Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 3
Nazmi
4 yıl önce - Pts 13 Tem 2015, 04:34


(+)


Kurşunlu Cami yanındaki bisiklet parkı..


Nazmi
4 yıl önce - Çrş 15 Tem 2015, 17:56


(+)




(+)


Bisiklet yolu ve ülkemize örnek olan KayBis bisikletleri.. / Kiçakapı Meydanı


Nazmi
4 yıl önce - Sal 21 Tem 2015, 15:46


(+)


Baştaki bisikletli abi biraz bulanık çıkmış,ama fotoğrafı güzel bir yere koyacam diye söz verdim onlara.Seyyid Burhannedin Vakfı tarafından düzenlenen iftar ve sahur programlarında çalışan (gezinen) ustalar



Nazmi
4 yıl önce - Cum 31 Tem 2015, 00:03



Sekiz yada dokuz yaşlarında olmam lazım.Maraton adında,orta boy bir çocuk bisikletimiz vardı.Kardeşimle ben bisikletin üzerinden inmezdik.Sonraları,daha büyük ayrı ayrı bisikletlerimiz olsa da,ilk göz ağrımızdı mavi renkli Maratonumuz

O zamanlar,elimize geçen parayı bisiklete harcardık.Haliyle çocuğuz,halley,meysu,futbolcu kartı vs. şeylerde alırdık,ama genellikle bisikletimize giderdi paracıklarımız.Jantlara boncuklar,plastikten kapaklar..direksiyona pervaneler,aynalar..tekerleklere çamurluk,arkaya oturak..kadroya suluğuydu,sinyalizasyonuydu,ziliydi vs. vs. işte Bir de,enerjisini kendisi üreten dinamolu lambasını yazmasam büyük eksiklik olur.Çünkü,çok defa arızalanır,çok defa da para harcar tekrardan yaptırırdık.Guya pilden tasarruf edip para vermeyecektik,bu dinamo olayı ağzımızı öpmüştü resmen Yokuş aşağı çok inerdik,ampulüne enerji çok gelir patlatırmış,geç de olsa sonradan çakmıştık manzarayı.Vel hasıl bisiklet deyip geçmemek lazım.Bir çok aksesuarı ve zamanla oluşan arızaları oluyor,bu da harçlıklarımızın bu yolda fedası anlamına geliyordu.

İlerleyen zamanlarda kardeşimin aklına bir şey mi düştü,paraya mı ihtiyacı oldu,vayahut bana mı kızdı bilemiyorum.Sen tut bisikleti eskiciye sat,hem de yok pahasına (uyuz çocuk,o zamanlar bayağı bir sinirlendirmişti beni) Neyse bu konuya hiç girmeyelim en iyisi Size Maratonla başımdan geçen bir olayı anlatayım

Evde ekmek kalmamış.Öğle vakti fırına ekmek almaya gönderdiler bizi.Atladık bisiklete.Kardeşim Ahmet bisikletin ön kısmında,teyze oğlu Ebubekir'de yeni bisikletiyle yanımızda.Yol almaya başlayıp çıktık yokuşu ve vardık fırına.Ekmeğimizi aldık ve dönüş yolu başlayacak.Buraya kadar her şey normal

Fırına giderken bisikletin ön kadroya oturttuğum kardeşim,direksiyonun sağ ve solunda takılı ekmek poşetlerinden dolayı,arka tekerleğin bağlı olduğu 1-1,5 cm'lik demir çıkıntının üzerine ayakta duracak şekilde basıp,başladık yol almaya.Başladık lakin,frenin tutmadığını ve bisikleti durdurmak için ayağımla arka tekeri sıkıştırıp yavaşladığımı,yokuştan aşağı inmeye başladıktan sonra aklıma gelmesi hiç de iyi olmamıştı Yaklaşık 300 metre uzunluğunda bir yokuş,yokuşun sonlarında da arabaların vızır vızır geçtiği işlek iki cadde ve bende beyin fırtınaları Bu fırtınalar devam ederken gittikçe de hızlanıyoruz bu arada.Caddelere varmadan durdurmalıydım bisikleti.Caddenin birinde şansımız yaver gitse ıskalasak arabaları,diğerinde sonumuzun hüsran olması büyük olasılık

İlk hamlem,kardeşime 'atla' demek oldu.Durumun farkında olmayan kardeşim korktuğundan yada ne demek istediğimi anlamadığından atlamadı tabi Tamam,hızlı giden bir bisikletten,o yaştaki bir çocuğun atlamasını istemek büyük bir beklenti.Ama o atlayacak ki,ben ayağımı arka maşayla tekerleğin arasına koyup durdurabileyim bisikleti.Bu arada,kuzenin keyfi gıcır,o da durumun farkında değil,ama hızımıza ayak uyduruyor.Bisikletinin frenleri tutuyordu ne de olsa

Ben ve kardeşim,hızla giden bisikletin üzerinde,arabaların geçtiği ilk caddeye yaklaşmak üzereyiz.Aklıma bir fikir gelmişti Bu fikri cesaretle uygulamaya koyduğum için kendimi bir kez daha tebrik ediyorum Yokuş aşağı indiğimiz yolda,ilk caddeye yaklaşırken hafif bir viraj vardı.O virajı almayıp,garaj kapısının yanındaki duvara girmek aklıma geldi birden.Tamam,çok da gurur duyulacak bir fikir olarak gelmeyebilir size,ama diğer taraftan arabaların altında ezilme ihtimalimizde vardı Bu arada,neden yan duvarlara çarparak,yada sürterek durmadım bilmiyorum.Var mıydı mantıklı bir gerekçesi,yoksa o panik halinde aklıma mı gelmedi,onu da bilmiyorum.Neyse..

Yola devam mı edeyim,duvara mı toslayım,yol mu,duvar mı,duvar mı,yol mu...
düşünceleri kafamı kurcalarken artık karar zamanı gelmişti Büyük bir hız ve akabinden büyük bir ses..Yola devam etmemiştim,duvara da çarpmamıştım.Samanyoulu'nda yayınlanan dizilerdeki gibi mucizevi şeyde gelmemişti elbet başımıza Ne mi oldu peki..Son anda karar değiştirerek,duvar yerine demir garaj kapısına çarptım.Maksat,demir kapıdan ses gelir de,belki yardımımıza birileri gelir.Duvardan ses mes gelmezdi neticede Bu düşüncemden dolayı da kendimle gurur duymayı isterdim.Ama maalesef teorik olarak güzel gibi duran bu düşünce,uygulama da tam aksi oldu Büyük bir sesin çıkmasını başarmıştım aslında.Ama sese gelen teyzeler yardım etmek yerine, 'çarpacak başka yer bulamadınız mı,kapıyı eğmişsiniz...' gibi çok da hatırlayamadığım sözler söylüyorlardı.Resmen ezilme tehlikesini göze alarak yola devam etmediğime pişman etmişlerdi Teyzelerin lafına mı yanayım,kendi acıma mı yanayım bilememiştim.Kafamı kapıya mı,yere mi vurdum bilmiyorum zonk zonk atıyor..diz kapaklarım,dirseklerim,ellerim yüzülmüş perişan bir haldeyim.Aslında bu durumu az çok göze aldığım ve çok daha kötü bir şeyin olmadığından dolayı da,içimde bir rahatlık var.Bu rahatlıkta,kardeşime hiç bir şeyin olmamasının da etkisi vardı tabi.Yere düşmüş o da,ama kedi gibi dört ayağı üzerine düştü sanırım,pek bir şey olmamış kerataya

Neyse,insafa gelen teyzelerin getirdiği bir bardak suyu içtikten sonra,olay mahallinden eve gitme vakti gelmişti.Bisikletin ön teker doksan derece eğilmiş,direksiyonun nereyi gösterdiği belli değil.Ben kendimi,kardeşim ve kuzenimde şaftı kaymış bisikletimizi alarak bir şekilde evimize vardık

Bitti mi,bitmedi elbet.Zile bas,kapıya vur kimse yok evde Bakmayın uzunca yazdığıma,evden ekmek almak için çıkmamızla,tüm bu olayların cereyan etmesi arasında 20 dakika var,yok.Nereye kayboldunuz hemen Evimizin hemen karşısında,dedemgilin evi var.Almanya'dan bir kaç gün önce izine gelmişlerdi.Vardık oraya,ananem sağ olsun yaraları temizledi,kremledi,sardı.Bir taraftan acımı unutayım diye çikolata veriyor,bir taraftan da okuyup,üflüyordu.Ananemin o anki telaşını,üzüntüsünü hiç unutamam

Yirmi yıl önce, yirmi dakikada içerisinde cereyan eden bu olayı da hiç bir zaman unutamayacağım sanırım.Buraya da yazdım gerçi,unutursam açar bakarım


Misafir 25a

4 yıl önce - Cum 31 Tem 2015, 00:14

Aslında Kayseri düzbir şehir. Bisiklet kullanımına sonderece elverişli. Bisiklet yolları yapılmalıdır. Kullanım daha da artırılmalıdır.



namlesu

4 yıl önce - Cum 31 Tem 2015, 00:23
Temzi hava, dışkı yok, sağlıklı yaşam var...


Atlı polisler de estetik ama dışkısı şusu busu sıkıntı.
Bisikletli polisler çok sempatik gözüküyor. Doğayla dost ulaşım.
İnşallah bisiklet şehrimiz olur Kayseri tam anlamıyla.
Daha çok bisiklet yolu yapılmalı. Halk teşvik edilmeli. Hem sağlıklı hem de ucuz ulaşım.
Hem de modern ve sempatik gösteriyor şehri
Kullanım artar, imkanlar da artar inşallah

Bir de Mural İstanbul gibi etkinlikler yapılsa Kayseri'de de Osmanlı tarzı Graffitiler çok yakışır.
Bizim Belediyeler de bizim kültürle harman Graffitileri arttırmalı Anadolu şehirlerinde.




(+)






Bisiklet yolları boyunca binaların duvarlarında bu tip graffitiler, kulaklık kulakğında sevdiğin mp3 çalıyor mp3 çalarında, çeviriyorsun pedallarını, rüzgar vuruyor yüzüne... Süper


Aras Berkin
4 yıl önce - Cum 31 Tem 2015, 03:56

Evet bu grafittiler cok guzel duruyor



Nazmi
4 yıl önce - Cmt 01 Ağu 2015, 10:22

Grafittiler güzel duruyor,ama uygulanabilecek yapı sayısı Kayseri ayarındaki şehirler için iki elin parmaklarını geçmez.Yani oldukça sınırlı.Onlara da firmalar büyükçe reklamlarını yapıştırıyorlar.Yine de,müsait olan binaların cephelerine uygulansa hiç de fena olmaz,firma reklamından çok daha iyi duracağı aşikar.

Grafitti olmasa da,benzer bir uygulama şehir meydanındaki bir yapı için uygulanmıştı.Reklam alanı olarak kullanılan bina cephesi,çinilerle Selçuklu medeniyetine ait Hayat Ağacı figürüyle kaplandı (casatı boyalı reklam alanı).

Yeni ve eski hali.Gayet de güzel oldu



(+)




(+)


Konumuz bisiklet,ama madem laf açıldı ben de belirteyim o zaman.Grafitti için uygulanacak alan az olsa da,Kayseri'de çarşı içindeki binaların dış cephelerine,standart desen ve renk uygulanmakta*Yine dükkan tabelaları da standart bir ölçüde,ahşap görünümlü.Eski,sıradan binaların eli yüzü değişti resmen,ayrı bir mimari hava oluştu şehirde.Öyle göstermelik 8-10 binada da uygulanmadı.Yüzlerce bina elden geçti ve uygulanan bölgenin kapsamı git gide genişliyor.



(+)




(+)




(+)


Sivas Caddesi'deki bir kısım binaları da farklı renklerde yaptılar,fena sayılmaz



(+)




Aras Berkin
4 yıl önce - Cmt 01 Ağu 2015, 16:25

Nazmi Bey Kayseride uygulanan dis cephe calismalari hakkinda burada paylastiklarinizi asagidaki kent estetigi panomuzda da paylasirsaniz cok sevinirim

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=142608 ...mp;start=0

Sonunda ulkemizde boyle calismalar gormek beni cok sevindirdi

Sehir apayri bir cehreye burunmus, tanimakta zorlandim muhtesem bir calisma

Kayseri Buyuksehir Belediyesine tebrikler


Misafir 25a

4 yıl önce - Cmt 01 Ağu 2015, 16:34

Yukardaki CASATI reklamı görüntüyü bozmuş. Eski hali çok estetikmiş. Keşke reklam uğruna şehirlerin estetiği bozulmasaydı.



sayfa 3
« önceki   1234 ... 101112   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET