Dünyanın daha en azından bir 10.000 yıl gideri var, bakarsın 20.000 yıl da olur.
Ama isterse 150.000 yıl daha devam etsin o Sivas'a balık gönderenler asla ve asla şampiyonluk göremeyecekler.
4 ayağından biri olduğunuz kumpas kendi ayağınıza dolaştı.
"İnce ince" çalıştınız,
bütün maçlarınızda şike yaptınız: Karabük, Buca vesaire maçları ibret için, şikenin ders notu olacak kanıtları için örnektir.
Ömrü billah 60 puanın üstünü görmemişsiniz, bir taneniz de sormuyor, ulan bu buca bize niye yatıyor, bu karabük niye yatıyor diye.
Hele sizden o haram olarak cukkaladığınız şampiyonlar ligi katılım parasını da tahsil edelim, işte o zaman FFP kurallarından da darbeyi yiyeceksiniz ve en az 2-3 yıl daha UEFA katılım yasağı yiyeceksiniz.
Size çölde kum yok, yağmurlu günde bir bardak su yok.
Allah hiç kimseyi 251 şehit, binlerce gazi ve onlarca firari yargı mensubuna rağmen Fetö alçağının şike kumpasını göremeyecek kadar kör yapmasın..
Allah kimseyi alakasız olayları birbiriyle ilişkilendirip 251 kahraman şehidimizin arkasına saklanarak mağdur edebiyatı yapacak kadar acınacak hale düşürmesin. Siz cidden iyi değilsiniz, daha kötüsü art niyetlisiniz.
Alıntı:
bütün maçlarınızda şike yaptınız: Karabük, Buca vesaire maçları ibret için, şikenin ders notu olacak kanıtları için örnektir.
Allah kimseyi alakasız olayları birbiriyle ilişkilendirip
Sizin yaşadığınız gezegenin adı ne?
Alakasız mı?
Balyoz, 17-25 Aralık, Şike kumpas, Darbe girişimi.. Bunların hepsi aynı amaç için Fetö alçağı tarafından yapıldı.. Bence siz gördüğünüzü yorumlama konusunda sıkıntı yaşıyorsunuz.. Taraftarın gazını almak için yönetiminiz tarafından planlı bir şekilde gündemde tutulan Fetö şerefsizinin yaydığı çakma tapelerden medet umarak arsızca başkalarının kupalarına musallat olacağınıza adam gibi çalışın alın terinizle şampiyon olun.
Balyoz, 17-25 Aralık, Şike kumpas, Darbe girişimi.. Bunların hepsi aynı amaç için Fetö alçağı tarafından yapıldı.. Bence siz gördüğünüzü yorumlama konusunda sıkıntı yaşıyorsunuz.. Taraftarın gazını almak için yönetiminiz tarafından planlı bir şekilde gündemde tutulan Fetö şerefsizinin yaydığı çakma tapelerden medet umarak arsızca başkalarının kupalarına musallat olacağınıza adam gibi çalışın alın terinizle şampiyon olun.
Kardeşim, Ergenekonda delillerin düzmece olduğunu, fetöcü polisler tarafından insanların telefonlarına teröristlerin telefon numaralarının eklendiğini söyleyen ve ispatlayan bilirkişi raporları ve mahkeme kararları vardı. Ayrıca Ergenekonda suçlanan askerlerin hiçbiri bu deliller doğrudur deyip sonradan çark etmedi.
Peki Aziz Yıldırım ne yaptı. Bu telefon görüşmeleri bana ait dedi (CNN Türk Tarafsız Bölge programında), suçlamaların hiçbirini inkar edemedi, çürütemedi.
Kumpas dediğiniz ve beraat ettiğiniz davanın gerekçeli kararında bu delillerin düzmece olduğunu, o tapelerin sahte olduğunu kanıtlayan, söyleyen bir tane satır var mı? O tapelerin yalan olduğunu kanıtlayan bilirkişi raporu var mı? YOK! Çünkü beraat etme sebebiniz delillerin usulsüz olarak ele geçirilmesi, hepsi bu.
Ya hepsini geçtim ortada görüntüler var, Mini Cooper var, siyah poşette para alışverişi var.
Bana o delillerin sahte olduğunu söyleyen mahkeme kararı veya bilirkişi raporu gösterin hepinizden özür dileyelim. Hatta 20 kişiye yeni sezon forması alacam diyorum ya. Mahkeme bizi akladı diyorsunuz, haklıydık kazandık diyorsunuz ama elinizde tek bir argüman yok. Neden ve nasıl beraat ettiğinizi bile bilmiyorsunuz.
Pensilvanya'nın yeni taktiği da bozuk plak gibi aynı şeyleri tekrarlamak mı yoksa?
Fenerbahçe mahkemede defalarca tapelerin mahkemeye getirilmesini teknik incelemesini talep etti.
Kumpas mahkemeniz tek bir tapeyi bile mahkemeye getirip dinletmedi.
Hiç bir tapenin teknik incelemesine izin vermedi.
Bu durumda tapelerin sahte olduğunu ispatlamamız engellendi.
Mahkemede bir tek tape bile dinletilseydi kes yapıştır şeklinde düzmece olduğu meydana çıkardı.
Hem tapeleri saklayıp, incelenmesine izin vermeyeceksiniz, ondan sonra da mahkeme kararında böyle bir ifade yok diye bozuk plak gibi tekrarlayıp duracaksınız.
Kumpasın 4 ayağının dördünü de cehennem donana kadar kovalayıp sonra yavaş yavaş ısınan suda haşlayacağız
Bir Fenerbahçeli renkdaşımız duygularımıza tercüman olmuş.
Tolga Çetin'in yüreğine sağlık.
3 Temmuz 2011...
Askerdim ve yine bir Pazar sabahıydı...
Özgürlüğün tadından olsa gerek 3-5 saat çarşıya çıkmanın isteği ile sabah erkenden uyanmıştım...
Bir anda tüm medya yayın organlarında bir darbe (ki; yapılmak istenen darbenin ta kendisiymiş!) olmuşcasına kitle hâlinde son dakikalar geçiyordu...
Tarih önceden belliymiş ki; aynı gün gazeteler ile servis edilmekte ve o rezil manşetlerle büyük bir operasyon başlamaktaydı...
Manşetlerden bazıları;
"Savcı 90'dan çaktı!"
"Futbola Şafak Operasyonu"
"Kod Adı Temiz Lig"
"Temiz Krampon Operasyonu"
"Zirveden Uçuruma"
"Futbol Emniyet'te"
"Durum çok vahim"
"Maçların skorlarını önceden biliyorduk"
"Fenerbahçe küme düşürülebilir"
"Ayşe tatile çıksın; İBB Fener'e yatsın"
"İşte Fenerbahçe, işte Emen(ş)ike"
"Şikeyi itiraf edip, etkin pişmanlık istediler"
"Çete reisi"
"Kıbrıs'a kaçacaktı"
Bu alçakça manşetleri ve atan sözde bab-ı âli(!)yi görünce işin siyasî tabanını öngörmemek imkânsızdı...
İki gece hiç uyuyamadım, kendime 02:00-04:00 nöbetleri yazdım...
Benim askerde ankesörlü telefonu son saniye gol sevinciyle kırdığım Gaziantep maçı, ilk yarısını 3-1 yenik kapattığımız Buca maçı, son saniye ne hikmetse (!) herhangi bir düşme&çıkma iddiası olmayan ve kalecisi Tomic'in kalemizde gol aradığı Karabük maçı!!!
Bu maçlar üzerinden birileri bizi lekelemeye çalışıyordu futbol aklımızla dalga geçercesine adeta...
Tek bir an bile, zerre şüphe duymadım gönül verdiğim camiamdan...
Hepimiz birer ceza hukukçusu olduk; gerek usûlen, gerek esâs yönünden tek bir doğru bulmak mümkün değildi...
Sahte delil ve hukuk dışı dinlemelerle oluşturulmuş; ÖYM denen tiyatrolarda sergiletilmek üzere de "organize suç" adı altında bir komplo düzenlenmişti tıpkı Ergenekon, Balyoz, Oda Tv davalarında olduğu gibi...
Bir şeyler yapmalıydık.
Cumhuriyet'in Kalesi, Kuvay-î Millîye'nin temsilcisi, ATATÜRK'ÜN KULÜBÜ'nün tarihine gölge düşürmeye çalışılan; siyasî iktidarla "paralel" değil, "tam ortada" kesişen!!!, uluslararası sermaye baronlarının yerli işbirlikçilerince jurnallenen bir tezgâh kurulmuştu, sessiz kalamazdık!!!
Ve Vatan'da, Silivri'de, Metris'te;
Çağlayan'da, Yoğurtçu'da, Caddebostan'da dalga dalga yurdun dört bir yanında büyük direnişler başladı...
(ki; bu direnişler bir seneden az süre içerisinde Gezi Direnişi'nin öncüsü olarak, nasıl kafa tutulacağının en net göstergesi olmuştur!)
Bu yüce direnişle önce işgâlciler ve General Harrington züppesi tanışmıştı ama belli ki; 90 yıl sonra bir yenisini daha yazmak yine BİZ'lere nasip olacaktı...
Ne mutlu ki; 46 yıllık saçlarını bir günde ağartan; DİMDİK DURUŞUyla gerek başkan, gerek sportif direktör, gerek teknik adam, gerekse de bir psikolog gibi çalışan, tüm bu olan bitene "Gerçeklerin bir gün ortaya çıkmak gibi kötü bir huyu vardır." diye haykıran KOCAMAN bir ADAM vardı başımızda...
Kariyerini derdest edercesine siper etti kendini!!!
Ve Fenerbahçe için kendisi dahil hiç kimseye imtiyaz tanımayacak, tolerans göstermeyecek, siyaseti bu kulübün kapısından sokmayacak; bu uğurda mahpusluğu göze alacak ve tarihe geçecek, haklı olduğu davada milyonları arkasına alırken çok daha fazlasını karşısına alabilecek asî bir ADAM daha var...
Bu davada "kartal duruşu(!)" deyip daha iddianame hazırlanmadan "biz kupamızı iade ediyoruz" diyenlere inat; ilk günden beri "BİZ ŞİKE YAPMADIK!!!" , "Ne şikesi memleket elden gidiyor." , "UEFA çatırdayacak." , "Bizler bir gün daha Fenerbahçeli olarak yaşamak için hayata bağlanırız ve gerekirse o bir gün için bütün bir ömrü gözden çıkartırız." diyecek şu yüksek şekerli ama bir o kadar da karakterli; şu yüksek tansiyonlu ama bir o kadar da yürekli DURUŞ'un sahibinden söz ediyorum...
İster sevin, ister sevmeyin; ister destekleyin, ister eleştirin; mevcut kulüp başkanlarını, saray yağdanlarını, 10 dakikada bilmem kaç kez yaptıkları yalama seanslarını, Ağar Abi(!)'nin İTlerini, Reza'dan indirdiklerini, vergiden bindirdiklerini, SPK'dan manipülasyonlarla tüyü bitmemiş yetimin hakkını; Soma'ya bağış için bile topladıkları yardım parasını yemeyi içine sindirdiklerini görünce SAYGI duymak zorundasın be arkadaş!
Şimdi sizlere soruyorum; 3 Temmuz kumpasını kuranlar nerede...?
Kimi hapiste, kimi saklanmakta; kimi meslekten ihraç edilmiş, kimi kaçmış, kimi ise her zamanki gibi omurgasızlıkla medya organlarında yan çizmektedir!!!
Ama BİZler ilk günden beri aynı yerde sizleri beklemekteyiz!
Kıbrıs'a kaçacak dediğiniz ADAM, tekrar hakkında ferman verilmiş iken bile, uçağının saatine kadar söyleyip, korkusuzca istenilen yere gelmiştir.
Ya siz neredesiniz bukalemunlar...?
Söz temsil; BİZ 2 Temmuz sabahı "Fenerbahçeli" olarak uyumuştuk; ama 3 Temmuz sabahı "FENERBAHÇE'nin ta kendisi" olarak uyandık!!!
Ve şimdi aradan değil 10 yıl, 10 asır geçse de; yine o eşsiz bestenin sözleriyle üzerimizde Çubuklu, yürüyoruz gururla...