Biz de bazıları gibi "6 yıldır aynı dava, sıkıldık" dersek olay kapanır gider zaten. 96 ve 2005'ten dilimiz yanmış zaten. Hadi o dönemler için bişey yapamıyoruz. Ama 2011'de futbol tarihinin en büyük şikelerinden biri yapılmış. Dünyadaki tüm spor mahkemeleri gerekli cezaları vermiş. Yerden yere vurduğumuz TFF bile kişilere iyi kötü ceza vermiş ama "sahaya yansımadı" diyerek olayın üstünü örtmüş. Sürekli "30 yıldır şampiyon olamıyorsunuz ehehehe" diye dalga geçilen bir takım zirveye oynadığı yıllarda hep masa başı oyunlarıyla yenilmiş.
Ne yapmamızı bekliyorsunuz ki? Yargı "deliller usulsüz ele geçirildi" diyor. Aziz Yıldırım "o konuşmalar bana ait" diyor. Aykut "hız sınırı aşılmış ama radar sadece bize tutulmuş" diyor. TFF "şike var ama sahaya yansımadı" diyor. Herşey bu kadar ortadayken Fenerbahçe camiası sırf "delillerin usulsüz olduğu gerekçesiyle" aklandıkları için tüm davaya kumpas diyor. Bu kadar saçmalığın yaşandığı bir ortamda biz ne zaman sesimizi çıkarsak Galatasaraylısı, Fenerlisi, Beşiktaşlısı hep bir ağızdan "ya hala kupa diye ağlıyorsunuz" laflarıyla dalga geçmeye çalışıyor. Adamların tek savunma şekli "kupa müzemizde". Bu adamlara neyi açıklayabilirsin ki. Sorsan hepsi Aziz Yıldırım'dan nefret eder ama hiçbiri şikeye inanmaz.
arkadaşlar 15 temmuza inanıyorsunuz, balyoz ve ergonekon davalarının fetönün kumpası olduğunu kabul ediyorsunuz ama Fenerbahçenin davasını kabul etmiyorsunuz. bu nasıl bir tezattır anlamak mümkün değil.
Nasrettin hoca misali, kazan doğrunca inanıyorsun ama ölünce nasıl olur yahu kazan hiç ölürmü diyorsun...
dönemin şike davasına bakan hakimler ve savcılar nerede? hepsi firari... neden firari? cevap açık ve net.
dönemin Trabzonspor başkanı Sadri Şenerin Avukatlığını yapan kişi kim ve şu anda nerede? cevap açık ve net.
bu şike olayını fanatizm dışında değerlendirmek lazım, aklı selim objektif olmak lazım.
Şike olayını ısıtıp ısıtıp temcit pilavı gibi sunmak Trabzonspora ciddi zarar veriyor.
Trabzonsporun her kötü gidişinde özellikle bu konular açılıp mevcut başarısızlığı kapatmak için hedef şaşırtma taktiği olarak bu konuları kullanıyorlar.
Aklı selim bir çok Trabzonsporlu arkadaşlarımız mantıklı bakabilyor ve durumun farkında. ayrıca bu yıl ki kasyeri ve bursa maçları trabzonspor için büyük talihsizlik. bu 2 maça temiz diyen adam şike davasından bahsetmesin. bir çok trabzonsporlu bu maçlara isyan ediyor ve durumun farkında.
Fenerbahçe'nin 86 tane kulüp üyesi Fetö'cü hakim ve savcısı nerede ?
Aziz Yıldırım'ın topuk yaylasında ağırlayıp, maç yaptırdığı hakimler ?
Fenerbahçe TV'nin müdürü nerede ?
Aziz Yıldırım'a yeniden yargılama kararını çıkaran Yunanistan yolunda yakalanan Hakim nerede ?
Bu işleri geçiniz efendim.
Yok onu kim savunmuş, bunu kim içeri atmış ile bu işler olmaz.
Şikeyi yapan dahil herkes kabul etmiş.
Gözümüzün içine baka baka aklanıyor.
saydığınız tüm davalarda ki mağdurlar, suçsuz olduklarını her fırsatta dile getirdi,
Davalar açtılar, haklarını aradılar,
Eylemler yaptılar.
Birde Şike davasına bakıyorsunuz !
Adalet için açtıkları namus davasını belki de cezasızlık karşılığında satan bir camia !
Yaptıkları eylemi ilk günden bu yana usulsüz dinlendik diyerek gerçeğinde kabul edip, sözde reddeden bir camia,
Haklarını mahkeme salonları yerine, siyasilerin odalarında arayan, o süreçte ziyaret edip, forma hediye etmediği kalmayan bir camia,
Derbi günü, stadyum televizyonlarından dönemin Başbakanının (Davutoğlu) konuşmasını canlı veren bir camia...
Sap ile samanı karıştırmayın efendi.
Ergenekon ve Balyon sanıkları haklarını mahkeme salonlarında aradı, birileri gibi siyasilerin odalarında değil...
Şike olayının camiamıza verdiği zarar bizim sorunumuz.
Ülke futboluna verdiği zarar ise hepimizin.
Siz, sizi bağlayan konulara dert edinin, bizi bırakın.
Başka mesajlarda da yazdım, önce ispatlı şike celandırılsın, sonra fol ve yumurtanın kayıp olduğu bizim maçları oturur konuşuruz....
Şike davasının üzeri bir daha açılmamak üzere sürekli kapatılmalıdır. Fettulahçı savcıların başlattığı her dava gibi şike davası da kumpasa açıktır.
Galatasaray şike davasında hiç yara bere almadan çıktıysa sebebi diğer kulüplere göre daha temiz olmasından değildir. Delil üreten ve delil yok eden fetullahçı savcıların tarafsızlığına güvenilmez ve beklenilemez.
Ortada usulsüz dinlemlerle elde edilen pek çok ipucu benzeri deliller olsa da şike davasının amacı Türk futbolunu temize çıkartmak değildi. En başta mesafeli yaklaştığım Aziz Yıldırım olmak üzere birilerini bertaraf etmek adına girişilen operasyon Türk futbolunun bilinen hastalıklarını gün yüzüne çıkardı.
Trabzonlular işin farkında. Masal anlatmayın. Basbayağı şike yaptınız.
Trabzon camiasının tanınmış simalarından Türkay Gümüş ile Osman Necip Sevinç sosyal paylaşım sitelerinden yaptıkları paylaşımlarda çok sert ifadeler kullandılar. Osman Necip Sevinç, divan başkanını hedef alan paylaşımında Ersun Yanal’ın maçı Başkan Muharrem Usta’nın Bıursaspor’a bile bile verdiğini belirterek, divan başkanı Ali Sürmen’i de hedef aldı. “Ersun maçı Başkan ile bile bile verdi…” Osman Necip Sevinç’in paylaşımı: “Eyy! Divan başkanı.. Şu Bursa maçı rezaletine kapalı kapılar arkasında da olsa, söyleyeceğin bir sözün yoksa, yazık; Bırak bu işi, bu onursuzluğa tahammül etmeyecek duayen abiler yapsın bu işi. Yok eğer iki çift sözünüz olacaksa, sizi dinliyoruz.. Kimse top yuvarlaktır sözünün arkasına sığınmasın, aramızdaki yuvarlakları arasın.. Sen normal oyununu oyna, yenilebilirsin, normal.. Ama Ersun resmen maçı arkasındaki başkan ile bile bile verdi..” “Yazıklar olsun bu adama bel bağlayana…” Türkay Gümüş çok sert çıkıştı: “Trabzonspor'u iki kez sezon ortasında terk eden, Trabzon altyapısından nefret eden, dışardan getirdiği futbolcularla yakınının menajerlik firmasını ihya eden, Bursaspor'a karşı oynattığı futbol ile Rizespor'un düşmesi için plan yapan, Trabzonspor'u milyonlarca lira zarara uğratan, transferi bilmeyen, taktiği bilmeyen, Ersun Yanal ile 50. yıl hüsranı yaşamamak için Trabzonspor yönetimini birileri ikaz etmeli. Yazıklar olsun bu adama bel bağlayanlara...”
Hala boş konuşuyorsunuz.
Ortada bir şike var ise, delil de olacak arkadaşım.
Sen 2011 senesini, onca tape, delil, görüntü, itirafa rağmen yok sayacaksın, sonra iki adamın konuşması ile Trabzonspor şike yaptı.
Konuşmalarını koyduğun adamlar, fikir beyan etmiş, aynı Rize'nin başkanı, hocası gibi.
Elle tutulur, gözle görülür delili kabul etmeyenlerin, bu deli saçmalarına inanıp bal gibi şike yaptınız demesi, akıl tutulması, ötesi ve izahı yok.
Milliyetçi çıkışlarıyla tanınan yeraltı dünyasının ünlü isimlerden Sedat Peker ile 'Gülen cemaatinin' arası iyi değildi ve hedeflerindeydi. Yine F-Tipi yapılanmanın ürünü olan Ergenekon davasından da tanıdık isim Sedat Peker. Şike davasının başlangıcına bakarsanız Sedat Peker'le yakından ilişkisinin olduğunu fark edersiniz.
'Hizmet hareketine' mensup devletin kılcal damarlarına sızan paralel örgütün, asılsız ihbarlarla, yasadışı dinlemelerle, montajlarla, şantajlarla ve sahte delil üreterek hedef aldığı kişileri yok etmeye çalıştığını bilmeyen kalmamıştır.
Atatürkçü yazarlardan Necip Hablemitoğlu 2002 senesinde katledilmeden önce Köstebek isimli kitabında fettulahçı paralel örgütün nasıl işlediğini detaylarıyla anlatmıştır. Faili meçhul kalmasının nedeni belki örgütü ifşa etmesi olmuştur...