Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2
osmanturan

4 yıl önce - Cmt 20 Hzr 2015, 23:37

geçen yaz (2014) bisiklet aldım salcano ng750
1 yılda toplam 550 km yol yapmışım.
bu sezon geç başladı yağmur hiç durmadı.
sezon bitene kadar 800 km olur tahminimce.

işe arabayla 15 dk da gidiyorum
bisikletle 13 dk.


Nazmi
4 yıl önce - Pzr 21 Hzr 2015, 10:39

800 km 1 yıl için güzel bir rakam.Hem sağlıklı yaşam adına spor,hem 800 km'lik yakıt tasarrufu(ithalatın azalması,cari açığın düşmesi,paranın cepte kalması vs.),hem de trafiği rahatlatma durumu.

Peki Osman kardeş,bisikleti yoğun kullanan birisi olarak,Kayseri'de bisiklet kullanırken yaşadığınız olumlu,olumsuz,düzeltilmesi ve yapılması gereken şeyler var mıdır?

Görüşlerimizi de belirtelim.Başlık yeni olduğu için hemen olmasada,ilerleyen zamanlarda Kayseri ve bisiklet üzerine google aramalarında ilk sıralarda yer alacaktır.Bu yüzden,yerel idarecilerin başlığı görme ve takip etme durumları,eksiklikleri giderme olasılıkları doğacaktır



Nazmi
4 yıl önce - Prş 25 Hzr 2015, 13:01

Alıntı:
'Resmi' plakalı 40 yıllık bisiklet, devlet hizmetinde

Kayseri Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü Arkeoloji Müzesi Müdürlüğünün 1974 yılında aldığı ve '38 AT 155' resmi plakası takılı olan 40 yıllık bisiklet, artık depoya kaldırılmasına rağmen, zaman zaman Valiliğe evrak götürme işlerinde kullanılıyor.



'Resmi' plakalı bisikletle ilgili bilgiler veren Kayseri İl Kültür ve Turizm Müdürü İsmet Taymuş, ''Müze Müdürlüğümüz, 1974 yılında o zamanki şartlara göre 2 tane bisiklet alıyor ve bunlara plaka alarak o zamanki hizmetlerde kullanmaya başlıyor. Zaman içerisinde bir tanesi kayıtlardan düşülüyor ve Milli Emlak'a veriliyor. Ama diğer bisiklet resmi plakasıyla Müze Müdürlüğümüz onu saklıyor. Belki ileride o bisikletin kendisi de müzede sergilenecek bir malzeme diye saklıyoruz. Zaman zaman görevliler Valiliğimize evrak götürürken onu da kullanıyorlar. Ama tabii biz onu nostalji olarak saklıyoruz. Zaman içerisinde ülkemizin nereden nereye geldiğini görebiliyoruz. Bugün Müze Müdürlüğümüzün altında hizmet aracı, İl Müdürlüğümüzün hizmet aracıyla devlete hizmet veriyoruz'' diye konuştu.

Bisikletlerin alındığı dönemlerde, bugünkü imkanların olmadığını ve bu bisikletlerin kullanıldığını vurgulayan Taymuş, ''Biz hizmette olmamasına rağmen bu bisikletimiz kayıttan düşülmedi. Yani Müze Müdürlüğümüzün de görüşü, onu kayıttan düşmeden saklamak. İleride belki bir müzede sergilenebilecek bir malzeme olarak düşünüyoruz'' dedi.

Taymuş, bisikletin aktif kullanımda olmadığını ve depoda muhafaza edildiğini de belirterek, ''Ancak bazen görevliler, o nostaljiyi yaşamak için çıkarıyorlar ve bazen de kullanabiliyorlar'' ifadelerini kullandı.

[ ! ]


İlginç bir haber.Müze müdürlüğüne tahsis edilen resmi plakalı bisiklet,hala kayıtlarda durmakta ve ara ara kullanılmaktaymış.

İleride müzede sergilenecekmiş bisiklet.O kadar emeği var müzeye,hakkı tabi


onurnazliaka
4 yıl önce - Prş 25 Hzr 2015, 14:51

Kayseri benim de bisikleti yoğunlukla kullandığım bir şehirdi. 1994 yılında alınan Castello marka bir bisiklete sahibim. Kayseri'de görev yaptığım sırada Ankara'dan trenle, 5 TL karşılığında bisikletimi getirdim. Ben yolcu vagonunda gelirken bisikletim de yük vagonunda (fungor vagon) geldi. Böylece 2012 yılının Nisan ayında, bisiklet maceramıza Güney Ekspresi'yle adım atmış oldum.

Ankara'da bisiklete fazla binemiyordum. En son 2006 yılında bisikleti kullanmıştım. Yolların yokuşlu olması, evimin yüksek bölgelerden birinde yer alması, kilolu olmam, ÖSS, üniversite derken bisiklet depoda tam altı yıl beklemişti. Kayseri'deyse şehri gezmenin yürüyerek çok zor olacağını bildiğimden daha pratik bir çözüm olması adına bisiklete karar kılmıştım. Nitekim çok da iyi oldu. Altı yıldır depoda yatan bisiklete fazla bir bakım yapmadım, frenleri sıkıp zincire de yağ sürerek yola çıktım. Düvenönü'nde olduğumdan genel olarak düzlük yerler arasında gitsem de ilk zamanlardan sonra ciddi yokuşlara çıktım. Bisiklete o kadar çok alışmıştım ki 150 metre ötedeki A101'e bile bisikletle gidiyordum. Ya da şehir dışına çıkacağım zamanlarda tren garına ya da otobüs durağına yürümek bana zülum geliyordu. Bisiklet mantığı itibarıyla bir basit makinaydı ve zamandan ciddi anlamda kazandırıyordu.

Bisikleti bisiklet yolunda sürmüyordum. Esasen Kayseri'de adam akıllı bir bisiklet yolu olduğunu da düşünmüyorum. Ayrıca bisiklet yolu olsa bile hızım dolayısıyla o yollar bana dar geliyordu. Araçlarla aynı yolda gidiyor, ama hep banket çizgisine basıyor, şerit kullanmıyordum. Ancak yol boş olduğu zamanlar en soldan gittiğim bile oluyordu. Bisikletle ciddi anlamda güzel süreler yakalıyordum. Otobüslerin süresini ezip geçtiğimi söylemeliyim.

Bisiklete binmenin en zevkli olduğu zaman geceydi. Bir kez gecenin 01.30'unda attığım turda, Ekim ayının o ilk soğuk havasında bacaklarım donsa da o zevk bambaşkaydı. Bisiklete binerken ciddi çirkinliklerle de karşılaştım. Kumarlı mevkisinde, Sivas Caddesi üzerinde bir nakliye kamyonu içerisindeki taşıyıcıların bağırarak beni korkutması üzerine dengemi zor sağladım. İki kez de otobüsler tarafından sıkıştırıldım. 2012 yılının Ağustos ayında Sivas Caddesi'nde, Alparslan - İpeksaray yönünde en sağ şeridin yanında, sarı banket çizgisinde giderken 38 AB 352 plakalı özel halk otobüsünün beni sıkıştırması üzerine dengemi zor sağladım ve daha sonra Tuna kavşağında otobüsü yakalayarak hesap sordum. Şoförün hafif de olsa küfretmesi üzerine ben de kendisine aynı biçimde karşılık verip ''Hıyar, düzgün sür'' diyerek Çifte Kümbet tramvay durağına kadar önüne geçip hızla ilerlemesine engel oldum. 2012 yılının Eylül ayındaysa bu kez Yıldızevler - Çifte Kümbet arası beni sıkıştıran 38 AB 028 plakalı aracı Erciyesevler ışıklarında yakalayarak hesap sordum. Beyzade bana bisiklet yolundan git falan dedi. Sinirden kendisini Fuzuli kavşağına kadar ısrarla takip ettim, bu sırada yanıma yanaşan ve olayı gören bir araçtaki gençler ''Kardeş, hayırdır Trabzonlu musun?'' diye merak etti. Üçüncü vukuatsa Kayseripark'ın ön tarafındaki aydınlatma direğine bağladığım bisikletin kilidinin Kayseripark güvenlikçileri tarafından kesilmesiydi. Sanırım Mayıs 2012'de olmuştu. O akşam kırık kilidi alıp ertesi gün başlarına çalmaya ve Fehmi Çemrek'ten kilit parasını istemeye gittim ama vermediler tabi.

Epey de vukuatımız olmuş. Çünkü ciddi anlamda geziyordum. Nisan'dan Kasım'a kadar, yedi ay boyunca bisikletten hiç inmedim. Bu 210 gün demek ve günde en az 2 km bisiklete biniyordum. En çoğu da herhâlde 40 km kadardı. Çoğu zaman ulaşım amacıyla, bazen de tur amaçlı olarak kullanıyordum. Kayseri'de, özellikle Kocasinan'da girip çıkmadığım mahalle kalmıyordu bu sayede. Sanırım Kocasinan'ın tüm mahalleleri, Melikgazi ve Talas'ın da bir çoğunu bitirmiştim.

En çok gidip geldiğim yer İldem'di. Düvenönü - İldem arasını en başta 1 saatte almıştım. Tabi o gün şaşkınlıktan Kaykoop üzeri gidince yol uzamıştı. Sonra bu süre 46 dakika oldu. Ramazan'da bile oruç oruç İldem'e gitmiştim. İldem - Düvenönü arasıysa rekorum 32 dakikadır. İldem'den çıkıp Gesi Yolu Caddesi'nden giderken ta Kumarlı'ya kadar inişti. Kumarlı - Mimarsinan kavşağı arası hafif bir yokuş, sonrası yine Düvenönü'ne kadar genel olarak iniş ve düzlük. Bu güzergahı çok severdim. Düvenönü'nden İldem'e giderken bazen Kocasinan Bulvarı'nı da kullanırdım, orada 30 Ağustos Mahallesi yanındaki yokuş zorlasa da yol daha hızlı akar giderdi.

Bir de zaman zaman turlar yapardım. Yaptığım bazı turlar ve hatıralarım şu şekildeydi:
- Düvenönü - Sivas Caddesi - Aşık Veysel Bulvarı - Talas - Atatürk Bulvarı - Ali Dağı - Zincidere - Başakpınar - Malatya Yolu - Mimsin - Toki - İldem: Bu turda Ali Dağı'na bisiklet elimde çıkmıştım. İnişte Tomarzalı bir aile, Renault 12'sinin ardına bisikletimi atıp beni aşağı indirmişti. Zincidere sonrası köpekler çok havlayıp beni korkutsa ve hava karardıktan sonra Malatya Yolu'na çıkıp gece gece tek gidiş geliş yolun bir kenarından gitsem de güzel bir turdu.
- Düvenönü - Kartal - Şehit Miralay Nazım Bey - Altınoluk - Eğribucak - Hasan Dağı - Sakar - Beğendik - Hacılar - Lifos - Düvenönü: Tamamen tırmanışlı bir turdu. Ama Beğendik manzarası buna değerdi. Hacılar'dan sonra teleferiğe gideyim dedim, ama yorgundum. Zaten bisikleti de uzun süre elimde götürdüm. Baktım olacak gibi değil, Hacılar Aşağı Mahalle bitiminden geri döndüm. Çıkması saatler süren yoldan aşağıya inmek çok kolay olmuştu. Orta Mahalle'de ani bir fren dolayısıyla az kalsın kaza yapacaktım. Hacılar'dan Eğribucak'a inişte herhâlde 60 km'yi falan bulmuşumdur, frene basmasam kaç olacağını dahi tahmin edemiyordum. Neredeyse Aydınlıkevler'e kadar pedal çevirmemiştim. Yalnız bir Ekim günü gündüz hava sıcakken akşam bir anda soğuyunca o inişte çok üşümüştüm. Kaldığım yere varınca acilen eletkrik sobasının karşısına oturduğumu bilirim.
- Düvenönü - Sivas Caddesi - Germir - Tavlusun - Mimsin - Mimarsinan
- Düvenönü - İldem - Gesi - Düvenönü
- Düvenönü - Şehit Miralay Nazım Bey Bulvarı - Altınoluk - Fatih Sultan Mehmet Bulvarı - Organize Sanayi: Bu tur en çok ıslandığım turdu. Deliler gibi yağmur yağıyordu. Daha da ıslanmamak adına tramvaya atmıştım kendimi, bisiklete de kart basmıştım.

Bunlar dışında belirttiğim gibi her mahalleye girip çıktım, yokuş var mı yok mu dinlemedim. Argıncık'ta, Mimsin'de, Gesi'de beni gören vatandaşlarla daha sonra iş yerimde karşılaşmak çok ilginç olmuştu.

Bisikletime veda zamanı geliyordu artık. 2012 yılında, Ekim'in son günlerinde, Kurban Bayramı'nın ilk günü Kayseri Garı'na yanaşan Doğu Ekspresi Kayseri'den Ankara'ya hem beni hem bisikletimi taşıyordu. Bayramdan sonra dönüp geldiğimde on gün daha işte çalıştım, o on gün bisikletsiz çok eksik ve acı geçmişti. Altımda bisikletim, sırtımdaki çantamda fotoğraf makinasıyla Kayseri'yi hallaç pamuğu gibi atmıştım. Güzel günlerdi.

Bisikletle yapmak isteyip de yapamadığım, fırsat veya açık sözlü olmak gerekirse cesaret bulamadığım olaysa Tomarza'ya gidip gelmekti. Tomarza sevdiğim bir ilçeydi, Toroslar'ın gözüydü ama bir türlü nasip olmadı gitmek. Belki de Sakaltutan'dan korktum.

İyi bir haberim var. Ankara'da bisikletimi yaptırdım. Kayseri'de nasıl yıprattıysam artık bir sürü bakım gerekti. Bisikletin ilk 17 senesinde yapmadığım kilometreyi bir yılda yapınca öyle oldu tabi. Herhâlde 1000 km yapmışımdır. Geçen günlerde iki kez bisiklete bindim, kilo dolayısıyla zorlansam da sürdüm. Ama kilo vermeye devam ediyorum. Kayseri'nin bana kattığı tecrübe sayesinde hedefim artık Ankara'nın dik yolları.


En son onurnazliaka tarafından Prş 25 Hzr 2015, 17:19 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Nazmi
4 yıl önce - Prş 25 Hzr 2015, 15:25

Onurcum,Kayseri'de görev yaptığın süre boyunca bisikletle bayağı bir şey yapmışsın.Kullandığını biliyordum ama,bu kadarını tahmin etmemiştim.Hatırlıyorsan,tesadüf bir akşam halı sahada karşılaşmıştık senle,oraya da bisikletle gelmiştin sen

Bu arada,senin bisikletin bir fotosu vardı sitede.Talas tarafında mı ne çekmiştin sanırım.O fotoyu buraya da koyda,Ankaralı sarı Castello'yu bir hatırlayalım



onurnazliaka
4 yıl önce - Cum 26 Hzr 2015, 00:59



(+)


osmanturan

4 yıl önce - Pzr 28 Hzr 2015, 02:27

bu da benim canavar
onur bey kayseriye gelirseniz sizinle büyük bi tur yapmak isterim..



(+)




Nazmi
4 yıl önce - Cmt 04 Tem 2015, 12:17


(+)




(+)


Hava İkmal - ERÜ - Talas güzergahı üzerindeki biseklet yolu.


mustafa3242
4 yıl önce - Cmt 04 Tem 2015, 12:18

Kayseride kaç km bisiklet yolu var?

Nazmi
4 yıl önce - Cmt 04 Tem 2015, 12:27

Alıntı:
Kayseride kaç km bisiklet yolu var?

Bu sorunun cevabını bende merak ediyorum.Daha önce Kayseri'de bisiklet yolu uzunluğuyla alakalı bir habere rastlamadım.Ama bir gerçek var ki,bisiklet yollarının daha da fazlalaşması lazım.Özellikle yeni açılması planlanan yollar için,mutlaka bisiklet yollarına da yer verilmesi lazım.



sayfa 2
« önceki   123 ... 101112   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET