oguzhanc
8 yıl önce - Sal 21 Tem 2015, 17:27
Bombalı saldırıdan yaralı kurtulan Fatma Edemen ve Uğur Ok yaşadıklarını anlattı...
Suruç’taki bombalı saldırıdan yaralı kurtulan Fatma Edemen ve Uğur Ok, yaşadıkları dehşet anlarını Hürriyet’e anlattı. Fatma Edemen, çocuklar için park ve kütüphane yapmak amacıyla Kobani’ye gitmeyi planladıklarını belirterek, “Pankartın hemen arkasındaydım. Patlamada yere düştüm” dedi. Uğur Ok da “Birden bir alev yükseldi ve patlama sesi duyuldu” diye konuştu.
ANKARA Üniversitesi Gazetecilik Bölümü öğrencisi Fatma Edemen, 30 kişinin öldüğü bombalı saldırıdan sağ çıkanlar arasındaydı. Edemen, patlama anına ilişkin şunları söyledi:
“İstanbul başta olmak üzere 6 ilden arkadaşlarımız otobüslerle Suruç’a geldi sabah saatlerinde. Kaymakamlığın izin vermesi halinde Suruç’tan Kobani’ye geçmeyi planlıyorduk. Oradaki çocuklar için bir çocuk parkı, kütüphane ve hatıra ormanı yapmayı hedefliyorduk. Bunun için Suruç’ta toplandık. Milletvekilleri ile birlikte heyetimiz kaymakamlığa izin başvurusu yapmaya hazırlanıyordu. Bu durumu kamuoyu ile paylaşmak için bir basın açıklaması yapmaya karar verdik.
YERDE PARÇALANAN BEDENLERİ GÖRDÜM
Ben basın açıklaması sırasında açılan pankartın hemen arkasındaydım. Basın açıklamamızın bittiği, açıklamayı okuyan arkadaşımız Oğuz Yüzgeç, katılımcılara teşekkür ettiği sırada birden patlama oldu. Ben yere düştüm, ancak bayılmadım. Hemen orada bulunan duvarın arkasına kendimi atmayı başarabildim. Patlamanın şiddetiyle kulağımın birinde duyu kaybı var. Her şey bir anda oldu. Ondan sonra yerde parçalanan bedenleri gördüm. Daha sonra yardıma gelen insanlar bizi sığındığımız yerden çıkardı.
HER TARAFTA POLİS VARDI BİZ ÖNLEM ALMAMIŞTIK
Sokakta polis araçları geziyordu. Çevrede, çok sayıda polis vardı. Bu nedenle özel bir güvenlik önlemi almadık. Böyle bir şey beklemiyorduk. Sabah ilçeye giriş yapan bazı araçlar polis tarafından aranmış, ama benim bulunduğum araçta herhangi bir arama, kimlik kontrolü yapılmadı. Çok sayıda arkadaşımızı kaybettik. Şu anda tek diyebileceğimiz şey, biz barış isteyen, çocuk parkı yapmaya çalışan üniversite öğrencileriyiz. Bunu yapmak isteyenler bile katlediliyor. Ben 22 yaşındayım ama grupta daha küçük yaşta arkadaşlarımız vardı.”
Yaralı kurtulan bir diğer isim olan Balıkkesir Üniversitesi öğrencisi Uğur Ok da gruptaki arkadaşlarıyla sabah erken saatlerde Amara Kültür Merkezinde bir araya geldiklerini ifade ederek, patlama anına ilişkin şunları anlattı:
ARKADAŞLARIMIZ HAYATINI KAYBETTİ
“Kobane’ye geçiş için kaymakamlıktan izin almak için bekliyorduk. Basın açıklaması bitmek üzereydi. Ben kenarda duruyordum. Birden bir alev yükseldi ve patlama oldu. Bombadan kopan parçalardan dolayı yaralandım. Çok kötüydü, bir sürü insan yaralandı, arkadaşlarımız hayatını kaybetti. Bizler farklı kentlerden gelen kişilerdik. İlçeye sabah erken saatte gelen araçlarda herhangi bir arama ve kontrol yapılmamış. Ancak benim içinde bulunduğum Ankara ve İstanbul aracında arama ve kimlik kontrolü yapıldı. Güvenlik görevlilerinden herhangi bir uyarı yapılmadı. Ancak bize ‘Kobane’ye geçişler kapalı, geçemeyeceksiniz’ dediler.”
CESETLERİN ALTINDA KALDIK
Yaralılardan Garip Çelik de dehşeti yaşamıştı:
“İstanbul’dan gelmiştik. Tam fotoğraf çekmeye çalışırken çok şiddetli bir patlama oldu. Cesetler her yere yayıldı. Cesetlerin altında kaldık, o derece şiddetliydi. Çok büyük bir kargaşa yaşandı. Kamera elimdeydi, insanlar şoka girdiler, sonra yaralılar taşınmaya başlandı. Ambulanslar çok geç geldi. Araçlar yaralıları almak istemedi, kargaşa çıktı. Polisler havaya ateş etti. Kitlenin tam ortasında oldu. İstanbul’dan birlikte geldiğim arkadaşlarım hayatını kaybetti.”
Kadir Ergün de “100 metre uzaklıktaydım. Cenazeler paramparça olmuştu. Kelimelerle ifade etmek çok zor” dedi.
Saldırıdan kurtulanlar Milliyet’e şunları anlattı:
Çiğdem Dağdeviren: “Hava çok sıcaktı, bu yüzden üç arkadaş kültür merkezinden şapka almak için dışarıya çıktık, daha sonra patlama sesini duyduk.”
Murat Erişmiş: “Şapka almak dışarı çıktığımızda patlama oldu. Geri döndüğümüzde etrafta paramparça olmuş cesetler vardı. Arkadaşlarımızın vücudundan kopan parçalar ve eşyaları, çantaları paramparça bir şekilde her yere dağılmıştı. Kobani’ye gitme amacımız oradaki çocuklara yardımda bulunmaktı. Ne olursa olsun Kobani’ye gideceğiz. Buraya gelenlerin çoğu farklı etnik kökenden insanlardı.”
‘Bacağım kırıldı’
Naim Burç (36): Sabah Hatay’dan arkadaş grubuyla beraber geldik. Hepimiz gülüyoduk hiçbir problem yoktu. Sonra bir anda bomba patladı ve ben bir anda yere yığıldım.
İki bacağımdan kanlar akıyordu. Yerden kalkmaya çalıştım ama bacaklarım tutmadı. Sonra yerden kendimi sürükledim. Bir saniye öncesinde yanımda ayakta duran arkadaşlarımın hepsi kanlar içinde yere dağılmışlardı. Onlara yardım edecek durumda değildim. Onlar benden daha ağır durumdaydılar. Bizim amacımız Türkiye ile Kobani arasında bir köprü kurmaktı. Bu saldırıyı yapanları lanetliyoruz.
Bu yardımlarımızın sonucu bu olmamalıydı. Sol bacağında kırıklar var. Sağ bacağında ise içi dolu şarapnel parçaları var. sağlık durumum şimdilik iyi tekrardan ameliyat olacağım.
‘Alev hepimizi yaktı’
Suruç’taki saldırıdan yaralı kurtulan Loren Elva da sosyal medyada paylaştığı mesajında şunları kaydetti:
“Bomba patladığında birden bir alev yükseldi ve hepimizi yaktı. Onlarca gencin kanları, parçalanmış bedenleri yüzümüze, üstümüze geldi. Şu an Hastanede yatıyorum, vücudumda yanıklar var, kulaklarım duymuyorum. Telefonlarınızı, mesajlarınızı cevaplayamıyorum. İyi değilim, iyi olmayacağım, iyi olmayın. Ne istediniz bizden? Kobane’ye yıkılan umutları yeşertmeye, kütüphane, çocuk parkı yapmaya gidecektik. Önce patlattınız, yaktınız, ardından biber gazları ile saldırdınız, silah doğrulttunuz, güldünüz, yaşatmadınız bizi. Şimdi hastane kapısında şehit namirin sloganları yükseliyor. Rahat olun, insanlık elden gidiyor.”
*Alıntıdır.
|