sayfa 1  |
 |
Okan Akin
18 yıl önce - Sal 21 Hzr 2005, 00:45
Türk Sinemasından Favori Filminiz ve Favori Sahneniz?
Sevgili Dostlar,
Kendimizi bildik bileli Turk filmleri seyredip dururuz. Hepimiz bu dunya guzeli kucuk hikayelerin insaniyiz. Onlarla gulmusuz, onlarla aglamisiz Onlarla unutmusuz kendimizi. Kisacasi onlarla buyumusuz. Herbirimiz farkli farkli filmlerden farkli farkli sahnelerden etkilenmisiz.
Soruyorum o zaman;
SENIN FAVORI FILMIN VE SAHNEN HANGISI?
Isterseniz ilkonce benimkini soyleyeyim:
FILM: ASLAN BACANAK (Zeki Alasya, Metin Akpinar)
SAHNE: Kahvede otururlarken mahallenin kulhanbeyi Metin Akpinar`a gelen kehveyi Zeki Alasya`nin garsonun elinden alarak bilmeden hopurdeterek icme sahnesi beni olduren sahnedir. Yarabbim o ne mimikler, one guzel oyunculuk, on esamimiyet ve o ne mahsumiyet. Bu filmi en az 10 kez seyretmisimdir ve her seyredisimde de ayni zevki tadmisimdir.
Dostlukla kalin...
Sizlerinkini de bekliyorum...
Hollanda Zaandam`dan Okan
|
 |
Patron
18 yıl önce - Sal 21 Hzr 2005, 09:53
Fakir çocuğun, kör olmadan önce zengin kıza aşık olduğu sahne...
|
 |
Okan Akin
18 yıl önce - Sal 21 Hzr 2005, 10:45
Film: Cicek Abbas (ilyas Salman, Sener Sen)
Sahne: Ilyas Salman`in munibusu aldiktan sonra kahveye gelip "caylar benden" demesi ve Sener Sen`in de "ben istemem" demesi uzerine Ilyas Salman`in "SAKIR`E CAY YOK" Dedigi sahne.
|
 |
Okhan
18 yıl önce - Sal 21 Hzr 2005, 13:50
Hangi Battal Gazi filmiydi ismini tam hatırlayamıyorum ama Battal Gazi'nin oğlu Bizanslılar tarafından küçükken kaçırılmış ve bir Bizanslı olarak yetiştirilmiştir ve Türklerden nefret etmektedir. Bahsettiğim sahnede ise Battal Gazi oğlunu bulmak için geldiği kalenin zindanında tututkludur ve gaddar Bizanslı kralın kararıyla öz oğlu tarafından öldürülecektir. Neyse bizim Bizanslılaştırılmış oğlan öldürücü vuruşu yapmadan önce Battal Gazi o'na aslında Türk olduğunu ve bu yetmezmiş gibi ayrıca öz oğlu olduğunu açıklar. Oğlan kendince çok küstah olan bu iftiraya inanmadığı gibi daha da kızarak büyük bir şiddetle kılıcı Battal Gazi'nin başına doğru yönlendirir ama o da ne, tam o anda kılıcı tutan eli birden bire taş olur. Battal Gazi bu durumda soğuk kanlılığını bozmadan şu ünlü lafı söyler "Babaya kalkan el taş olur oğuuul"
Meraklıları için filmin devamı:
Bunun üzerine Bizanslılaştırılmış oğlan babasına inanır ve birlikte sadece iki kişi olmalarına ragmen ( taş olan el nasıl düzeldi şimdi hatırlamıyorum, filmi çocukken izlemiştim) Bizans'lıların elinden kurtulup en az 200 Bizanslı'yı dilim dilim kestikten sonra, Bizans kalesinin tepesinde Cüneyt Arkın bu gaddar oyunu oynayan entrika hastası Bizanslı Kralın kellesini uçurur (ismi aklıma gelmiyor ama top sakalı ve Kaptan Hook gibi eli kancalıydı , hatta sanırım kanca takılan kol zamanında Battal gazi tarafından kesilmişti). SON.
|
 |
Ali Riza
18 yıl önce - Sal 21 Hzr 2005, 14:21
Filmin ismini bilmiyorum ama bu filmde iki sahne var ve bu sahneler en hosuma giden sahnelerdir. Film tabiki Sener Sen ve Kemal Sunalín oynadigi bir film.
Sahnenin birinde K.S. silah ile S.S.'i korkutuyor. Bu sahnenin sonunda S.S. oyle bir kaciyorki (topuklari poposuna degerek bir kaciyorki S.S.), simdik bile kendimi gulmekten tutamiyorum.
Sahnenin oburu de K.S.'in S.S.'i silah ile vurmasi, S.S. oyle bir oluyor ve yere dusuyorki, sanki yerden takla atiyor. Yanilmiyorsam birde S.S.'in bu filmde boka basmasi var, SUPER.
Turk sinemasin'da cok guzel sahneler var ama su an bunlar aklima geldi.
|
 |
osman_k
18 yıl önce - Sal 21 Hzr 2005, 23:13
cüneyt abimizden ,
"ben kemal geliyorum"
filmin yarısından sonra 5 yere telefon edip bunu diyor ve hep aynı jetonlu telefon kulubesinden....
ayrıntılı bilgi için : kemal bereket'e başvurunuz...
|
 |
messiah_haktan
18 yıl önce - Sal 21 Hzr 2005, 23:29
Filmde yillar geciyor ve Hülya Kocyigit oglunu arayan yasli bir kadin oluyor.Sadece filmde yasli ile genc hali arsindaki fark bem beyaz sackari ve basiörtüsü.Yasllikik makyajini kim yapdiysa anlindaki saclari beyaza boyamis ama basiörtüsün arkasindan gözüken saclar kahverengi.Önü beyaz arksi kahverengi yani Acayip gäldüm o sahneyeArk saclarinin yarisi nerdeye disarida duruyor,sail görmemisseler onu :p
|
 |
Selahattin
18 yıl önce - Çrş 22 Hzr 2005, 00:29
Aslında favori bir sürü sahne var ama şu an aklıma gelen Kibar Feyzo'dan.
Kemal Sunal Amele olarak İstanbul'da bir inşaatta çalışmaktadır.Yövmiyesini almaya sıraya girmiştir.Parayı veren,herkese 300 demektedir.Sıra Kemal Sunal'a gelince "100" der." K.S. sorar "benimki niye Eskik?" Görevli der ki "onlar Sendikalı", K.S.'da der ki "Ben de Harranlıyem." Görevli de "git işine" der.K.S'da "demekki patron da sendikalı, memleketlisini kayırıyo.."der..
Aslında Kibar Feyzo'da bir sürü kült olan sahne var...
|
 |
Gokhan_19
18 yıl önce - Çrş 22 Hzr 2005, 00:30
ilk aklima gelen cicek abbasin minibüsünü paramparca eden bir sener sen "cigerini söktüm dalgini kopartim " laflarini sarfediyor o siradasa ilyas salman disarina arabanin önünü aciyor motor yok tekerler yok .
ikinciside eskiydan sener sen damin kenarinda havai fisekleri yildiz kaymasi zaneder ve kendisininde gitmesini anlar ve atlar asagiya sonra köydeki deli kadin , es zamanda kecede yildizi görür ... ve izleyen herkesin gözüne toz kacar ..
Cok varda ilk aklima gelen bunlar .
|
 |
Akın Kurtoğlu
18 yıl önce - Çrş 22 Hzr 2005, 01:29
Almanya'ya işçi olarak çalışmaya giden Ferdi Tayfur'un (galiba oydu) Yeşilköy Havalimanı'ndan bindiği DC-9 tipi uçağın, Frankfurt Havalimanı pistine Boeing olarak inmesi... (Ortadoğu ve Balkanlar'ın, havada uçmaktayken evrim geçiren ilk uçağıdır aynı zamanda)
"Yerli Tarzan" filminde ormanın bitim noktasında bulunan ve üzerinde Türkçe "Danışma" yazılı kulübe...
Aynı filmde Tarzan'ın Ceyn'e; "Hayallerimiz hakikat oldu..." dediği replik..
Eski bir S/B filmde, içinde bir kaçağın bulunduğu otomobili kovalayan polis arabası (Buraya kadar herşey normal... de...) Kaçan araba Tophane'den Kemeraltı yoluyla Karaköy'e giderken, arkasından takip ettiği varsayılan polis arabasının dönüşümlü ardışık sahnelerde Beşiktaş'tan Barbaros Bulvarı'nı tırmanması ve komiserin de arabayı kullanan şahsa; "hadi, biraz daha hızlı, yakalamak üzereyiz..." repliği... (Bilmeyenler için not; Karaköy ve Barbaros Bulvarı tam ters istikametlerdir)
Cüneyt Arkın'ın İstanbul surlarına zıplayarak çıkması (Ortalama sur yüksekliği; 14-16 metredir)
Bu üsttekiler, abartılmış ve komik olan unutamadığım bölümlerdir.
1961 yapımı; "Otobüs Yolcuları" ise (Türkân Şoray/Ayhan Işık), başından sonuna kadar o yılların İstanbul caddelerini ve çalışan İETT otobüslerini fon olarak kullanan mükemmel bir filmdir. Film ağırlıklı olarak eski bir Skoda otobüsün içinde geçer ve şoförü de Ayhan Işık'tır (Hatta kapı numarası da; 505'dir). Favorim istisnasız bu filmdir.
Akın KURTOĞLU
|
 |
sayfa 1  |