1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 18  |
 |
Yakup
2 yıl önce - Sal 29 Arl 2020, 16:12
Serada 2 liraya satılan marul markette yüzde 400 zamlı satılıyor
Eskişehir’de serada 2 liraya satılan marul; halde 3, pazarda 3-5, marketlerde ise 7-8 lira arasında satılıyor.
| Alıntı: |
Eskişehir’de üreticiler sera ortamında 60 günde yetiştirdikleri yeşil marulun tanesini 2 liradan satıyor. Serada 2 liraya satılan marul Eskişehir halinde 3, pazarda 3-5, markette ise 7-8 liradan tüketicinin mutfağına giriyor.
"Üretici ve tüketici arasında marketler kanayan yaramızdır"
Konuyla ilgili konuşan Tepebaşı Ziraat Odası Başkanı Süleyman Buluşan, serada cüzi fiyata satılan marulun markette 5 liraya bile alınamayacağını söyledi. Başkan Buluşan, "Şu anda marulun sera fiyatı azlığından dolayı 2 lira civarlarında. Geçtiğimiz yıl üreticinin marulu tarlada kalmıştı. Bu durum plansızlığın eseri her zaman planlı üretim, planlı pazar diyoruz. Örneğin kırmızı marul şu anda talep görmüyor. Restoranların, lokantaların kapalı olmasından dolayı kırmızı marulun satışı olmuyor. Fiyat tamamen istikrara bağlı, varsa talep yoksa talep. Üretici ve tüketici arasında bizim her zaman kanayan yaramız marketlerdir. Seradaki marulu 5 liraya marketten alamazsın. Bu durum sütte de, ette de böyle. Maalesef bunu bir türlü dengeleyemedik. Üretici ile tüketici arasındaki fiyatı asla dengeleyemedik" diye konuştu.
Son olarak tarımda seracılığın çok önemli olduğunun altını çizen Buluşan, şunları söyledi; "Şu anda Eskişehir’de eksi 7 derecelerde seracılık yapılıyor. Bölgemizde geçtiğimiz yıl 270 dönüm sera desteği verildi. Bu yıl bu destek çıkmayacak. Bunun sebebi de üreticinin tarla sahibi olmamasından kaynaklanıyor. Üretimi hızlandırmamız gerekiyor, üretimi eksiltmemeliyiz. Hele ki bu hastalık döneminde araca binmesen olur, cep telefonu kullanmasan olur ama bu ürünleri yemeden olmuyor. Tarım, üretmeden olmuyor. Buna çok dikkat etmemiz lazım."
|
KAYNAK: MILLIYET.COM.TR
ÜRETICIDEN TÜKETICIYE KADAR 3-4 kere el degisince olacagi bu maalesef..
Cok fazla kisi yattigi yerden para kazanma pesinde maalesef..
Burada da tüketici zararda..
|
 |
mustafa 1903
2 yıl önce - Sal 29 Arl 2020, 16:24
Kopyala yapıştır 3-4 tane başlığa aynı şeyleri paylaşmayı bırakır mısınız?
|
 |
c_ogzhn61
2 yıl önce - Sal 29 Arl 2020, 16:56
Ben bu ekonomi işlerinden pek anlamam .
Şu an, Türkiye'nin hali hazırdaki koşullarında, meyve-sebze fiyatlarının düşmesi için, örneğin ne yapılması gerekir?
|
 |
isa Arnms
2 yıl önce - Sal 29 Arl 2020, 17:26
| Alıntı: |
Ben bu ekonomi işlerinden pek anlamam .
Şu an, Türkiye'nin hali hazırdaki koşullarında, meyve-sebze fiyatlarının düşmesi için, örneğin ne yapılması gerekir?
|
Geçen sene, yerel seçimler öncesi, belediyelerin tanzim satış yaptıgı gibi yapması lazımki! o takdirde tarladan 2 liraya çıkan bir ürünü, aynı fiyata hatta daha aşagısına almak mümkün olsun..
Maliyeti artıran etkenlerden biri ulaşım digeri işletme giderleri, ulaşımı kara yolu yerine raylı sistemle gerçekleştirip işletme giderlerinide düşürebilirsek, daha uygun fiyatlar elde edilebilir.
Yalnız işletme giderlerinin düşmesinde, işcilik maliyeti daha aşagı olamayacagına göre dükkan sahiplerinin işine gelmez.
Bu arada pandemininde etkisiyle, meyve ve sebze ihracatı geçen yıllara göre çok düşük olmasına ragmen fiyatlar önceki yıllara göre çok yüksek.
|
 |
Cemoli D18
2 yıl önce - Sal 29 Arl 2020, 17:27
Üretici
Aracı
Pazar ya da market
Bu 3'lü içinde aracı sayısı 1'i geçmemeli.
Bazı zaman ve ürünlerde aracı -devlet- olmalı.
|
 |
kaan0703
2 yıl önce - Sal 29 Arl 2020, 17:38
Ayni urun sali aksami luks mahallede 5 tl carsamba aksami gariban mahallesinde 2 tl..bunun sebebi uretici degil araci oldugu anlami cikmaz mi..gecen hafta aldigim.hurmada bizzat ben yasadim..
|
 |
Yakup
2 yıl önce - Pzr 03 Oca 2021, 15:46
2021'de 24 milyar lira tarımsal destek ödemesi yapılacak
| Alıntı: |
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, 2021 yılında tarım-orman sektörüne toplam 24 milyar lira tarımsal destek ödemesi yapılacağı müjdesini verdi.
Bakan Pakdemirli, yayımladığı yeni yıl mesajında, tarımın yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgınına rağmen bu yıl büyüdüğünü ve ülke genelindeki gıda stokları ve market raflarında sıkıntı yaşanmadığını söyledi.
"Tarım sektörümüz 2020'de her çeyrekte büyüme göstermiştir"
Söz konusu başarının, çiftçinin ve üreticiye ait olduğunu belirten Pakdemirli, "Tarım sektörümüz 2020'de her çeyrekte büyüme göstermiştir. İlk 3 çeyrek ortalamasında tarım sektörü yüzde 5,3 büyüyerek, ekonomimize önemli katkı sağlamıştır." dedi.
"Tarımsal hasıla yüzde 20 arttı"
Pakdemirli, 2021 yılını da tarımda önemli bir büyümeyle kapatacaklarına inandıklarını belirterek, bu yılın 9 ayında tarımsal hasılanın, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20, tarım ve gıda ürünleri ihracatının ise yılın 10 ayında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5 arttığını söyledi.
"Salgın döneminde gıda sıkıntısı yaşanmadı"
Birçok ülke salgın döneminde gıda alanında önemli güçlükler yaşarken, Türkiye'de alınan tedbirlerle çiftçi ve üreticilerin çalışmaya devam ettiklerini kaydeden Pakdemirli, bu gayret sonucunda 83 milyon vatandaşın sıkıntı yaşamadan hayatlarını sürdürdüğünün altını çizdi.
"Küçükbaşta yıl bazında son 80 yıldaki en fazla artışı sağladık"
Pakdemirli, salgın döneminde üretimde rekorlar kırdıklarını anlatarak, şu bilgileri paylaştı:
"Ülkemizde bitkisel üretimde bu yıl, 2019'a göre 7 milyon ton artışla 124 milyon tona ulaşmış, Cumhuriyet tarihinin rekoru kırılmıştır. Hayvansal üretimde ise 2020 yılı ilk 6 aylık verilerine göre; büyükbaş hayvan varlığımız bir önceki yıla göre 800 bin baş artışla 18,6 milyon başa, küçükbaş hayvan varlığımız ise 6,6 milyon baş artışla 55,1 milyon başa yükseldi. Küçükbaştaki 6,6 milyon baş artış ile bir yıl bazında miktar olarak son 80 yıldaki en fazla artışı sağladık. Hamdolsun, küçükbaş hayvan varlığında Avrupa Birliği'nde birinci, büyükbaşta ikinci sıradayız."
2021'de 24 milyar lira tarımsal destek ödemesi yapılacak
Tarımda verimliliğin artırılması ve üretimin doğru yönlendirilmesi için tarımsal desteklere, büyük önem verdiklerini belirten Pakdemirli, "2020 yılında; tarımsal destek miktarını 2019'a göre yüzde 37 gibi büyük bir artışla 22 milyar liraya çıkardık. 2021 yılında ise tarım-orman sektörüne yani çiftçimize toplam 24 milyar lira tarımsal destek ödeyeceğiz." dedi.
Pakdemirli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde Türkiye için çalışmaya devam edeceklerini vurgulayarak, 2021 yılının üretici ve çiftçiler başta olmak üzere bütün insanlığa sağlık, mutluluk ve bereket getirmesi temennisinde bulundu. |
KAYNAK; TRT. COM.TR
BU kadar tesvik ve yardim verildigi halde, fiyatlarin hala cok yüksek olmasi Gercekten Düsündürücü..
Ya birileri bu isi bilmiyor ya da verilen yardimin 3/2’si Tarima degil direk cepe giriyor demektir.. 
|
 |
Yakup
2 yıl önce - Prş 21 Oca 2021, 11:55
Üreticiden markete fiyatlar nasıl böyle kabardı?
| Alıntı: |
Yediden yetmişe kime sorsanız bugünlerde ortak dert elbette korana virüsü ve kuşkusuz ikinci sırayı da gıda fiyatları alır. 2020 yılında başta tarım ürünleri olmak üzere iğneden ipliğe her şey zamlandı. Ve gıda fiyatları klişe tabiri ile baş döndördü. Üreticilerin gerekçesi malum. Artan maliyetler ortada. Peki nasıl oldu da tarladan sofraya fiyatlar bu denli kabardı? Zamları kim bu kadar abarttı? Evet biri bize bu farkı izah etse iyi olur.
TÜİK, Aralık 2020 tarihli tarım ürünlerinde üreticilerin enflasyonunu açıkladı. Böylece tarım ve hayvancılık sektöründe faaliyet gösteren üreticinin yıllık enflasyonu ortayı çıktı. Buna göre tarım ürünlerinde ortalama üretici enflasyonu yüzde 21.24 çıktı. Ama tüketiciye fiyatlar bu oranda elbette yansımadı.
Bir iki örnekle konuya direk girelim. Örneğin yumurta.. TÜİK verilerine göre üretici yumurtanın tanesini 45 kuruşa verdi arada her ne olduysa tüketici bir yumurtayı 95 kuruşa satın alabildi. Hatta market raflarında markasına göre 1 yumurtanın fiyatı 95 kuruş ile 1.5 TL arasına kadar çıktı. 2020'de yumurta üreticisi marketlere bu ürünü verirken 1 yılda fiyatını yüzde 24 artırabilirken tüketici fiyatlarına göre vatandaş 1 yumurtayı Aralık 2020 itibariyle yüzde 82.2 zamla tüketti. Hadi bir örnek daha verelim. Korona günlerinde belki de evlerden eksik edilmemesi gereken portakalı soymak da bir hayli pahalıya mal oldu. Üretici fiyat endeksine göre portakal fiyatı 2020 Aralık itibariyle yıllık yüzde 57 zamlandı. Yani tarlada portakalın kilosunu üretici 1.2 TL'ye satarken 2020 Aralık'ta bu rakam 1.9 TL oldu. 2 liradan yola çıkan portakalın kilosu market reyonuna geldiğinde 6.1 TL'ye çıkıverdi. Bu rakamlar TÜİK'in ortalama fiyatları tabi. Zira lezzetli bir portakalı bugün İstanbul'da bir markette 8-9 TL altına bulmak mümkün değil. Liste böyle uzayıp gidiyor.
Bahis etmeden geçmeyelim... Bu yıl yine tarım ürünleri tarladan sofraya 2.5-3 katlık artışla geldi. Basit tabiriyle arada kim varsa yine kazandı. Olan üretici ile son kullanıcıya oldu. Örneğin mandalinanın tarla fiyatı ile sofra fiyatı arasında kat 3'ü aştı. Hoş perakende sektörünün bu konudaki mazereti belli. Özellikle büyük zincirlere sorarsanız bu işten hiç kar etmiyorlar. Hatta rekabet olmasa sebze meyve reyonuna kapatmak istiyorlar. Ancak iş tabi ki öyle değil. Bir market açısından bu reyonlar vazgeçilmez. Hele hele pandemi döneminde tüketici için de vazgeçilmez oldu. Çarşı pazara daha az gidebilen tüketici tüm ihtiyaçlarını daha çok marketlerden karşılar oldu.
BU KONFOR PAHALIYA MAL OLDU
Pek çok sektörde olduğu gibi talebi gören satıcılar fiyatları daha da yükseltmekte fırsatı kaçırmadı. Dikkatle takip edenler bilir. Marketler her gün bir kaç ürüne indirim açıklar. Bu bir pazarlama tekniğidir. Sizde indirimli bir kaç ürünü sepetinize koyduğunuzu düşündüğünüzde ihtiyacınız olan başka bir kaç ürünü daha sepetinize koyarsınır. Bir iki ürünü daha iyi fiyata satın aldığınızı varsayarsınız ama sepette aslında kasa karlı çıkar. Bu değişmez. Elbette zincir perakende şirketlerinin kira, elektirik, personel vb. pek çok gideri mevcuttur. Size konforlu bir alışveriş hizmeti sunması gibi avantajları da bu maliyeti artıran kalemler arasında yer alır. Ancak TÜİK verilerinden yansıyan o ki bu konfor 2020'de tüketiciye hayli pahalıya mal olmuştur.
Elbette son tüketiciye ulaşan fiyatta farklı unsurlar da mevcut. Nakliye, paketleme, depolama, hal komisyonları ve çüreme gibi. Zira vergi de fiyatları artıran unsurlar arasında. Bugün taze meyve ve sebzede toptan satışta yüzde 1 olan KDV oranı tüketici satın alırken yüzde 8 düzeyinde. Yani 10 TL'lik bir üründe tüketici yaklaşık 1 TL KDV'yi de devlete ödüyor.
KDV İNDİRİMİ OLURSA NE OLUR?
Dolayısıyla fiyatların bu denli yükseldiği dönemlerde KDV indirimi de bir anlamda fiyatları düşürmek adına etki edebilir. Ancak kamunun vazgeçtiği KDV'nin kısa süreli bir etki yaratması üstelik doğrudan kâr olarak satıcıya kalma riski de mevcut. Asıl çözüm ise üretim verimliliği ve elbette lojistik koşulların iyileştirilmesi, varsa bu zincirde tekel oluşturan yapıların kırılması olacaktır.
Sonuç olarak artan fiyatların cirolara yansıması perakende sektörünün 2020 büyüme rakamları açıklandığında gün yüzüne çıkacak. Yıllık enflasyon yüzde 14'lerde açıklanırken gıdadaki enflasyonun ortalama yüzde 30'lardan aşağı inmediği bir dönemde muhtemelen sektör satış hasılatı rekorları kıracak. Yıl sonu bilançoları açıklandıkça tüm bu verileri öğrenmiş olacağız.
KÂRINI 2'YE KATLAYAN MARKET VAR
Ancak TÜİK'in tarım üreticisi fiyat endeksi sonuçları gösteriyor ki bu kez süpermarketler sadece ciro değil kâr rekoru da kırabilirler. Zira marjlar hayli yükselmiş üretici ile tüketici fiyatı arasındaki makas hayli açılmış gibi görünüyor. Fikir vermesi açısından borsaya kote dev market zincirlerinin 9 aylık bilonçolara şöyle bir göz attım. 2019'un aynı dönemi ile karşılaştırıldığında pandemide net kârını yüzde 96 artıran zircir market var. Aynı marketin cirosu ise ne tesadüf yüzde 40 artmış. Yani tam 9 ayda milyarlık kârını 2'ye katlamış. Üstelik yüzde 40'lık ciro artışı ile bu dev kârı elde etmiş.
DENETİMLER VE DÜZENLEME ÖNEMLİ
Yakında ilgili bakanlık veya belediyelere bağlı zabıta ekiplerinin denetimlerine de tanık oluruz. Bununla ilgili yetkili mercilerden açıklamalar da işitiriz. Uçan fiyatlarla ilgili inceleme sonuçlarını da istatistik bazında görürüz. Seneye ne değişir bilmem ama tepeden tırnağa bu sektöre bir çeki düzen gelmezse talebe bağlı bu zamlar Türkiye'yi bu alanda şampiyon yapar. |
KAYNAK; HABERTURK
Güzel analizler..
Her sene Enflasyon ile savasiyoruz..
|
 |
Yakup
2 yıl önce - Prş 21 Oca 2021, 19:22
Ticaret Bakanlığı'ndan marketlere fahiş fiyat denetimi
Ticaret Bakanlığı, son dönemde vatandaşların fahiş fiyat artışlarına yönelik artan şikayet başvuruları üzerine başta gıda ve temel tüketim ürünlerinde olmak üzere saha denetimlerini artırdı.
Bakanlıktan yapılan açıklamada 500'ü aşkın işletmede 10 bine yakın ürünün incelendiği belirtilirken ihlalde bulunan işletmelere 10 bin ila 500 bin TL arasında para cezası uygulandığı belirtildi
| Alıntı: |
Ticaret Bakanlığı temel ihtiyaç ürünlerinde arz-talep dengesiyle uyuşmayan fiyat artışlarının tespiti amacıyla 19 Ocak-20 Ocak 2021 tarihlerinde Türkiye genelinde temel ihtiyaç ürünlerine yönelik fiyat denetimleri gerçekleştirildiğini duyurdu.
50 BİN LİRADAN 500 BİN LİRAYA VARAN PARA CEZALARI
Bakanlıktan yapılan açıklamada, "Bu kapsamda, Ticaret Bakanlığınca yapılan denetimler sonucunda 562 işletme bazında 9.870 ürün incelenmiştir. İnceleme sonucu elde edilen veriler Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu tarafından değerlendirilecek ve firmaların savunmalarının alınmasının ardından haksız fiyat artışında bulunduğu tespit edilenler hakkında 10 bin Türk lirasından 100 bin Türk lirasına, stokçuluk faaliyetinde bulunduğu tespit edilenlere ise 50 bin Türk lirasından 500 bin Türk lirasına varan idari para cezası yaptırımı uygulanacaktır." ifadeleri kullanıldı.
375 FİRMAYA 11,9 MİLYON LİRA CEZA
Yapılan açıklamada Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda Adalet, Hazine ve Maliye, Sanayi ve Teknoloji ile Tarım ve Orman Bakanlıkları ve TOBB ile TESK temsilcileriyle üretici ve tüketici örgütleri ve perakende sektörü temsilcilerinden oluşan Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu, bugüne kadar 3.208 dosyayı karara bağladığı kaydedildi.
Buna göre, gıda, temizlik, hijyen ürünleri gibi temel ihtiyaç maddelerinde fahiş fiyat artışı yaptığı değerlendirilen 375 firmaya toplam olarak 11.885.000 Türk Lirası idari para cezası uygulanmasına karar verildiği duyuruldu.
Bakanlık, temel gıda ürünleri arasında yer alan ayçiçek yağı, yumurta, tavuk, bebek maması ürünlerine yönelik fahiş fiyat artışı şikâyetleri ve başvuruları üzerine, bu ürünlere yönelik denetimlerini artırırken üretici/ithalatçı/tedarikçi ve bu ürünlerin tüketicilere satışını yapan bazı yerel ve ulusal marketlerden savunma istenildiğini belirtti.
Öte yandan, Reklam Kurulu da 2020 yılında ürünlerin fiyatlarında fahiş artışlar yapan ve COVID-19 salgınını aldatıcı reklamlar yoluyla fırsata çevirmeye çalışan 303 firma hakkında toplam 13,3 milyon Türk Lirası idari para cezası uyguladı.
|
KAYNAK; HABERTURK
Kur cikinca 1 saniye beklemeyip “kur farki” diyen firsatcilar, kur düsünce ayni ürünler ayni fiyatta veya daha Pahali olmakta.
Kur cikinca hemen zam yapanlar ayni firsatcilar kur düsünce 3 maymunu oynuyorlar..
Temel bir sorun maalesef!
|
 |
Yakup
2 yıl önce - Pzr 24 Oca 2021, 15:08
Yumurta, Süt, Bal
Malesef bahsettiğimiz Semih Kaplanoğlu'nun ödüllü üçleme film serisi değil. Pandemi ile durdurulamayan yumurta, süt ve hatta baldaki hayli kabarık fiyatlar. Portakal, mandalinadan hiç bahsetmiyorum. Hepsi temel gıda ürünleri. Ancak son 1 yılda söz konusu gıda ürünleri astronomik zamlarla uçup gitti.
| Alıntı: |
Hafta başında TÜİK'in tarımda üretici enflasyonunu açıkladığını aktarıp bunun tüketici enflasyonu ile arasındaki büyük farka işaret eden bir haberi kaleme almıştık. Kısa bir hatırlayalım...Tarım ürünlerinde ortalama üretici enflasyonu yüzde 21.24 çıkmış ancak kalem kalem baktığımızda tüketicinin bu ürünlerde enflasyonu 2-3 katına yaklaştığına da işaret edip... "Biri bize bu farkı izah etsin!" demiştik. Ve ilgili bakanlıkların ve belediyelelerin yerinde denetimlerle fahiş fiyat uygulayan başta kimi marketler olmak üzere çarşıyı pazarı bir gezip tozmasında fayda var demiştik ki öyle de oldu. Ticaret Bakanlığı denetim elemanları dün incelemelere başladı. Bakanlık'tan yapılan açıklamada 500'ü aşkın işletmede 10 bine yakın ürünün incelendiği belirtilirken ihlalde bulunan işletmelere 10 bin ila 500 bin TL arasında para cezası uygulandığı belirtildi. 375 firmaya toplam olarak 11.885.000 Türk Lirası idari para cezası uygulandığı da ifade edildi. Bu cezalar kazançların karşısında yeteri kadar caydırıcı olmasa da piyasaya çeki düzen vermesi açısından önemli.
Hoş bizim haberimizin ardından ceza kesemeseler de okurlarımız da birer fahri denetim elemanı gibi marketlerden yumurta, süt fotoğrafları çekerek bizlere gönderdiler. O fotoğraflardaki fiyatlar ortalamaların da bir hayli üzerinde. Zira biz Aralık 2020'ye kadar olan verileri TÜİK'in açıkladığı ortalama değerlerden aldık. Hesaplamalarımızdaki Ocak 2021 fiyatları ise sık gidilen marketlerdeki ortalama değerler.
DİKKAT YUMURTA HAŞLAMASIN
En çarpıcı fiyat artışı yumurtada... Malesef yumurta kaynatmadan çatlamış durumda. Bugün dilediğiniz markete gidebilirsiniz yumurtanın tanesi 95 kuruş ile 1.50 TL arasında değişiyor. Organik olandan gezen tavuk yumurtasından da bahsetmiyorum bildiğiniz 'apartman' tabir edilen yerinden kıpırdamadan yumurtlayan tavuğun yumurtası. |
| Alıntı: |
Önceki günkü haberimizde olduğu gibi Aralık 2020'de üretici 1 yumurtayı 45 kuruşa satıcıya verdi. Markette yumurta fiyatı adeta buzdolabında haşlandı, fiyatlar 2-3 katına çıktı. Yani işin özeti resmi rakamlara göre 1 yılda fiyat yüzde 82 arttı. Ocak ayındaki market fiyatlarına göre ise artış yüzde 150'yi geçiyor. Geçen yıl üreticinin başta ihracattaki sıkıntıları üretimde planlamayı ve önlerini görmelerini etkilemişti. İhracattaki problemlerden sonra ithal yem fiyatlarının kurdaki artışla tavan yapması nedeniyle bazı yumurta üreticileri üretimlerini durdurmak zorunda kalmıştı. Ancak pandemi döneminde artan ev tüketimi talebi artırınca fiyatlar üreticide değil belki ama son tüketicinin uğradığı marketlerde zıpladı. Dün TÜİK, tarım ve hayvancılık sektöründe üreticilerin belini büken maliyet artışlarına dönük Kasım 2020 raporunu açıkladı. Orada da durum ortada. Tarımda girdi maliyetleri ortalama yüzde 15.35 artmış görünüyor. Ancak bazı kalemler var ki makine bakım masrafları vs gibi yüzde 36'lık maliyet artışları da söz konusu. Örneğin yem maliyeti Kasım 2020'de yüzde 23.37 yükselmiş. Ancak hiç bir maliyet artışı raflardaki fiyatları izah eder düzeyde değil.
YEM MALİYETİ YÜZDE 23,37 ARTTI
İş yumurtayla kalsa iyi. Üçlemenin diğer gıdası sütte de durum vahim. Günlük sütten bahsetmiyorum pastorize kutu sütün fiyatı da aldı başını gitti. Litre süt 6 TL'yi geçti. Market markalarında bu fiyatın altında bulmak mümkün o da indirim kampanyası varsa yahut son kullanma tarihi yaklaştıysa. Sütte 1 yıllık fiyat artışı yüzde 40'ları buluyor. Üretici satışı ile market fiyatı arasındaki makas da açılıyor. Süt sektörünün de bir hayli problemi var. Dağınık ve küçük ölçekli hayvancılık başta gelen sorunlardan. Üretici markalar sütleri farklı lokasyonlardan toplarken bir hayli yol katediyor. Hayvan besicileri baş sayını artıramadıkları için makul fiyat oluşturacak fiyatları yakalayamıyor. Yumurtada olduğu gibi yem vb maliyetler de üreticiyi zorluyor. Ancak yine bu noktada kazanç daha çok satıcı tarafında kalıyor gibi görünüyor. |
| Alıntı: |
Sıra üçlemenin sonunda... Bal. Aslında balda fiyata gelene kadar türlü türlü dertler hileler var. Katkı maddesinden tutunda bal sanılan şekerli sıvılara kadar. Hadi sahisini buldunuz bu sefer de karşınıza fiyat çıkar. Baldaki tartışmalara daha geniş değiniriz ancak 500 gr çiçek balı artık 50 TL'yi geçmiş gibi görünüyor. Yine organik bal vs değil. Kalitesine göre kilosu 300 TL'ye kadar çiçek balı bulmak mümkün. Ancak en çok tüketilen markalara baktığımızda fiyatlar bu düzeyi de bir hayli aşmış durumda. Son 1 yıla bakılırsa TÜİK verilerine göre yüzde 35'ler mertebesinde artışlar söz konusu. Ama siz kredi kartı harcama detaylarınıza geriye dönük bakarsanız 1 yılda bala ödediğiniz rakamın yüzde 50 arttığını gözlemleyebilirsiniz. Fiyatlar bu düzeylere geldiyse problem daha büyük demektir. Sahtecilik de patlayacaktır. O nedenle denetimin daha sıkı şekilde hem fiyat hem de gıda güvenliği açısından yapılmasında artık fayda var.
İşte tüm rekor artışlar müşteri talebinin artmasıyla açıklanamayacak düzeyde insafsızca fiyat ayarlamaları ve matematiksel izah gerektirir. Umarız sorumluları 'sorumlu' davranıp yükselttikleri fiyatları makul seviyelere indirir. Ancak bir önceki haberimizde de altını çizdiğimiz gibi fahiş fiyatları bulmak için market market dolaşmaya gerek yok. Marketlerin bilançolarını geçen yılkileriyle karşılaştırmaları yeter. Görecekler ki cirosunu yüzde 40'lar mertebesinde kârını ise yüzde 100'ün üzerinde artıran şirketler var. Dolayısıyla yüzde 40 ciro artışı ile yüzde 100'ü bulan orantısız net kazanç varsa bir yerlerde bir problem vardır elbet! |
KAYNAK; HABERTURK
Türkiyenin Ziraat ve hal/toptanci yasalari Tamam yanlis stratejiler üzerine kurulmus, eger fiyatlar devamli zamli oluyorsa..
Hükümet derhal yeni kalici reformlar yapmali bu konuda..
1 litre süt olmus 6TL! Ne kadar yüksek Asgari ücreti göz önüne alirsak.
Danimarka da 1 litre süt 10 Danimarka kronu.
Ama Asgari ücret yaklasik 2000 euro civarinda, yani 18 bin TL.
Türkiyede Asgari ücret 3000 TL ise ve 1 litre süt 6TL ise, bu iste cok büyük bir yanlislik oldugunu görebilirsiniz... 
|
 |
sayfa 18  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|