Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Erzurum Silüeti
« önceki   1234   sonraki »

ANA SAYFA -> Diğer Şehirler
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
sayfa 3
mihl0571
10 ay önce - Cum 05 Oca 2018, 23:31

Tarihi Siluetin İçinden Çıkan Çirkinlik Abideleri
Son yıllarda Erzurum’un yaşadığı kentsel gelişmeleri Şehir Plancıları olarak
yakından takip etmekteyiz. Özellikle son beş yılda yaşanan gelişmeler gelecek adına
kaygılarımızı artıran bir boyuta gelmiştir. Bu durum hakkında bir durum tespiti yapmak ve
tarihe not düşmek için bu metni sizlerin dikkatine sunuyorum. Konumuz Erzurum’un
Yakutiye ilçesi Hasanibasri mahallesinde yaşanan gelişmelerle ilgilidir. Kentsel dönüşüm
projelerine konu olan mahallede, son üç yılda ortaya çıkan apartmanlar kentin silüetini
bozmakta ve gelecekteki kentleşme biçimine dair olumsuz fikirler vermektedir.
Bu açıklamanın konusu olan yapılar Hasanibasri mahallesi 184 ada 129 parsel
üzerindeki Buhara Konutlarıdır. 15 katlı olarak Erzurumun en yüksek katlı apartmanları olan
yapılar Erzurum’un tarihi çekirdeğine 400 metre mesafede, Palandöken dağına doğru kentin
tarihi silüeti içerisinden çıkan çirkinlik abideleri olarak herkesin dikkatini çekmektedir. Kale,
Çifte Minareli Medrese, Üç Kümbetler ve Palandöken dağından oluşan Erzurum silüeti
içerisinde artık Buhara Konutları da yer almaktadır. Şehir Plancıları Odası Erzurum İl
Temsilciliği olarak aşağıda dikkatinize sunduğumuz durum değerlendirmesi, kamuoyunun
dikkatini kentteki yeni yapılaşmalara çekmesi için büyük önem taşımaktadır.
Yaptığımız ilk değerlendirmede söz konusu yapılar çevresindeki tarihi yapıların
gabarileri ya da kentin kuzey yönünden Palandöken dağına bakışta görünen siluete göre
saptanmış bir kentsel tasarım ve bina yükseklikleri planı veya politikasının olmadığı
görülmüştür. 2005 yılında bir-iki katlı, fiziksel durumu kötü konutların bulunduğu bölgede
başlayan kentsel dönüşüm hareketinin yıkım etkileri 2009 yılında gözlenmeye başlamıştır.
2012 yılında üzerindeki yapıların tamamen temizlendiği anlaşılan bölgede, 2014 yılına
gelindiğinde bugün gördüğümüz inşaatlar yer almıştır.
Buhara Konutlarının bulunduğu alan kentin tarihi ve kültürel değerleri açısından da
önemli bir çevre görüşüne sahiptir. Hasani Basri Türbesi’nin de bulunduğu alan kuzeyinde
yer alan Üç Kümbetler, Çifte Minareli Medrese ve Erzurum Kalesi ile tarihi bir odak
oluşturmaktadır. Güneyinde ise Palandöken dağını da içine alan tarihi bir siluete sahiptir.
Dolayısı ile bu bölgenin Erzurum halkı için hem tarihi hem de kültürel anlamı oldukça
yüksektir. Bu değerlerin varlığını tehdit altına alan, görünürlüklerini ve erişilebilirliklerini
zorlayacak bu tarz müdahaleler aslında kentin geçmişine ve kimliğine karşı yapılmış
müdahaleler olarak kabul edilmelidir.
Parsel ölçeğinde ilan edilen ve bazı özel ve tüzel kişilere imar ayrıcalığı sağlayan bu
uygulamayla planlama esasları yok sayılmakta, Anayasa’nın temel ilkeleri zedelenmektedir.
Söz konusu taşınmazlar için öngörülen yapılaşma şartları çevresindeki yapılaşma şartlarına
oranla oldukça yüksektir. Dolayısı ile tüm planlarda olması gereken bütünlük ve kapsamlılık
ilkelerine aykırıdır ve bu haliyle planlama esasları ile de örtüşmemektedir. Yapılar tarihi
doku ve kent silueti üzerindeki olumsuz etkileri kadar kent bütününde tetikleyeceği imar
hareketleri ile de oldukça sorunludur. Ayrıca, Erzurum kentinin sosyal (nüfusun azalması göç
problemi), ekonomik (iş imkânlarının sınırlılığı, alım gücünün düşüklüğü) ve fiziksel
(deprem riski) niteliklerine uyumsuz olduğu gibi; bu alanlardaki temel ihtiyaçlara da cevap
verememekte, hatta yeni sorunlara neden olmaktadır. Dolayısı ile bu şekilde yapılaşmanın
şehircilik ilkeleri, planlama esas ve teknikleri ile kamu yararına aykırı olduğu görülmektedir.
Bahsi geçen yapılar çevresindeki ve kent ölçeğindeki tüm verileri yok sayarak tek
parsel için yapılan düzenlemeler ve sonrasındaki uygulamalar ile öncelikle kent silueti ve
ilişkili olarak kent kimliği üzerinde ciddi tahribatlar yaratmaktadır. Kent kimlikleri, tarihsel
süreç içerisinde doğal, beşeri ve insan eliyle yapılmış öğelerin etkisiyle oluşurlar ve sadece
görsel çevrenin şekillenmesi ile ilgili değildirler. Yarattıkları sembolik anlamlarla kentin
varoluşuna dair önemli bir güce sahiptir kent kimlikleri. Kentlerin siluetleri ise bu olguları
görünür hale getirerek, kentin tarihi ve kültürel birikimini yansıtan tasarım değeri yüksek
birer görsel bütünlük oluşturmaktadırlar. Oysa söz konusu uygulama ile kentin ve bölgenin
hem doğal hem de tarihi özelliklerine yabancı bir alt bölge inşa edilmesinin yolu açılmış,
kentin dokusuna ve siluetine aykırı yapılar ortaya çıkmıştır. Bu yapılaşma biçimi, estetikten
yoksun, kent imgelerini olumsuz etkileyen bir yapı ortaya çıkarmaktadır, bu nedenle konunun
kentsel tasarımın gerekleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
Kentsel tasarımın hedeflerinden biri kentteki çeşitliliğin birbirini dengelemesini de
sağlayarak estetik bir düzen, estetik bir bütünsellik oluşturmaktır. Kentleri bu açıdan
değerlendirmek için yapıların ölçü, biçim, konum, diğer nesnelere uzaklığı ve yönlenme gibi
özelliklerine bakılmalıdır. Bu açılardan incelendiğinde söz konusu yapıların hem tarihi silueti
bozdukları hem de çevresindeki yapılaşmaya uyumsuz, kaba, aykırı bir kentsel parça
oluşturduğu görülmektedir. Görüntü kirliliğini oluşturan etmenlerin önlenmesine yönelik
olarak ilgili tüm kişi, kurum ve kuruluşun azami derecede hassasiyet göstermesi bir
zorunluluktur. Bu türden bir kirliliğe yol açmamak için yapıların estetik ve fonksiyonel
hedeflere uygun olarak inşa edilmesi gerekir. Bina ve yapıların bir araya gelerek
oluşturdukları çevrenin yalnızca insanların biyolojik gereksinimlerini karşılayan işlevsellik
değil, aynı zamanda toplumların psikolojik ve entelektüel gereksinimlerini karşılayan estetik
nitelikler taşıyacak şekilde oluşturulması da önemlidir. Kent genelinde, çevre ve şehir estetiği
ile yöre mimari dokusunun korunmasına yönelik olarak kentsel tasarım rehberlerinin
hazırlanması ve uygulamalarda dikkate alınması şarttır. Aksi halde bugün karşılaştığımız gibi
tarihi merkezle ilişki kurmayan ve tarihi-kültürel miras alanı üzerinde olumsuz etki yaratan
durumlar artacaktır.
İnsanlar, çevresindeki nesneler hakkında, bulunduğu yer, zaman ve nesneye kendi
yüklediği anlam açısından bir değerlendirme yaparlar. Bunlar zamanla kente dair oluşmuş
“imge”ler haline gelirler. Kentleri bu imgeler açısından değerlendiren kuramlara (Kevin
Lynch, The Image of the City) göre kentler beş temel öğe ile algılanmaktadır. Bunlar - izler,
kenarlar, odaklar, nirengiler ve yöreler olarak tanımlanmıştır. İlk dört öge bir araya gelerek
kentli bireylerin algıladıkları ve tanıdıkları bir yöreyi oluşturmaktadırlar. Böylece oluşturulan
ya da oluşan yörelerin, ya da yerlerin anlamları açısından da irdelenmesi tartışılan nesnenin
varlık nedenini de ortaya çıkartacaktır. Aşağıda, söz konusu yapılar için bu bağlamda bir
değerlendirme yapılmıştır:
 İzler: Yapılar ya önemli bir iz (yol) üzerinde ya da rastlantısal olarak, sadece bir
mülkiyet ilişkisi içinde mi oluşabilirler? Söz konusu yapı rastlantısal olarak bir
mülkiyet ilişkisi içinde oluşmuştur ve kentsel sistem içerisinde hiç bir anlamı
bulunmamaktadır. Kent merkezine bu kadar yakın olduğu halde, herhangi bir
anlamlı iz üzerinde bulunmamaktadır. Bu açıdan varlığını meşru kılacak bir oluşum
görülmemektedir.
 Kenarlar: Yapılar kent merkezinin hemen güneyinde hiçbir tanımı olmayan bir yere
konulmuştur. Yani farklı bölgeler arasında bir sınır oluşturma, bu bölgeleri
birleştirme, bölgeler arasında ilişki kurulmasını sağlama gibi kent için anlamlı bir
yenilik getirmemiştir.
 Odaklar: Yapılar bir kentsel odakla ilişki üzerinden de anlam kazanırlar. Yapının
mekanik olarak yerleştirilmesi ile kent içinde yaya ve araç dolaşımının kesiştiği,
insanların eriştiği bir konumda bulunması farklı kentsel dinamikler yaratmaktadır.
Yapının kentsel ve kültürel iletişimi yükseltecek bir yapı olması, özellikle söz
konusu yapı gibi tarihi ve kültürel değerlerle yan yana olan yapılar için ayrıca
önemli olmaktadır. Oysa bu yapının yeni bir odak oluşturamayacağı gibi bölgenin
bir kent odağı oluşturma potansiyelini de yok edeceği görülmektedir. Kentin
kalbinde önemli bir odak haline gelmesi gereken bölge, yapının hemen çevresinde
oluşturacağı yapılaşma etkisi ile giderek kentlilerle yabancılaşacak bir doku haline
gelecektir.
 Nirengiler: Bazen görünür kütleleriyle, bazen kent içindeki önemleriyle bilinen yapı,
ya da yapı grupları kentin nirengileridir. Nirengiler kentte bir şeye işaret ederler.
Herkes bilir ki, oraya gittiğinde bir kentsel olay ile karşılaşacaktır, bazı sosyal ve
kültürel alışverişlerde bulunacaktır. Söz konusu yapılar fiziksel varlıklarıyla
yadsınamaz bir şekilde bir nirengidir. Kaleden ve Çifte Minareden görünen bu yapı
kentin bir bölgesini simgesel olarak denetimine almıştır; ancak neyi simgelediği bir
sorun olmaktadır. Tarihsel kimliğe sahip yapıların arasında, kent kimliğinin tüm
yapıtaşlarını taşıyan bir Erzurum’a özgü bu bölgede her şehirde bulunan görsel
özellikleriyle mevcut silueti de bozarak bu kimliğe zarar vermektedir. Kentlilerin bu
yapıdan bir şey ummaları mümkün değildir. Bu dönemin sıradanlığını yansıtan
binaların yeri kentin tarihi merkezi değildir ve olumsuz bir nirengi olarak
nitelendirilmesi gerekmektedir.
 Yöreler: Yüksek blokların (15kat) bulunduğu yörenin, konut ve dönüşüm alanı
olarak planlandığı anlaşılmaktadır. Kent tarihinde bu kadar önemi olan bir yerin
yakınında bu türden bir yapılaşma koşulunun tanımlanması sadece ilgili yöreyi
değil, tüm kenti ilgilendiren oldukça önemli bir sorundur. Kentin tarihi ve kültürü
gitmiş, yerini tüketim ekonomisinin değerleri almış demektir. Bu durum yapının
kimliğinin, anlamının, biçiminin ve kullanım değerine göre değil; gösterişliliğinin ve
karlılığın önemine göre; değişim değerine göre yatırım yapan emlak sermayesinin
etkinliğini göstermektedir. Bu yapının inşası ile gerçek varlık nedeni sorgulanmadan
bulunduğu bölgeye oldukça aykırı bir yapı inşa edilmiş ve yarattığı etki yakın
çevresini de etkilemeye ve bozmaya başlamıştır.
Gerçekleşmiş olan aşırı ölçülerdeki yapılaşma, parselin ve yapının yer aldığı bölgenin
doğal ve tarihsel özellikleri ile hiçbir şekilde (yapı kitlesinin boyutları, mimarisi ile yer aldığı
doğal ve tarihi yapılı çevreyle ilişki kurması, Erzurum’un doğal siluetiyle uyumu vb.)
bağdaşmamaktadır. Kentin imgeleri üzerine ve bu yöreye yüklediği anlamlar açısından çok
katlı bu yapılar olumsuz bir görüntü sunmaktadır. Oysa bu tür yapılar tarihi değerlerin üstüne
oturtulamazlar; kentin başka bölgelerinde kendi yeni mekânlarını yaratmaları gerekir.
Erzurum'un silueti, son birkaç yılda önemli değişiklikler yaşadı ve bundan sonra da
yaşayacak gibi duruyor. Bu ve benzeri uygulamalarla yapılan yakın çevresi ile uyumsuz çok
katlı yapılaşma yoluyla Erzurum’un asırlar boyu değişmeyen silueti ve şehrin tarihi
görüntüsü bozulmaya, kent kimliği yok edilmeye devam ediyor. Birbiri ardına yükselen ve
yükselmesi planlanan çok katlı yapılar tarihî şehrin görüntüsünü en kötü şekilde yok etmeye
çalışıyor. Ülkemizde hiçbir değer ve kutsal tanımayan, şehri bir rant alanı olarak gören
zihniyet sonunda Erzurum’a da ulaşmışa benziyor. Bugün bu yüksek yapılara göz yumulursa
yarın çok daha vahim manzaralarla karşılaşacağımız oldukça açık.
Başta Erzurum Büyükşehir ve Yakutiye Belediyesi yönetimleri ve meclis üyeleri
olmak üzere, kamu sorumluluğu üstlenmiş olan tüm ilgililerin, rant körlüğünden kısa süre
içinde kurtulmalarını ve rantı değil kenti ve yaşayanlarını önceleyen kararlara imza atmalarını
bekliyoruz. Biz Şehir Plancıları Odası olarak yaşanan ve yaşanacak olan bu anlamda ki tüm
gelişmelerin takipçisi olacağız.
Doğan Dursun
TMMOB Şehir Plancıları Odası
Erzurum İl Temsilcisi









atakmimari
4 ay önce - Pzr 08 Tem 2018, 23:35
erzurum silüeti


Eren Aksoy Erzurum silueti olarak paylaştığınız ilk çalışma sol alttaki logodan da anlaşıldığı üzere şahsıma aittir.23 eylül 2015 te facebook üzerinden de paylaşmamıştım ve Erzurum belediyesine hediye olarak gönderdim ne hikmetse bir teşekkür bile gelmedi ve duyduğuma göre herkes bu tasarıma sahip çıkıp ben yaptım iddasında bulunmuş sizde bu iddia da bulunarak mı paylaşım yaptınız onu anlayamadım?
https://www.reklam_link?fbid=993732814 ...mp;theater


Misafir 203

4 ay önce - Pts 09 Tem 2018, 00:21

Eren kardeşin öyle bir karaktersizlik yapmayacağına emin olabilirsiniz



Eren Aksoy 25

4 ay önce - Pts 09 Tem 2018, 01:46

Alıntı:

Eren Aksoy Erzurum silueti olarak paylaştığınız ilk çalışma sol alttaki logodan da anlaşıldığı üzere şahsıma aittir.23 eylül 2015 te facebook üzerinden de paylaşmamıştım ve Erzurum belediyesine hediye olarak gönderdim ne hikmetse bir teşekkür bile gelmedi ve duyduğuma göre herkes bu tasarıma sahip çıkıp ben yaptım iddasında bulunmuş sizde bu iddia da bulunarak mı paylaşım yaptınız onu anlayamadım?
https://www.reklam_link?fbid=993732814 ...mp;theater


Erzurum adına yapılmış silüet çalışmalarını paylaşmak maksadıyla bu başlığı açtım ve dikkat ederseniz sadece Pembe-Turkuaz renkli silüeti kendimin yaptığını belirtmişim. Kimsenin emeğini çalıp burada ben yaptım diye yutturacak değiliz! Belediye melediye ben anlamam, bulduğum Erzurum Silüetlerini bu başlık adı altında tanıtmış oldum. Belediye teşekkür etmediyse hayfını bizden çıkartmayın.


atakmimari
4 ay önce - Pts 09 Tem 2018, 16:41

Amacınız çok güzel saygı duyuyor ve tebrik ediyorum. Yalnız keşke paylaştığınız çalışmaların kime ait olduğunu da not düşseydiz daha güzel olurdu. Ben bu çalışmayı memleketime hediye amaçlı yaptım dün İstanbul!dan Erzurum!a gelirken uçakta yanımda bir Erzurum belediyesi çalışanıı ile bu konuda sohbet etme şansı buldum.Bana bu silüeti bizim mühendisler yapmış iddiasında bulunuyor deyince çok şaşırdım ben maddi bir beklentim olmadan bir çalışma yaptım belediye araçlarına ve spor okulu tişörtlerini basıldığını gördüm bi kuru teşekkür bile etmek bi kenara birde emeğime konanlar olmuş çok yazık büyük saygısızlık ve kul hakkı...


(+)




sayfa 3
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
ANA SAYFA -> Diğer Şehirler