım 2004'te tamamlanmış olup halihazırda proje çalışmalarına devam edilmektedir. TCG HEYBELİADA'nın 2011 yılında hizmete girmesi hedeflenmektedir.
|
 |
buhlaruz
16 yıl önce - Pzr 21 Oca 2007, 18:29
Milgem sınıfı savaş gemilerimizin inşaatı başladı
Savunma sanayinde "yerli teknoloji" geliştirilmesi konusunda çabalar var fakat Milgem projesi özelinde ve genel olarak merak ettiğim bir konu var. Acaba elektronik donanımlar nereden temin ediliyor ya da daha doğru bir ifadeyle hangileri yurt dışından hangileri yurt içinden tedarik ediliyor?
Spesifik olarak gidersem "iş istasyonu" donanımı TR'de mi yapılıyor yoksa yurt dışından mı alınıyor? Önce tabii iş istasyonu nedir onu açmak lazım. Tam kapsayıcı bir tanım olmasa da kısaca VME veya PCI bus yapısına sahip CPU kartları diyeyim ve anlatımı link'lere bırakayım.
http://www.dsp-fpga.com/products/search/fm/id/?32280
http://www.mil-embedded.com/news/db/?2823
http://www.mc.com/products/view/index.cfm?id=28&a ...ype=boards
http://www.gefanucembedded.com/products/837
http://www.gefanucembedded.com/products/1049
Link'lerde iş istasyonu olarak nitelendirilemeyecek örneklerde olabilir.
Internet'te savunma sektörüne iş yapan firmalara biraz baktım ama yukarıdakilerle ilgili-COTS- çok fazla bir bilgi bulduğumu söyleyemeyeceğim.
Açıkçası elektronik donanıma meraklı biri olarak ilgili elektronik aksam(lar)ın askeri projelerde büyük resimde tam olarak nereye düştüğünü çok merak ediyorum. Kabul ediyorum çok genel bir ifade kullandım o yüzden Milgem projesinden gidersek gemi elektroniği içerisinde yukarıda örneklerini verdiğim kartlar nereye konuşlanmaktadır veya nasıl bir ihtiyaç söz konusudur?
Bilgisi olanlar yardımcı olabilirse çok sevinirim.
[/list]
|
 |
Arda 2023
16 yıl önce - Cum 20 Tem 2007, 12:26
Bu konuda yeni bilgisi olan veya fotoğraf çekebilecek olan varsa lütfen yollasın. Böyle önemli bir konuda bence daha fazla konuşmamız lazım. Atatürk'ün ülkesinde nice Milgem'lere...
|
 |
serhan_ss
15 yıl önce - Cmt 27 Ekm 2007, 21:04
milgem
bu tür hayelet gemilerin çalışma prensiblerini açıklayabilir misiniz ?? nasıl oluyor da radarlara yakalanmıyorlar. bana muhendisliğini anlatırsanız sevinirim. bununla ilgili bir kaynak veya internet sitesi gösterirseniz kendim de araştırabilirim.
teşekkürler..
|
 |
yusufdemiro4
15 yıl önce - Prş 01 May 2008, 22:45
bu tür gemilerin radara yakalanamaması aslında basit kurallar uygulanması ile gerçekleştiriliyor
radar ışık yayını aynı dag lık bölgelerde sesimizin yankı yaptıgı gibi çalışır
radar cihazı ışını gönderir eger ışına çarpan bir nesle var ise direk cihaza geri dönerek neslenin boyu uzaklıgı gibi bilgileri ortaya çıkarır
işte bu yeni geminin karina hariç tüm gövde yapısı radar ışınını beltaraf edebilecek şekilde yapılmaktadır mesela geminin üstünde bulunan tüm silah sistemleri korumalı olmuş geminin yanprofileri v şeklinde yapılaran radar yüzeyi burakılmamıştır
(+)
gelen radar dalgaları geminin v şeklindeki formu yüzünden geldigi yere degil yukarıya bir yerlere gönderilmekte
(+)
eski tip gemilerde yukarıdaki şekildeki gibi çalışan radar sistemi bu yeni gemide kule, toptorpido kovanı,vasıta motoru ,ve baba lar gizlenerek gemiyi hayalet gemi tabir edilen bir forma sokar
|
 |
messiah_haktan
|
 |
Arda 2023
15 yıl önce - Pzr 04 May 2008, 21:34
Sanmıyorum, Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer ilk kaynağı çoktan yapmıştı;
( )
|
 |
ulaş
15 yıl önce - Pzr 04 May 2008, 22:33
Dün Tuzla'da 2 farklı proje için kaynak töreni yapıldı. Birincisi RMK tersanesinde Sahil Güvenlik Komutanlığı için yapılacak olan 4 adet geminin kaynak töreni diğeri ise 12 adet olarak Dearsan tersanesine sipariş edilmiş olan karakol botlarınınkidir.
http://Reklam_link.com/forum/4-vt7108.html?postday ...p;start=60
Yukarıdaki sitede bulduğum karakol botuyla ilgili resimleri altta ekliyorum. Modern ve tasarım olarak güzele benziyor.
(+)
|
 |
Engin
15 yıl önce - Pzr 04 May 2008, 23:02
http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?p=798869#798869
Bu mesajdaki gibi bilmediğimiz konularda insanları yanlış bilgilendirmesek iyi olur Kaportayı yamuk yapmakla radara yakalanılmıyorsa bizim arabalar da radara yakalanmaz
Her neyse, radara yakalanmama çok geniş bir konu ama kısaca bildiklerimi izah edeyim:
Radarlar çok çeşittir. Bunlar sadece yer tespitine yarayacağı gibi atılan füzelere rehberlik de edebilirler. Örneğin ısıve ışık güdümlü füzeler vardır. Ses güdümlü torpidolar vardır.
Örneğin uçaklar genelde ısı ve ışık güdümlü füzelerce vurulurlar. Bir uçağı korumanın en temel yollarından biri kuyruğundan çıkan alevi ve ısıyı ne yapıp edip yok etmektir, geniş bir alana dağıtabilmektir. Bu imkansız değil, 800 derecenin üzerinde yanma gerçekleştiren arabanızın dizel motorundan atılan gaz egzos çıkışında elinizi dahi yakmaz. Uygun sistemler kullanılıp, tasarımlar geliştirilerek uçaklar kıçlarını emniyete alabilir. Çocukluğumun radara yakalanmayan uçağı SR71 de yakıtında bu nedenle Sezyum minerali kullanır zaten.
Yukarıdaki mesajda arkadaşın bahsettiği radarla kesişen yüzeyin (cross section) azaltılması çok yüzeysel bir çözümdür. Çünkü her radar sabit değildir. Üstelik düşük frekanslı radarlar kabaca dalga boyunun hedefin iki katı büyüklükte olması halinde rahatlıkla bu cisimleri tespit edebilirler. Hatırlayın bir F117 çok ilkel bir Rus Radarınca tespit edilmişti!
Radara yakalanmayan unsur geliştirenler dua etsinler ki düşük frekanslı radarlar çok kullanılmıyor. Çünkü bunlar hem nakil edilemeyecek büyüklükteler, hem de radara yakalanmaz denilen gemiler ve uçakları algıladığı gibi daha gereksiz bir ton nesneyi algılıyorlar Yani elektronikte "gürültü" denilen şey çok fazla. Güvenilirlik minimum. Üstelik bu radarlar ile ancak yaklaşık bir yer tespiti yapabilmek mümkün. Tespit ettiğiniz cismi tanımlayabilmek de ayrı bir meziyet.
Bir uçağa ya da gemiye radar sinyalleri sadece bir noktadan gelecek de değildir. Ancak buna rağmen eş seviyedeki radar sinyallerinin absorbe edilebilmesi için radara yakalanmayan uçakların ya kuyrukları hiç yoktur (B2) ya da yataydır (F117, YF23). Kuyruk unsurunun açılı tasarımı ya da tamamen kaldırılmasının uçaklara getireceği aerodinamik zorluklar unutulmamalıdır.
Uçaklar bu arada Chaff ve Flare denilen unsurlar kullanırlar. Chaff plastik ve aleminyum parçacıklardır. Bunlar fırlatıldığında uçağın radardaki görüntüsünü bozar. Flare ise alev topçuklarıdır, ısı güdümlü füzeleri uçağın kuyruğundan uzaklaştırmaya, kandırmaya yarar.
Gemilere karşı ise daha çok ses güdümlü torpidolar kullanılır. Bu ses nerelerden kaynaklanır? En temel unsurlar pervaneden çıkan kavitasyon sesidir. Yani oluşan binlerce kabarcık ve bu kabarcıkların pervaneye sürtünmesi ile oluşan ses. Diğeri ise hidrodinamik unsurlar, yani geminin suyu yarması esnasında çıkarttığı sestir. İçeride dizel motorun çıkardığı ses var elbette.
Bu sesleri minimuma indirmek için bıçak gibi keskin tasarımlar yapmak elbette mümkün. Ancak mühendisler tonlarca ağırlığı taşıyabilecek, dev dalgalara dayanabilecek, üzerinden tonluk mermileri ateşleyebilecek yapılar yapmak zorunda olduklarından sadece radara yakalanmayacak akustik özelliklere sahip bir yapı kolay ortaya çıkmıyor.
Burada bir şey daha söyleyesim geldi
Mesela bu akustik özellikler her gemi çeşidi için o kadar karakteristikleşir ki buna akustik imza denir. Filmlerde gördüğünüz, denizaltı sonar astsubayına ait "bir mark 48 ateşlendi" konuşmasının gerçeklik payı vardır. Pervanelerinin çıkardığı sese göre bunlar tanımlanabilirler. Hatta ve hatta ateşlenen torpidolar belli sesi çıkaran hedefi vurmak üzere programlanabilir. Örneğin bir gemi filosunda eskortlar, avcıbotları yerine uçak gemisini bulabilirler.
Bir diğer method uçak ve gemi yüzeylerinde dielektrik (yalıtkan) malzeme kullanılmasıdır. Ancak bu da tek başına yeterli gelmez. Radar absorbe edici özel malzemeler katıklı boyalar vardır. Bu boyaların temel prensibi radar dalgalarını sönümleyerek ısıya çevirmektir. Boyaların uygulanması sırasında havaya karışan toksik maddeler ve çok hassas yükseklikte boyama gerekliliği bu boyama işleminin dahi robotlarla yapılmasını gerektirir. Bu absorbe edici materyalin daha maliyetli olanı da uçak kokpiti ve gemi pencerelerinde kullanılan, transparan özellikli kaplamalardır. Radara yakalanmayan gemilerde bu kadar az pencere olması tesadüf değildir
Yayılan radyo frekanslarının düşürülmesi de önemlidir. Filmlerden alışık olduğumuz üzere bir uçak diğerine kilitlendiğinde genel olarak kilitlenilen uçak bunu algılayıp uyarı verir. Tatbikatlar da bu şekilde safhalar neticelenir. Ancak size bir F22 Raptor kilitlenirse ruhunuz bile duymaz
Tüm bunları bir araya getirene ne mutlu Yoksa gemi yüzeyini eğimli yapmak ile radardan kaçılmaz 
|
 |
sayfa 5  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|