1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 34  |
 |
ömer..
14 yıl önce - Pts 22 Arl 2008, 21:13
| Alıntı: |
Tarihçi gerçekleri bulmak için değil kendi aklındaki "gerçek"leri kanıtlamak için yola çıkmışa benziyor. sorular soruyor ve yorum yapıyor
Burada objektif bir tarihçiden bahsedilebilirmi |
Madalyanın varlığı, madalyada Osmanlı arması ve tuğranın görülmesi, dört yıl süren bütün mütareke ve Kurtuluş Savaşı döneminde İstanbul Hükümeti ile savaşılmadığını gösteriyor. Madem İstanbul Hükümeti kurtuluş hareketine karşıydı, bu madalyanın varlığı nasıl açıklanabilir? Yazıda gayet makul sorular sorulmuş. Objektif bir tarihçiden de beklenen budur bence.
İlkokuldan itibaren tarih kitaplarında Atatürk'ün İstanbul'dan Samsun'a gittiği geminin kırık dökük olduğunu savunulagelir. Kimi tarihçilerin ortaya koyduğu belgeler, kitapların aksini söylüyordu; bu ifadeleri söyleyenler bazı uygunsuz sıfatlarla suçlanmıştı. Cumhuriyet Kitaplarından çıkan ve "Samsun'dan Önce Bilinmeyen 6 Ay" adını taşıyan kitap tarihi itiraf etmiş. Devlet, Mustafa Kemal'e bin Osmanlı akçesi para vermiş; Atatürk, İstanbul'dan gizlice ayrılmamış, İngilizlerden gizli olarak yola çıkmamış; hükümet gemideki tüm isimler için (6'sı üst düzey subay, 16'sı subay ve 25'i de er olmak üzere toplam 47 asker) İstanbul'u işgal altında tutan İngilizlerden vize almış; Mustafa Kemal'in gidişinden devletin haberi var ve üstelik bir birlik eşlik ediyor kendisine.
Bunları biliniyorsa açıklanmalıydı. 'Atatürk düşmanı, rejim düşmanı' ilan edilen tarihçilerden özür de dilenebilir. Sultan Vahdettin'in Mustafa Kemal'i Samsun'a göndermesi Atatürk'ün vatanı kurtarma çabalarını gölgelemez.
|
 |
Mehmet Kasım
14 yıl önce - Sal 23 Arl 2008, 14:37
Bir takım ısmarlama tarihçiler inkılap tarihimizi kurgu ile yazdılar. Aynı bilim kurgu filmi gibi. M.Ö'den bahsederken hoooop geliyor 1919'a. Ani bir geçiş.
Ankara'da tarihihn başlangıcı 19 Mayıs 1919.
Öncesinde ne oldu be kardeşim.
|
 |
alicanoalicans
14 yıl önce - Çrş 24 Arl 2008, 17:27
Okul hocalarına sormayın bu tür konuları.Onlarada okul kitaplarındaki gibi anlatılmış.Bu konuda önemli bilgillere sahip hilafetçi gruplar var.Işık evleri
|
 |
ufuk_g
12 yıl önce - Pts 11 Ekm 2010, 19:45
Yabancı arşivlerden özellikle İngiliz,Alman ve Rus arşivlerinde tarihçilerimiz için pek çok kaynak bulunacağını düşünüyorum.belkide bilemediğimiz pek çok gerçek ortaya çıkarılmayı bekliyor
Prof. Dr. Salahi R. Sonyel'in "Kıskaç Altında" kitabnda İngiliz arşivlerinden çıkan Padişah Vahdettin hakkında çok tartışma yaratacak bir belgeye de yer verdi.
Buna göre Vahdettin Atatürk'ü devirmeyi planlıyordu
| Alıntı: |
İngiliz belgesindeki şok iddia
'Vahdettin eğittiği Kürt militanlarla Atatürk'ü devirip bağımsız Kürdistan'ı tanıyacaktı.'
İngiliz arşivlerinde yaptığı çalışmalarla tanınan Türk Tarih Kurumu şeref üyesi olan Prof. Dr. Salahi R. Sonyel, Remzi Kitabevi'nden çıkan son kitabı "Kıskaç Altında" İngiliz arşivlerinden çıkan çok tartışma yaratacak bir belgeye de yer verdi.
Irak'taki bir İngiliz polis müfettişinin, İngiliz Yüksek Komiseri ve istihbarat örgütlerine gönderdiği raporuna göre, 1926'da 40 bin Kürt militanın Musul'da Türkiye'ye karşı emekli subaylarca eğitilmişti. Bu militanların önderleri, devrik Osmanlı Padişahı Vahdettin'le ve o sırada Türkiye'nin muhalefet partisiyle Mustafa Kemal'i yönetimden düşürmek için anlaşmışlardı. Vahdettin iktidarı ele geçirince, "Kürt bağımsızlığını" tanıyacaktı.
Irak'taki Polis Cürüm Araştırma Bölümü'ne mensup genel müfettiş yardımcısı J.F Wilkins 21 Ağustos 1926'da Irak İçişleri Bakanı, İngiliz Yüksek Komiseri ve öteki istihbarat örgütlerine gizli bir yazı göndermişti. Bu yazıya bir de rapor iliştirilmişti. Raporda, şu bilgiler vardı: "Doktor Ahmet Sabri ve Kracya Muratyan Musul'a gitmek üzere 16 Ağustos'ta Bağdat'a uğramış; 18 Ağustos'ta Hacı Raşit el Hava'yı ziyaret ederek, ona, amacı Kürdistan'da Türklere karşı harekete geçmek olan kendi partilerine katılmasını önermişlerdi. (...)
KÜRT BAĞIMSIZLIĞI TANINACAKTI
19 Ağustos akşamı her ikisi de doktor Şükrü Muhammed'in evine gitmiş ve orada Doktor Ahmet Sabri onlara Türkiye'de geniş kapsamlı bir isyandan söz etmişti. Bununla ilgili planın amacına da değinen Sabri, Büyük Britanya'dan kapsamlı bir yardım gelmesinin beklendiğini de söylemişti. Kürt asiler epey hazırlık yapmışlardı. 40 bin kadar Kürt militan emekli subaylarca eğitiliyordu.
Bu militanların önderleri düşük Padişah Vahdettin'le ve o sırada Türkiye'nin muhalefet partisiyle şu koşullara göre anlaşmaya varmışlardı: Mustafa Kemal'i erkten düşürmek için bu kişiler yardımda bulunacak; iktidarı ele geçirince 'Kürt bağımsızlığını' tanıyacaklardı. Onların iddialarına göre, aralarında Rusya, Fransa ve İtalya olmak üzere, çeşitli yabancı yönetimlerle görüşmelerde bulunmuşlardı."
..........
HANEDAN ÖLENE KADAR UĞRAŞTI
Konuyla ilgili diğer tarihçilerin görüşleri ise şöyle:
Yrd. Doç. Dr. Orhan Çekiç (Tarihçi-Yazar): Vahdettin ölene kadar Mustafa Kemal'in ölmesini ve rejimin değişme ihtimalini hep güttü. Kendisini bu amaçla Türkiye'den ziyaret edenlere maddi yardımlar da yaptığını biliyoruz. Bazı kesimlerin 'hanedanın yurt dışına çıktıktan sonra hiçbir şekilde Cumhuriyet aleynhine faaliyette bulunmadığı' yönünde iddiaları vardır. Bu iddialar tamamen mesnetsizdir. Hanedan mensupları, tekrar padişahlığın dönmesi için her türlü faaliyette bulundular. 1938'inde Mart ayında Ankara'da Atatürk'ü öldüreceklerdi. Türk devleti, 30 Mart 1938'de Atatürk'ün hasta olduğunu ilk kez resmi olarak açıklayınca bu suikasttan vaçgeçildi.
Bunun kaynağı İngiliz arşivleridir ve oraya giren kişi de yine Prof. Salahi R. Sonyel'dir. Hanedan mensuplarının İngiltere'de yaşayan kolu, 1937'de İngiltere Dışişleri Bakanlığı'na yazılı başvuruda bulunarak "Bize 100 bin pound yardım edin. Bu suikastı biz düzenleyelim. Mustafa Kemal'i ortadan kaldırırsak, rejim çöker, tekrar padişahlık gelir. Taht sırası da Vahdettin'in kolundan devam eder' dedi. Bunu söyleyen Vahdettin'in oğlu Şehzade Burhanettin'dir. İngilizler kendi aralarında olayı tartıştılar. Ankara'daki Büyükelçi Sir Loraine'e sordular. Loraine onlara, "Sakın ha muhatap bile almayın, çünkü bu olay duyulursa Türkiye'yi kaybederiz. Burada rejim oturmuştur. Karizmatik liderdir. Bu laik düzen değişmez" diye uyarıyor. İngiltere bunun üzerine olayı teklifi kapatıyor. Bu olay Vahdettin öldükten 11 yıl sonra bile hanedanın, Mustafa Kemal'i ortadan kaldırmayı planlıyorlardı. Bu nedenle Vahdettin'in Irak'ta Kürtleri toplayıp Cumhuriyeti yıkmak için bir girişimde bulunmuş olma ihtimaline şaşırmam.
http://haber.gazetevatan.com/ingiliz-belgesindeki ...2/1/Gundem |
|
 |
Kürsat Metin
12 yıl önce - Pts 11 Ekm 2010, 20:27
| Alıntı: |
| Loraine onlara, "Sakın ha muhatap bile almayın, çünkü bu olay duyulursa Türkiye'yi kaybederiz. Burada rejim oturmuştur. Karizmatik liderdir. Bu laik düzen değişmez" diye uyarıyor. İngiltere bunun üzerine olayı teklifi kapatıyor. |
ingiliz büyükelci ile ingiliz devleti ayri düsünebilir mi? muz devletimi zannediyorsunuz. ki ozaman dünyanin süper gücü. Büyükelcinin söyledigi sözler ve düsüncesi aslinda ingilterenin resmi söylemi.
siz sanyormusunuz büyükelci ingilterenin, degismeyen resmi poltikasindan farkli bir sey düsünecek.
ingiltere olayi kaptiyormus. orada olayi kapatan, ingiltere degildir bölgede kendi basina hareket eden resmi söylevin disina cikan, akli bir karis havada olan ya bir kac ingiliz komutan yada istihbarat görevlisidir. Büyükelci- Loraine Ingilterenin resmi söylevini, kendisi, yukarida apacik dile getirmis.
Ingilizlerin Türkiyede istedigi düzen neymis . Bakin kendi agizlarindan anlatiyorlar. Hemde birinci elden !
Acep ingiltereyi bu kadar rahatsiz eden neydi ki. bu rahatsizlik yeni düzenle ortadan kalkiyor?
Ingiliz planlarina ve cikarlarina comak sokup, onlarda rahatsizliga yol acan;
bu, Islam fikriyati ve hilafet makami olmasin?
Tekrardan gelme ihtmalinin bile adamlarda, yarattigi panik oldukca dikkat cekici!
En son Kürsat Metin tarafından Pts 11 Ekm 2010, 21:42 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
ibrahim alıcı
12 yıl önce - Pts 11 Ekm 2010, 20:48
Osmanlı İmparatorluğu'nu savunmanın adeta yasak olduğu,Lise tarih kitaplarında Ali Canip Yöntem tarafından ''Bütün Osmanlı padişahları gafildir'' sözlerinin eklendiği 1940'lı yıllarda, Osmanlı padişahlarını ve Vahidettin Han'ı yazdığı makalelerle ve dergi yazıları ile ilk savunan kişi Hüseyin Nihal Atsız'dır.Bundan dolayı'da çok defa ceza almıştır,öğretmenlik hayatı sürgünlerle geçmiştir.Nihal Atsız'ın ''Türk Tarihinde Meseleler'' adlı kitabında Osmanlı Padişahlarının icraatlerinden bahsedilmiş ve iltifatlar edilmiştir.
Sultan Vahidettin ile ilgili en kapsamlı eser Murat Bardakçı'nın ''Şahbaba'' isimli kitabıdır.
|
 |
Hakan Ali
12 yıl önce - Cum 29 Ekm 2010, 23:31
RESMİ TARİH YALANLARINA SON!
-Mustafa Kemal’in 14Haziran 1919 tarihinde Havza’dan Sultan Vahdettin’e çektiği telgraf metni İrade-i milliye gazetesinde bulundu.
-Mustafa Kemal, Milli mücadele fikrini Sultan Vahdettin’den aldığını itiraf ediyor.
-Sultan Vahdettin’i hain gösteren görüşlerin tarih kitaplarından çıkarılması gerekir.
Mustafa Kemal Paşa'nın 14 Haziran 1919 tarihinde Havza'dan Sultan vahdettin'e çektiği telgraf metni. 14 Eylül 1919 tarihinde İrade-i Milliye gazetesinde yayınlandı. Bahsi geçen belgede Mustafa Kemal, Milli mücadele için Sultan Vahdettin'in fikrinden aldığının itirafını yapıyor.
BANA MİLLİ MÜCADELE İLHAMINI SİZ VERDİNİZ!
Mustafa Kemal’in Osmanlı Padişahı Vahdettin’e Havza’dançektiği 14 Haziran 1919 tarihli telgraf belgesinde yazılanlar:
“ Padişahlık makamına! Padişahım, memleketin bugün uğradığı felaketler ve büyük tehlike karşısında ancak şahsınız başta olmak üzere milli mukaddes bir bulunmasını vatan , devlet ve milletin istiklalini hanedanı altı buçuk asırlık yaşanmış tarihi kurtarabilir. Her tarafta bu görüş ve düşünce vardır. Son kez olarak huzurunuza kabul olunduğumda İzmir’de yaşanan üzücü olaydan (16 Mayıs 1919 günü Yunanlılar tarafından işgal edilmesi üzerine) pek hüzünlü olan kalbiniz bu noktayı ilhamatı (bana mücadele ilhamı vermiş olmanızı) bu anda dahi canlı olarak hatırlarım. Şahsınızın görüşlerinden ilham alarak azimiman ile vazifeme devam ediyorum. Anadolu vilayet ve kazalarına ve hudud boylarına kadar milli mücadele düşüncesinin bütün kumandanlarda ve memurların hissiyatında ve çalışmalarında var olduğunu gördüm. İSTANBUL’DA İKEN BU GERÇEKLERİN FARKINDA DEĞİLDİM Sonuç olarak açık bir surette ortaya çıkıyorki millet baştan aşağı uyanık olup milletin ve devletin istiklali ve saltanat ve hilafetin hukukunu korumak için güçlü bir azim ve iman ile güçlenmiş bulunuyor. İstanbul’da iken milletin bu kadar kuvvetli ve kısa zamanda felaketlerden bu derece haberdar ve hazırlıklı olduğunu hayal edemiyordum”.
Bilinen resmi tarihin görüşü olarak Mustafa Kemal’in Mayıs 1919 başlarında İstanbul’da düşmanişgali altına düşmesi karşısında kurtuluş savaşı için gizlice ayrıldığı ve 19mayıs 1919 tarihinde Samsun’a ayak bastığı görüşleri ve sonrasında milli mücadeleyi başlattığıgörüşleri değişmez görüş olarak açıklandı ve 90 yıla yakın bir zamandan beri de tekrarlandı.
Ancak Mustafa Kemal imzası ile 14 Haziran 1919 tarihinde Havza’dan İstanbul’a ve Padişaha çekilen telgraf metninin Sivas Kongresi sonrası 14 Eylül 1919tarihinde İrade-i Milliye gazetesinde yayınlanan metnin orijinal örneğinden yapılan çevirisi şaşırtıcı bilgileriçeriyor. Ve Mustafa Kemal bahsi geçen telgraf metninde Milli Mücadeleyi yapması için kendisini Sultan Vahdettin’in görevlendirdiğini itiraf ediyor. Sivas Belediye Başkanı Sami Aydın’ın destekleri ile 2007 yılında yayınlanan İrade-i Milliye gazetesinde yayınlandı.
Mustafa Kemal Paşa’nın kaleminden çıkan ve İrade-i milliye gazetesinde yayınlanan bu telgraf ışığında bilinen resmi tarihin 19 mayıs ile ilgili görüşlerinin esastan değişmesi gerekir. Mustafa Kemal Paşa’nın 14 Haziran’da Havza’dan İstanbul’a Padişah Vahdettin’e çektiği telgraf metnini aradan geçen 3 ay sonra Sivas Kongresinin sona ermesi ile birlikte İradei Milliye gazetesinde bu belge yayınlanmıştır.
En son Hakan Ali tarafından Cum 29 Ekm 2010, 23:34 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
ufuk_g
12 yıl önce - Cmt 30 Ekm 2010, 01:06
| Alıntı: |
| Mustafa Kemal’in 14 Haziran 1919 tarihinde Havza’dan Sultan Vahdettin’e çektiği telgraf metni İrade-i milliye gazetesinde bulundu. |
Kronolojik tarih derki
| Alıntı: |
19 Mayıs 1919 Mustafa Kemal, Samsun'a çıktı ve Kurtuluş Savaşı başladı.
20 Mayıs 1919 İngiliz Muhipleri Cemiyeti kuruldu.
25 Mayıs 1919 Mustafa kemal Paşa'nın Samsun'dan Havza'ya geçişi.
26 Mayıs 1919 İstanbul'da Şuray-ı Saltanat, İngiliz mandasını kabule karar verdi.
8 Haziran 1919 Harbiye Nazırı, Mustafa Kemal Paşa'yı İstanbul'a geri çağırdı.
12 Haziran 1919 Mustafa Kemal, Havza'dan ayrıldı.
13 Haziran 1919 Mustafa Kemal, Amasya'da bir heyeti kabul etti.
21 Haziran 1919 Mustafa Kemal, İstanbul'da bulunan tanınmış kişilere (Abdurrahman Şeref, Reşit Akif Paşa, Seyit, Halide Edip (Adıvar), Kara Vasıf, Nafia Nazırı Ferit Paşa, Sulh ve Selamet Fırkası Başkanı Ferit Paşa, Cami (Baykut), Ahmet (Rıza)) gönderdiği mektupta "Artık İstanbul Anadolu'ya hakim değil, tabi olmak mecburiyetindedir" dedi.
23 Haziran 1919 Mustafa Kemal, İstanbul Hükümeti tarafından görevinden alındı.
20 Temmuz 1919 Mustafa Kemal, Mazhar Müfit'e (Kansu) ileride Cumhuriyet'in kurulacağını söyledi.
9 Ağustos 1919 Mustafa Kemal, askerlikten çıkarıldı.
3 Eylül 1919 İstanbul Hükümeti, Sivas Kongresi'ni önlemeye çalıştı.
11 Eylül 1919 Sivas Kongresi sona erdi.
12 Eylül 1919 Padişah Mehmet Vahideddin, İngiltere ile manda anlaşmasını tasdik etti.
14 Eylül 1919 Sivas'ta "İrade-i Milliye" gazetesi yayımlandı.
20 Eylül 1919 Vahidettin, İstanbul Hükümeti'ne yardımcı olunmasına ilişkin bir beyanname yayınladı
http://www.kultur.gov.tr/TR/Genel/BelgeGoster.asp ...B7615584EE |
1-
25 Mayıs , Mustafa Kemal Paşa, Havza'ya geldi.
12 Haziran Mustafa Kemal, Havza'dan ayrıldı. (bazı kaynaklar 13 haziranda ayrıldığını yazar)
12 haziranda Havzandan ayrılan ve 13 haziranda Amasyada olan Mustafa Kemal 14 haziranda nasıl oluyorda Havzadan telgraf çekebiliyor.
2-
İrade-i milliye, 14 eylül 1919 yılında Sivas’da yayınlanmaya başlayan bir gazetedir.
Yukarıda iddia edildiği gibi telgrafın tarihide 14 Eylül 1919
23 Haziran 1919 yılnda ise Mustafa Kemal İstanbul hükümeti tarafından görevinden alınıyor
Atatürk 23 Haziranda görevinden alınmış ve cumhuriyeti kuracağını yakın çevresine açıklamış ise, hangi nedenden 14 Eylül 1919 tarihinde Sivasta,sivas kongresi ile alakalı yayınlanan bir gazetede Sultan Vahdettine gönderdiği iddia edilen sempatik telgrafı yayınlanmış olabilir
|
 |
cyaman
12 yıl önce - Cmt 30 Ekm 2010, 11:01
Mustafa Kemal Paşayı Samsuna gitmekle görevlendiren bir padişahın hain olmasını anlayamam!
|
 |
sinan cetinkaya
12 yıl önce - Cmt 30 Ekm 2010, 13:01
peki neden baska yerler varken samsuna gelmis ataturk
sadece oralar isgal altina alinmadigindanmi ??
|
 |
sayfa 34  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|