1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 12  |
 |
Ahmet 2585
6 yıl önce - Sal 13 Arl 2016, 19:19
1927 NÜFUS SAYIMI SIRALI İL MERKEZ NÜFUSLARI
Hemen hemen önceki paylaşımımdaki listede görülebiliyorsa da, orada görünmeyen ve daha başka amaçla incelenebilmesi için 1927 nüfus sayımımızdaki illerin merkez ilçelerinin de, nüfus büyüklüğü sıralamasına göre tablosunu hazırlamaya çalıştım. İllerin daha sonra bölünmesi, birleşmesi, ilçe ve sınırlarının değişmesi gibi sebeplerle iller bazındaki sıralama çok değişebiliyor. Şehir merkezleri ise öyle değil, hep bulundukları yerde gelişiyorlar ve bölünmeleri mümkün değil Sadece çok büyüdükleri zaman yakın çevresindeki köy-kasaba-ilçelerle birleşiyorlar. Bu durum da bu sayfalardaki ana tartışma ve atışma konumuzu oluşturuyor Ayrıca, o zamanlar büyükşehir, mücavir alan ve köy olduğu halde kanunla metazori şekilde mahalleye dönüştürülen köy kavramı da olmadığından, saf il merkezlerinin 1927'deki nüfuslarını sıralaması ile bir görelim :
(+)
Bu tabloyu yaparken, doğal olarak 1927 sayımındaki mevcut il merkezlerini aldım. Bugün için daha anlamlı olması ve merakları gidermesi amacı ile, bugün itibarı ile il olan, ancak o gün için henüz il olmayan ilçe/kasaba/köy/yerleşim yeri merkezlerini de ekledim. Bunları da italik harflerle ve koyu siyah olarak gösterdim. Yine o gün il olup bugün il olmayan illeri de koyu renk ve kırmızı ile gösterdim (Şebinkarahisar ve İçel ( Silifke kısmı )). Cebelibereket ise Osmaniye olarak ilçeye dönüştükten sonra yakın tarihte tekrar il statüsü kazandığı için diğer iller kapsamında yer aldı.
Bu illerimizin, o dönemde hangi ile bağlı olduklarını daha önceki paylaşımımda belirttiğim için, bu tabloda o detayı vermeye gerek görmedim. 1927'nin Türkiye'si bugünkünden çok farklı olduğundan bazı ilçeler o gün yoktu. Kimisi nahiye, kimisi de köydü. Çoğunun da ismi farklıydı. Bunlardan bazı il merkezleri de nasibini aldı. Örneğin 1927'de Batman diye bir yer yoktu. Petrol bulunan yere yakın bir kom-mezraa iken, yakınlarındaki petrol tesisleri ve işçi barakaları çevresinde gelişen merkeze taşınıyor ve orada büyümeye başlıyor. Karabük de öyle, bulabildiğim kaynaklarda, o dönem için köy altı yerleşim merkezi olarak geçiyor. Yani köy bile değil, kom - mezraa veya "yerleşme" şeklinde. Bu anlamda, Karabük'ün tam olarak durumu ise ana olarak demiryolu istasyonu olan 18 haneli yerleşim birimi. Bu tarz küçük il ve ilçe merkezlerinin, zaman içerisinde görülen lüzum üzerine, yakındaki gelişmeye daha uygun bir yere taşındığına ve orada gelişip büyüdüğüne sıkça rastlıyoruz. Dolayısı ile bu il merkezlerimizin 1927 nüfusları yok.
Tabloda, BATMAN ve KARABÜK'ü, hane başına nüfus fikrinden vb. yola çıkarak, yuvarlak olarak 100 nüfuslu olarak aldım.
YALOVA'nın da 1927 nüfusu yok, 1935 nüfusu 2,635 olduğu için, ülkedeki genel nüfus artış oranına bakarak 8 yıl önceki nüfusunu ortalama 2,250 olarak kabul ettim.
KIRIKKALE de silah fabrikaları çevresinde gelişen bir şehir ve Keskin ilçesine bağlı nahiye iken 1935 nüfusu 4,599. Bu şehrimizdeki ülke ortalamasından hızlı büyümeyi de göz önüne alarak 1927 nüfusunu 3,500 civarında kabul ettim.
TUNCELİ ise o dönemde il olmadığı gibi şehir merkezi de yok. Dersim adı altında hepimizin az çok bilgi sahibi olduğu tarihi ve coğrafi bir bölge var. Önceleri Kalan adı verilen ilçe merkezi, Tunceli il kanunu ile birlikte tesis edilerek, mevcut ilçelerin topraklarından ayrılarak kuruluyor, merkezi ise Mamiki ve Siğenk isimli birbirine yakın 2 köy. Daha sonra bu 2 köy, Kalan ( Tunceli ) merkez ilçenin birer mahallesine dönüştürülüyor. Yani şehir, bu iki köyün arasında yeni yerleşimlerin gelişmesi ve iki köyün birleşmesi ile oluşuyor denilebilir. Bu sebeple de sayım yılında bu isimde bir yerleşim merkezi olmadığından nüfus bilgisi de herhangi bir yerde yok. Ben de Güven Hoca'nın tablosundaki bilgiyi kullanarak, bu 2 köyün toplam nüfusuymuş gibi düşünmek suretiyle, Tunceli nüfusunu 1,000 olarak kabul ettim.
Sonradan il olan ilçelerimizden Kilis'in 22.likteki sırası çok dikkat çekici ve o günkü Tarsus'la hemen hemen aynı. 9. sıradaki Edirne'nin de bugün ancak orta sıralarda yer alabilmesi çok şaşırtıcı. O zamanlar önünde olduğu 4 kentin ( Mersin - Diyarbakır - Antalya - Şanlıurfa ) nüfusu, bugün 1 milyon veya üzerindeyken, en az 10 tanesi de 500,000'i geçmişken, Edirne'nin 170,000 civarlarında kalması, gelişme farklılığını gözlemlemek açısından dikkat çekici ( burada, eğitim, gelir, sosyal yaşam kalitesi, kentleşme ve altyapı vb. açılardan gelişmişliği kastetmiyorum tabii ki ).
İlgilerinize suanrım.
|
 |
Ahmet 2585
6 yıl önce - Sal 13 Arl 2016, 19:28
Sn. Osman Yörükoğlu kardeşim,
Tespitiniz doğru bence de. Evet, o günkü Serut, bugünkü Suruç olmalı. Katkınız için teşekkür ederim. Tüm ilçeleri önüme alıp bakmadığım için fark edemedim. Yaşlanıyorum sanırım Bozova da Yaylak ismi ile geçiyor. Akçakale henüz ilçe olmamış, Harran var, Halfeti de Birecik'e bağlı kasaba ya da köy olmalı o dönemde Ceylanpınar da, muhtemelen o dönemde Mardin'e bağlı Resulayn olmalı. Saygılarımla, kardeşim.
En son Ahmet 2585 tarafından Sal 13 Arl 2016, 20:35 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
|
 |
Ahmet 2585
6 yıl önce - Sal 13 Arl 2016, 20:34
Cemoli kardeşim,
İlçe sayısı tahminin doğru ama isimleri yanlış. O gün nüfus sayımına dahil ilçe sayısı 2'ymiş, bunlar da Ilgaz ve Çerkeş'miş. Demek ki Ovacık ve Eskipazar dahil bütün diğer ilçeler ( Orta, Şabanözü, Eldivan, Kızılırmak, Atkaracalar, Yapraklı ) hep bu 2 ilçe ile merkez ilçeden ayrılarak tesis edilmiş. Hafızamda hatırlayamadığım Bayramören, Kurşunlu, Korgun da yeni dönemde bunlardan ayrılarak ilçe yapılan yerler olmalı.
Ama il topraklarının bu kadar boş olması iyi değil. Güzelim araziler boş duruyor. Sanayi yatırımı gelmeli, bir tek sucuk-salam fabrikası yeterli değil. Tarım da bir yolu bulunarak yüksek üretim hacimlerine ulaşmalı. Bu forumun konusu değil belki ama, özellikle, örtü altı sera üretiminin ülke geneline yayılması gerektiğini düşünüyorum. Bu şekilde bütün sebze-meyvaları taa Antalya-Mersin ve Fethiye'den nakliye için yapılan masraf ortadan kalkar, aracı ücretleri azalır, hem de herkes daha uygun fiyatla taze sebze - meyve tüketebilir. Denizli-Aydın yöresi, zaten sıcak ve ılıman bir iklime sahip olsa da, jeotermal kaynakları ile seraları uygun maliyetle ısıtabilirler. Bir fizibilite çalışması yapılır ve bunun pek çok yöre için de uygulanabilir olduğu kararına varılırsa, örneğin Çankırı yöresi, Karabük Demir Çelik fabrikalarının üretim esnasına açığa çıkardığı ısıyı toplayıp Çankırı'ya iletebilir, bir eşanjör tesisi ile bunlar yörede kullanılıp dağıtılabilir. Başka yöntemler de bulunabilir. Güneş enerjisini en çok kullanan ülke Almanya, oysa ki ülkemizin ortalama olarak 3'te 1'i kadar güneş enerjisi alma imkanı var, geri kalan süre hep bulutlu ve yağmurlu. Dolayısı ile Çankırı'nın potansiyeli, Almanya ortalamasından herhalde ki daha yüksektir. Çankırı yöresine özgü daha pek çok başka yöntem ve kaynak bulunabilir. Mühendislik ve teknik yönü olan biri olmadığım için, sadece ben elle tutulur bir şey öneremiyorum şu an için. Belki de bu imkanlar hali hazırda var ve sadece hayata uygulamayı bekliyor.
|
 |
barış belenli
6 yıl önce - Sal 13 Arl 2016, 20:47
Benim tahminlerim
İSTANBUL 14.910.000
ANKARA 5.403.000
İZMİR 4.230.000
GAZİANTEP 1.993.000
ANTALYA 2.342.000
BURSA 2.907.000
ADANA 2.212.000
KOCAELİ 1.828.000
KONYA 2.157.000
MERSİN 1.776.000
|
 |
serkan çınar
6 yıl önce - Çrş 14 Arl 2016, 10:04
Konya 41.001
Antalya 20.909
Şanlıurfa 19.451
Kayseri 17.170
Mersin 15.620
Adana 14.125
İzmir 12.007
Bursa 10.882
Samsun 9.352
Gaziantep 6.887
Hatay 5.867
İstanbul 5.313
Sakarya 4.878
Kocaeli 3.623
Yalova 850
Nüfus kıyaslaması yapmak için yüzölçümlerini iyi görmek lazım yukarıdaki liste illere ait yüzölçümleri bu listede enküçük il kocaeli. yalova+sakarya eskiden kocaeli iline bağlılar benim görüşüm dipdibe bu 3 ilin yeniden tek il olması gerektiği 3 il birleşse 9351 km kare yüzölçümü olur yine bir bursa kadar toprağa sahip olamıyor ama nüfus olarak 4.büyük il ve izmiri yakın zamanda geçebilecek potansiyele sahip bir il ortaya çıkıyor ve hemen yine belirtelim bu yeni il yüzölçümü olarak izmirin üçteikisi kadar bir alana sahip oluyor.
|
 |
Ahmet23_44
6 yıl önce - Çrş 14 Arl 2016, 10:07
Yanlış biliyorsun, Yalova İstanbul'a bağlıydı 👍
|
 |
serkan çınar
6 yıl önce - Çrş 14 Arl 2016, 10:13
Yalova istanbuldan önce kocaeliye bağlı daha sonra turizm alanında gelişmesi için Atatürk 'ün isteğiyle istanbula bağlanır ve 1990 lı yıllarda ise tek başına il olur.
|
 |
Misafir 335
6 yıl önce - Çrş 14 Arl 2016, 10:41
Konya nın yüzölçümü nedir öyle ya :O Konya Belediyesi nasıl yetiştirebiliyor acaba belediye hizmetlerini zor iş vesselam.
|
 |
Misafir 89a
6 yıl önce - Çrş 14 Arl 2016, 10:59
gebze yalova izmit istanbulun ilçesi olsun istanbul 3 bölgeden oluşsun avrupa anadolu yalova yakaları diye idari birimler bu şekilde oluşturulsun
|
 |
Ahmet Özbuluk
6 yıl önce - Çrş 14 Arl 2016, 10:59
| Alıntı: |
| Nüfus kıyaslaması yapmak için yüzölçümlerini iyi görmek lazım |
bununla ilgili 1 yıl önce yaptığım çalışma, konya ve antalya listede yok

|
 |
sayfa 12  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|