kapkaranlık odamda yanlızları oynuyorum artık kimseyi duymak yada dinlemek istemiyorum.gece suspus tenim ürkek ve soguk ben uguldayan başımı dizlerimle kapadım ne yıldızları nede bulutları görebiliyorum.kapadım gözlerimi hayata vede aşka herşey zifiri karanlık artık. yaşam ne zor geliyor bedenime kalbim vucuduma agır geliyor.söküp atasım geliyor duruyorum düşünüyorum çekiyorum elimi seviyorum diyorum ve uyuyorum...
kimine göre hayat bir şiir, kime göre de bir resim
Ne derdin var, yüzünde renkler soluyor deniz?
Taş kalpli kayalar da anlamıyor halinden
Kabarıyor yüreğin iniyor sahillere,
Hercai menekşeyle küsünce birden bire
Gümüş grisi cildin kurşun oluyor deniz.
Dalgaların kumsalda saç baş yoluyor deniz.
Canından can çekiyor kıyında balıkçılar
Yakamozlar telli bir turnaya dönüşüyor.
Kayalarda iksirin kırık cam parçaları,
Kumların üzerinde darmadağın inciler;
Üşüyor denizkızı ağlıyor ve düşüyor
Yakamozlar telli bir turnaya dönüşüyor.
Nice ceylan gözlerin izleri var yüzünde
Navarin limanından alev alıyor deniz.
Ne hüzünler inip de çıkmıyor yüreğinden
Lades kemiği gibi en nadide yerinden
Kopunca burkuluyor, dibe dalıyor deniz
Acıyla dört bir yana figan salıyor deniz.
O kadının kalbi mi, yoksa senin kalbin mi,
Kodlanmamış sırlarla dolup taşıyor deniz?
İhtirasla sinene sardığın Ertuğrul’la
Halvet olduğun zaman çağı aşıyor deniz.
Canına can katıldı, kanına kan damladı.
Senin ruhunda şimdi kimler yaşıyor deniz?
Bir beyaz rahmettir ,bir yeşil murad
Görmeyen ne bilsin oy bu sevdayı
Tüter buram buram yücelir kat kat
Artırır gün hafta ay bu sevdayı
Değişir bu mevsim bu poyraz yeter
Yurdumda dâvamın rüzgarı eser
Gün gelir anlayıp bağrına basar
Şehir bu sevdayı köy bu sevdayı
Yeminim var oğlum kızım üstüne
Yazdım nakış nakış özüm üstüne
Çilesi belası gözüm üstüne
Derdimin dermanı say bu sevdayı
Mukaddes hareket mübarek mâna
Hakk ile bu dava yürür yarına
Alır bir kanattan döker ummana
Irmak bu sevdayı çay bu sevdayı
Batılın çokluğu uzaktır bizden
Severim turnağım hak olan elden
En soylu türküden en doğru sazdan
Dinle bu sevdayı duy bu sevdayı
BEDENİME KORKAK YÜREK YÜKLEMEM
TATLI DİYE ÖZ CANIMI SAKLAMAM
ÖLDÜĞÜMDE ÇALGI ÇELENK BEKLEMEM
AL GÖTÜR KABRİME KOY BU SEVDAYI.
Grup Haykırış
Mukaddes davamız olan "İslam"ı yeryüzünde hakim kılmak için gerekli olan maddi,manevi her türlü fedâkarlığı yapmaya ,bu uğurda her türlü fidyeyi ödemeye hazırız.Her kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse onlar kâfirlerin ta kendileridir.(Maide Suresi/44.Ayet) Kelamullahtır."Ben öyle hükmetmiyorum;ama inanlardanım" deme lüksünüz yok.Bir şey hem siyah,hem beyaz olamaz.
En son Mehmet Türkyılmaz tarafından Pts 16 Ksm 2009, 20:56 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Ne güzel değil mi yaşadıklarımız
Ne güzel
Artık ne üyeliği iptal edilenler, nede üye olamayanlar
Bulamaz o günleri
Bazen düşünüyorum da
Denetçilerdede yanlış bir şeyler vardı galiba diyorum
Üyeliği iptal olanlar kıymetini bilemedi bir şeylerin
Hatırlarmısın akşam olur
Bilgisayarımızı açar wowu tıklardık
Siz başlığı açar
Başlık bir numara olurdu
Olmadık şeylere eksi verir
Durup dururken artı verirdik
Haklı olduğumuz konularda üste çıkardık
Bir de siyasi konu olunca kenarda dururduk
Sen wow puanlarından anasayfaya çıkmak isterdin
İsteğin olmayınca
Rakiplere kızardın
Çok kızardın başlık açtığıma
Ve eksiyi yapıştırırdın
Uzun uzun zararlarını anlatırdın bana
Arasıra başlık açsanda
Başlık bir doğru olsa
Bir yanlış olurdu
Yani başlıklarla anlaşamazdın
Komşuların başlıkları vardı
Bizim kızla yorum yapardınız
Çocuk bahcesine giderdiniz
Ben wowturkeyde resim bakardım
Arasıra arkadaşlar gelir
Grupça wowa takılırdık
Şurdan burdan yazardık işte
Benim eksi hatıralarım
Senin başlık hikayelerin bitmezdi
İlk tanıştığımız günü hatırlar gülerdik
Sen eski Ankara resimleri arardın
Bende her seferinde hatırlamazdım
Şimdi hatırlıyorum
Siyah beyaz bir fotoğraf
Kızılay bomboş bir arazi, her yer başak buğday tarlası
Ve bir Perşembe günü saat 2'yi 4 geçiyordu
İkimizde yazan kişiye bakmamıştık çarpıştık önce
Sen eksi verdin sonra ben
Çoğalan eksilerimizi denetçiler topladı
Avatarda Gözgöze geldik ve başladık
Film gibi yani
Son mesajını dün aldım
Teşekkür ederim hemen artıyı bastım
Ben sana yazmıştım domuz grip salgını var demiştim
Bak yine gribe yakalanmışsın
Neyse geçmiş olsun
Buralarda da hava soğuk ama hasta falan değilim
Bu gözlüklerle başım dertte mesaj yazarken zorlanıyorum
Hayat işte yuvarlanıp gidiyoruz eksisiyle artısıyla
Hepinizi çok özledim.....
Yağmur_06
Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta;
Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum!
Aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta;
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!
Ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin;
İki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler.
Tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin;
Yolumun zafer takı, gölgeden taş kemerler.
Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;
Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!
Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;
Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.
......
NECİP FAZIL KISAKÜREK
Yalnızlık üzerine yazılmış var mı başka dize. Yaşamı ve yazmış üstad. Hissetmiş ve döktürmüş. Yalnız olanlara ithaf olunur.
Mezarda kan terliyor babamın iskeleti;
Ne yaptık, ne yaptılar mukaddes emaneti?
Ah! küçük hokkabazlık, sefil aynalı dolap;
Bir şapka, bir eldiven, bir maymun ve inkılap!
Necip Fazıl Kısakürek'e ait muhasebe ve destan şiirlerinden alıntıdır.
"Devrim" gerçekleştirdiği iddiasıyla kendi ideolojisini kutsayarak, halka dayatan birtakım şahıs ve zümrelere güzel bir gönderme yapılmıştır.Zekâ ve sanatın müthiş ahengidir...Mekânın cennet olsun Üstadım.
Fiziksel yalnızlığın ötesinde bir yalnızlık bu
Ruhun bedenin bir köşesine sindiği..
Kalabalık cadede insan seli akıp giderken, hayat akıp giderken,
Öylece durduğun...
Rüyalarda yalnız mesela,
Kırık uykularda sendeler durur..
Ruh yalnızsa,
Gönül kafesi dar..
Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,
kendimi bulduğumda anladım.
herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
kendi yolumu çizdiğimde anladım..
bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak, dinleyerek değil..
bildiklerini bana neden anlatmadığını,anladım..
yüreğinde aşk olmadan geçen hergün kayıpmış,
aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..
acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
neden hiç ağlamadığını anladım...
ağlayanı güldürebilmek, ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
gözyaşımı kahkaya çevirdiğinde anladım...
bir insanı herhangi biri kırabilir,
ama bir tek en çok sevdiği acıtabilirmiş,
çok acıttığında anladım...
fakat,hakedermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,
gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terkettiğinde anladım...
yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
yüreğini elime koyduğunda anladım...
"sana ihtiyacım var, gel !" diyebilmekmiş güçlü olmak,
sana "git" dediğimde anladım...
biri sana "git" dediğinde, "kalmak istiyorum" diyebilmekmiş sevmek,
git dediklerinde gittiğimde anladım...
sana sevgim şımarık bir çocukmuş, her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım...
özür dilemek değil, "affet beni" diye haykırmak istemekmiş pişman olmak,
gerçekten pişman olduğumda anladım...
ve gurur, kaybedenlerin, acizlerin maskesiymiş,
sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
yüreğimde sevgi bulduğumda anladım...
ölürcesine isteyen, beklemez, sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
beni afetmeni ölürcesine istediğimde anladım...
'sevgi emekmiş',
emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş...
can yücel
Sevgiyi, aşkı, pişmanlığı, gururu çok güzel anlatan bir şiir. Tüm bunları anladığımızda çok geç olmaması dileğiyle...