Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 3948
kemalviyana
4 hafta önce - Cmt 28 May 2022, 12:51

Dolar tekrar 12-13 seviyesine inme ihtimali var.. Dolar inerse dolara Rahmen fiyat indirmeyenlere operasyon sarttir

Yakup

4 hafta önce - Cmt 28 May 2022, 12:53

Artik dolari 12 lirayi normal olarak görmeye basladik herhalde..

92adalet
3 hafta önce - Pts 30 May 2022, 10:18

cari açık veren bir ekonomide kurları "yüksek faiz" vererek düşürmek sadece olumsuzlukları ötelemeye yarar. eninde sonunda cari fazla vermediğin sürece döviz kuru baskısı hissedilecek demektir. nitekim türkiye enflasyon üstü faiz modeli ile 2002-2013 yılına kadar döviz kurlarını bu yöntemle sabit tutmuş ancak arka planda cari açık uçuşa geçmiştir. cari açık demek, bir ülkede satılan mal,ürün,hizmet gelirinden daha fazla tüketim yapıldığını gösterir.

dalgalı döviz kurunun ne anlama geldiğini bilmeyen ve hükümet dövize müdahale etsin diyen arkadaşlar var, bu arkadaşlar önce dalgalı döviz kuru ne anlama gelir bunu öğrensinler. ben yine de kısaca özet geçeyim.

Dalgalı kur, kamu tarafından müdahale edilmeyen yani döviz kurunun piyasalarda arz ve talep koşullarına göre belirlenmesidir.

Dalgalı (esnek) döviz kuru cari açık veren ekonomilerde bir "denge" görevi görür. Cari açık artarsa döviz talebinin artmasından dolayı ithal mallar pahalılaşır ve tüketimini kısıtlar. Ancak siz bu gerçeğe rağmen "dövizi baskılamaya" devam ederseniz cari açık daha fazla artar ve tekrar döviz talebi oluşacağından dolayı kurlar bir anda yükselir ve şok etkisi yaratır. Kısır döngü kırılmaz..
Bir ekonomide kurların en az enflasyon kadar artması olağandır.

Bu gerçekleri reddetmeniz, akademik cümleler ile süslü laflar ile "ama böyle yavv" demekle gerçekler değişmiyor.


Sonucunda; az gelişmiş veya gelişmekte olan bir ülkede "döviz baskısını" hissetmemek ve kalıcı fiyat istikrarı sağlamak için sürekli cari fazla veren (cari fazla=dövizin sürekli bol olduğu.) bir ülke olmak şart oğlu şarttır.

Tabi herşeyden önce ekonomideki en büyük silah "güven" ve beklenti yönetimidir.


Aras londoner
3 hafta önce - Pts 30 May 2022, 10:30

8 Aralık tan bu yana akar yakıta %151 zam gelmiş hala dış güjler etc etc yükünü alan aldı son 20 yılda. Devletler birer gemi gibidir Türkiye adlı gemi maalesef çok hızlı bir şekilde batıyor herkes o soğuk sularda boğulacak yandaş mütahidler sanayiciler politikacılar ( şak şakcılar hariç) çünkü onlar filikalarına binip karaya sağlam ulaşacaklar.

“A people that elect corrupt politicians, imposters, thieves and traitors are not victims, but accomplices.”

“Rüşvetçi politikacıları, düzenbazlar, hırsızları ve hainleri seçen halk kurban değildir, suç ortağıdır.”

George Orwell


92adalet
3 hafta önce - Pts 30 May 2022, 10:36

Alıntı:
8 Aralık tan bu yana akar yakıta %151 zam gelmiş hala dış güjler etc etc yükünü alan aldı son 20 yılda. Devletler birer gemi gibidir Türkiye adlı gemi maalesef çok hızlı bir şekilde batıyor herkes o soğuk sularda boğulacak yandaş mütahidler sanayiciler politikacılar ( şak şakcılar hariç) çünkü onlar filikalarına binip karaya sağlam ulaşacaklar.

“A people that elect corrupt politicians, imposters, thieves and traitors are not victims, but accomplices.”

“Rüşvetçi politikacıları, düzenbazlar, hırsızları ve hainleri seçen halk kurban değildir, suç ortağıdır.”

George Orwell


Devlet kaybolan vergi gelirlerini almak için en kolay yöntem olan tüketim vergilerine yükleniyor. Gelir vergisi düzenlemesi yapıldı, gıdada kdv kaldırıldı vs. derken artık nerdeyse tek tüketim vergisi akaryakıttan alınan vergi kaldı.



murad_1299
3 hafta önce - Pts 30 May 2022, 11:03

Adalet Bey, sürekli artan döviz karşısında sürekli artan enflasyon için de 1-2 kelime söyleyecek misiniz?

Müdahale etmediler diyelim, Dolar 40 lira oldu, enflasyon aylarca %100 çıktı ve artık alım gücümüz perişan duruma düştü.

Bu durumdan sonra düzelme olacak mı ekonomide Merkez Bankası düşük faiz verince?


En son murad_1299 tarafından Pts 30 May 2022, 11:04 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


güney 01

3 hafta önce - Pts 30 May 2022, 11:04

Akaryakıta yüklenerek de enflasyonu zıplatıyor bu sefer herseye yine zam geliyor ne anlaştık biz bu işten daha beter oluyor

92adalet
3 hafta önce - Pts 30 May 2022, 11:18

Alıntı:
Adalet Bey, sürekli artan döviz karşısında sürekli artan enflasyon için de 1-2 kelime söyleyecek misiniz?

Müdahale etmediler diyelim, Dolar 40 lira oldu, enflasyon aylarca %100 çıktı ve artık alım gücümüz perişan duruma düştü.

Bu durumdan sonra düzelme olacak mı ekonomide Merkez Bankası düşük faiz verince?


Sürekli artan dövizin sebebini belirttim zaten. Ödemeler dengesi rakamları ortada, yıllık yükümlülüğü olan döviz rakamları da ortada. E bu haliyle kurun artmaması mümkün mü? KKM ile hanehalkı talebini kesip, "gerçek döviz rakamı" nereye gidecek diye görülmek istendi ancak hala kura satım yapılarak müdahale ediliyor. Hanehalkı talebi kısılmak zorundaydı, bu bir köpük oluşturur, spekülatif bir artış anlamına gelir.

Zira dövizin olağan durumlarda fiyatını cari denge belirler. Bu da döviz arz-talebi demektir zaten.

Türkiye'de artan enflasyonun sebebi enerji fiyatlarının artışı, global enflasyonun yansıması ve doğru uygulanmayan politikalardır.

Ben düşük faiz olmalı demiyorum illaki, ancak yüksek faiz ile çözüm olmadığı aşikar. Yüksek faiz piyasayı tamamen durdurur, hatta para arzını kıstığınız için cari fazla bile verirsiniz. Bkz: 2018 yılı faiz artışları ve akabinde cari fazla verilmesi.



SORUN ŞU; Türkiye'de üretmeden tüketime dayalı bir politika da ısrar ediliyor.

Kredi kartları, konut, taşıt, bireysel ve ticari krediler ile sürekli "büyüme oranı" üzerinde para arzı yaratılıyor. Bu da ekonomide talep baskısını arttırıyor.

Büyüme oranı üzerinde yaratılan para arzı "ENFLASYON" yaratır.

Bakınız; faizlere dokunmadan para arzını kısmanın çeşitli yolları vardır.

Örneğin; konut kredisinde peşinat oranını %40-50 yaparsın, evin ekspertriz değerinin %50-60 kadarına kredi veriyorum dersin, bu şekilde konuttaki fiyat balonları düşer.

Örneğin; Tüketimi kısmak istiyorsan; kredi kartlarındaki aylık ekstre tutarı maaşın %30'unu geçemez dersin.

Ticari kredilerde de bir çok yöntem mevcut. Ticari kredilerin normal şartlarda üretimi ve arzı arttırması beklenir ancak bu kredilerin takibi doğru yapılmazsa dövize ve tüketim mallarına giderse bu enflasyon yaratır.

Tabi kamu harcamalarını da es geçmeyelim. Kamu harcamaları da enflasyon yaratır.

KISACASI ENFLASYON SADECE MALİYETTEN KAYNAKLANMIYOR.

Mücadele yöntemleri mevcut ancak bunların götürüsü de "işsizlik" olabilir. Bunu da es geçmeyelim.

Bazı ekonomistler, bazı politikaları yazar ama olumsuz sonuçlarını yazmazlar..


22selim22
3 hafta önce - Pts 30 May 2022, 11:24

Parası , Dolarda olanlar, memnun niye şikayet etsinlerki.

ffamer
3 hafta önce - Pts 30 May 2022, 11:29

adalet,

Cari dengeyi tutturma adına dövizin baskılanmaması gerektiği fikrine katılıyorum.
Yani döviz öyle bir dengede duracak ki cari dengeyi açmayacak. Fakat bu uzunca yıllar alım gücünün
düşecek olması demek. Peki bu uzunca yıllar katlanılacak bedel ne için...Yani işin sonunda nitelikli ya da
katma değerli üretim yapabilip tüm dünyada bu üretilen ürünleri satabilmek için değil mi...
Nitelikli ya da katma değerli üretim iklimi nasıl oluşur peki...Birçok verimsizliğin ve bu verimsizliklerin
totale fonlatıldığı yerde bu iklim oluşabilir mi sence...Yoksa böyle bir ortamda daha çok galerici,
emlakçı, rant gelirleri iklimi mi oluşur...hangisi?



sayfa 3948
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET