Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Cine Kayseri
1234   sonraki »

ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
sayfa 1
Nazmi

2 yıl önce - Prş 31 Mar 2016, 14:56
Cine Kayseri




Kayseri'de çekilen; dizi, sinema, belgesel, reklam filmi gibi yayınları, film galaları ve festivaller hakkındaki gelişmeleri, sektördeki Kayserili oyuncular hakkındaki gelişmeleri, Film ve dizilerdeki 'kayserili tiplemeleri', şehrimizde bulunan sinemalar hakkında bilgi ve yorumlarımızı, Kayseri'de dizi ve film çekilebilecek mekanları, eski yıllara ait Kayseri'de çekilmiş dizi ve filmler hakkındaki bilgi ve görüşlerimizi, bu başlıkta paylaşalım

Ortaya arşiv niteliğinde güzel paylaşımların çıkacağını düşünüyorum. Özellikle, eski yıllarda Kayseri'de çekilen filmler, Yeşilçam'daki 'kayserili tiplemeler' ilgi çekici olacaktır.


Misafir 7ea

2 yıl önce - Prş 31 Mar 2016, 15:04

Ben küçük bir çocukken *Bünyan'da "Topal" isminde bir film çekilmişti. İrfan Atasoy, Yıldırım Gencer, Danyal Topatan, İhsan Gedik hatırlayabildiklerim. Galiba 45 sene olmuştur:)
*Bilmeyenler için; Bünyan Kayseri'nin bir ilçesidir.


Misafir 637

2 yıl önce - Prş 31 Mar 2016, 17:47

kayseride hacı ve zalim adlı 2 dizi çekildi fazla tutulmadı ve gesi bağları diye sinema filmi çekildi gösterime giremedi bile ve deli dumrul hop dedik sinema filmi çekildi gösterime girdi. kayserideki en ucuz sinemaları yazalım gitmek için onay cinelux 8 tl



Misafir 702

2 yıl önce - Prş 31 Mar 2016, 17:51

Film ve dizilerdeki Kayserili deyince kaynanalar dizi ve filmi ile koyden indim sehire klasiklerdendir derim...

Nazmi

2 yıl önce - Cum 01 Nis 2016, 10:28

Misafir 637@

Kayseri'de çok daha fazla dizi ve film çekildi emin olabilirsin buna. Mesela 2013 yılında vizyona giren, Kayseri Lisesi şehitlerini anlatan 'Taş Mektep' filminin önemli bir kısmı Kayseri'de çekilmiştir ve filmin galası da yine Kayseri'de yapılmıştır. Yeşilçam dönemlerine ait filmlerde çekilmiş Kayseri'de. Onların da hangileri olduğu zamanla paylaşılır





Kayseri ve Kayserili'yi konu eden Türkcell reklam filmi..


murat3838
2 yıl önce - Cum 01 Nis 2016, 11:38

Ahmet Mekin'in oynadığı Bir Türke Gönül Verdim adlı Türk filmi izlemiştim filmin Kayseri ve Ürgüp çekimleri vardı. Film siyah beyazdı yanılmıyorsam 1960 yıllarında çekilmiştir. Filmin son bülümlerindeki Kayseri Kalesi çekimleri çok güzeldi.



AlperTunga38
2 yıl önce - Cum 01 Nis 2016, 17:42

Kayseri deki Yılkı atlarını konu eden bir belgesel



Nazmi

2 yıl önce - Cmt 02 Nis 2016, 11:48

Evet, Erciyes'te çok sayıda yılkı atı mevcut. Kayserililer olarak pek farkında olmasak da, ülke genelinden çok fotoğrafçı geliyor bu atları görüntüleyebilmek için. Sitemizde başlığı da var bu yılkı atlarının.





ORAN Kalkınma Ajansı'nın Kayseri için hazırlamış olduğu kısa bir tanıtım filmi. Kayseri merkezli, Yücel Çakmaklı Film Atölyesi hazırlamış bu kısa tanıtım belgeselini. Tarihi değerlerimizin çok az bir kısmı videoda yer alsa da, bunlar bile 'vay be' dedirtiyor


Misafir 232

2 yıl önce - Cmt 02 Nis 2016, 22:55

İzin verilmediği için Kayseri'de çekilememiş olsa da aslen Germirli olan Rum yönetmen Elia Kazan'ın Kayseri evlerinin ve Kayseri'nin görüntülerinin kullanıldığı filmi "America, America" da bu listeye eklenebilir.

Nazmi

2 yıl önce - Pzr 03 Nis 2016, 14:05

Alıntı:

Elia Kazan, Kayseri'deki Köyünü Ziyaret Etti


İstanbul doğumlu ünlü Amerikalı rejisör Elia Kazan, annesinin köyü olan Kayseri'deki Germir'de, köylüleriyle hasret giderdi ve çevireceği yeni film için araştırma yaptı. Köyün erkekleri kadar kadınları da kendisine büyük ilgi gösterdi.



O gün, Germir köyünde, Ramazan'dan beri ilk defa tellalın sesi duyulmuştu;

- "duyduh duymadın dimeyüün!.. Hemşerümüz Aliya Gazan goyümüze gelmüştür. Gormeg dileyen göy meydanına gelsün!.."

Köyün yıkık taş duvarlarla çevrili meydanı, bir kaç dakika içinde doluverdi. Meydana açılan dar sokaklardan da akın akın insanlar geliyordu. Yanık yüzlerinde sevincin sıcaklığı görülüyordu... Bu sevinç, dünyanın bir ucundan gelişin, bu arada eski köyüne uğrayıp eski köylülerine kavuşmanın mutlu sevinciydi. Bu köylüleri 'kocaman bir sinemacı' olmuştu. Bu onların deyimiydi.

Elia Kazan meydanda, dar yollardan gelen köylülerini karşılıyor, hepsinin teker teker hatırını soruyordu:

-"merhaba Ali Emmi.."

-"nasılsın Mustafa Ağa?..."

-"işlerin iyi mi Hasan Dayı?..."

Elia Kazan, köyün yaşlılarını adlarıyla,sanlarıyla, soyuyla sopuyla bilirdi... Onlar da, Elia Kazan'ın dedesini bile tanırlardı. Bazen köy kahvesinde, politikadan, tarladan söylenecek söz bitti mi; Elia Kazan'ın lafı edilirdi. Anlatılanlara bakılırsa, Elia'nın dedesi Kayseri'de "Kazancıoğulları" diye anılırdı.

Kayseri'de oturan hristiyanların çoğunun soyadları, lakapları Türkçe olurdu. Kazan soyadı, Kazancıoğulları'nın kısaltılmışıydı. Ana tarafı ise Germirli'ydi. Onun ailesine de adıyla sanıyla "Şişmanoğlu" denirdi. Germir'de büyük bir konakları, konağın önünde de bir kuyu vardı. Kuyuyu hayır için yapmışlardı. Şimdi konağın yerinde yeller esiyordu. Ama kuyu hala kullanılıyordu.


(Üstteki fotoğraf; Elia Kazan, çevireceği filmin sahnelerini tespit etmek amacıyla Germir'in sokaklarını dolaşıyor... Kazan, bundan önce de, köye üç defa gelmiş, fakat böyle her yeri karış karış gezmemişti.)

80'lik Ali Emmi, Kazan'ın anası Eleni'yi çok iyi tanıyordu. "Seferberlikten önce gittiler... 45-50 yıl sonra oğlunu, Elia Kazan'ı gördük. Ondan sonra da, iki yılda bir uğrar oldu" diyordu.

Kazan'ın son uğrayışı, Türkiye'de çevireceği bir filmle ilgiliydi. Film, gerçek bir hayat hikayesini konu edinmişti. Kahramanı ise Elia'nın öz dayısıydı. Hikaye şöyle başlıyordu. Anadolu'dan bazı hıristiyan ailelerin Amerika'ya göç ettiği devirler... Şişmanoğulları da ailenin ne kadar altını, yüzüğü, bileziği varsa yirmi yaşındaki dayının cebine koyup, onu yolcu eder. Dayı, Amerika'nın yolunu açacak, sonra bütün aileyi oraya aldıracaktır...

Genç dayı, Kayseri'den trene biner... Germir'de bir sözlüsü kalmıştır ama, İstanbul'a uğrayışında Rum kızları gönlünü çeliverir. Bir hafta içinde ne altını, ne bileziği, ne yüzüğü kalır.. Hamallığa başlar. Ama köyüne bir tek satır mektup yazmaz... "parayı yedim" demeye utanır.

Sonra, yaşlı bir kadının sevgisini kazanır. Ona bir gün derdini açar. Kadın, onu elinden kaçıracağını bile bile, Amerika'ya gidebilecek kadar para verir, vapura bindirir, uğurlar... Bir sürü maceradan sonra, yeni dünyaya ayak basan Kazan'ın dayısı, boyacılıkla işe başlar... Ama, üç-dört yıl geçince milyoner oluverir. Bir buçuk yıl içerisinde de milyonları eritip, meteliksiz kalır.

Ünlü rejisör Elia Kazan'da, bu basit hikayeyi, Amerika'nın sosyal düzenini incelemek amacıyla filme alıyor. Hikaye'de, Germir köyünde, Şişmanoğulları'nın evinde başlıyor.

Elia Kazan, meydana toplanan köylülerin halini, hatırını sorduktan sonra, anasının evine doğru yürümeye başladı... Ama, koca evden bir avluya, bir kuyu kalmıştı. Buraya, eskisine benze bir ev kurmak kolaydı. Önce tipini, şeklini öğrenmesi lazımdı. Ali emmi yanı başındaydı. Ona, "emmi, anamın evi nasıldı?" diye sordu... "basbayağı, kocaman bir evdi..." cevabını aldı.

Elia Kazan, Germir'e gelmeden önce, Kayseri'de iki-üç saat dolaşmış, çevrilecek film için, eski bir istasyon binası, eski tip vagonlar aramıştı. İstasyon binası çok değişmişti. Eski binalar, eski sokaklar, eski vagonları yapmak biraz zor olacaktı...

Film için dolaşmayı yeter görmüş olacak ki,oturdu, köy halkı çevresine toplandı. Ona önce köyün türküsünü okudular:

" target="_blank" class="postlink">-"Gene yeşillendi Germir'in bağları..."

Kazan, Amerika'daki eşine eski köyünden bir hatıra götürmek istiyordu. Önüne, bir sürü işlemeler serdiler. Dikiş kursundaki kızlar işlemişti bunları... Ama çoğu bebek eşyasıydı. Elia Kazan bunları görünce:

-"iki oğlum, iki de kızım var" dedi. "Bu el işlerinin hatırı için, yeni bir bebek mi yapacağız yani?"

Sonra, sohbet başladı. Ünü rejisör:

-"Rakıyı severim" dedi. " Ama doktor izin vermiyor. Patlıcan yemeklerine, hele mantıya bayılırım... Şeref Gürsoy, Ankara'ya gelir gelmez bana bir mantı ziyafeti çekti.. Eline sağlık, annesi bir güzel pişirmişti ki.."

Ayağa kalktı, tatlı bir Kayseri ağızıyla "gidek" dedi. Köylüler de kalktılar. Bir kaç dakika sonra tellalın sesi duyuldu:

-"Duyduh duymaduh dimeyüün!.. Hemşerümüz Aliya Gazan goyümüzden ayrılıyor. Uğurlamak istüyen göy meydanına gelsün!..."


(Elia Kazan, Devlet Tiyatrosu'na da uğradı. Soldan sağa, umum müdür Cüneyt Gökçer, Muazzez Kurtoğlu, Elia Kazan ve Şeref Gürsoy...)

Ünlü rejisör Ankara'dan sonra İstanbul'a uğrayarak bir gece de burada kaldı. Fakat zaman pek dardı. Yunanistan'a giderek orada da etütler yapması lazımdı. İstanbul'dan uçakla ayrılırken yüzünden seyahatinin yorgunluğu okunuyordu.

Elia Kazan'ın ziyaretinden notlar:

-Kayseri Şeker Fabrikası lojmanında misafir edildi. Ayrılırken kendisine bir defter uzattılar. Bu defterde üç soru vardı. Soruları şöyle cevaplandırdı:
Adı: Elia Kazan
Yaptığı iş: Film production
Çalıştığı yer: Dünya

-Kazan, Şeref Gürsoy'a sordu:
"Kayserili bakan var mı şimdi kabinede?"
Şeref Gürsoy:
"Turhan Feyzioğlu var" dedi. "Hem de çok zeki bir adam!..."
Kazan güldü:
"Kayserili dedin bir kere... Çok zeki demen lüzumsuz."

-Elia Kazan Türkiye'de çevireceği filmin baş rolünü Marlon Brando'ya teklif etmiş. O, 1 milyon dolar istemiş. Kayserili rejisör. "Meşhurların şöhretinden faydalanmak adetim değildir" dedi. "Brando artık kalbiyle değil cüzdanıyla konuşuyor. Sanatı bitmiştir. Ben 1 milyon dolara iki film birden çeviririm. Bu arada,onun şöhretine şöhret katacağım gibi, isimsiz birini de meşhur edebilirim..."

-Kazan, ailesinden bahsediyordu. Kızının 25 yaşında olduğunu söyledi. Şeref Gürsoy'da " Maşallah Kazan,sen de ancak 25 gösteriyorsun" dedi. Kazan hemen cevap verdi: "Ziya Müezzinoğlu, senden daha Kayserili. O, benim yaşı için 24 diyor."

-Kayseri'den üç hatırayla ayrıldı. Biri, Germir halkının, kendisinden çeşme isteyen dilekçesi... Hacı'nın Mehmet'ten dinlediği ve sözlerini defterine yazdığı "Kürtoğlu" türküsü ve de işlemeli bir el bezi...

-Elia Kazan, hava alanında söyledi:
"Bugüne kadar ancak 15 film çevirebildim. Otuz-kırk film çeviren Türk rejisörlerin yanında çok tecrübesis sayılırım.

(10 Şubat 1962)

Türk Nostalji


Bu başlığı açarken, paylaşımını yapacağım ilk isimlerden biriydi Elia Kazan.

-Kazan, Şeref Gürsoy'a sordu:
"Kayserili bakan var mı şimdi kabinede?"
Şeref Gürsoy:
"Turhan Feyzioğlu var" dedi. "Hem de çok zeki bir adam!..."
Kazan güldü:
"Kayserili dedin bir kere... Çok zeki demen lüzumsuz."


Yukarıdaki paylaşımdan alıntıladığım diyalogda, Elia Kazan'ın 'Kayserili damarıyla' övündüğünü gösteriyor bizlere. Film çalışması için Kayseri'ye gelmeden önce, 3- 4 kez de daha önceden gelmiş Kayseri'ye. Köylüleri tanıyor ve isimleriyle hitap ediyor zaten. Bu da, memleket sevgisini gösteriyor. Mantıyı özlemesi ve iştahla yediğini belirtmesi hoş olmuş. Elia Kazan'ın, ırkı Rum olsa da, karakter olarak tipik bir Kayserili profili çiziyor. Paylaşmış olduğum yazının tamamı okunursa, ne demek istediğim gayet iyi anlaşılacaktır.

Alıntı:
İzin verilmediği için Kayseri'de çekilememiş olsa da aslen Germirli olan Rum yönetmen Elia Kazan'ın Kayseri evlerinin ve Kayseri'nin görüntülerinin kullanıldığı filmi "America, America" da bu listeye eklenebilir.

'izin verilmedi' gibi bir durumun olduğunu düşünmüyorum. Senaryoda, filmin tamamının Kayseri'de çekileceği yazmıyor zaten. Kayseri'de başlayan, Amerika'ya uzanan bir senaryo var. Bu da, film olarak gerçekleşmiş. Aksine bir destek söz konusu. Yukarıdaki haberde de belirtildiği gibi, halk ve sanat dünyasından bir kısım insanlar yanında yer almış Elia Kazan'ın.



Videoda yer alan kısım, "Amerika Amerika" filminin başlangıç kısmı. İleride tamamını izlemeyi düşünüyorum kısmetse. Germir'den başlıyor film. Germir'de hala ayakta duran tarihi kilise filmde de gözüküyor. Ben de fotoğraflamıştım o kiliseyi. Tabi olmazsa olmazımız Erciyes'te görüntülerde yer almakta. Ali Dağı'nı da unutmamak lazım. Ayrıca; Germir'in "kasaplarıyla" neden meşhur olduğunu, filmin başlangıç görüntüleri ispatlıyor bize.

Elia Kazan hakkında daha önceden az da olsa bilgim vardı. Ama yazıyı okuduktan sonra, sevdim bu Elia emmiyi:) Mekanı cennet olsun.



sayfa 1
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET