sayfa 13  |
 |
Okhan
15 yıl önce - Çrş 20 Ağu 2008, 00:02
O tarihte Meclis-i Mebusan diye bir şey yoktu ki onayı olsun. Mecli-i Mebusan Nisan 1920'de padişah tarafindan kapatılmıştı, sözleşme ise 10 Ağustos'ta imzalandı. O tarihlerde Türkiye'Deki tek Meclis 23 Nisan'da kurulan Ankara'daki Meclis idi. Sevr antlaşmasını Osmanlı değil Ankara kabul etmedi. Itilaf devletleri barış antlaşması için Osmanlı'dan isyanın durdurulmasını şart koşmuştu. Zaten bu sebepten Vahdettin Atatürk hakkında idam fermanını çıkartı.
|
 |
ali-yavuz
15 yıl önce - Çrş 20 Ağu 2008, 00:07
Nihat Bey'in değerlendirmesine katılıyorum.
Peki Lozan öncesinde ne oldu!
İstanbul'u İtilaf Devletleri işgal ettiler ve sonra çekip gittiler.
Bu arada ne oldu, niye gittiler?
Gitmelerine bir sebep yok görünürken niye gittiler!
Yakın tarihimizde tam anlamıyla cevabını bulamadığım bir soru bu.
Bunu sohbet harici ayrı bir soru olarak değerlendirin lütfen.
En son ali-yavuz tarafından Çrş 20 Ağu 2008, 00:10 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
Orhan Kınık
15 yıl önce - Çrş 20 Ağu 2008, 00:09
Ben farklı bir şey söylemedim zaten. Meclis kapatılmıştı evet . Ancak kanuni esası ortadan kalkmamıştı . Her halukarda meclis onayı gerekiyordu.
Bu arada Necip Fazıl'ın kitabında yer alan Vahdettin 'in Mustafa Kemal'e yaptığı ödeme makbuzunun bir örneğine bir başka kitapta daha rastladım.
Bilal N.Şimşir
İngiliz Belgelerinde Atatürk 1919-1938 cilt 2 sayfa 97
İlgi duyan arkadaşlar milli kütüphanelerden bu kitabı edinebilir.
En son Orhan Kınık tarafından Çrş 20 Ağu 2008, 00:15 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
Okhan
15 yıl önce - Çrş 20 Ağu 2008, 00:11
Gitmelerine sebep neden olmasını Kurtuluş Savaşı Türk orduları tarafından kazanıldı.
|
 |
Nihat Özcan
15 yıl önce - Çrş 20 Ağu 2008, 00:13
Sevr antlaşması sadece işgal altında kurulan bir hükümet olan Damat ferit hükümeti tarfından imzalandı meclis feshedilmişti. Meclisin onayından geçemeyen bu antlaşmayı Padişah onaylamadı. Bu sebeple Sevr Antlaşması hukkuken geçersiz hale geldi. Aynen ABD'nin Türk topraklarını kullanma antlaşmsının geçersizliği gibi. Gerçek olan budur. Ayrıca burada Tarih hakkında ordünaryür profesör gibi ahkam kesenler acaba bu konuların orjinal belgelerinin yazılı olduğu Osmanlıca'yı diğer bir ifade ile eski yazıyı biliyorlar mı? Görünüşe göre sadece bu konuya taraflı yaklaşan yazarların konu hakkındaki düşüncelerini burada tekrarlamaktan başka bir şey yapmıyorlar.
|
 |
ali-yavuz
15 yıl önce - Çrş 20 Ağu 2008, 00:15
Okhan Bey!
İşgalci emperyalist devletler kolay kolay gitmezler.
Kendilerince sonrası için bir çıkar elde ettiklerini düşünmüş olabilirler, ben bu noktayı tam olarak anlayamıyorum.
Çünkü bir geri püskürtme sonrası çekilmediler, kendi istekleriyle ayrıldılar.
En son ali-yavuz tarafından Çrş 20 Ağu 2008, 00:15 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
erkan
15 yıl önce - Çrş 20 Ağu 2008, 00:15
Bu noktada aklıma hep bir soru düşer: Devrin en güçlü devleti Büyük Britanya neden İstanbul'u kolaylıkla bıraktı? Bir hak talep etmedi? Bir tek kurşun atılmadan boğazları bize teslim ettiler. Halbuki onlar için ne kadar önemliydi boğazlar.
|
 |
Okhan
15 yıl önce - Çrş 20 Ağu 2008, 00:15
| Alıntı: |
| Meclisin onayından geçemeyen bu antlaşmayı Padişah onaylamadı |
22 Temmuz'daki Saltanat Surasi ne icin toplandı peki Vahdettin hükümetle çay partisi mi yaptı ?
|
 |
Nihat Özcan
15 yıl önce - Çrş 20 Ağu 2008, 00:17
Son osmanlı meclisi unutmayın ki işgalleri onaylamayan Misak-ı Milli kararlarını aldı ve bu kararlar Kurtuluş savaşında hep benimsendi. İngilizler Misak-ı Milli kararlarından sonra İstanbul'u işgal etti ve meclisi dağıtarak mebusları malta adasına sürdü.
|
 |
Hüseyin C
15 yıl önce - Çrş 20 Ağu 2008, 00:24
| Alıntı: |
| Devrin en güçlü devleti Büyük Britanya neden İstanbul'u kolaylıkla bıraktı? Bir hak talep etmedi? Bir tek kurşun atılmadan boğazları bize teslim ettiler. Halbuki onlar için ne kadar önemliydi boğazlar. |
Haim Naum planı çerçevesinde ülkemizi terkettiler, bu plan gereği artık İslam dünyasının lideri değiliz, aktif bir dış politikamız yok ve İslami yaşamımız kısıtlı.
|
 |
sayfa 13  |