en iyisi cami yapacağız diye odtünün arazisine devlet el koysun, sonra içine rezidansları avmleri yapsın, bitsin bu komunizm:) bu arada odtülü arkadaş bedava kapak dağıtıyor diye herkes sıraya girmiş.
o yaratıkları savunmam ama her üniversitede pis işlerin döndüğü doğru, ayrıca odtü'nün arazisi teknoloji üretebilecek şirketlerce kullanılmalı, avm işi falan olursa tam saçmalık olur
o yaratıkları savunmam ama her üniversitede pis işlerin döndüğü doğru, ayrıca odtü'nün arazisi teknoloji üretebilecek şirketlerce kullanılmalı, avm işi falan olursa tam saçmalık olur
neden odtünün arazisi şirket teknoloji şirketi dediğin yer öyle çok byük arzileri kaplamaması gerekiyor
diyelimki şirketler için kullanılacak senin dediğin gibi ayrıca koskoca bozkır bir ankarada arazi kalmadıda güzelim araziye çökecekler
ayrıca odtünün içinde bulunduğu zaten bir teknoloji kümlenemesi var teknokent olarak
daha fazla alanda daha fazla olsun kötü mü olur?
hiç yenileme gerekmeyecek mi, yeni yatırımlar gerekmeyecek mi, yerinde mi sayıyor bilim.
beni yanlış anladınız
neyse kendi işimize bakalım
ODTÜ kampüsünün güneyinde öğrencilerin ve öğretim üyelerinin kullanımında bulunan 2 bin kişilik ODTÜ Camii yer alıyor. Öğrencilerin ibadet etmesi için kampüs içindeki kütüphane, hazırlık okulu ve atölyeler bölgesinde ise birer olmak üzere toplam 3 mescit ve yurtlarda namaz odaları yer alıyor ancak 27 binin üzerinde öğrencisi bulunan üniversitedeki bu ibadet mekanları talepleri karşılamadığı için öğrenciler daha büyük bir mescit talebinde bulundu.
ODTÜ hazırlık okulunun ana binasının bodrum katında ve yaklaşık 40 metrekare alana sahip ve "ısı tesisat alanı" adı verilen kalorifer borularının kapladığı mekandaki mescidin yeterli gelmemesi ve öğrencilerin yeni bir mescit talebi üzerine başlatılan mescit inşaatı, karşıt görüşlü öğrencilerin baskısı üzerine tamamlanamamıştı.
ODTÜ yönetiminin, öğrencilerin ve kamuoyunun tepkisi üzerine yarım kalan hazırlık okulu yakınında bulunan "Kıbrıs Baraka" adı verilen binayı şubat ayında ibadete açmayı planladığı öğrenildi.
ODTÜ'deki son dönemde yaşanan olaylar sırasında darbedilen öğrenciler, AA'ya yaptıkları açıklamada ise 19 Aralık 2015 Cumartesi günü Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'in de katılacağı sabah namazı programına gidebilmek için saat sabah saatlerinde yurtlarından çıktıklarını anlattı.
"Eğer iddia edildiği gibi okulda IŞİD gibi örgütler varsa, üniversite yönetimi, dedikoduları dillendirmek yerine somut adımlar atmalıdır. Okulda var olduğu iddia edilen bütün marjinal örgütlenmelere karşı güvenlik güçlerini göreve çağırmalıdır" diyen öğrenciler, ibadet özgürlüğü ve can güvenliğinin sağlanması konusunda gerekli somut adımların atılmasını istediler.
ODTÜ'lü öğrenciler, "Bütün bunlarla beraber, bu saldırıları gerçekleştirenlerin ODTÜ içerisinde marjinal bir azınlık olduğunu biliyor ve bütün ODTÜ mensuplarının karalanmaması gerektiğini de belirtiyoruz" ifadesini kullandılar.
Barakanın önüne "mutabakata varılana kadar inşaat durdurulmuştur" yazısının konulduğunu belirten öğrenciler, şu ifadeleri kullandılar:
"ODTÜ'de öğrencilerin namaz kılması için yurtlar dışında 2 mescit bulunuyor. Birisi hazırlık okulu, diğeri ise kütüphane mescidi. Atölyeler bölgesindeki mescit ile güney kampüsteki ODTÜ Camii ise derslerin yapıldığı fakültelere oldukça uzak mesafede. ODTÜ'de dersler, 50 dakika, molalar ise 10 dakika. Bu nedenle kısa ders aralarında uzak mescitleri kullanamıyoruz. Mescitler arasındaki mesafeler ise 15 dakika ile yarım saat arasında değişiyor. Özellikle barakaya yapılacak mescidin, hazırlık okulundaki öğrencilerin taleplerini büyük oranda karşılayacağını düşünüyoruz."
* Mescitler arası mesafe 15 dakika ile 30 dakika arası.
*Hazırlık okulunda ortalama 3 bin öğrenci var ve mescid 20 kişilik mekan ise oldukça sağlıksız ve hijyenden uzak.
* Resimlerini patlaştığınız ODTÜ cami kampüsün oldukça dışında mesela Güney kampüsten camiye gidiş geliş 1 SAAT, Hazırlık okulundan gidiş geliş 40 DAKİKA.
Nabi Avcı bilgisi ile Marksistlerle maytap geçmiş. Sayın Nabi Avcı'yı tebrik ederim:
TARİHTE BAZI ŞEYLER İKİ KERE OLUR
Özellikle o kitabın girişinde Marx, Hegel’i tamamlamak üzere bir cümle söyler. Der ki; 'Tarihte evet bazı şeyler iki kere olur. Birincisinde trajedi, ikincisinde komedi.'
Şimdi Türkiye bu trajedileri geçmişte yaşadı. Onun için ben üniversitelerimizde şiddet estirmeye kalkışan, başka öğrencilerin öğrenim özgürlüğünü engellemeye yeltenen, kendi dar ideolojik kalıplarını tüm üniversiteye, fakülteye, koridorlara yaymak isteyen bu öğrencilere, o okuldan olsun dışarıdan gelmiş olsun hepsine bu cümleyi bir kere daha düşünmelerini tavsiye ediyorum."