Sana kalırsa kimse bu toprakların yerlisi değil o zaman Türkler taa Orta Asyalardan buraya geldiler oraya geri gitmeliler dimi?
.
Ads 1940 sen git adanayla ilgilen. Göçle gelenler de bu ülkenin insanları, kalkıp çinden ya da abd'den gelmiyorlar. Bu ülkenin vatandaşları oldukları için neden bir yere gitsinler ki, saçma sapan konuşma. Kütüğünü sende mi taşıdın yoksa gerçeği söyle.
Nüfusları Mersinlilerle eşit hale gelen Suriye’li sığınmacılar Suriye plakalı araçlarıyla korsan taksiciliğe de başladı. İşi daha da ileri götüren araç sahibi Suriyeli sığınmacılar taksi işletmeciliği için büro tutup kartvizit bile bastırdı.
Mersin’de büyük bir nüfusa sahip olmaya başlayan Suriyeli sığınmacılar lokanta, seyyarlık, konfeksiyon işletmeciliği derken nihayet korsan taksiciliğe de başladı.
Suriye plakalı araçlarıyla pazarlık usulü yolcu taşımacılığı yapan araç sahibi çok sayıdaki Suriyeli sığınmacı işi daha da ileri götürdü ve Mersin’in bir çok semtinde ruhsatsız taksi yazıhanesi açıp, kartvizit bile bastırdı.
Taksimetreli, ruhsatlı Bin 500’ün üzerindeki Mersin’li taksiciler gün geçtikçe azlan işlerine Suriyeli korsan taksicilerin de sekte vurması büyük tepkilere neden oldu ve Mezitli İlçesinde açılan bir Suriyelilere ait taksi durağı 40-50 taksi ile protesto edildi ve tepkiler Mersin polisinin müdahalesi ile önlenebildi.
Mersinli taksiciler, Mersin’de Suriyelilerin başlattığı bu korsan taksiciliğin önüne geçilmemesi halinde çok büyük olayların kaçınılmaz olduğuna dikkat çekerek Mersin Valisi, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı, Mersin Emniyet Müdürü, Mersin ESOB Başkanı ve Mersin Şoförler ve Otomobilciler Başkanınınbu sorunlarının biran önce çözüme kavuşturmalarını isterken aksı halde, yaşanacak telafisi mümkün olmayan olaylarında sorumlusu olacaklarını da ifade ettiler.
Mersin esnafı kente göçle gelip ardından işyeri açan Suriye esnafı için denetim istiyor. Gerekli denetimlerin yapılmaması nedeniyle haksız rekabet ortamının oluştuğunu ve buna ayak uyduramayan çok sayıda Mersinli esnafın dükkanını kapatmak durumunda kaldığını açıklayan Mersin Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Talat Dinçer, “Ayrıca çok sayıda Suriye vatandaşı da sigortasız olarak çalıştırılıyor. Bunlara artık denetim getirilmeli” dedi.
200'DEN FAZLA ESNAF KEPENK İNDİRDİ
Son 3 ay içinde rekabet edemeyen 200’ün üzerindeki Mersin esnafının dükkanını kapatmak durumunda kaldığına dikkat çeken Dinçer, “Geçtiğimiz günlerde işsizlik oranları da açıklandı. Mersin’de yüzde 3 oranında artış var. Durumun böyle devam etmesi sosyal sıkıntıları da beraberinde getirir. Gerekli önlemler vakit kaybedilmeden alınmalıdır” dedi.
Dünya Gazetesi'nin haberine göre; Son 3 aydır esnafın en büyük sıkıntısı olarak Suriye’den göçle gelen vatandaşların kurallara uymadan işyeri açmasını olduğunu savunan Dinçer, “Bu vatandaşların da geçinmeye ihtiyacı var. İşyeri açmalarında bir sıkıntı bulunmuyor. Ancak bu kurallar çerçevesinde yapılmalı. Aksi halde sorunlar büyür. Bir Türk esnaf ve sanatkarının işyeri açması için istenen belgeler, yapması gereken yükümlülükler var. Vergi kaydı, belediyeden çalışma izni, meslek kuruluşlarına kayıt, ustalık belgesi alınması gibi şartlar var. Türk vatandaş tüm bu şartlara uyarken Suriye’den gelen vatandaşın ne vergisi, ne çalışma ve ne de oturma izni var. Gayri resmi işyeri açıyorlar. Vergi vermiyorlar, BağKur primi ya da sigorta ödemiyorlar. Bu da haksız rekabete yol açıyor” diye konuştu.
Elektrikçi de var erkek berberi de
Gıdadan elektrik, elektroniğe, kasap dükkanından berbere kadar her alanda Suriyeli vatandaşın kendi dükkanını açtığını dile getiren Talat Dinçer, “Esnafımızla Suriyeliler arasında çatışmalar başladı ve bunun ileride büyümesinden endişe ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Türk esnafına gıda kodeksi, hijyen, iş sağlığı güvenliği gibi çeşitli mevzuatlar uygulanırken Suriyeli esnaf için bu şartların hiçbirisinin gözetilmediğini kaydeden Dinçer, “Esnaf odaları birliği olarak yasal şekilde eşit şartlarda ticaret yapılmasını istiyoruz. Bunun dışında yapılan ticarete karşıyız” şeklinde konuştu.
Suriyeliler’in inanılmaz bir trafik karmaşasına da neden olduğunu kaydeden Dinçer, “Plakalarda Arapça yazıldığı için şikayet de edilemiyor” dedi.
‘Açılan 250 işyeri tespit ettik’
Mersin’de Suriyeliler tarafından şimdiye kadar açılan 250 işyeri tespit ettiklerini, çalışmalarının sürdüğünü dile getiren Talat Dinçer, “Bu sayı her gün artarak devam ediyor. Yollarda da satışlar yapılıyor” şeklinde konuştu.
Suriye Platformu’ndan aldıkları bilgiye göre Mersin’de 250 bin civarında Suriye vatandaşının yaşadığını anlatan Dinçer, resmi rakamlara göre ise bu sayının 35-40 bin civarında olduğunu, kalan bölümünün oturma izni dahi olmadan işyeri açtığını, çeşitli dükkanlarda işçi olarak çalıştıklarını söyledi. Dinçer sözlerini, “Gerekli kuralları zamanında koymazsak ileride çok ciddi sıkıntılarla karşılaşabiliriz” diye tamamladı.
Mersin'de Suriyeli oldukları iddia edilen 2 kişi bindikleri taksi şoförü Ali Koç’u gasp ettikten sonra boynunu keserek kaçtı. Kanlar içinden kalan taksici, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne götürülerek, ameliyata alındı.
Olay, Merkez Toroslar İlçesi Arpaçsakarlar mahallesinde meydana geldi. Alınan bilgiye göre, Mersin Şoförler ve Otomobilciler Odası üyesi olan 7 yıllık taksici 3 çocuk babası Ali Koç, (56) 00.30 sıralarında sahibi olduğu 33 T 0382 plakalı taksisine Mersin Devlet Hastanesi köşesinden 2 yolcu aldı. Konuşmalarından Suriyeli oldukları anlaşılan şahıslar
Koç’a Arpaçsakarlar mahallesine gitmesini söyledi. Tarif üzerine Koç, Arpaçsakarlar mahallesindeki ıssız bir yerde durdu. Koç, taksi ücretini vermelerini beklediği sırada şahıslardan biri boynunu bıçak dayadı, diğeri araçtan bulunan 170 liraya aldı. Koç'un üstünde başka bir şey bulamayan gaspçılar boynundan yaradıktan sonra ortadan kayboldu. Kanlar içinden kalan taksicinin imdadına mahalle sakinleri yetişti. Daha sonra 112 Acil Servis ekipleri tarafından Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne götürülen Ali Koç, ameliyata alındı.
Polis kamera kayıtlarını inceleyerek kaçan saldırganları yakalamak için çalışma başlattı.
Olay Mersin’de taksiciler arasında büyük tepki ve endişeye neden olurken, Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu Başkan Vekili ve Mersin Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Veysel Sarı uzun zamandır meydana gelmediğine sevindikleri gasp olayının Mersin’de tekrar yaşıyor olmaktan büyük endişe duyduklarını belirtti. Suriyelilerin geçen günlerde korsan taksicilik yapmalarından duydukları
huzursuzluğun üzerinden çok geçmeden arkadaşlarının gasp edilmesi ve boğazının kesilerek öldürülmek istenmesinin endişelerini daha da arttırdığını ifade eden Sarı, güvenlik güçlerinin suçluları en kısa zamanda yakalayacağına inandığını kaydetti.
ALMANLAR, MERSİN’DEKİ SURİYELİLERİ MESLEK SAHİBİ YAPACAK
Almanya Hükümeti’nin Suriye’de yaşanan iç savaş nedeniyle Türkiye’ye sığınan mültecilere meslek edindirme programı kapsamında Mersin’e gelen kamu yaranına çalışan Sequa kurumu koordinatörü Bettina Müller, Mersin Valiliği, Mersin Büyükşehir Belediyesi, Mersin Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği, KOSGEB ve Mersin TSO yetkililerini ziyaret ederek, proje hakkında bilgilendirme de bulundular.
Türk Eğitim Danışmanlık firması Eduser firması genel müdürü Aişe Akpınar’ında eşlik ettiği Alman Sequa Kurumu koordinatörü Bettine Müller’in ilk durağı, Mersin Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği oldu. Burada Birlik Başkanı Talat Dinçer’e proje hakkında bilgi aktaran Bettina Müller, Suriye’de yaşanan savaşın 2. Dünya savaşından sonra en büyük mülteci trajedisine neden olduğuna vurgu yaparak, en çok sığınmacıların ise Türkiye’ye geldiğini ifade etti. Almanya hükümetinin Suriye’deki mülteciler için mesleki nitelendirme programı uygulamak istediğini ve bunun için de 15 milyon Euro kaynak aktarımı sağladığını ifade eden Müller, Ocak 2016’da başlayıp, üç yıl sürmesini hedefledikleri eğitim proğramının tespit edilecek bir yada birkaç ilde yapılacağının altını çizdi. Bu kapsamda Şanlıurfa ve Antakya’yı ziyaret ettikleri ve programın üçüncü ayağında Mersin’e geldiklerini dile getiren Müller, “Projenin temel amacı, mültecilerin yaşadıkları ülkelerde meslek sahibi yapılarak, ekonomik bağımsızlıklarını kazanmalarında yardımcı olunması ve ev sahibi ülkeye katkıda bulunulmasıdır. Ayrıca Suriye’ye tekrar döndüklerinde aldıkları eğitimle oranın yeniden kalkınmasına katkıda bulunmalarına yardımcı olunmasıdır” dedi.
Verilecek eğitimlerin hangi alanlarda olacağının henüz belirlenmediğini, bunu belirlerken de yerli halkın hassasiyetlerinin göz önüne alınacağını kaydeden Müller, “ Suriyeli sığınmacılara verilecek eğitimlerde bölge halkının da huzurunu bozmak istemiyoruz. Bu amaçla bölge yerel halkının tam katılımcı olmadığı meslek alanlarında bu eğitimleri vermek istiyoruz. Bunun için eğitimlerin verileceği şehirle birlikte hangi alanlarda eğitim verileceğini de saptayacağız. Ayrıca eğitimlerimiz sadece Suriyelilerle sınırlı kalmayacak, yerli halkta bu eğitimlerimizden yararlanabilecek” şeklinde konuştu.
Mersin Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Talat Dinçer’de en büyük göçü alan illerin başında Mersin’in geldiğini belirterek, “ Mersin’e resmi rakamlara göre 220 bin Suriyeli sığınmacı geldi. Bu rakamın gayri resmi üç yüz binlerin üzerinde olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla en büyük mağduriyet ilimizde yaşanmaktadır. Şanlıurfa gibi bölgeye yakın sınırlarımızdaki illerde kamplar var ve orada halkın ihtiyacı karşılanıyor. Ama Mersin’de ise öyle bir durum yok” dedi.
Mersin’de yaşayan Suriyelilerin kayıt dışı işyeri açarak yerli esnafla haksız rekabet ortamı yarattığını, ayrıca kaçak ve düşük ücrete çalışarak, belge sahibi ustalara büyük zarar verdiğini ifade eden Dinçer, “ Ayrıca yapılan denetimlerde kaçak işçi çalıştıran işyerine kişi başına 8 bin lira ceza yazılırken, kaçak çalışana 800 lira yazılıyor. Bize hem bunlara iş verin deniliyor, hem de ağır cezai yaptırımlar uygulanıyor” diye konuştu.
Mersin’de yaşayan sığınmacıların büyük çoğunluğunun tekrar Suriye’ye dönme gibi düşüncesi olmadığının altını çizen Başkan Dinçer, “ İşin doğrusu bu sığınmacı olayında ülkemiz yalnız bırakıldı. Gönül ister ki bu Suriyeli sığınmacılar Avrupa’ya da kabul edilsin. Tabi bu bir devlet politikası. Bizim konumuzun dışında. Siz ülkemizdeki bu kişileri meslek sahibi yapmak istiyorsunuz. Bunların da tekrar dönmeyeceği gerçeği ortada. Bu amaçla verilecek olan eğitimi önemsiyoruz. Bizim kurumumuza ait mesleki eğitim merkezimiz var. Yerli esnafımızın kazancına haksız olmayacak şekilde, yerli esnafımızın yapmadığı iş alanlarında Suriyelilerin alacakları eğitimle meslek sahili yapılmasında sizlerin partneri olabiliriz. Artı bizim ülkemizde işsizlik had safhada. Bu eğitimlerden yerli halkımızın da yararlanabilecek olması istihdama azda olsa katkı sunacaktır” dedi.
Alman Sequa kurumu koordinatörü Bettina Müller, daha sonra ise kendisine eşlik eden Mersin ESOB Yönetim Kurulu Başkanı Talat Dinçer ile birlikte, Mersin Vali Yardımcısı Cezmi Türk Göçer, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, KOSGEB Mersin Merkez Müdürü Danyal Peker’i ziyaret ederek, projelerini paylaştılar. Benitta Müller son olarak ise Mersin TSO’yu ziyaret ederek Genel Sekreter Yardımcısı Ezgi Biçer Uçar’la karşılıklı fikir alış verişinde bulundu.
zgür, senin amacın ne?
Bu başlıkla o haberin ne alakası var?
Şunu beynine yaz: Adana ve Mersin yörük Türkmen şehridir!
Evet haberin konu ile alakası yok ama dediğim gibi başlık forumdaki tüm Adana ve Mersinlileri tahrik için açılmış madem konu dışı şeyler paylaşılabiliniyor o halde aynı şekilde karşılık verelim
@ Arda33 zaten Adana'dayım başlıkta Adana ile ilgili yani Adana ile ilgileniyorum
Ayrıca değil Adana ve Mersin ülkece göç edip kütüğü Orta Asya'dan buraya aldırdık sanırım sen bizans zamanından kalma yerlilerden oluyorsun ee kovuyormusun bizi buralardan?
Sizce Adana ve Mersin Doğu Türkiye'mi yoksa Batı Türkiye'mi?
Bence her ikiside doğulu, Antalya'dan daha çok Hatay'ı andırıyorlar.
Kültür, insan profili, insanların görünümüyle doğulu kentler buralar.
Ortadoğu etkisi bariz şekilde mevcut.
Ahmet28 isimli şahıs bu başlığı açarak ne yapmaya çalışmış kendince, bilinmez.
Yalnız bir gerçek var ki, bu vatandaş'ın Dünya'da 4 adet yön olduğundan haberi yok belli ki !
Adana ve Mersin'i Türkiye haritasından baz aldığınıza göre, Doğu Türkiye'de yanlış ibare, Batı Türkiye'de yanlış ibare !
Malum Türkiye haritasını açıp baktığınız zaman ülkenin tam Güney noktasında, yanyana yer alan aralarında 80 km uzaklık bulunan iki Akdeniz ilimiz'dir ve ikiside hem metropol, hemde çok güzel sıcak iki Türk kenti'dir...
Sizin beyninizin sadece doğu ve batı'ya çalışmasından dolayı, bu kadar insanı gereksiz yere konuşturmanız hiç hoş olmamış. İyisi mi siz beyninize iki yön daha ekleyin, Kuzey ve Güney olarak, o zaman bu gereksiz soruyuda sormanıza gerek kalmaz...
Bu olay'da vardı Adana'da neler oluyor dememize sebep olan...
Adana'da 'swinger' denilen eş değiştirme yöntemiyle seks fantezileri yaptıkları iddia edilen 15'i tutuklu 29 şüpheli 'fuhuş', 'suç örgütü' ve 'insan ticareti' suçlarından ilk kez hakim karşısına çıktı.
...
şu başlıkta şehirlerle ilgili haber paylaşmak en saçma şeydir bana göre.. Adana'da şu olmuş, Mersin'de bu olmuş.. bir haber yüzünden tüm şehir suçlanıyor.. ve ''siz Adanalılar işte böylesiniz'' der gibi.. çok üzücü..
sonradan başka şehirlerde olan haberlerde paylaşılmış cevap olarak zaten..
ama bende paylaşayım o zaman ;
Giresun'dan iki haber var mesela
Alıntı:
Giresun'da Sokak Ortasında Kadın Cinayeti
Giresun 'un Görele ilçesinde dini nikahlı eşi tarafından sokak ortasında kurşun yağmuruna tutulan kadın hayatını kaybetti.
SOKAK ORTASINDA KURŞUN YAĞMURU
Olay, Görele ilçesine bağlı Kumyalı Mahallesi Ziya Okay Sokak'ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Nuray Çakmak isimli kadın birlikte yaşadığı dini nikahlı eşi Eşref T.'den bir süre önce ayrıldı. Eski eşinin iş yerine giderek Nuray Çakmak'ı rahatsız eden Eşref T., kadını sokak ortasında kurşun yağmuruna tutarak kaçtı
Facebook'tan Tanıştığı Kızın Uygunsuz Resimlerini Çekerek Tehdit Eden Şahıs Yakalandı
Giresun’da sosyal paylaşım sitesi üzerinden tanıştığı ve arkadaşlık kurduğu genç kızın uygunsuz resim ve yazışmalarını kaydederek genç kızı para karşılığı tehdit eden şahıs yakalandı.
Mersin'i ve Adana'yı aşağılayarak eline ne geçti şimdi bu insanların ? Koca bir hiç ! Mersin de Adana da ülkenin en güzide iki metropol şehridir, gurur duyuyorum Çukurova topraklarında doğduğum için. Sıcağını, palmiyesini, portakalını, mandalinasını, tantunisini, kebabını, Yörük ayranını, sıkmasını, cana yakın insanlarını sevdiğimin şehirleri çok güzelsiniz
Yakın zamana kadar insanlar kütüklerini istediği şehre taşıyabiliyordu, sonradan yasaklandı. Göçle gelip ve kütüğünde mersin yazan birçok kişi var, verdiğin oran akdeniz nüfusuna kayıtlı insan sayısıysa eğer o sayı çok da sağlıklı değil. Eğer kütüğü kastetmiyorsan mersinin akdeniz ilçesini tam olarak bilmiyorsun demekki. Merkezde akdeniz ilçesinde(köyler değil) yerli mersinlilerin oranını yüzde 40 olarak vermek abartı bir rakamdır.
Kütüğünü bir şehire taşımak ayrı birşey doğduğun yer ayrı... Mersinde de kütüğünü İstanbula taşıyıp sonra geri dönüp yerleşen var...