sayfa 15  |
 |
Nihat Özcan
15 yıl önce - Çrş 20 Ağu 2008, 00:46
Osmanlıyı padişahtan bile habersiz 1. dünya savaşına sokan İttihat ve terakki cemiyetidir. Ermeni tehciride İttihat ve terakki zamanında meydana geldi. 1. dünya savaşı kaybedilince Mondros mütarekeri imzalandı. Bu büyük yenilginin sorumlusu olan İtthat ve terakki yöneticileri Talat, Enver ve Cemal Paşa Osmanlı Ülkenin teslim antlaşmasından kısa bir süre sonra bir gece yarısı Alman denizaltısı ile yur dışına kaçtılar. Asıl başımıza gelenlerin sorumluşu onlardı. fakat onlar hesap vermekten korktukları için kaçtılar. Türk milletini ve 4 Ay önce tahta çıkmış bir padişahı kendi kaderleri ile baş başa bıraktılar. Okul yıllarındaki tarih kitaplarından başka tarih kitabı okumamış şahısların bu konuda yazdıklarının burada pek fazla kıymeti yoktur.
|
 |
ali-yavuz
15 yıl önce - Çrş 20 Ağu 2008, 00:48
| Alıntı: |
| Vahdettin o'nu sen git Kurtuluş mücadelesi yap diye gönderdiği yok |
Böyle değil, kaynak farkı.
Erkan Bey!
Daha önceki mesajlarda bu üç sorunuzun cevaplarını bulabilirsiniz.
En son ali-yavuz tarafından Çrş 20 Ağu 2008, 00:51 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
|
 |
Okhan
15 yıl önce - Çrş 20 Ağu 2008, 00:51
Nerede kaynak?
|
 |
ali-yavuz
15 yıl önce - Çrş 20 Ağu 2008, 00:52
Yine başa dönüyoruz, tarihçilerin ifade ettikleri hususları belirtiyoruz.
Kendi kafamdan ifadede bulunmuyorum.
|
 |
Okhan
15 yıl önce - Çrş 20 Ağu 2008, 00:54
Damat Paşa fatma Teyzeye şunu demiş. Ahmet Amca yok olmaz demiş hikayeleri kaynak olmaz, belge değildir. Bunlar fikir beyanıdır. Bunları yazanlar da tarihçi falan değildir. Èlimizde bahsi geçen insanın, yani gönderilen kişinin yazdıgi kitap var. Mustafa Kemal Paşa, kendisi Nutuk'ta yazmış müfettiş olarak gönderildim diye. Bu okkalı kaynağı çürütmek için seneler sonra yazılan Damat Paşa ama şuna bunu demiş, o da buna şunu demiş hikayeleri mi kaynak olarka gösteriliyor?
|
 |
Nihat Özcan
15 yıl önce - Çrş 20 Ağu 2008, 00:57
Erkan bey'e küçük bir cevap Hükümdarlar taht şehirlerini terk ettikleri zaman bir daha dönemezler. Çok basit olarak şunu söyleyeyim Halifenin İstanbul'da olması mı olmamasımı İngilizlere da çok hareket serbestliği tanır. Ayrıca Osmanlı hanedanından bir şehzade Ömer Faruk Milli mücadeleye katılmak için İnebolu'ya kadar gelmiş, fakat bu Şehzadenin Milli mücadeleye katılması Ankara hükümeti tarafından uygun görülmemiştir.
|
 |
ali-yavuz
15 yıl önce - Çrş 20 Ağu 2008, 00:57
Tarihçilerin ifadelerinden alıntı yapıyorum, kaynaklardan tarihi gerçekleri dile getiriyorlar.
Daha önce Vahdettin hakkında bilgi farklarına ve kaynakların farklılığına değinmiştim.
Ama bilgi farklılıkların olması bu kaynakları hikaye sınıfına sokmuyor.
|
 |
Orhan Kınık
15 yıl önce - Çrş 20 Ağu 2008, 00:59
Vahdettin savaşcı bir kişilik değildi bunu bilmekte yarar var. Kanuni Esasinin yürürlüğe girmesinden sonra saltanatın yetkileri çoktan tırpalanmıştı. İcra makamı artık hükümetlerdir. Öyle ki davul sultanda, tokmak başkalarındaydı.
İlber Ortaylı hocamızın ifadesiyle, ''padişah İstanbul'a dahi hükmedemez ve kendi mülküne yediği darbeden dolayı kendi firkrini soran olmamıştır '' . Gene İlber Ortaylı hocamıza göre '' Kuvay-ı milliyeye karşı olan ve İngilizlerle işbirliği yapan Damat Ferit hükümetidir. Vahdettin' in tek kusuru pasif bir sultan oluşudur.'' Önemli bir hatası da olmamıştır der.
|
 |
Okhan
15 yıl önce - Çrş 20 Ağu 2008, 01:01
| Alıntı: |
| İngilizlerle işbirliği yapan Damat Ferit hükümetidir. Vahdettin' in tek kusuru pasif bir sultan oluşudur.'' Önemli bir hatası da olmamıştır |
Ingiliz işgalcileriyle işbirlikçilik yapan bir hükümetin varlığında pasif kalmak hata değil de nedir?
|
 |
Nihat Özcan
15 yıl önce - Çrş 20 Ağu 2008, 01:07
Mustafa Kemal Vahdettin ile beraber Osmanlı devletini temsilen Almanya'ya gitmiştir. İstanbul'dan ayrılmadan önce de Padişahla görüşmüştür.
Mustafa kemal 9 Ordu müfettişi olarak Samsun'a gönderildiğinde kendisine hem askeri hem de sivil makamlara emretme yetkisi verildi. Bu o güne kadar hiç bir askeri müfettişe verilmemişti. Erzurum ve Sivas KOngrelerinde TBMM'nin açılışında hep Padişaha bağlılık vardır. Damat Ferit Hükümeti ayr şeydir. Padişah ayrı şeydir. Aynı Ahmet Necdet Sezer'in Cumhurbaşkanlığı ile Tayyip Erdoğanın Kurduğu hükümetin ayrı şeyler olduğu gibi
|
 |
sayfa 15  |