Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Cemoli D18
6 yıl önce - Cum 07 Ekm 2016, 08:53
Küresel borçlar 303 trilyon dolarlık rekor seviyeye ulaştı!!


Alıntı:

2016 yılının ilk yarısı itibariyle, dünyada hanehalkına, reel sektöre, devletlere ve finansal sektöre ait borçların toplamı 216 trilyon dolara ulaştı. Bu toplamın 63 trilyon doları reel sektöre, 59 trilyon doları devletlere, 54 trilyon doları ise finansal sektöre ait.


http://www.hakanozyildiz.com/2016/09/kuresel-borc ...ulast.html


rem0te

6 yıl önce - Cum 07 Ekm 2016, 09:05



Patron
6 yıl önce - Cum 07 Ekm 2016, 09:13



Cemoli D18
6 yıl önce - Cum 07 Ekm 2016, 12:13



Misafir 70b

6 yıl önce - Cum 07 Ekm 2016, 21:39



Gokhan Bayraktar
6 yıl önce - Cum 07 Ekm 2016, 21:44



BJK 5106
1 yıl önce - Sal 01 Mar 2022, 02:40
Bu başlık da katlanımlı biçimde bir revize edilebilir. Adım adım kırılma süreçlerini yaşa bir dünya!


Alıntı:
Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF), "Küresel Borç Monitörü" raporunu yayımladı.

Rapora göre, küresel borç tutarı, geçen yılın sonu itibarıyla 2020'ye kıyasla 10 trilyon doların üzerinde artarak 303 trilyon dolara yükseldi.

Küresel borç tutarı, 2020'de Kovid-19 salgınının etkisiyle 33 trilyon dolarlık artış göstererek 292,6 trilyon dolar olarak kaydedilmişti.

Küresel borçlarda geçen yıl yaşanan artışla özellikle Çin başta olmak üzere gelişmekte olan piyasaların borçlarındaki artış etkili oldu. Sektör bazında ise en büyük artış, kamu ve finansal olmayan şirketlere ait borçlarda görüldü.

Küresel borcun GSYH'ye oranında düşüş

Ekonomik toparlanma ve daha yüksek enflasyon, borç seviyelerinin istikrar kazanmasına yardımcı olurken, küresel borcun ülkelerin toplam GSYH'sine oranı geçen yıl yüzde 351'e geriledi.

Küresel borcun ülkelerin GSYH'sine oranı 2020'de yüzde 360'ın üzerine çıkarak tüm zamanların en yüksek seviyesini kaydetmişti.

Bu dönemde yaşanan düşüşe rağmen küresel borcun GSYH'sine oranı Kovid-19 salgını öncesi dönemin 28 puan üzerinde seyretti.

Borcun dağılımına bakıldığında, hanehalkına ait borçlar 2021 sonu itibarıyla 56,9 trilyon dolar, finansal olmayan şirketlere ait borçlar 88,8 trilyon dolar, kamuya ait borçlar 88,1 trilyon dolar ve banka gibi finansal şirketlere ait borçlar 69,8 trilyon dolar oldu.

Toplam GSYH'ye oranları dikkate alındığında, geçen yıl hanehalkına ait borçlar yüzde 66,4'ten yüzde 64,8'e ve finansal olmayan şirketlere ait borçlar yüzde 101,6'dan yüzde 98,4'e geriledi. Aynı dönemde kamuya ait borçlar yüzde 106,6'dan yüzde 104,7'ye ve finansal şirketlere ait borçlar da yüzde 85,8'den yüzde 83'e indi.

Çin'in borcu 60 trilyon dolara yükseldi


Gelişmiş ekonomilerin toplam borcu 2021'de 207,8 trilyon dolar olurken, Hindistan, Çin, Güney Afrika, Brezilya ve Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomilerin toplam borçları ise 95,7 trilyon dolar seviyesinde gerçekleşti.

Bu dönemde Çin'in borcunda keskin bir artış yaşanırken, ülkenin borcu geçen yıl 7 trilyon dolar artışla 60 trilyon dolara yükseldi.

Türkiye'de ise borçların GSYH'ye oranları dikkate alındığında, geçen yılın son çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine kıyasla hanehalkına ait borçlar, 1,8 puan azalışla yüzde 16,2'ye gerilerken, finansal olmayan şirketlere ait borçlar 1,3 puan artarak yüzde 73'e ve kamuya ait borçlar 1,1 puan artışla yüzde 43,4'e çıktı. Türkiye'de banka gibi finansal şirketlere ait borçlar ise bu dönemde 6 puan artarak yüzde 34'e yükseldi. AA







BJK 5106
1 yıl önce - Cmt 21 May 2022, 15:59

Alıntı:
Küresel ekonomide yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sonrası azalan tüketimi canlandırmak amacıyla hükümetlerin hane halkları ve kırılgan sektörlere sağladığı rekor teşvikler, kamu borçlarında önemli artışı beraberinde getirdi. Rusya-Ukrayna savaşı sonrası tedarik zinciri problemlerinin derinleşmesiyle de halihazırda salgın nedeniyle zayıf seyreden küresel ticaret daha fazla sekteye uğradı.

Bu süreçte yatırımcıların yükselen enflasyon ve faiz ortamında güvenli limanlara yönelimi ise doların güç kazanması için zemin hazırladı.

ABD Merkez Bankası'ndan (Fed) agresif faiz artırımı beklentileri, ABD ekonomisinin diğer ülkelere nazaran daha iyi iyileşme kaydetmesi ve sermaye akımları açısından cazibesini koruması gibi faktörlerin de desteğiyle dolar endeksi yıl başından bu yana yüzde 8 değer kazanarak 103 seviyelerine yükseldi. Endeksin 105 ile 20 yılın en yüksek seviyelerini test ettiği bu süreçte, gelişmekte olan ülke para birimleri üzerindeki baskı da arttı.

Rekor seviyelere yükselen kamu borçlarına dolardaki güçlenme de eklenince, başta gelişmiş ülkeler olmak üzere birçok ülkede mali ve finansal yükler alarm vermeye başladı.

En borçlu ülke ABD


Dolardaki yükseliş, ABD'nin ithalat maliyetini azaltmasına yardımcı olurken, diğer ülkelerin ihracatta rekabet üstünlüğü sağlaması enflasyonist baskıların azaltılması sürecine destek veriyor. Bu nedenle, daha önce dolardaki yükselişe karşı verilen siyasi tepkilerin ve "ticaret savaşları" gerginliğinin henüz oluşmadığı dikkati çekiyor.

Buna karşın küresel ekonomideki zayıf seyir dikkate alındığında doların diğer ülke para birimleri karşısındaki hakimiyetini güçlendirmesi, diğer ülkelerin refah seviyesi ve halihazırda istikrarsız finansal piyasalar için risk oluşturuyor.

Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) tarafından yayımlanan rakamlara bakıldığında, küresel borç miktarı ilk çeyrekte geçen yıl sonuna kıyasla 3,3 trilyon dolar artarak 305,3 trilyon dolara yükseldi.

US Debt Clock tarafından derlenen veriler ise miktar bazında bakıldığında, dünyanın en borçlu ülkesi konumunda 30,5 trilyon dolarla ABD'nin yer aldığını ortaya koyuyor. İkinci sırada 14,9 trilyon dolarla Japonya gelirken, 10,6 trilyon dolarla Çin üçüncü sırada yer alıyor.

Dünyanın en borçlu diğer ülkeleri 3,8 trilyon dolarla İtalya, 3,6 trilyon dolarla Fransa, 3,4 trilyon dolarla Almanya, 3,3 trilyon dolarla İngiltere, 2,3 trilyon dolarla Hindistan, 1,9 trilyon dolarla da Brezilya ve Kanada şeklinde sıralanıyor.

Söz konusu 10 ülkenin borç toplamı 76 trilyon doları aşarken, bu rakam küresel borçların 4'te 1'nin söz konusu ülkelere ait olduğuna işaret ediyor.

Gelişmiş ülkelerde milli gelire oranla borçlulukta Japonya ilk sırada


IMF'nin Nisan 2022'de yayımladığı Dünya Ekonomik Görünüm Raporu'na göre, gelişmiş ülkeler arasında bu yıl sonu itibarıyla milli gelire oranla kamu borcu en yüksek olması beklenen ülkeler sıralamasında yüzde 263 ile Japonya ilk sırada bulunuyor.

Japonya'nın ardından yüzde 185 ile Yunanistan gelirken, bu ülkeyi yüzde 151'le İtalya, yüzde 131'le Singapur, yüzde 126'yla ABD, yüzde 122'yle Portekiz, yüzde 116'yla İspanya, yüzde 113'le Fransa, yüzde 107'yle Belçika ve yüzde 102'yle Kanada takip ediyor.

Türkiye, borçluluk oranında en iyi ülkeler arasında


Bu yıl önemli ölçüde yavaşlaması beklenen büyümenin, özellikle gelişmekte olan ve düşük gelirli ülkelerin borç dinamikleri üzerinde olumsuz etkileri artırmasından endişe ediliyor. Özellikle gıda ve enerji maliyetlerindeki artış dikkate alındığında, düşük gelirli ülkeler açısından dolardaki yükselişin sürmesinin temerrüt ve kıtlık gibi sosyal problemlerle sonuçlanabileceği belirtiliyor.

Verilere bakıldığında, kamu borcunun milli gelire oranının bu yıl sonunda Sudan'da yüzde 284'e ulaşması bekleniyor. Söz konusu ülkede 2021 sonunda yüzde 184 düzeyinde gerçekleşen orandaki hızlı artışta, ülkedeki siyasi kriz etkili oldu. Ülke böylece yıllardır dünya geneli milli gelire oranla borçluluk sıralamasında ilk sırada yer alan Japonya'nın da önüne geçti.

Sudan'ın ardından yüzde 159 ile Cabo Verde ikinci sırada yer alırken, yüzde 152'yle Eritre üçüncü, yüzde 134 ile Butan dördüncü sırada bulunuyor.

Söz konusu oranın 2022 sonunda Mısır'da yüzde 94, Brezilya'da yüzde 92, Hindistan'da yüzde 87, Çin'de yüzde 78, Macaristan'da yüzde 76, Arjantin'de yüzde 74, Pakistan'da yüzde 71, Türkiye'de yüzde 44 ve Rusya'da yüzde 17 olması bekleniyor. (AA)


BJK 5106
3 ay önce - Cum 19 May 2023, 22:15



ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET