1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
Cemoli D18
6 yıl önce - Sal 18 Ekm 2016, 10:04
Çankırı - Yapraklı - Doğanbey Köyü Üç Elma Doğal Tarım Çiftliği
Üç Elma Doğal Tarım Çiftliği (Doğanbey Köyü, Çankırı) - Ekolojik, Sürdürülebilir Ve Doğal Yaşam Eğitimi-Sertifikalı Program gibi şeyler bile yapılmış.
Daha önce şu şekilde bir program sunulmuş.
BİRİNCİ GÜN
7:30 Ankara’dan hareket
Araç kalkış yeri: Güvenpark, Kumrular Sokak girişi
10:00 Doğanbey’e varış ve köy kahvaltısı
• Köy ekmekleri, köy yumurtası, peynir, tereyağı, bal, süt, çay, bitki çayları, ...
11:30-12:30 Çocuklarla etkinlik
• Kış için kuş yuvası tasarımı ve kuş kulübesi yapımı
12:30-13:15 Köy konağında bilgilenme
• Genç ailesinin tanıtımı
• Köy konağının ve Yörenin tanıtımı
• Genç ailesinin doğal tarım ve üretim çalışmaları
12:30-13:30 Çocuklarla etkinlik
• Çayırlıkta kuş gözlemi ve bahçede ve açık alanda gözetimli oyun imkânı
• Birlikte salıncak ve çadır kurma
• Marmelat yapımı, meyve suyu hazırlama çalışması,
13:30-14:30 Öğle yemeği
• Çocuklarımızla birlikte sofra hazırlığı ve onlarla “doğa ve köy yaşamı” odaklı sohbet eşliğinde öğle yemeği
(mevsimine uygun gıdalardan)
14:30-15:00 Odalara yerleşme
• Çocuklarla birlikte konağı tanıma ve yatma düzenlerinin ayarlanması
15:00-18:00 Gezi programı
• Çay yatağı boyunca gezi
Çay boyunca yürüyüş, su bitkileri ve su canlılarını tanıma. Mozaik taşı toplama. Çevredeki doğayı tanıma, bahardan yaza geçişin gözlemlenmesi, kuş kulübelerinin çay boyundaki ağaçlara yerleştirilmesi, yenilebilir otların keşfi ve toplanması. Çayın içinden dıleyen çıplak ayak yürüyebilir!
18:00-19:00: Köy konağında duş, dinlenme, yemek hazırlıkları
18:45-19:00: İnek sağmaya tanıklık için komşu teyzenin ahırını çocuklarla ziyaret
19:00:20:00 Akşam yemeği, Ateş karşısında sohbet ve deneyim paylaşımı
• Çocuklarla birlikte odun kesme ve ateş yakma
• Çocuklarla birlikte toprak kapta ateşte yemek pişirme
• Genç ailesinin doğal tarım ve üretim çalışmaları
• Gökyüzü gözlemleme, gökyüzü ve yıldızlar hakkında bilgilenme.
• Közde patates, mısır, soğan, sarmısak pişirme
• Ahşap köy konağımızda geceleme
İKİNCİ GÜN
7:30-8:00 Sabah jimnastiği ve mozaik çalışması
8:00-9:30: Köy kahvaltısı
• Çocuklarla yumurta pişirme, bir surpriz; bu yumurtalar doğal boyalı!
• Birlikte sofra hazırlığı ve sohbet eşliğinde kahvaltı
09:30-12:30: Meyve bahçesi, bostan ve üzüm bağlar ziyareti
• Geleneksel-doğal yöntemlerle yetiştirdiğimiz Amasya elma ağaçlarının bulunduğu bahçemize ziyaret ve “kardeş ağaç” dikimi
• Doğal tarım uygulamalarını, bahçede ve bostanda, yerinde gözlemleme
• Çocuklarla birlikte seker pancarı, bahartaların ekimi
• Çocuklarla birlikte gelecek ekime bahçe hazırlığı; ekin ve saplardan ekim yerlerinin hazırlanması
• Üzüm bağlarını tanıma
12:30-14:30 Konağa dönüş ve Öğle yemeği
• Odun ateşinde ekmek pişirme
Çocuklarla doğal ekmek hamuru hazırlama, tahta teknede hamur yoğurma ve odun ateşinde, toprak kapta pişirme. Yerel ekmek çeşitleri (örneğin Hitit ekmeği) pişirme ve tatma.
• Birlikte yemek hazırlığı ve sohbet eşliğinde öğle yemeği, Unutulmaya yüz tutmuş yiyecekler ve yemek kültürü ile ilgili bilgi alışverişi
14:30-15:30 Kerpiç çalışması
• Samanlı kerpiç çamuru hazırlama ve kerpiç dökme
15:30-16:30 Üç Elma Çiftliğinin üretim atölyesini tanıma ve atölye çalışması
• Elma sirkesi tadımı
Amasya elmalarından hazırladığımız soğuk sistem uzun süreli fermantasyon görmüş elma sirkesinin salata, meyve ve köy peyniri eşliğinde tadımı.
• Doğal deterjan yapımı: kül suyunun ve çöven otu kökünün tanıtımı
• Tuz hazırlama: öğütme, eleme, paketleme
• Tahılları (buğday, arpa, çavdar…) tanıma
• Birlikte doğal, aromatik yemek sosları hazırlama
• Köydeki diğer dostlarla tanışma ve doğal ürünlerden edinme imkânı.
Temin edilebildiği ölçüde doğal peynir, inek peyniri, süt, tereyağı, köy yumurtası, erişte, tarhana, tam tahıl unları, elma sirkesi, …
16:30 – 17:00 Dönüş hazırlığı ve vedalaşma
• Çocuklar “Anı Direği”ne yazıyor
• Toplu anı fotoğrafı çekimi
17:00 Ankara’ya yola çıkış (En geç 20:00’da Ankara’da olmak üzere)
*******
Aklımda geçen hafta sonu Çankırı’nın Doğanbey Köyü’ne, Hüseyin Genç ve ailesinin doğal tarımla dolu Üç Elma Doğal Tarım Çiftliği’ne ve onların yaşantısına yaptığımız nefis ziyaret var. Anadolu’nun ortasında, bir tarafta Ilgaz’ın esintisi, karşıda sarı tepelerin arasından sızan tuz nehri, onun beyaz patikası ve yanı başında uzanan en güzel şaraplara tat veren Kalecik Karası üzümünün atası bağlar… Hayatın tüm sesleri, köyün koşuşturması, kışa hazırlık var bir de bu manzarada. Akşamüstü hayatın sessizliği de katılıyor bize. Akıp giden o muhteşem yaratıcılığın durup şahit olunmayı bekleyen sessizliği…
Hüseyin Ağabey ile Kezban Abla’nın tatlı sohbetini koyun bir de bu manzaraya, işte şimdi tamam. Bolluk ve bereket dolu soframız, soframıza gelen her ürüne dokunmuş ellerin hikâyesi, anlat anlat bitmedi.
Üyesi olduğum ve faaliyetlerini takip ettiğim Doğal ve Bilinçli Beslenme grubunda Hüseyin Genç ve ailesinin yaşadığı köye birkaç hafta önce yapılan ziyaretlerle ilgili çok güzel satırlar vardı. Okuyunca çok etkilenmiştim; biz de ziyaret etmeye karar verdik; aradık, ne mutlu onlar da müsaitmiş.
Yaklaşık elli yıllık aile yadigârı evlerinde ağırladılar bizi. Emeklerine, yaşantılarına şahit olduk. Doğal tarımla büyüttükleri bahçelerini-bağlarını gezdik; Tetris deniz tuzu kaynaklarına gittik. Tuz ırmağında yürüdük, ellerimizle tuz hasat ettik.
Buğdaydan bulgura tohumun hikâyesini anlattı Hüseyin Ağabey. Minicik bardaklarda müthiş bir elma sirkesi tattık; elma sirkesinin sırrına erdik; tarifleri aldık. Özene şahit olduk.
Ziyaretimizin her anı dopdoluydu. Gördüklerimizi, duyduklarımızı, hayallerimizi anlattık. Şimdi bizim bir ağabeyimiz bir de ablamız oldu.
Uzun zamandır Yeşil Tabak’ta Toplum Destekli Tarım Hareketimizi destekleyecek, gönül rahatlığıyla önereceğim bir çiftlik ararken işte şimdi buldum. Size burayı tanıtıyorum, artık kendiniz iletişim kurup istediğiniz gibi alışveriş yapabilirsiniz. Çok yakınlar bize, İstanbul Tuzla’dan tam beş saatte vardık evlerine. İstediğiniz zaman gidebilirsiniz, kalabilirsiniz, ailenizle dostlarınızla nefis günler geçirebilirsiniz. El emeği göz nuru gıdalarla beslenip hayatla dolup dolup taşarsınız.
Doğal tarımla büyüyen sebzeleri, meyveleri, en önemli gıdamız olan unları var. Elma sirkesi, tuz, özgürce gezen tavukların yumurtaları, yine özgürce dolaşan ineklerin sütünden nefis akça pakça bir tereyağları var. Nefis bir erişteleri var, köy yumurtasından yoğurup kesmişler. Tadına doyulmaz bulgurları var.
Önümüzdeki baharda, bu çiftlikte ekmek-tuz-sirke ile ilgili bir atölye çalışması da yapacağız, detayları baharda yazacağım.
Artık hepimizin dolabında tamamen doğal, atalarımızdan yadigâr nefis unlar, metabolizmayı canlandıran elma sirkeleri, doğal tuz kristalleri ve envai çeşit mevsim sebzesi var. Afiyet olsun-bal olsun. Sofralarınız bolluk, bedenleriniz canlılıkla dolsun!
https://www.kuraldisi.com/gokten-uc-elma-dustu/
Çankırı ili Yapraklı ilçesinin Doğanbey ve Tatlıpınar köylerinde bulunan arazilerimizin bir bölümünde doğal tarım yapmaktayız. Bölgemiz, Kızılırmak nehrinin kollarından biri olan Acıçay vadisi içinde bulunmaktadır. Doğu komşumuz Çorum olup, batıda Ilgaz, kuzeyde Tosya, güneyde ise Çankırı merkez bulunur. Bölgemizde genelde buğday tarımı, vadilerde bağ ve bahçe tarımı ve az da olsa hayvancılık yapılır. Üretim büyük ölçüde küçük aileler tarafından yapılmaktadır. Ortalama bir çiftçi ailesinin ekili alanı 60 dönüm kadardır. Ekin bulunan alanlarda çok az miktarda kimyevi gübre ve tarım ilacı kullanılmakla birlikte, bağ ve bahçe tarımında geleneksel-doğal tarım yapılmaktadır. Ailece tarım yaptığımız topraklar temiz olup hiçbir kirletici bulunmamaktadır. Köyümüz ve çevre köyler 1960’lardan başlamak üzere kentlere ve dış ülkelere büyük göçler vermiş, köyler boşalmış, okullar kapanmış, işlikler kapanmış, köyümüz ve çevre köyler ıssızlaşmıştır. Araziler kaderlerine terk edilmiş duruma gelmiştir. Nüfus gün geçtikçe azalmakta ve yeni kuşaklar yöreden kopmaktadır. Kültürel değerler, geleneksel üretim, tohum alma, gıda hazırlama, hayvan bakımı gibi bilgiler silinip gitmektedir. Ulusal ve ulus ötesi şirketlerin de etkisiyle yöremizdeki doğal yaşam olumsuz yönde etkilenmiştir.
Genç ailesi olarak tertemiz topraklarımıza, tertemiz yerel tohumlarımıza, bu coğrafyayı yüzyıllardan beri yurt edinmiş meyve ağaçlarımıza, bağlarımıza, üretim ve paylaşım kültürümüze sahip çıkıyoruz. Doğayı kirletmeden, sade, temiz, lezzetli, besleyici ürünler yetiştiriyor ve bu ürünleri doğa dostu kardeşlerimizle paylaşıyoruz. Özellikle çocuklarımızı doğal gıdalarla buluşturmak, doğal yaşamla ve doğal tarımla tanıştırmak, onları endüstriyel gıda şirketlerinin ürettiği çerçöp gıdalardan uzak tutmak ve sağlıklı nesillerin yetiştirilmesine azıcık da olsa katkıda bulunmak birincil isteğimizdir.
Konaklama ve diğer bilgiler
Konaklamayı yapacağımız köy evimiz iki katlı ahşap olup, üst katta beş odası mevcuttur. Hem alt hem de üst katta tuvalet ve banyo vardır. Bahçe alanı içinde yetişmiş ağaçları ve bahçe içinde dolaşan tavukları vardır. Şebeke suyu bulunmaktadır. Mobil telefonlar bölgede çekmektedir. (İnternet bağlantınızı cep telefonlarınızdan yapabilirsiniz.) Sağlık ocağı mevcuttur (6km), Çankırı merkez mesafesi 19 km’dir. Köy evimizin Ankara merkeze mesafesi 160 km’dir.
******
Köyden görünümler.
*********
(+)
(+)
(+)
Cevat Usta.
(+)
Foto: Ersin Kayabaşı
|
 |
Cemoli D18
6 yıl önce - Sal 18 Ekm 2016, 10:22
| Alıntı: |
DBB Grubu sayesinde haberdar olduğum doğal ürün çiftliklerinden biri de Üç Elma’dır. Bazı ürünlerini tatma şansı bulduğum çiftliğe bayramda iki günlük bir gezi organizasyonu düzenlendiğini duyunca kaçırmak istemedim. İyi ki de öyle yapmışım, aslında yapmışsız demek daha doğru çünkü ailece gittik Üç Elma’yı ziyarete. Böylece hem kısa bir süreliğine Ankara’dan bizi uzaklaştıracak güzel bir tatil yaptık, hem Üç Elma Çiftliği’nin özverili ve güleryüzlü sahipleri Keziban-Hüseyin Genç çiftiyle ve kızları Güneş’le tanışmış olduk, hem de doğal beslenme ve gerçek gıda konusunda ilk elden birçok bilgi edinme şansını yakaladık. Yediğimiz güzel yemekler ve çocukların dolu dolu eğlenmeleri de cabası.
Üç Elma Çiftliği, Çankırı’nın Yapraklı İlçesi’nin Doğanbey Köyü’nde. Çiftliğin Ankara’ya uzaklığı yaklaşık 2,5 saat.
Genç Ailesinin doğal tarım serüveni 2000 yılında başlamış. Ankara’da yaşayan aile, Hüseyin Bey’in emekli olmasıyla birlikte memleketleri Çankırı’ya, daha doğrusu Keziban Hanım’ın köyü olan Doğanbey’e göç etmişler. Geliş o geliş, o günden beri bu güzel köyde yaşamlarını sürdürüyorlar. Bilimsel ve doğal yöntemlerle tarım yapan Genç Ailesinin bu faaliyetleri onları DBB ve Slow Food İstanbul gibi gruplarla buluşturuyor.
Genç ailesinin ürün yelpazesi bir hayli geniş. Tarla ve bahçelerinde yetiştirdikleri ürünleri doğrudan tüketiciyle buluşturdukları gibi, kendi mahsullerini işleyerek de sunuyorlar. Tabii ki bunu da geleneksel ve doğal yöntemlerle yapıyorlar. Salça, pekmez, sirke, marmelât, erişte, bulgur, un, üzüm suyu, tuz çiftliğin işlenmiş ürünlerinden bazıları. Sebze-meyve grubunda ise elma, domates, kırmızı lahana, kabak, biber gibi birçok ürün sayılabilir.
Üç Elma’da yetiştirilen veya hazırlanan ürünlerde kimyasal ilaç kullanılmıyor. Doğal besinlere ulaşmanın herkesin hakkı olduğuna inanan Genç Ailesi, üretim süreçlerini herkesle paylaşmaya da açık. Genç Ailesi doğal beslenme meselesine bir tarafta üretici, diğer tarafta tüketicinin yer aldığı salt ticari bir etkileşim olarak bakmıyor. Bilginin paylaşılması ve aktarılması da önemli onlar için. Onlar işe böyle bakınca, biz de öğrenmeye istekli olunca birçok yeni şey öğrendik gezimiz boyunca.
Özellikle tuz, buğday ve sirke konusunda aydınlattı Hüseyin bey bizleri. Ben zaten uzun süredir Çankırı’dan gelen tuzu işlenmemiş haliyle kullanıyordum. Ama Hüseyin Bey’in verdiği bilgilerle tuzun kaynağını, türlerini, piyasa tuzuyla doğal tuzun farkını öğrendim. Ve piyasa tuzu almamakla ne kadar doğru bir iş yaptığıma bir kez daha ikna oldum. Daha önce de yazmıştım, bize tuz tükenmeyin diyorlar ya, bu bence ezbere bir söylem. Piyasada satılan tuzlar, dinamitle çıkartılıyor, kimyasallar kullanılarak işleniyor ve akışkan hale getiriliyor. O tuzun zararlı olduğuna ben de katılıyorum. Ama tuz madeninden kazma kullanılarak çıkarılan, tahta tokmaklarla ufaltılan tuzun bir zararı olmayacağı gibi, faydalı bir besin maddesi olduğunu düşünüyorum. Zaten Hüseyin Bey’in anlattığına göre eskiden depresyon da dâhil olmak üzere birçok hastalığın tedavisinde tuz kullanılır ve şifasına inanılırmış.
Çankırı’nın ata tohumu olarak da bilinen üveyik buğdayının az sayıda yetiştiricisinden biri olan Genç Ailesi’nden buğday konusunda da epey bilgi aldık. Geleneksel tohumlarımızın artık kullanılmadığını söyleyen Hüseyin Bey, tohum çeşitliliğinin kaybolduğunu, un, ekmek, bulgur gibi tüm buğday ürünlerini değerlendirmeye tohumundan başlanması gerektiğini anlattı bizlere. Yani, sağlıklı ve doğal olmayan buğday tohumuyla sağlıklı un, bulgur, ekmek vs. yapmak mümkün değil. (Bu arada ürün niteliğiyle ilgili Üç Elma’da hoşuma giden bir detay da ürünler hakkında ayrıntılı etiketler hazırlamaları. Hüseyin Bey, kendi ürünlerinin tamamı için bir tür ürün künyesi sayılabilecek bilgi kartları hazırlıyor ve bu şekilde sunuyor. Bu kartlarda ürünün kaynağı, hazırlanma şekli, saklama ve kullanma süresi gibi bilgiler yer alıyor.)
Hakkında fazla bir bilgim olmadığı için sirke konusu benim açımdan gezinin en öğretici başlığıydı. Ağırlıklı olarak elma sirkesi üretilen Üç Elma’da az miktarda üzüm sirkesi de yapılıyor. Ayrıca Genç Ailesi, temizlik amaçlı sirke de üretiyor. Hüseyin Bey, bizlere sirke üretimini aşama aşama anlattı ve sonra sirke tadımı yaptık. Kendimde bu kadar sirke tatma kapasitesi olduğunu bilmiyordum açıkçası. Küçük bardaklara Hüseyin Bey doldurdu, biz içtik. Gerçek elma sirkesinin tadı müthişti, hele dut ağacı gövdesiyle aroma verilmiş sirkenin lezzetini anlatamam. Bu arada sirke anasını da gösterdiler bizlere, şeffaf denizanasına benziyordu.
Hava çok elverişli olmamasına rağmen, yağmurdan fırsat bulduğumuzda meyve bahçeleri ile bostanlarını da gezdirdiler bizlere. Birkaç çeşit elma yetiştiriyorlar ama bence en güzeli Amasya elması. Kokulu, sulu ve lezzetli elmaları hem topladık, hem yedik. Çocuklar elma toplama işine bayıldılar.
Çiftlikte kaldığımız sürece yediğimiz nefis yemeklerden bahsetmemek olmaz. Bu lezzetlerin sorumlusu da Keziban Hanım. Kızılcık marmeladı, üveyik buğdayından yapılmış yufka ekmek ve erişte, tarhana çorbası ve kavurma aklımızda en çok kalanlar. Tabi kızımın kaç dilim istediği sorulduğunda eliyle beş işareti yapacak kadar çok sevdiği baklava var bir de.
Genç Ailesi’nin evlerinde beş tane konuk odası var. Biz üç aileydik ama Hüseyin Beyin anlattığına göre çok daha kalabalık grupları da ağırlamışlar evlerinde. Biz dört kişi rahatça kaldık bir odada. Akşamları serin olduğu için soba keyfi de yaptık.
Çocuklar için epey eğlenceli bir gezi oldu. Ördekleri beslediler, Hüseyin Bey’in onlar için hazırladığı kerpiçle çamura batma haklarını sonuna kadar kullandılar, köydeki diğer çocuklara özenip çatpat keyfini (babalarının gözetiminde tabi) bile yaşadılar. Kedilerini evde bırakan bizim çocuklar için Güneş’in Buğday ve Mısır isimli kedileri yepyeni bir eğlence kaynağı oldu. Kediler saklansa da bizimkiler yılmadan onları takip ettiler.
İlkbaharda veya yaz başında yine gitme planlarıyla ayrıldık Üç Elma’dan. Kirazları çok güzel oluyormuş, bir dahaki geziyi ona denk getirmeye çalışabiliriz. Özveriyle üretim yapan, bilgiyi paylaşmayı hedefleyen ve yaptıkları işin zorluklarına rağmen kesinlikle karamsar olmayan Genç Ailesini tanıdığımıza çok memnunuz.
Salça, bulgur, un ve pekmez gibi gıdalar hakkında da bilgi verdi bize Genç Ailesi. Ama onların hepsini bir yazıya sığdıramadım.
|
http://www.yemekyolculugu.info/2013/10/uc-elmaya- ...ittik.html
Bir de böyle bir yazı buldum.
|
 |
Misafir 2dc
6 yıl önce - Çrş 19 Ekm 2016, 22:44
Hala varlar mı bilmiyorum ama bir kez üniversiteden kız kıza gitmiştik ve çok güzeldi burası, hala ordalar mı bilemiyorum çok sıcak bir ortam yaşadık orada, deneyin tabi hala faaliyettelerse..
|
 |
Cemoli D18
6 yıl önce - Cmt 29 Ekm 2016, 16:34
İnternette bulduğum bir konu bu.
Bizim oralarda böyle bir şeyin olması ve kendi kabuğunu kırması çok güzel.
|
 |
Cemoli D18
6 yıl önce - Çrş 08 Mar 2017, 15:41
(+)
(+)
(+)
Doğanbey sayfasından alındı.
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> Diğer Şehirler
|