1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
Patron
18 yıl önce - Sal 21 Hzr 2005, 01:37
"imtiyazlı" ortaklık (dandirik üye)
Almanya'dan çatlak sesler devam ediyor...
Türkiye'nin AB üyeliğine alınmayacağını defalarca belirten Fransa'dan sonra,
Almanya'nın müstakbel hükümeti de Türkiye'nin üye olamayacağını açık bir şekilde dile
getirmeye başladı : Size "imtiyazlı" ortaklık verelim, bir çok imtiyazınız olacak.
O kadar ki, üyelikten bile iyi. Biz buna teknik bir terim olarak dandirik üye de diyoruz.
Siz kendinizi AB'li zannedin ama ne serbest dolaşım, ne AB yardımı, ne AB
parlamentosunda söz hakkı beklemeyin. Sadece bizim dediklerimizi yapın.
Artık yakında açık küfür etmeye başlayacaklar ki belki Türkiye'den birileri gururuna
yediremez de "yeter, kalsın bu AB" der.
|
 |
Okhan
18 yıl önce - Sal 21 Hzr 2005, 11:11
İmtiyazlı ortaklık lafı gerçekten sadece bir oyun, üye olmadan Gümrük Birliği'nde olan Türkiye şu an zaten imtiyazlı ortak. Elimizde olmayan neyi verip de imtiyazlı ortaklık kuracaklar acaba. Türkiye'nin yapmış olduğu anlaşmalarla sabitleştirdiği özel statü sayesinde Türkiye'yi tam üyelerden ayıran tek özellik parlamentoda söz hakkının olmaması ve maddi yardımdan pay almaması (serbest dolaşım çoğu yeni üyeye henüz verilmedi, yani üyelikle direk verilmemekte). Fakat doğruyu söylemek gerekirse Almanya'da muhalefet (Hani "Hristiyan Demokratik Birlik" ismiyle Türkiye'ye laiklik dersi vermeye kalkışan oha be'ler) hep Türkiye'nin üyeliğine karşı olmuştur. Almanya'da Türkiye'nin üyeliğine destek % 40-45 civarındayken, Fransa'da destek daha da az. Buna karşın topluluğun güney ülkeleri ve İngiltere Türkiye'nin üyeleğini mutlaka istemekte. Güney ülkeleri Türkiye'yle toplulukta Akdeniz bölgesinin ağırlığını yükseltmek isterken, topluluğun kuzey ve orta Avrupa ülkeleri (yani finansörleri) güç kaybetmekten (özellikle Fransa, zaten en büyük karşıt ülke o) ve maddi yükten korktukları için daha çekingen bir tavır sergilemekte.
|
 |
Patron
18 yıl önce - Sal 21 Hzr 2005, 11:26
AKP ismini "Müslüman Kalkınma Partisi" olarak değiştirse mangalda kül bırakmayacak
olanlar, "Hıristiyan falanca" partilerini nasıl da kabulleniyor değil mi? Gık yok.
Onlar medeni tabii. Onların dini de zararsız. Bir iki engizisyon, haçlı seferi, soykırımdan ne olur?
|
 |
Karakan
18 yıl önce - Sal 21 Hzr 2005, 11:37
Su an kalsin bu AB demekle elimize geçecek bir şey yok. AB ye uyelik perspektifinin türk ekonomisine katkisi oldu bunu kimse inkar edemez. Spekülasyon bile olsa borsa yukseldi, yatirimlar nispeten artti.
Bana kalirsa ve zaten hükümetin tutumu da bu yönde, simdilik yani müzakerelerin basliyacaği 3 ekime kadar onun bunun sözünün etkisi altinda kalmadan, hissi davranmadan Türkiye yoluna devam etmelidir. Zaten bizim bu tutumumuz bizi provokasyona getirmek isteyen Angela Merkel gibilerini köşeye sıkıştıracaktır, zor durumda bırakacaktır. Onlarin zaten istedikleri ve ümitle bekledikleri sey Türkiye'nin bu olayi terketmesi.
Ama 3 ekimde ne olacak? Saçımız akmı karamı düşecek önümüze ve göreceğiz. En iyi ihtimallerle, kriterlere yenisi eklenmiyecek ve yola devam edecegiz. En kötü ihtimalle:
1- Ermeni soykirimini taniyin 2- Kıbrıs'ı rum hükümetinin istediği şekilde kabul edin vb gibi şartlar gelecek ve tabii zaten masayı terkedeceğiz.
Bunun ortasıda olabilir yani daha ılımlı bir anlaşma. Ama müzakerelerin sonu açik olacak filan diyebilirler ve diyeceklerdir.
Imtiyazlı ortakliga gelince; Bunu Turkiyenin kabul etmeyeceğini zaten biliyorlar. Böyle bir şarti ortaya sürmek zaten herşeyi kesmek olur.
Olmazmı?
Yani bu hükümet bunu kabul edebilir ve boynunu bükermi yani? Bizi bu kadar rezil bir hale getirirlermi? Sahsen zannetmiyorum.
Selamlar
|
 |
Okan Akin
18 yıl önce - Sal 21 Hzr 2005, 12:00
Sevgili Dostlar,
Imtiyazli ortaklik meselesi su anki konjekturun ve AT`nin kurulusuyla beraber guddugu stratejinin bir geregidir. Bunu vasati halkin bildigi kadar (daha dogrusu hissettigi kadar) politikacilarimiz ve teknokratlarimiz daha da iyi bilmektedirler. Yani isin Turkcesi biz sizi icimize almak istemiyoruz ama Hiristiyan Avrupasinin da kontrolu disinda birakmak da istemiyoruz.
Su an Avrupa`da basgosteren krizin nedeni olan yuksek maliyetli uretim ve bunu kaldiramayan buyuk olcekli uluslar arasi isletme veya holdinglerin uretimlerini globalizm cercevesinde ucuz ulkelere kaydirip uluslar ustu bir konuma gelmeleridir.
Avrupa`da yuksek teknolojili uretimden baska uretim kalmamistir ve bundan dolayi issizlik cig gibi buyumektedir. Uretimden dogan ekonomik artilar eksiye donmustur. Bu tam manasiyla krizdir ve bu krizi asmak pek de kolay degildir. Avrupa kendi kazdigi kuyuya kendisi dusmustur ve su an sermayeden yemektedir.
Su an Avrupa `da iki sektor ayaktadir,
1- hizmet sektoru,
2- gida sektoru,
En onemli sektor olan insaat sektoru bile asiri maliyetten ve kimsenin ev almak istememesinden dolayi cokustedir.
Turkiye`yi alirlarsa ne olur? Ne olacagi var mi!.. Genc nufusu ve uretim potansiyeliyle beraber Avrupa`daki tum kaynaklarin Turkiye`nin ucuz mallarina akmasi sozkonusu olur. Bu da uluslar ustu sirketlerin somurusu altinda olan uretimsiz Avrupa`nin halihazirdaki oz kaynaklarini bu sekilde bitirmesi anlamina gelir.
Turkiye acisindan sonuc ise imtiyazli ortaklik oluyor. Uretim potansiyeliyle Avrupa`yi ozkaynaklarindan somurmek ancak ve ancak asil uye olmamiza baglidir. Boyle bir kozu da kesinlikle Avrupa Turkiye`ye vermez. Bunu boyle kafamiza isleyelim. Sorabilirsiniz "o zaman neden AT ye girmek icin hala daha israr ediyoruz?" Bunda da haklisiniz. Israr ediyoruz, cunku bu bir surectir ve bu surec icinde hem Avrupa hem deTurkiye ekonomik ve siyasi kazanimlar elde etmektedir. Iki tarafin da bunda cikarlari vardir. Aksi takdirde Turkiye`nin kendini bu surecten tecrit etmesi onun uluslararasi iliskilerinde taahutettigi ve bunun karsiliginda elde ettigi avantajlarin bir anda yok olmasina ve yanliz kalmasina neden olacaktir.
Sonuc;
Turkiye de bal gibi biliyor alinmayacagini, Avrupa da bal gibi biliyor almayacagini. Iki tarafta biliyor alinacak imajiyla durumun idare edilmesi gerektigini.
Ilerde ne olur bilinmez. Dengeler degisir, konjektur degisir, Rusya gibi bir tehdit cikar Avrupa uzerine ve Turkiye o zaman kendi sartlariyla uye olabilir. Kim bilir? (olme segim olme...)
Sevgiler, Dostlukla kalin...
Okan
|
 |
CAN
18 yıl önce - Sal 21 Hzr 2005, 18:20
Ben bir şeyi merak ediyorum.Genelde Burç sağolsun AB karşı tutumunu sürekli olarak olumsuz olarak hep belirtiyor.Haklı olduğu yönleri de çok fazladır, kendisinin.Merak ettiğim konuların başında,AB çalışmalarımızı kesip,biz istemiyoruz, sizinle çalışmak işimize gelmiyor, siz bize yarar değil zarar getireceksiniz dediğimiz de ,bizi neler bekliyor?
Böyle bir çalışma yapan,bu konu hakkında düşüncesi olan var mı? aramız da.Tamam sürekli çığırtkanlık yapıp ,sevmediğimizi belirtiyoruz ama böylesi bir devlet politikalarında,iş dünyasında çeşitli götürülerin,getirilerin olduğu yerlerde yani cıvık politikaların gölgelerinde böylesi kararlar almak ne denli doğru olabilir.
Bir de Hollanda,Fransa gibi ülkelerde referandum çok alışagelmiş bir hadise.Acaba biz de AB konusunda bir referandum yapılacak mı?
|
 |
Patron
18 yıl önce - Sal 21 Hzr 2005, 19:00
Bizde referandum yapılırsa, "Ne olur bizi de alın" diyenler çoğunlukta olur.
Bunun nedeni de son 50 yıldır yapılan propaganda ve beyin yıkama operasyonu.
Sağolayım, benim dışımda gerçekleri anlatmak için bu kadar yırtınan birini duydunuz mu?
Referandum yapılırken, önce 3 adet soru sorulmalı.
Doğru cevap veremeyenler referanduma katılamayacak.
1) AB'ye girince istediğimiz AB ülkesine vizesiz girebilecek miyiz?
2) AB'nin Türkiye'ye maddi yardımları yılda ne kadar?
3) Türkiye hangi yılda AB'ye girmek için başvurdu?
Bunlara doğru cevap verenler zaten "Hayır" diyecekler.
Diyelim ki AB'ye "hayır" denildi, o zaman neler olacak?
Rusya borçlarını ödemeyeceğini söyleyince ne oldu?
Ekonomi çöktü, halk zor duruma düştü, kaç yıl sürdü?
Acı ilacı içmek gerekiyor artık.
Kaldı ki o kadar acı da değil. Biraz itibarımız olur en azından.
Kapıdan girmeye çalışan köpek karikatürleri çizemezler artık.
|
 |
HAKAN©
18 yıl önce - Sal 21 Hzr 2005, 19:31
AB karşıtlığı
Buradaki hiç kimsenin AB üyeliğine normal şartlarda karşı olduğunu sanmıyorum. Ancak, AB ülkelerinin ve bazı yabancı çevrelerin Türkiye'nin AB üyeliğine karşı oldukları aşikar. Bizi AB'ne kabul etmemek için her kesim ayrı ayrı bahaneler üretme çabasındalar. Baksanıza yeni Baba'ları pardon Papa'ları piyasaya çıkacak kitabında neler diyor;
| Alıntı: |
Roma Katolik Kilisesi'nin ruhani lideri Papa 16. Benediktus, papalık tahtına oturmasının ardından kaleme aldığı ilk kitabında, Türkiye'nin AB'ye üyelik sürecine de değindi.
“Kültürler Krizinde Benediktus Avrupa'sı” (L'Europa di Benedetto nella crisi delle culture) adını taşıyan, bugün basına tanıtılacak kitabında 16. Benediktus, Türkiye'nin Avrupa ülkelerinin aksine Hıristiyan kökenlere sahip olmadığına işaret ediyor. |
haberin devamı
İşte size yeni bir gerekçe daha. Katolik dünyasının ruhani lideri Alman Papa'dan inciler!!! (Kendilerinden daha iyi niyetli birşey beklemiyorduk zaten) Bunun duyulmasının ardından da ilk "U" dönüşü, Avrupa Komisyonu eski Başkanı Prodi'den geldi.
| Alıntı: |
Avrupa Komisyonu'nun eski Başkanı Romano Prodi, Türkiye'nin AB üyeliğinin yeniden düşünülmesi gerektiğini söyledi.
İtalya'daki merkez sol muhalefetin liderliğini yapan Prodi, Il Gazzettino gazetesinde bugün yayımlanan demecinde, Türkiye'nin AB üyeliği meselesinin yeniden düşünülmesi gerektiğini savunarak, ”Türkiye'nin kısa veya orta vadede AB üyeliği için gerekli koşulların ortada bulunmadığı kanaatindeyim” dedi. |
haberin devamı
İşte arkadaşlar; Ortada Türkiye üzerine oynanan bir tiyatro oyunu daha. Bunları göz göre göre de kabullenmek imkansız. İşte AB karşıtlığı da bu noktada başlıyor. Bize hakaret gibi yapılan tekliflerden sonra.
Türkiye'deki referandum konusuna gelince. Hadi bizi AB'ye kabul ettiler diyelim (olmaz ya) AB Anayasası için biz de referandum yapacağız. Ya bizde de "Hayır" çıkarsa...
|
 |
Husnu Kursun2
18 yıl önce - Sal 21 Hzr 2005, 19:40
Ya Hakan kardesim, bu yeni papa denen herif, hristiyanligin en buyuk bayraktarlarindan biri. Daha bu baslangic, sen gor daha neler yapacak. Hani derler ya kicima bir yer ederim sana daha neler ederim.
|
 |
Okan Akin
18 yıl önce - Sal 21 Hzr 2005, 19:55
Sevgili Dostlar,
Lutfen okuyunuz. Yorumsuz olarak sunuyorum.
Brüksel Zirvesi Sonuç Bildirisi' nden.
Brüksel Zirvesi Sonuç Bildirisi'nin "Türkiye" baslikli bölümünden
"Presidency Conclusions"
Madde: 23.."...müzakerelerin yalniz Türkiye'yle degil, diger
devletlerle de yapilabilecegini...Müzakereler sirasinda Türkiye birkaç
devlete bölünürse veya güneydogu bölgesinde bir Kürt devleti
kurulursa, yeni bir karara gerek olmaksizin onlarla da müzakere
yapilacagina.
Lütfen herkesi haberdar edin...
Türkiye üzerine oynanan Oyunlari herkes ögrensin
Hollanda Zaandam`dan dostlukla...
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|