Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
Ömer Göktürk
14 yıl önce - Pzr 12 Hzr 2005, 10:18
Sil Baştan İstanbul


bu şehri sil baştan yapsak nasıl bir yer olurdu acaba. sadece tarihi karakteristik özellikleri olan yerleri saklayıp geri kalanı kazanılmış değerler ve bilgiler ışığı altında tekrar diksek daha güzel bir yer olur muydu? tekrar gökdelenler kondururmuyduk doğanın bir daha geri gelemeyecek köşelerine?boğazın kıyılarını gönül zenginlerinin kalemlerine gözlerine daha yakın bırakır mıydık acaba?yoksa herşey daha da mı kötü olurdu?

Tuncer HALICI

14 yıl önce - Pzr 12 Hzr 2005, 10:59

Bana göre Istanbul`u Istanbul yapan, yüzyıllar boyu burada yaşanmış birçok öykülerin, tarihi, coğrafi oluşmaların, imparatorlukların, devletlerin, insan göçlerinin ve de en mühimi, bu güzel memleketimizin canım parçasında gelmiş gitmiş, yaşamış insanların geriye bıraktıkları izlerdir.
Esasında bunların hiç birisine başka el sürmeden, yıkmadan, bozmadan sadece onların kıymetini bilerekten ayakta tutmamız, bakmamız, restore etmemiz ve de 21.ci yüzyılda yaşayan bizlerin şimdiki ve bizden sonra şehrimizi kendilerine emanet edeceğimiz torunlarımizın ihtiyaçlarına uyacak şekilde, akıllıca, gerekli olan genişlemeleri de şehrimizi daha da güzel olarak hatasızca yapmaktır vazifemiz.
Bunun için gerekli ilk şey bu memleketiin her köşesini ve şehrimizi gönülden sevmek, insanların birbirine karşı saygı ve sevgi içinde, sadece kendi çıkarlarını düşünmeden, çalıp çırpmadan, kırıp dökmeden vazifelerini yapmalarıdır.


Ömer Göktürk
14 yıl önce - Pzr 12 Hzr 2005, 11:04

doğru söylüyorsunuz ama esas bu işi yapacakların istanbula bakış açısı çok farklı.burayı bir ticaret şehri olarak görüyorlar.kaldırımlar bile otopark mafyasının elinde kaldığı sürece bu tür koruma ve düzelmeler gerçekleşir mi sizce? bence türkiyeye en çok da istanbula bir 4.Murat dönemi gerekiyor.yoksa iyi niyetle birşeylerin düzeleceği yok.çocukluğumdaki istanbul ile şimdiki istanbul arasında bu kadar fark görmek ne kadar üzücü biliyor musunuz?



ASLI
14 yıl önce - Pts 13 Hzr 2005, 09:43

Istanbul'a sil bastan yapsaydim ilk once sehrin 78%'ini bir hastalik gibi kaplamis olan gecekondulari silerdim. Tarihi yapilar&anitlari olduklari gibi birakirdim. Gokkafesi silerdim. Maslak ve Levent Skyline'larini olduklari gibi birakir, eklemek de mumkunse begendigim bir kac projeyi de eklerdim. Mashattan deli sacmasini kesinlikle Istanbul'da barindirmazdim.. Bogaza nazir konutlarin ormanlari bir veba gibi kemirdigi, yangindan mal kaciran toplu konutlari aninda haritadan yok ederdim. Aralarindan yesilin homojen sekilde dagildigi, dokuya uyumlu, tek ayak uzerinde 5 takla atmayan(ah o Goksu'nun istinat duvarlari..) projeler kondururdum. Fener-Balat'i tamamen restore ederdim.

Haldun34

14 yıl önce - Pts 13 Hzr 2005, 10:03

Arkadaşlar ne yazıkki yapılan hataları geri döndürmek artık ancak böylesi rüya başlıklarda mümkün.

Zararın neresinden dönülürse kardır atasözünü hiç bir zaman unutmamalıyız.

Eski Kadıköy gitmiş, eski Erenköy'ki bir zamanlar tüberkuloz hastaları çam havası ile ciğerlerini iyileştirmek için tedaviye gelirlermiş. Gitti binlerce onbinlerce Akdeniz yayvan ada çamı, ne oldu rant rant rant...

Bari elde kalan Kuzey İstanbul ormanlarını koruyalım değil mi arkadaşlar....

Geçen gün açılan başlığı unutmayalım oraya bir göz atalım lütfen:

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=14502& ...highlight=

Saygılarımla,



Ömer Göktürk
14 yıl önce - Pts 13 Hzr 2005, 18:48

sanırım istanbulu sil baştan yapmak sadece yurtdışında yaşayanları ilgilendiriyor.

deniz74
14 yıl önce - Pts 13 Hzr 2005, 19:09

bogaz gibi olursa iyi olur. yesil ve evler korular parklar vs vs vs. bence istanbul'un diger butun semtleri beton yigini ve geri kalmis ulke havasinda. apartman dolu heryer ve kutu seklinde, herkes kendine gore balkonunu acmis kapamis. agac yok park yok.

bence bogaz ve adalar guzel ornekler. neden mi? birazcik sahip cikilmis da ondan. deger verilmis, yikilip yokedilmemis. ayrica, maslak ve levent gokdelenleri de cagdas.

levent'teki bir luks bir otelin odasindan batiya bakarsan beton yigini manzarasi goruyorsun.
ayrica gokdelenleri her tarafa dikmeye baslamislar. tek tuk.



Akın Kurtoğlu

14 yıl önce - Pts 13 Hzr 2005, 20:49

Aslında, bu konu hakkında Tuncer Bey'in yazdıklarının altına imzamızı atmaktan başka yapacak birşey olduğunu zannetmiyorum.

Hakikaten de elimizdeki her türlü tarihî yapıtı (hiç değilse bundan sonra) gözümüz gibi bakarak torunlarımıza ulaştırabilirsek, bu bile konunun başlığıyla birebir örtüşen bir hareket olacaktır... Bugüne kadar haketmedikleri halde, tarihi eserlerimize gösterdiğimiz vurdumduymazlığı, haksızlıkları silbaştan yaparak, kendimizi affettirme babından, bütün muhteşemlikleriyle onları bundan sonraki kuşaklara sağlıklı, derli-toplu ve hakettikleri bir şekilde ulaştırabilme gayretimiz de, bizler için bir çeşit silkinme olacaktır...

Şayet, bundan sonra gerçekleştirilecek olan yerleşimi, binaları ve eserleri de bir plân ve program dahilinde ele alabilme becerisini gösterebilirsek, aradaki zaman diliminde oluşmuş istenmeyen görüntüler de zaten zaman içinde eriyip gidecek, peyderpey yok olacaktır. Yeter ki aynı hatalar tekrarlanmasın, kangren gibi gelişip ilerlemesin...

Akın KURTOĞLU


Ömer Göktürk
14 yıl önce - Pts 13 Hzr 2005, 21:24

Tuncer Bey gerçekten dediğiniz gibi olay için en doğruları yazmış. ama acaba Tuncer Bey'in yazdıkları bozulan şeyleri geri almaya yarar mı? koruma altına alarak daha fazla ileri gitmesini engelleriz.yani dişe yapılan dolgu gibi. çürüğü geri almaz değil mi? acaba bazı bölgeleri sıfırdan şehirler mi yapsak?bugüne kadar kazanılmış tüm bilgilerin ışığında yalıtılmış güzel bir bölge?

Akın Kurtoğlu

14 yıl önce - Pts 13 Hzr 2005, 22:06

Alıntı:
acaba Tuncer Bey'in yazdıkları bozulan şeyleri geri almaya yarar mı?


Ömer Bey, elbette ki bozulan şeyler artık gitti gider, lâkin bozulanlardan ders alarak, hiç değilse bundan sonrası için belirleyici bir yol çizilebilir. "Giden gittiğiyle kalır" ama "Ölenle de ölünmez"...

Çürük dişe yapılan dolgudan önce o çürük bölge mümkün mertebe tedavi edilerek temizlenir, ardından dolgusu yapılır. Hiç değilse bunun yanındaki dişlere bulaşması, onları da bozması engellenir.

Haliç'i bilirsiniz... 1950'lerden 1985'lere kadar Alibey ve Kâğıthane derelerinden sürekli olarak pis sular aktı da aktı Haliç'e... Asıl bölge temizlense bile, arkadan gelen sular buranın kirlenme sürecinin devamına yol açtı. Ne zaman ki dereler ıslah edildi. İşte bundan spnra bu derelerden pislik yerine nisbeten temiz sular Haliç'e akmaya başladı, işte o zaman Haliç'in suları da gözle görülür bir şekilde değişmeye ve mikroptan arınmaya başladı. Yani, sinekleri yok etmek yerine bataklık kurutuldu... Bence aynı durum, İstanbul'un geleceği için de kesinlikle denenmesi gereken bir çaba olmalıdır.

Akın KURTOĞLU



sayfa 1
ANA SAYFA -> İSTANBUL - Haberler ve Sohbet