Ah üstadım, keşke başka ülkelerde olduğu gibi bizde de uzun vadeli plân ve programlar yapılabilseydi zamanında, demiryolu şimdiki E-5'in izlediği güzergâha daha yakın geçirilir ve çok daha fazla insan tarafından kullanılabilirdi. O zamanlardaki amaç, eğimin 0'a yakın olduğu sahili takip etmek olduğu için, her iki banliyö hattımız da Marmara'nın Doğu ve Batı kıyılarından gitmişlerdir. Fakat sonuç itibarıyla, hattın kuzeyindeki yerleşimler bu hizmetten faydalanabilirlerken, güneyi olduğu gibi balıklara yönelik (!) olmuştur... Oysa hatlar biraz daha kuzeye kaydırılabilseydiler, her iki yöne de faydalı olacaklar ve de Burç'un dediği gibi, günümüzde belki de gerçekleşebilmesi çok zor, bir ütopya olarak kalacak omurganın zeminini hazırlamış olacaklardı...
Zaten E-5 güzergahında kara ve demiryolu ulaşımı son derece eşgüdümlü, trenle geçerken tıkanmış E-5'e bakıp eğleniyoruz, ortasında değil ama kenarında.
Demiryolu gözükmüyor ama E-5'i görmek isterseniz tıklayın
1900'lü yılların başında hazırlanan uçuk bir projeye göre, Sarayburnu ile Salacak arasında bir demiryolu (evet, sadece tren geçecek şekilde) köprüsünün çizimleri var arşivimde... Tabii ki, dış ülkelerdeki mimar(lar) tarafından projelendirildiği için, İstanbul panoramasını bozacağı gözardı edilmiş (günümüzün moda deyimiyle; estetik kaygılar duyulmamış yani ) ve bu noktadaki boğaz debisinin yüksekliği hesaba pek katılmamış. Çünkü denizin ortasında birçok ayak yerleştirilmiş projede. Maliyetin detaylarını hesaplamak ise hakgetire... Yine de, o yıllarda bile iki demiryolunu birleştirme kaygısı daha baskınmış. Tamam, Sarayburnu taraflarından olmazdı da, daha kuzeyde (boğazın nisbeten darlaştığı yerlerde) bu geçiş sağlanabilirdi belki. Demiryollarının bitim noktaları yine Sirkeci ve Haydarpaşa olurdu ve bu sonlanmalar birer şube hattı niteliğinde geçerli olurdu. Uygun iki noktadan ayrılan ve daha kuzeyden bir yay çizerek, her iki yakayı atlayan ikinci bir demiryolu bağlantısıyla, yukarıda temellerini attığımız (!) omurga, karşımıza bir demiryolu olarak çıkabilirdi... Günümüzdeki E-5 güzergâhını olabildiğince takip eden bu yay, belli 2 noktada yeniden 2 banliyö hattına makasla bağlanabilirdi (Aslında bu gibi konular, daha çok Mehmet üstadımızın uzmanlık alanı, fazla detaya girersek ona haksızlık etmiş oluruz gibime geliyor)...
Konuyu daha fazla dallandırmadan burada kessek iyi olacak, çünkü İETT bölümünden gittikçe uzaklaşmaya başladık. Sonra bunları yeniden toparlayıp bir yerlere iliştirmek oldukça zor olacak gibi...
(Aslında bu gibi konular, daha çok Mehmet üstadımızın uzmanlık alanı, fazla detaya girersek ona haksızlık etmiş oluruz gibime geliyor)...
yok hocam estagfurullah, ne haddime.
sadece ve sadece manevracilikta 19 senelik bir tecrübem vardir. hatlarda uzmanlik isteyen konular beni asar. simdiki makaslar elektirikli oldu, mertlik bozuldu! işimle ilgili sorunuz olursa cekinmeyin.
İETT’nin her ay düzenlediği "Altın Şoför’ yarışmasında ödüle değer görülen sürücü, göreve gitmek için bindiği İETT otobüsünde bacağından bıçaklandı.
AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Kayışdağı’ndaki İETT Anadolu Yakası Bölge Müdürlüğü’nde düzenlenen törenle "Altın Şoför" ödülünü alan evli, bir çocuk babası 6 aylık şoför Mustafa Kumbar (34), törenden sonra görevine dönmek için Kadıköy-Pendik hattında çalışan Ziya Güvercinoğlu’nun kullandığı İETT otobüsüne bindi.
D-100 Karayolu üzerinde Kozyatağı mevkiindeki Beyazevler Durağı’ndan otobüse binen 3 kişiyi taşkınlık yaptıkları için sürücüyle birlikte araçtan indirmek isteyen
Kumbar, çıkan tartışma sırasında bu kişilerden biri tarafından bıçaklandı.
Aralarından birinin, İETT görevlilerini tabancayla tehdit ettiği iddia edilen saldırganlar yaya olarak kaçarken, olayda sağ baldırından yaralanan Kumbar, ambulansla
Haydarpaşa Numune Hastanesi’ne kaldırıldı.
Mustafa Kumbar’ın sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi.
Polis, yaşları 20-25 olduğu belirtilen 3 saldırganın yakalanması için çalışma başlattı.
Engelli bir yolcuyu otobüse bindirmesinden dolayı 'Ayın Altın Şoförü' seçilen İETT şoförü Mustafa Kumbar (34), ödülünü aldığı gün bindiği İETT otobüsünde bıçaklandı. Bir çocuk babası Kumbar, özürlü bir yolcuyu, sırtına alarak otobüse bindirdi. Olaya şahit olan yolcuların İETT Genel Müdürlüğü'nü araması üzerine Kumbar, müdürlükçe 'Ayın Altın Şoförü' ödülüne layık görüldü. Kadıköy'deki İETT'nin Anadolu Yakası Bölge Müdürlüğü'ne dün giderek ödülünü alan Kumbar, ardından görevine dönmek için İETT otobüsüne bindi. Taşkınlık yapan üç genci otobüsten indirmek isteyen Kumbar, gençlerden biri tarafından bacağından bıçaklandı. Yaralanan Kumbar tedavi altına altına alınırken saldırganlar kaçarak kayıplara karıştı
En son Mustafa Noyan tarafından Pts 04 Tem 2005, 14:09 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Mustafa kaptan önce siteye hoş geldin, sonra da geçmiş olsun
Hani bir fıkra vardır, aracın yayaya çarpmasıyla sonuçlanan bir trafik kazasında taraflar mahkemelik olmuşlar, sürücü :
- "Sayın hakim", demiş "ben 15 yıllık sürücüyüm, bu ilk kazam lütfen affedin".
Yaya atılmış:
- "Hakim bey ben de 65 yıllık yayayım..."
İşte bu sitedeki Akın bey, Mustafa Noyan kardeşim, Cenk İnce, Kemalb, ben (unuttuklarım beni affedip, ses versin) ise bu yaya misali yılların yolcuları, hem de meraklı yolcuları. Ben kendi hesabıma üniversitedeyken bazı projeler sırasında günlerimi şimdi artık olmayan Şişli Garajında, veri toplamak uğruna arabalarda geçirmiş biri olarak böyle tanımlıyorum bizleri.
Bu arada denetçilerden ricam bu başlığı biraz düzenleyip IETT Akbil ve aktarma ya da daha önce bu AKBİL meselesini tartıştığımız "Bir Otobüse kaç kişi binebilir" başlığına taşıyabilirler mi böylece hem de IETT'den haberlerden link almış olur . Teşekkürler