sayfa 12  |
 |
Hakan Ünal
15 yıl önce - Pts 29 Ekm 2007, 22:52
Türk sinemasında en beğendiğim film Kibar Feyzo'dur.En beğendiğim sahnesinde ise şöyle bir dialog geçer.
Usta başı işçilere yevmiyelerini dağıtmaktadır.Kibar Feyzo'nun önündekilere 30 'ar lira vermiştir.Kibar Feyzo'da heyecanla 30 Lira almayı bekler.Sıra kendine gelince ustabaşı ona 10 lira verir.Sorar bana niya 10 lira verdin diye.Sorar nıye onlara 30 lira verdin bana 10 lira verdin diye.Ustabaşı onlar sendikalı der.Kibar Feyzo'da ben Harran'lıyım der.
|
 |
SinanAğa
15 yıl önce - Cmt 24 Ksm 2007, 02:45
Güdük Necmi,İnek Şaban ve Müfettiş arasında geçen diyalog benim en favori sahnemdir.
Müfettiş: Adın ne?
İnek Şaban: Hz.Ebubekir
Müfettiş:Adın ne dedim
İneK Şaban: Hz.Ebubekir dedim
Müfettiş: Adın ne adın
İnek Şaban: Ha adım Hazreti Şaban
Müfettiş: Kaç yaşındasın
İnek Şaban: 1453
Müfettiş: Sen kaç yaşındasın?
Güdük Necmi: 1453
Müfettiş:Romayı kim yaktı?
Güdük Necmi: Anam
Müfettiş: Evladım senin anan kim?
Güdük Necmi: Kanuni Sultan Süleyman
Müfettiş: İlk halife kimdir?
Güdük Necmi İmparator Neron
|
 |
can_ycln
15 yıl önce - Cmt 24 Ksm 2007, 02:58
kemal sunalın avanak abdi filmindeki urfalı abdinin kahvehaneyi dağıtma sahnesi tek kelimeyle komedi.abdinin namını kullandığı gerçek kabadayı olan urfalı abdi sahnede racon kesmek için kahveye dalmıştır kahvedeki adamları birer birer devirir.devirdikten sonra kahveden ayrılır.tam ayrıldığı sırada adamını teki 'kamyon çarpar inşallah'diye beddua eder. o günden sonra yolda ne zaman
kemal sunalla (yani abdiyle)karşılaşsa,ona hep kamyon çarpıp uçarak abdinin ayağının dibine düşer
|
 |
musttafa
14 yıl önce - Sal 23 Eyl 2008, 14:22
Cüneyt Arkın ve Necla Nazır'ın başrollerini paylaştığı "Birkaç Güzel Gün İçin " adlı filmin son sahnesinde Cüneyt Arkın'ın kollarında ölen Necla NAZIR'ın seni bekleyecem demesi ve o esnada çalan hüzünlü müzik derinden etkilemişti beni.
|
 |
aysenur2734
14 yıl önce - Sal 23 Eyl 2008, 15:26
ben tam bir kemal sunal hayranı hastası fanatiği artık ne denilirse..ileri derece hastasıyım ama :)ona göre gezmeme giderim eğer filmi oynuyorsa tv de çıkmam dışarı halbuki hepside dvd de var ve 100000000 kere izlemişimdir...
bu aralar en çok beğendiğm sahne ise ŞABANİYE filminden..
elinde sazıyla beste yaparken mesela:
Gönlüm perişan kalbim kırıh
seni gördüm tuttu beni bir hıçkırıh
saçların sırma gözlerin ela,boyun sırıh
nerdesin güzel şıllıh )))
saatlerce gülüyorum yaa yok böyle bi adam yok işte yokkkk 
|
 |
alizen42
14 yıl önce - Sal 23 Eyl 2008, 15:35
Favori Filmim, hem güldüren, hemde ağlatan sahneleriyle
son yılların en güzel yapımı "Babam ve Oğlum" dur.
Bence en güzel sahnesi ise, cenazenin evin önüne getirilişi ve sonrasındaki sahne.
|
 |
seda sezgen
13 yıl önce - Pts 08 Mar 2010, 04:38
Unutulmaz Film Sahneleri
Hepimizin hayatında ,izlediği bir film de unutamadığı bir sahne vardır.
'Al Yazmalım Selvi Boylum' filminin final sahnesi..

En son seda sezgen tarafından Pts 08 Mar 2010, 22:16 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
ömer.cındır
13 yıl önce - Pts 08 Mar 2010, 06:06
Prestij filminin final bölümü beni çok etkilemişti. Ama resim koyamıyorum maalesef finali genel olarak beğendiğim için.
|
 |
seda sezgen
13 yıl önce - Pts 08 Mar 2010, 15:02
Babam ve Oğlum
bu sahneyi kim unutabilir ki
|
 |
ata
13 yıl önce - Pts 08 Mar 2010, 15:23
“Sen de anla artık başka yolu yok bunun. Yazıkmış, kılmış, tüymüş hepsi hesap edildi bunların. Her şeye hazırım diyorum sana. De ki iyilik ediyorsun, de ki sevap işliyorsun. Herkesin inandığı bir şey vardır bu ....................... hayatında. Benimkisi de sensin napayım? Geçen gece çocuk hastaydı, ilacı bitmiş. Almak için dışarı çıktım. Sağa sola saldırıp nöbetçi eczane arıyoruz. Birden durup dururken içim cız etti. Bir baktım gene aynı karın ağrısı. Öyle özlemişim ki seni.. Dönerken bir meyhane gördüm. Bir tek içeri girdiğimi hatırlıyorum bir de rakıya yumulduğumu. Arkasından en az dört cigaralık. Sonra gözümü bir açtım karşıdan karlı dağlar geçiyor. Bir daha açtım başımda bir çocuk, "kalk abi" diyor kars'a geldik. Otobüsten indim, yürümeye başladım. Dedim Allahım nerdeyim ben, burası neresi. Sonra güç bela burayı buldum. Kapının önünde durup düşündüm. Dedim bekir, bu kapı ahiret kapısı, burası sırat köprüsü. Bu sefer de geçersen bir daha geri dönemezsin, iyi düşün dedim. Düşündüm, düşündüm. Ama olmadı. Dönemedim. Sonra bak oğlum dedim kendi kendime. Yolu yok çekeceksin, isyan etmenin faydası yok. KADERİN BÖYLE.. YOL BELLİ, EĞ BAŞINI USUL USUL YÜRÜ ŞİMDİ.’’

|
 |
sayfa 12  |