çünkü hepsi Ankara dan onaylanıyor, ülkemizde sistem böyle işliyor mesela ilkokul ortaokul liseslerde copy and paste şeklinde projelendiriliyor, camilerimiz de öyle yani hepsi klasik tek kubbeli bir yada iki minareli, ülke olarak hazırcılığı seviyoruz. Buna stadlarımız da eklendi malesef tek elden ihale ediliyor stadlar yada bazı şehirlerde belediyeler ihale ediyor onlarda biraz daha fark olabiliyor.
1950-1960 larda yapılan şehir stadlarımız nasıl aynı tip aynı adla yapıldıysa, 2010-2020 arası yapılan stadlarımız genelde aynı tip ve sonuna arena eklenip aynı adla yapılıyor.
bizden 2000 yıl önce Diyarbakıra sur yapılmış, bu surlar 50 metrede bir burçlarla süslenmiş, burçlara ve surlara o dönemde hayli zor olmasına rağmen taşı nakış gibi işleyip figürler ve yazıtlar eklenmiş.
yani biz 2000 yıl sonra sur yapsak bugün, dümdüz betondan yaparız.
Mimar sinanın ve osmanlı mimarlarının sanatı inşaatla birleştiren kültürü cumhuriyetten sonra yok ettik malesef. son bir örnek verecek olursam, sınırlarımıza yine duvarlar örülüyor, ama nasıl dümdüz taş bloklar döşenerek.
köprülü kavşaklar yapıyoruz düz betondan logo olarakta ya belediye yada tck hazır konsept logoları ekliyoruz. vel hasıl mevzu derin