Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 10
Hakan Sungur
1 yıl önce - Cmt 09 Ekm 2021, 22:23



BJK 5106
1 yıl önce - Sal 19 Ekm 2021, 18:47

Alıntı:
İnsansız hava araçları teknolojilerinin gelişmesiyle beraberinde savunma sistemleri de gelişti. Sınır güvenliği ve terör saldırılarından korunmak için üretilen cihazların şehir merkezlerinde kullanılmaya başlanmasıyla büyük sorunlar oluşmaya başladı.

DÜŞÜYOR, KAYBOLUYOR YA DA ANKARA'YA DOĞRU GİDİYORLAR
İstanbul’da İHA savuma sistemleri nedeniyle her gün bir çok drone düşüyor, kayboluyor veya cihazlar Anakara’ya doğru gidiyor. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nden izin alınarak yapılan uçuşlarda bile İHA savuma sistemleri kapatılmıyor. Bu nedenle sinema sektöründe çalışan birçok firmanın kullandığı drone'lar sahte konum müdahalesi yapılması nedeniyle Ankara Esenboğa Havalimanı’na doğru uçuyor.

Bu sırada kontrol edilmesi mümkün olmayan cihazlar pilleri bitene kadar uçuyor. Sinema sektöründe çalışan ve drone'ları müdahale sonucunda kaybolan kişiler ise sadece maddi kayıplardan endişe etmediklerini drone'ların bir insana ciddi zarar verebileceğini söyledi.

Sadece drone'ların değil gemilerin de navigasyon sistemleri bozuluyor veya konum Ankara Esenboğa Havalimanı olarak gözüküyor. Gemilerin konumunda bakılan sistemler, araç takip sistemleri yanlış bilgi verebiliyor. Konum saptırma müdahalesi nedeniyle kamu kurumlarının drone'ları da etkilenerek düşüyor.

"CİHAZLAR DEVLET KURUMLARINI DA ETKİLİYOR"
Drone Pilotları Platformu kurucusu Aytaç Engin, “Platformu üyelerinin, cihazların GPS sinyallerinin şaşırtılarak başka bir yere yönlendirilmesi sebebiyle cihazların kontrolden çıktığı, kaza ve kırım yaşadığı ve maddi hasarlara uğradığını söylüyorlar. Şu anda sorunun kökü olan Türkiye'de çalıştırılmış olan bu cihazları şaşırtan cihazlar devlet kurumlarını da etkiliyor. Devlet kurumlarının cihazları da bu konudan müzdarip. Biz devlet cihazlarının da tamiratını yapıyoruz teknik servisimizde. Hayvanların takip edildiği GPS cihazları var. Leyleklerin göç yollarını takip ediyorlar. Mesela takibi yapan bir firma ile görüştük. Leyleklerin Ankara'da gözüktüğünü söylüyorlar. Yani konumu şaşırttıkları için hayvanları da takip edemiyorlar. Bu sadece insansız hava araçlarında değil, boğazdan geçen GPS kullanan tankerler de var. Baktığınız zaman hayatı genel olarak olumsuz yönde etkileyecek birçok şeye sebep oluyor” diye konuştu.

"GPS SİNYALİNE ERİŞİMİ ENGELLEMEK SUÇTUR"
Geliştirilen GPS müdahalesi yapan savunma sistemler yüzünden sinema sektörünün olumsuz etkilendiğini dile getiren drone pilotu Mehmet Öztekin ise, “Sistem dost düşman ayrımı yapmaksızın çalışıyor. Sistem kablosuz haberleşen sistemleri tespit ediyor ve GPS sinyallerini bozup kesiyor. Bizim kullandığımız cihazlar kontrolsüz bir şekilde uçuyor. Kaybolan cihazlarımız var bu sistem yüzünden. Kontrolsüz kalan bir cihaz gidip birisinin üzerine düşebilir. Hava araçlarının GPS kesildiğine dair Türkiye üzerinde raporlar var. Bir vatandaşın GPS sinyaline erişmesini engellemek suçtur. Sektör olarak bizde artık dava açmak için hazırlık yapıyoruz” dedi.

"CİHAZLARIMIZ HAVADA KAYBOLDU"
Sinema sektöründe drone pilotu olarak çalışan Janberk Kızılkaya, “Drone ile yaptığımız her uçuş Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından izin alınarak yapılıyor. Son geliştirilen drone savunma sistemleri nedeniyle bir çok kaza yaşadık. Yaşadığımız kazalar hem maddi hem de manevi olarak bir çok zarar vermektedir. Geçen ay 2 adet cihazımız izinli uçmamıza rağmen bizle olan bağlantısı kesildi. Daha sonra cihazlarımızın uydu ile haberleşmesi kesildi. Cihazlarımız havada kayboldu, nereye gittiğini bilmiyoruz. Bu durumdan kamu kurumlarının cihazları da etkileniyor” ifadelerini kullandı.

GPS NEDİR?
GPS (Global Positioning System) dünyanın çevresinde bulunan uyduların yardımı ile dünya üzerindeki konumu bulmaya yarayan sistemlerdir. Bu sistemler tüm dünya genelinde ücretsiz bir şekilde kullanılabiliyor. Bazı bölgelerde yerel otoritelerin kararı veya savunma sistemleri nedeniyle erişim sorunu yaşanabiliyor. Ancak herhangi bir müdahale olmadığı taktirde herkes bu sistemleri kullanabilme hakkı bulunuyor. (Kaynak: İHA)

https://haberglobal.com.tr/gundem/istanbulda-gps- ...lar-138996


BJK 5106
1 yıl önce - Cum 17 Arl 2021, 18:53

Alıntı:
Daha önce Emniyet Genel Müdürlüğü ve Türk Hava Kuvvetleri envanterlerinde kullanılan Çağatay VTOL Eğitim İHA, UAVERA ile THK Teknik arasında yapılan sözleşme doğrultusunda gerçekleşen sertifika töreni ile THK Teknik'e teslim edildi. Sözleşme kapsamında İHA için simülasyon sistemi de bulunuyor....

"Yaklaşık 19 bin fit maksimum irtifa kabiliyeti var"


UAVERA Genel Müdürü Ünver Şahin de havacılık sektörüne ve Türk Hava Kurumuna sağladıkları katkıdan duydukları mutluluğu dile getirdi.

"Teslim edilen Çağatay VTOL Eğitim İHA, THK Teknik bünyesinde SHGM İHA2 pilot sertifikası almak isteyen adayların İHA2 uçuş eğitimlerinde kullanılacak." diyen Şahin, UAVERA'nın, İHA geliştirme ve üretiminin yanında Türkiye'nin İHA2 pilot ihtiyacının karşılanmasına yönelik her türlü desteği vermeye devam edeceğini aktardı....

Çağatay VTOL Eğitim İHA'nın özellikleri


Özgün tasarıma sahip İHA ve uçuş kontrol sistemleri geliştirme hedefiyle yola çıkan UAVERA'nın Çağatay VTOL Eğitim İnsansız Hava Aracı, kulvarında belirgin özellikleriyle öne çıkıyor.

Piste ihtiyaç duymadan dikey iniş kalkış yapabilen, özgün ve adaptif yazılım ve kontrolcüler ile donatılmış olan İHA'lar zorlu hava koşullarında ve tam otonom görev yapabiliyor. Çağatay VTOL Eğitim İHA'nın, minimum 4 saate kadar havada kalma ve 50 kilometreye kadar olan iletişim menzili bulunuyor.

Bir pilot adayı, iki teknisyenden oluşan 3 kişilik ekip aynı anda eğitim görebiliyor. UAVERA'nın geliştirdiği özgün simülasyon sistemi ise pilot adaylarına gerçek durumları deneyimleme imkanı sağlıyor.

Yapılan sözleşmeyle teslim edilen bir İHA’nın yanı sıra 2022 yılında THK Teknik envanterine yeni Çağatay VTOL İHA’ların girmesi ve iki kurumun ortak eğitimler planlaması da bekleniyor.
https://www.aa.com.tr/tr/bilim-teknoloji/cagatay- ...di/2450304





Sektörlerin ihtiyacına göre uyarlanabilecek yerli dronun üretimine başlandı

Gebze Teknik Üniversitesi (GTÜ) Teknopark'ta üretimine başlanan yeni nesil dron, 15 kilogram taşıma kapasitesi ve 130 kilometre menziliyle sivil kullanımıyla çeşitli alanlarda faaliyet gösterecek.
Alıntı:
Gebze Teknik Üniversitesi (GTÜ) Teknopark Şirketi Fly Bvlos Technology'e ait hangarda geliştirilmesine 60 mühendisin katkı vereceği dron, arama kurtarma, orman ve çevre kontrolü, acil medikal ürün taşıma, tarımsal faaliyet gibi pek çok alanda faaliyet yürütmek üzere tasarlanıyor.

Yerli yazılım ve donanımıyla yurt dışına ihraç edilmesi planlanan dronun, ihtiyaca göre menzil ve yük taşıma kapasitesi artırılabilecek.

Projeyle ilgili 6 ülkeyle ön işbirliği protokolü imzalanırken, dronun elektronik ve alt sistemleri ile yeni konfigürasyonlarının test çalışmaları devam ediyor.

"Üniversite-sanayi iş birliğinde önemli bir örneği oluşturduk"

GTÜ Rektörü Prof. Dr. Muhammed Hasan Aslan, AA muhabirine, Türkiye'nin araştırma üniversitelerinden biri olduklarını belirterek, uçak mühendisliğinde hangi alana odaklanmaları gerektiğini istişare ettiklerinde dron teknolojileri konusunun ön plana çıktığını söyledi.

Sivil drone teknolojisinin Türkiye'nin eksik olduğu alanlardan biri olduğunu gördüklerini, buna yönelik üniversite olarak çalışmalar yapmaya başladıklarını aktaran Aslan, şöyle dedi:

"Türkiye'nin bu konudaki katma değerine katkı sağlamaya çalışacağız. Bu bağlamda da teknoparkımızda özellikle dron teknolojisiyle ilgilenen firmaları bir araya getirmek istedik. Haziranda yaptıkları girişimle burayı Fly Bvlos Technology 6 ayda çok önemli bir yere getirdi. Bu hem bizim teknopark alanımız için hem de Türkiye'nin ilerideki dron teknolojisi için çok önemli adımdır. Buraya 'Dronpark' diyoruz. Bu Dronpark ülkemizde ilk, Türkiye'deki üniversiteler arasında ilk, bundan daha başka bir konsept yok."

Aslan, Dronpark'a yurt dışından bakan düzeyinde ziyaretler olduğunu dile getirerek, üniversite sanayi iş birliğinde önemli bir örneği burada oluşturduklarını kaydetti.

Burada dron teknolojisiyle ilgili firmaları bir araya getirerek onların teker teker ürettiklerini birleştirip dronlar oluşturmak istediklerini anlatan Aslan, "Dron geliştirmeleri üzerine çalışmalar yapıyoruz ve dron pilotluğu eğitimi veriyoruz. Bir dron ile başladık, şu anda 3-4 dronun tasarımı üzerine çalışıyoruz. Bundan sonra dron pilotluğu eğitimine başlayacağız. Teknolojiyi kullanarak, pilot dronu görmeden İstanbul'dan Erzurum'a dahi uçurabilecek." ifadelerini kullandı.

"Dron teknolojileri geleceğin teknolojileri arasında gösteriliyor"

Fly Bvlos Technology Genel Müdürü Murat Islıoğlu da dron teknolojisinin geleceğin teknolojileri arasında gösterildiğini belirterek, bu konuda dünyada da ciddi çalışmalar olduğunu söyledi.

Tamamen yerli yazılım, yeni donanımla tasarım dron üretmeye gayret ettiklerini dile getiren Islıoğlu, "Burada bir okul olarak dron pilotu yetiştirmek istiyoruz. Onun bakımcısını yetiştirmek, uygun konseptte dronlarla kendi yazılımı ve kendi donanımıyla bu pilotları da birleştirerek ihtiyaç duyan ülkelere, ihtiyaç duydukları konfigürasyonda bunları topyekun bir konsept olarak ihraç etmek istiyoruz. Ana amacımız; dron teknolojilerinin bir şekilde ucundan tutan, kanadını yapan, pervanesiyle ilgilenen, elektrik motoruyla ilgilenen, diğer tek zamanlı çift zamanlı motoruyla ilgilenen şirketleri bir araya getirip bir sinerji oluşturarak bir üretim yapmak. Tamamen sivil taraftayız." diye konuştu.

Islıoğlu, üzerinde çalıştıkları dronun mühendislik hesaplamalarını, kavramsal tasarımlarını ve diğer planlamalarını yaptıklarını anlatarak, teknopark alanı içindeki 24 dönümlük arazide dron kümelenmesine yönelik alan oluşturduklarını kaydetti.

Takım lideri Orkut Aktaş ise hava platformunda en büyük katma değerin aerodinamik tasarımdan geldiğini aktararak, kendilerinin de bu kısımlar üzerine yoğunlaştıklarını, aynı zamanda oto pilot, yazılım ve diğer alt sistem entegrasyonu çalışmalarına devam ettiklerini belirtti.

Dronun farklı koşullarda güvenilir operasyon yapabilmesini hedeflediklerini vurgulayan Aktaş, "Diğer araçların görev yapamadığı yerlerde çok daha güvenilir bir şekilde görev yapacak bir sistem üzerinde çalışıyoruz. 2 farklı opsiyon üzerinde çalışılıyor. İlk çıkacak versiyon tamamen elektrikli lityum iyon batarya teknolojisine bağlı, bir sonraki sistem de hibrit. Bu konuda birçok farklı opsiyon mevcut. Bunları şu an mühendislik açısından değerlendiriyoruz. Taşıma kapasitesi faydalı yük miktarı 15 kilogram olacak, 130 kilometre mesafeye yük taşıyor olacak. Özellikle ulaşılması zor alanlara medikal destek sağlamak, arama-kurtarma çalışmalarında kurtarmaya daha çok destek vermek istiyoruz." ifadelerini kullandı. AA



BJK 5106
1 yıl önce - Cum 31 Arl 2021, 18:40



BJK 5106
1 yıl önce - Pts 03 Oca 2022, 15:11

Alıntı:
Eskişehir Teknik Üniversitesi (ESTÜ) Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tansu Filik, 12 insansız hava aracının (İHA) 20 kilometre alanı tarayabildiği yerli "sürü İHA kontrol sistemi" üretti.

RE-SCIENCE Teknoloji firmasının kurucusu da olan Doç. Dr. Filik ile ekibi, yaklaşık 2,5 yıllık çalışma sonucu "mini çok rotorlu sürü İHA kontrol sistemi" geliştirdi.

Kalkış ağırlığı 5,5 ila 6,5 kilogram arasında değişen ve aralarında şifreli haberleşme ağı bulunan 12 İHA'nın kontrol edilebildiği sistem, askeri ve sivil uygulamalarda kullanılabiliyor.

ESTÜ atölyelerinde geliştirilen 12 İHA'nın 20 kilometre alanı 55 dakika boyunca taramasına imkan sağlayan yerli sürü İHA kontrol sistemi, sinyal tespit etme, sinyalin konumunu bulma, bölgeden görüntü alma gibi görevlerde fayda sağlıyor. Sistem aynı zamanda İHA sayısı ile menzili artırma imkanı da sunuyor.

Doç. Dr. Filik, AA muhabirine, geliştirdikleri sistemde İHA'ların, üzerindeki faydalı yükten gelen bilgi doğrultusunda insan kontrolü olmadan tamamen kendi konumlarını alarak sinyal konumu bulma, sinyal tespit etme gibi görevleri yerine getirebildiğini söyledi.

Faydalı yüklerine kamera yerleştirilerek geniş bir alanda yardıma ihtiyacı olan kişilerin aranması, yerinin tespiti gibi görevlerde de kullanılabildiğini belirten Filik, şu bilgileri paylaştı:

"Geliştirdiğimiz İHA'lar 1,5 kilogram faydalı yükle yaklaşık 55 dakika havada görev yapabiliyor. Şu anda yaklaşık 20 kilometrelik bir alanı kapsayabiliyorlar. İHA'ların kalkış ağırlığı 5,5 ila 6,5 kilogram arasında değişiyor. Bir menzil sınırı yok. Menzil limitleri de artırılabiliyor. Kontrol ve izleme yazılımlarını tamamen yerli olarak geliştirdik. Platformlar da ESTÜ atölyelerinde firmamız tarafından geliştirildi. Yaklaşık 2,5 yıllık bir emeğin ürünü. Kendi imkanlarımızla yazılım ve donanım altyapısını geliştirdik."

Gereksinime göre görev yapacak İHA sayısı artırılabiliyor

Tansu Filik, sistemin şu anda 12 İHA'ya kadar desteklenebildiğini ancak gereksinimlere göre yazılım ve donanımla görev yapacak İHA sayısını artırabilecek altyapıya sahip olduklarını vurguladı.

Tek İHA küçük bir alanda görev yapabilirken, sürü İHA'ların iş birliği halinde geniş bir alanı daha hızlı şekilde tarayabildiğini aktaran Filik, şöyle devam etti:

"Çok daha fazla süre havada kalabiliyorlar. Birbirleriyle aralarındaki mesafeyi açarak daha geniş alanı kapsayabiliyorlar. Öncelikle kaç İHA ile çalışacağınızı belirleyip onların görev bölgelerini tespit ediyorsunuz. Kalkıp görev bölgelerine giderek sinyal toplamaya başlıyorlar. Bir tehdit sinyali ya da uyarı algılandığında bunu konumlandırmak için havada geometrik bir şekil alıyorlar. Daha sonra bu sinyalin yerini nokta olarak tespit ediyorlar. Sürü İHA'lar birbiriyle koordineli olduğundan geniş alanda biri sinyal tespit ettiğinde diğerlerini uyarıp sinyalin alındığı bölgede bir araya gelerek çok daha iyi tespit yapabiliyor. Birinin bataryası bittiğinde diğeri onun görevini üstlenebiliyor. Bataryası biten İHA'nın yerine diğeri dahil oluyor. Sürekli operasyon ve kontrol gerektiren görevlerde sağlıklı şekilde kullanılabiliyorlar."

Doç. Dr. Filik, sürü İHA teknolojisinin askeri alanlar dışında sivil uygulamalarda da kullanılmasını hedeflediklerini belirtti.

Tarımsal uygulamalarda, geniş bir alanda toprak ya da bitki analizinde de bundan yararlanabileceğini anlatan Filik, "Geniş alanı kapsayan doğal afetler gündeme geliyor. Yangın, sel, deprem gibi afetler sonrasında da çok geniş bir alana kara yoluyla ulaşıp, oralardan bilgi toplamak bazen kolay olmuyor. Bu tip sürü İHA sistemlerini hızlıca bölgeye gönderebiliriz. Yardıma ihtiyacı olan insanları ve afetin durumunu öğrenebiliriz." diye konuştu. AA





Yurt Gökbörü
1 yıl önce - Pts 03 Oca 2022, 15:13



BJK 5106
1 yıl önce - Pzr 30 Oca 2022, 23:59

Alıntı:
Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesinin (SUBÜ) yüksek lisans tez çalışması kapsamında insansız hava aracı üreten firmayla iş birliği yaparak geliştirdiği zirai drone, ilaçlama, gübreleme ve sıvı tohumlamada kullanılabilecek.

Mekatronik mühendisliği yüksek lisans öğrencisi Emre Temirten'in tez çalışması doğrultusunda akademisyenlerin desteğiyle tasarlanan, 8 dakika uçuş süresi ve 10 litre ilaçlama hacmine sahip drone, dakikada yaklaşık bir dönüm araziyi 3 metre genişlikte ilaçlayabiliyor.

Gübreleme ve sıvı tohumlama da yapabilen "Hasatair" isimli drone, "üniversite-sanayi" iş birliği kapsamında insansız hava aracı üreten firmadan da destek gördü. Firma tarafından seri üretimi yapılması planlanan drone ile tarıma katkı sunulması amaçlanıyor.

"YÜKSEK LİSANS VE DOKTORA TEZLERİNİN RAFLARDA TOZLANMASINI İSTEMİYORUZ"

SUBÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık, AA muhabirine, öğrencilerin uygulama becerisine sahip nitelikli insanlar olarak yetişmesini önemsediklerini, bu bağlamda üniversite-sanayi iş birliği içerisinde sektörün işine yarayacak bir uygulamaya daha imza atıldığını anlattı.

Projenin ekonomik tarafını sektörün karşıladığını, Ar-Ge kısmının ise akademisyenlerin ve öğrencilerin çalışmalarıyla gerçekleştirildiğini aktaran Sarıbıyık, "Bu uygulamayla 'bilginin beceriyle birleştirilmesi' mottomuzu bir defa daha gerçekleştirmiş oluyoruz. Yüksek lisans ve doktora tezlerinin raflarda tozlanmamasını, sektörün ihtiyacına yarayan, sorunlarına çözüm üreten tezler olmasını istiyoruz." dedi.

Drone ile tarım sektörüne ciddi anlamda katkı verileceğini belirten Sarıbıyık, "Bu drone ile kısa süre içinde istenilen yerin ilaçlanması, gübrelenmesi ve örneklerin alınmasıyla ilgili kısımlarda çok başarılı uygulamalar gerçekleştirilecek. Bu tabii ki daha işin başlangıç tarafı, sonrasında bu geliştirilecek." diye konuştu.

"İMALATIMIZI SEKTÖRLE İŞ BİRLİĞİ İÇERİSİNDE TAMAMLADIK"

Proje danışmanı, SUBÜ Robot Teknolojileri ve Akıllı Sistemler Uygulama ve Araştırma Merkezi (ROTASAM) Müdürü Gökhan Atalı da insansız hava araçlarının yanı sıra otonom kara ve su altı araçlarına yönelik yüksek lisans ve doktora seviyesinde çalışmalar yaptıklarını söyledi.

Dışarıdan hazır almak yerine teknolojik altyapısını geliştirip tasarımdan analiz ve teorik hesaplamaya kadar sıfırdan ürün yapmaya çalıştıklarını vurgulayan Atalı, "Hem simülasyon hem de saha çalışmalarında bunun başarı testlerini yaptık. İmalatımızı da sektörle iş birliği içerisinde tamamladık. Bundan sonra ürün daha farklı neler yapabilir, onun araştırmasını yapıyoruz." ifadelerini kullandı.

Yüksek lisans öğrencisi Temirten ise 10 litre hacimli drone ile dakikada bir dönüm arazinin ilaçlanabildiğine işaret ederek, şöyle konuştu:

"Geliştirdiğimiz drone ile yapay zeka teknolojisi kullanarak ürünü tespit edip homojen ilaçlama algoritması geliştirdik, en az ilaçla maksimum verimde ilaçlama yapabiliyoruz. Yüksek lisans tezimde sanayicilerin desteğiyle ortaya ürün çıkmasından dolayı gururluyum, mutluyum. Yıldız Akademi ve üniversiteme, hocalarıma bu imkanları sağladıkları için teşekkür ederim."

"SERİ ÜRETİM YAPARAK 81 İLE YAYILMAK İSTİYORUZ"

Yıldız Akademi Genel Koordinatörü Mehmet Ali Altıntaş da 81 ilde drone eğitimleri verdiklerini, aynı zamanda hobi ve endüstriyel İHA ile drone üretimi gerçekleştirdiklerini dile getirdi.

Üniversiteleri vazgeçilmez bir değer olarak gördüklerini ifade eden Altıntaş, şunları kaydetti:

"Buradaki hocalarımız da sağ olsun çok ilgi gösterdi, biz de gereken maddi desteği verdik. Seri üretim yaparak 81 ilde eğitimci ve temsilcilerimiz vasıtasıyla 81 ile yayılmak istiyoruz. Daha verimli tarım yapabilmek adına böyle bir ürün geliştirildi, biz de çok mutluyuz, ortaya harika ürün çıktı. İlaçlamada, rekolte ölçümlerinde çok ciddi verim artışı sağlayacak. Bu drone diğerlerine göre çok farklı. Ticari alandaki drone ya ithal ediliyor ya da paket olarak yurt dışından getirilip burada montajı yapılıyor. Burada tamamen özgün tasarım yapıldı, yazılımı, servisi, garantisi, teknik desteği her şeyiyle mükemmel." (AA, Mehmet Karakaş)






BJK 5106
1 yıl önce - Pts 31 Oca 2022, 00:43

Alıntı:
Sakarya Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi (SEDAŞ) ekipleri, kesintisiz enerji için zorlu kış şartlarında gece gündüz demeden yoğun mesai harcıyor.

Hafta başından itibaren tüm yurdu etkisi altına alan kar yağışı boyunca sahadaki enerji nöbetini sürdüren SEDAŞ ekipleri, çalışmalarında dronlardan yararlanarak belirledikleri arızalara kısa sürede müdahale ediyor.

Olumsuz hava şartlarına karşı tam kadro görev başında olan SEDAŞ ekipleri, Bolu, Düzce, Kocaeli ve Sakarya bölgesinde enerji sürekliliğini korumak için gece gündüz sahada bulunuyor.

İl ve ilçe merkezlerinin yanı sıra yüksek kesimler ve köylerde de enerji nöbetine devam eden ekipler, ileri teknolojik donanımları sayesinde hava koşullarından kaynaklı teknik arızaları kısa zamanda gideriyor.

SEDAŞ'ın bölge uzmanlarının da yerinden takip ettiği operasyonlarda kullanılan dronlar, arıza tespit ve müdahale süresini kısaltıyor.

Bolu'nun yüksek kesimleri ve ormanlık alanlarında dron yardımıyla erişimin zor olduğu yerlerde kolayca arama-tarama faaliyetleri yapılıyor.

Arıza yaşanan noktaları havadan saptayan ekipler, araçlarıyla belirlenen bölgeye ulaşarak onarım işlemlerini tamamlıyor.

Kar nedeniyle kapanan yollarda ise valilik, il ve ilçe yerel yönetim birimleri ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığına (AFAD) bağlı ekiplerle koordineli biçimde hareket ediliyor.

"Zorlu hava ve yol koşullarında çalışmaya devam ediyoruz"

SEDAŞ operasyon uzmanı Çağla Güleç, AA muhabirine, kar yağışı öncesi meteorolojinin uyarıları doğrultusunda hazırlıklarını tamamladıklarını söyledi.

Zorlu hava ve yol koşullarında 7 gün 24 saat esasına dayalı çalışmaya devam ettiklerini belirterek, "Artık arızalarımıza müdahale konusunda dronlar kullanılmaya başlandı. Böylece arızalara müdahale süremizi azaltmaktayız. Bu sayede vatandaşlarımızın enerjisiz kalma sürelerini azaltıyoruz. Arızaların tespitini daha kısa sürede sağladığımız için vatandaşların mağdur olmalarını engellemiş oluyoruz. Dronlar aynı zamanda ekiplerimiz için de çok faydalı oluyor. Çok uzun hatlarda yürümek yerine dronla daha kısa sürede hatlarımızı kontrol ediyoruz ve arızanın yerini noktasal olarak tespit ediyoruz." diye konuştu.

Enerji müsaadesi uzmanı Volkan Ulutaş da arıza tespitinde dronlardan yararlandıklarını dile getirerek, "Dron kullanımı özellikle kışın karla mücadelede çok önem arz etmektedir. Yalnızca kar yağışında değil, kriz anlarında ve diğer afet anlarında da bize optimum fayda sağlıyor. Bu bağlamda dronları arızalara hızlı müdahale açısından aktif olarak kullanıyoruz." ifadelerini kullandı. (AA)



BJK 5106
1 yıl önce - Sal 08 Şub 2022, 13:15

Alıntı:


UÇBEY VTOL Bulut Altı İHA

BİYOTEKSAN tarafından tasarlanan, geliştirilen ve üretilen UÇBEY VTOL Bulut Altı İHA güvenlik güçlerine hizmet vermektedir. Ülkemizin ihtiyaçlarına yönelik olarak geliştirilen UÇBEY bulut altı insansız hava aracı (BİHA) dikey iniş kalkış (VTOL) özelliği ile esnek biçimde kullanılabiliyor. 3,5 metre kanat açıklığına ve 22 kg kalkış ağırlığına sahip olan UÇBEY BİHA taşıdığı ISR gimbal sistemiyle keşif ve gözetleme görevlerinde kullanılabiliyor. Elektrik motorları ile 3 saat havada kalabiliyor.

UÇBEY dikey iniş-kalkış yapabilmekte ve bu sayede pist ihtiyacı olmadan birçok alanda/arazide hızlıca kullanılabilmektedir. Elektrikli motorları sayesinde 1.000 mt. irtifada görünmemekte ve duyulmamaktadır.
Bu sayede keşif-gözetleme ve istihbari operasyonlarda hedefe fark edilmeden operasyonu başarı ile icra edebilmektedir.




Diğer kullanım alanları olarak; doğal afetlerde arama kurtarma operasyonlarına destek verilmesi, sahil ve sınır güvenliği, göçmen kaçakçılığı ile mücadele, kaçakçılık, narkotik operasyonları, orman yangınları ile mücadele gibi alanlarda da sayılabilir.

Deniz sistemlerinde kullanılabilecek, dikey iniş kalkış (VTOL) yeteneğine sahip bir BİHA’nın eksikliği ise uzun süredir çeşitli mecralarda dile getirilen ve dünyada da ciddi ihtiyaçların olduğu bir konuydu. BİYOTEKSAN tarafından geliştirilen UÇBEY bu kabiliyeti ile hem önemli bir eksikliği gideriyor hem de bu kabiliyeti ile rakiplerine kıyasla önemli bir avantaj sağlıyor.



UÇBEY VTOL İHA Teknik Özellikleri

Uçuş Süresi: 2,5 Saat
Azami İrtifa: 10.000 Feat
Ortalama Seyir Hızı: 20 m/s
Canlı Görüntü Aktarma Menzili: 50 km HD
Motor Tipi: Elektrik
Gövde Tipi: Kompozit-Carbonfiber (Yerli Üretim)
Yakıt Tipi: Batarya
Otopilot: Var (Yerli Üretim)
Şifreli İletişim: Var
Anti-Jamming: Var (Yerli Üretim)
Kamera: Termal ve Gündüz Görüş Kamera
Toplam Ağırlık: 22 Kg (Faydalı Yük Dahil)
Kanat Açıklığı: 3,5 Metre
Hareketli Nesne Takibi: Var
Uçuş Şekli: Otonom
YKİ ve İHA iki çantada taşınabilir.
İHA ve diğer ekipmanlar demonte ve portatif taşınabilir.
(defenceturk)


https://www.biyoteksan.com.tr/ucbey-vtol-bulut-alti-iha-2


BJK 5106
1 yıl önce - Cum 11 Şub 2022, 01:01

Alıntı:
Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Mühendislik Fakültesi Enerji Mühendisliği Bölümü Yenilenebilir Enerji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Serdar Genç, AA muhabirine, yarasa kanadının kabiliyetinin insansız hava araçlarında (İHA) kullanılması üzerinde uzun yıllardır çalıştığını, bu kapsamda kısmi esnek ve aerodinamik kanat geliştirdiğini anlattı.

Rüzgar laboratuvarında aerodinamik iyileştirmelerle ilgili çalıştıklarını belirten Genç, yarasa kanatlarının rüzgar türbini veya İHA'larda kullanılmasına yönelik 2013 yılında verdiği TÜBİTAK projesinin de kabul edildiğini aktardı.

Genç, geliştirdikleri 50 santimetrelik prototip kanatla ilgili testlerde olumlu sonuç aldıklarını dile getirerek, şöyle devam etti:

"Yarasa, kanatları esnek olduğundan istediği zaman manevra kabiliyetini artırmak için esneklik kısmını değiştirebiliyor. Biz de 'bunu özellikle rüzgar türbini ve insansız hava araçlarında görülen ayrılma kabarcığı dediğimiz olumsuzluğun bertaraf edilmesi için neden kullanmıyoruz' dedik. Çalışmalarımızda güzel sonuçlar elde ettik. Özellikle taşıma kat sayısı dediğimiz, uçağın veya insansız hava aracının performansında yüzde 25 artış, yakıt sarfiyatında yüzde 10'lara kadar azalma olduğunu gördük. Bununla ilgili 2016 yılında patent başvurusu da yaptık ve 2020'de tescillendi. Bununla ilgili doktora tezi de hazırladık. Öğretim elemanımız Halil Hakan Açıkel, doktora tezini tamamladı. Eylül 2021'de de TÜBA'dan Sanayi ve Teknoloji Bakanımızın elinden ödül aldık."

"1200-1300 fitlere rahatlıkla çıkmasını bekliyoruz"

Patentin lisanslamasının yapıldığını vurgulayan Genç, ticarileştirilebilmesi ve İHA kanadında kullanılabilmesi için çalıştıklarını kaydetti.

Yerli ve milli İHA'larda bu kanatları kullanmak istediklerinin altını çizen Genç, şöyle konuştu:

"Örneğin, 1000 fitlerde uçarken 1200-1300 fitlere rahatlıkla çıkmasını bekliyoruz. Bu kısmi esnek ve aerodinamik kanat bizim patentimizin ismi. Bu kanat vasıtasıyla özellikle insansız hava aracının daha stabil uçmasını, titreşimi engellemeyi hedefliyoruz. Hedefimiz, özellikle yerli ve milli insansız hava araçlarının üzerinde bunu kullanmak. Bunun için TAI ve Bayraktar ile görüşmeler yaptık ve yapıyoruz. Kendimizi onlara tanıtıyoruz. Saha ve uçuş testlerinin sonuçlarını aldıktan sonra temaslar kurmayı hedefliyoruz."

Genç, testlerin titizlikle yapıldığına işaret ederek, "Hazırlıklarımızı yaptık ancak hava şartlarından dolayı İHA'ların üzerindeki testleri şimdilik durdurduk. Rüzgar laboratuvarındaki testlerimizde performansın arttığını gördük. Lakin bunların özellikle verilerinin alınması için strengthler yerleştireceğiz ve bahar aylarında bu testleri tekrarlayacağız." ifadelerini kullandı. (AA)










sayfa 10
« önceki   123 ... 910111213   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET