Oradan kaybedilen yeşil alan, ormanlar bir şekilde zaman içinde telafi edilebilir; tabi ki bu tesisin etrafı daha başka yapılaşmalara açılmaz ise..
Afak Bey,
Çok iyimsersiniz
Yurt dışında, bütün şehirlerarası yollar, kentlerin uzağından geçer. Gaz salınımlarına ve gürültüye uzak kalmak adına kimse yol kenarına ev yapmaz.
Bizde ise şehrin dışına yapılan yolların kenarına ev yapma geleneği olduğu için yollar şehir içinde kalır, sonra yeniden çevre yolu yapılır. Yapılan her "çevre" yolu on yıl sonra kent merkezinde kaldığı için kavşak noktsı konumundaki Afyon gibi kentlerimizde mütemadiyen çevre yolu inşaatı vardır. Bizde gürültüye karşı tahammül ve zararlı gazlara karşı dayanıklılık var demek ki.
Mesajınızın geri kalanını alıntılamadım, siz de zaten AHL'ye rağmen Florya-Yeşilköy başta olmak üzere o civarda yapılaşmanın nasıl hızlı ve yoğun olduğunu anlatmışsınız.
Burada da böyle olacak. Otoyol var, havalimanı var, köprü var. Nüfusu 30 milyon olacak olan İstanbul'un 10 milyon yeni sakini, 2020-2040 arasında buraları mesken tutacaklar. (5 milyon da Paşaköy-Riva arasına yerleşecek.)
Haftasonları da Midpoint Tayakadın'da, Big Chefs Odayeri'nde, Kitchenette Akpınar'da randevulaşacak gençler. Taksim, Kadıköy, Beşiktaş, Bakırköy çok uzak kalacak bu yeni mahallelere.
Bizimkiler onu havalimanı faal iken yaparlar sen merak etme
Bakınız, Ömer Bey; bendeniz 64 yaşımdayım ve bu ülkede olmayacak/olmaz denilen, olmaması lazım gelen pekçok şeyin "olduğuna, kitabına uydurulduğunu" defalarca gördüm. Buna "ilkokul" (şimdi galiba o da tarih oldu/oluyor da "ilköğretim" denilen 5+3 sistemden) mezun olanların ehliyet alabilmesi, milletvekili seçilebilmesi; 65 yaşını geçen vatandaş evini satmak istediğinde o kişiden Tapu Dairesi'nin "kafa sağlık kağıdı" isterken (isteyebilirken) o kişinin 70'inde bile olsa şartsız şurtsuz milletvekili seçilip, bakan hatta başbakan olup ülkeyi yönetebileceği, açılmamış üniversiteden diploması olmasa bile "mezuniyet belgesi" alınmış olabileceği, vb. vs. vs.
Ancak sizin yukarıda alıntıladığınız iş mümkünatı yoook, OLAMAZ!... Eğer bu sertifikasyonu, bilmemne köyü yakınlarındaki model uçak pisti için DHMİ yapıyor olsaydı iş belki sizin dediğiniz gibi kitabına uydurulurdu!... Ancak burada DHMİ paralelinde uluslararası geçerli gözetim, kontrol ve sertifikasyon var. Orası (INA) tamamlandığında (ismi henüz belirsiz) Uluslararası Hava Limanı olacak!... Örneğin pistlerin ışıklandırmasında, tüm lambalardan sadece biri bozulur da yanmaz olursa sertifikasyon işlemleri o tek lamba çalışır vaziyete getirilene kadar "ertelenir".
En son mafakyanc tarafından Cmt 30 Nis 2016, 18:52 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Hamza Koçak'ın paylaştığı "Ekipman Yönetimi" adlı videoda 2milyar metreküplük kazı ve dolgu yapılacağı bahsedilmekte. "Projede 1 Yılda Ne Oldu?" adlı videoda ise 345milyon metreküp kazı + 80 milyon metreküp dolgu yapıldığı söylenmekte. Aylardır yer yerinden oynuyor ama fiili gerçekleşme bu durumda %25 civarında, bu da projenin ne büyüklükte olduğunu anlamaya yeter. Emeği geçenlere teşekkürler.
Eğer bu sertifikasyonu, bilmemne köyü yakınlarındaki model uçak pisti için DHMİ yapıyor olsaydı iş belki sizin dediğiniz gibi kitabına uydurulurdu!... Ancak burada DHMİ paralelinde uluslararası geçerli gözetim, kontrol ve sertifikasyon var. Orası (INA) tamamlandığında (ismi henüz belirsiz) Uluslararası Hava Limanı olacak!... Örneğin pistlerin ışıklandırmasında, tüm lambalardan sadece biri bozulur da yanmaz olursa sertifikasyon işlemleri o tek lamba çalışır vaziyete getirilene kadar "ertelenir".
Ankara'da M2 Çayyolu ve M3 Sincan metroları sinyalizasyon sistemi ve tren ihaleleri daha tamamlanmadan apar topar açıldı. Üstüne bir de metro hattını takip eden belediye otobüsü hatları metroya entegre edildi yani Sincan ve Çayyolu'ndan şehrin başka bir yerine gitmek isteyenler bu metroyu kullanmak zorunda bırakıldı. Sinyalizasyonu bile düzgün çalışmayan bir metro ağından ve Türkiye'nin başkentinden bahsediyoruz ki belediye başkanı İ. Melih Gökçek ülkenin geri kalanının bu durumu öğrenmemesi için elinden geleni yapıyor. Bu yüzden 3. havalimanında dediğim şey olursa, kesinlikle şaşırmam.
Metro hattı ile havalimanı arasında kıyas yapmak yanlış anlamaya sebep olur. Metroyu kendi insanımız kullanıyor. Kızan hesap soran nispeten daha az. Yaptırım yok gibi. Ama iş havacılık alanına gelince işin rengi değişiyor. Havacılık tarihi kanla yazılmıştır. Bundan hareketle havacılık otoriteleri tarafından onaylanmayan bir havalimanını uluslararası uçuşlarda kullanamazsınız. Sertifikasyon süreci, Sayın Mustafa Beyinde belirttiği gibi çok özel bir süreç sonunda tamamlanıyor. En ufak hata, arıza işin başa dönmesine yolacar. Ki burası Iran yada Rusya'da bulunan bir havalimanı değil. İdealleri ve hitabetı, dünyada kendine iyi bir mevki bulmak. Hiç bir iş şansa bırakılmayacaktır.