Izmir icin EXPO 2015 hayali sona erdi. Ama güzel Izmirimiz icin hersey bitmis deyil.
Izmir zaten bir Fuar sehiri.
Büyük yatirimlar yapip Izmiri Egenin ve Ortadogunun Fuar merkezi haline getirebiliriz.
ve böylece EXPO´da kaybettiklerimizi böylece kazana biliriz.
Siyasilere büyük görevler düsüyor.
Bu kriz havasi bir bitsede herkez kendi isine baksa.. yapilacak daha cok isler var.
Hersey Türkiye icin -- Daha iyi bir Dünya icin yeni yollar ve herkez icin Saglik
Fakir ve ilgisiz bir ailenin zeki ve başarılı çocuğu İzmir...
EXPO kaçırılsa da kendi adıma bu organizasyonu büyük bir başarıyla ve hiçbir yerden (özellikle devlet kurumlarında) destek al-a-madan yürüten ve son aşamaya kadar inançla devam eden belediyeyi ve başkan Aziz Kocaoğlu'nu kutlamak istiyorum.
Doğru düzgün destek almadan buraya kadar gelmek de İzmir için büyük bir başarı.
Expo için aday olan şehir İzmir değil de İstanbul olsaydı ikitelli medyasının tavrının nasıl olacağını hayal etmeye çalışın. Ben eminim ki bütün Türkiye expo ile yatıp expo ile kalkacaktı.
Yatıp kalksa ne olacaktı? Olimpiyatlar için İstanbul kaç defa aday oldu da ne oldu?
işte söylenen sözler .......... kimisi BOŞ.. kimisi DOLU .... gerçek olan ise RÜŞVETTT
EXPO kazasında baş sorumlu bulundu. Yeni kaydedilen 53 ülkeye yönelik rüşvet paketi hazırlayan Milano Başkanı Moratti ve katolik üyeleri ayartan Vatikan’ın patronu Papa
EXPO 2015 adaylığının finalinde Milano’ya 20 farkla yenilen İzmir yaşadığı derin şoku üzerinden atmaya çalışıyor. Başkan Aziz Kocaoğlu’nun ‘Yola devam mesajı’ verdiği süreçle ilgili suçlu bulundu. Milano’nun yeni üyelere ‘Hizmet’ adı altında verdiği yaklaşık 50 milyon dolarlık ‘Yardım’ paketleri.
Milano Belediye Başkanı Moratti’nin sunumdaki konuşmasında herkesin gözü önünde açıkladığı rakamlar, mağlubiyete kılıf arayan İzmirlilerin imdadına yetişti.Türkiye ve İzmir’in tek yumruk olduğu, iktidar-muhalefet-sivil toplum ve halk bütünleşmesiyle gidilen Paris’teki hüsrana İtalya’nın çoğunluğu yeni BİE üyesi, eski sömürge devletlerine açıktan verdiği siyasi rüşvetler olarak gösterildi.Paris’teki oylamaya damgasını vuran iddialardan biri de İtalya’nın Vatikan ve Papa üzerinden 80’e yakın katolik devlete etki ettiği şeklindeydi.
Moratti’nin sözleri
İzmirliler, Moratti’nin ‘Bu güne kadar biz sizlerden aldık. Artık verme zamanının geldiğine inanıyoruz. 8 yıl boyunca her ülkede okullar, hastaneler yapacak, kadınlara mikro krediler açacağız. İşte rakamlar arkamdaki tablodan akıyor” sözlerinin sonucu değiştirdiği iddia edildi.
Diğer taraftan Başkan Moratti’nin İtalyan bakanlarla birlikte son günün sabahında ‘bireysel’ düşünen 25 delegeyle özel toplantıda işi bitirdiği belirtildi. Katolik mezhebinin merkezi Vatikan’ın da hükümeti İtalya’ya sahip çıktığı iddialara gündeme damgasını vurdu. İzmirliler 152 BİE delegesinin 80’e yakınının katolik olduğundan hareketle ‘Türkiye’yi çok da sevmeyen Papa’nın özellikle kendisine doğrudan bağlı küçük katolik devletleri etkilediği’ iddialarını ortaya attı.
Durmak yok, yola devam
Büyük hüsranın ardından İzmir’e dönen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, bundan sonra İzmir’i EXPO ile değil kendi imkânlarıyla kalkındırmanın planlamasını yapacaklarını söyledi. Kocaoğlu, “2005 yılının ekim ayında Japonya’da başlattığımız EXPO yolculuğumuzu ne yazık ki dün akşam kaybettik. Eğer alsaydık EXPO bizim kalkınmamızı hızlandıracak bir dönüşüm projesi olacaktı. Bu kenti turizm şemsiyesi altında EXPO aracılığıyla kalkınmasını hızlandırabiliriz dedik, ama olmadı. Şimdi biz kendi başımıza hızlandıracağız. Yolumuza devam edeceğiz. Deneyim kazandık. Ayrıca oylamada bize verilen 65 oy var. Yani ezilmedik, başarı da elde ettik” dedi. PEEEHHH derim ben sanaa...
EXPO’nun Türkiye’de görülmemiş bir birlik ve beraberlik örneği oluşturduğunu dile getiren Kocaoğlu, EXPO projesine hükümetinden yerel belediyesine tüm ülkenin sahip çıktığını hatırlattı ve projenin İzmir’in tanıtımını sağladığını savunarak, “Normal şartlarda İzmir’i tanıtmaya geliyoruz deseydik bizi devlet bakanı, büyükelçisi ya da belediye başkanıyla karşılamazlardı. EXPO sayesinde 2,5 senede kentimizi dünyaya tanıttık” diye konuştu. Başkan, ‘İnciraltı’nda da kalınan noktadan devam edileceğini savundu.
HAA ANCAK İZMİR DİYE BİYER VAR DEDİLER .... AMA TANIDILARMI HAYIR....
İç rekabete yenik düştük
Başkan Kocaoğlu’nu karşılayanlar arasında bulunan MHP İzmir İl Başkanı Müsavat Dervişoğlu, “EXPO bir İzmir hedefi olmaktan çıkarılıp, merkezi yönetim ile yerel yönetimin rekabetine dönüştürülmüş ve Milano’ya değil, kendi içindeki rekabete mağlup edilmiştir” dedi.
GÜZEL SÖZ
CHP ile iktidar partisi AKP’ye yönelik eleştirilerde bulunduğu gözlenen Dervişoğlu, “Herkes sahadadır ama bir türlü takım kurulamamıştır. İzmir, aylar süren maratonda sarf ettiği enerjiyi, bir türlü sinerjiye dönüştürememiştir. Tayland gezisinden başlayarak, yer seçimine kadar hemen her şey tartışma konusu ve iç siyasetin malzemesi yapılmış, hükümet mi yoksa belediye mi iddialaşması sıcak gündem maddesi olarak kamuoyunu meşgul etmiştir. Yapılandırma, yönlendirme ve yürütme mekanizmalarının oluşturulması beklentiye cevap verebilecek şekilde tanzim edilmemiştir. Roller ve görevlerin birbirine karıştığı bir kaos ortamı yaşanmış ve koordinasyon eksikliği her alanda hissedilir hale gelmiştir. Uluslararası alanda lobi oluşturabilecek destek İzmir’den esirgenmiştir.
BAŞBAKAN ERDOĞAN:"İzmir fazlası ile hak ediyordu"
Türkiye’nin Expo 2015 için Mayıs 2006’da bir başvuru yaptığını hatırlatan Erdoğan, başvuru tarihinden itibaren Türkiye’nin güzel bir işbirliği içinde çalışmalarını başarıyla yürüttüğünü söyledi. Başbakan Erdoğan, Expo 2015 yarışını daha önce 6 kez Expo’ya ev sahipliği yapan İtalya’ya, 1 kez ev sahipliği Milano’ya verildiğini söyledi. Erdoğan, "Expo’nun ev sahipliği 7. kez İtalya’ya verilmiştir. Ne demek istediğimi anlıyorsunuz" diye konuştu.Erdoğan, "Üzüldük çünkü İzmir, dünyanın en önemli organizasyonlarından birisi olan Expo’yu fazlasıyla hak ediyordu. Ticari potansiyeli, insani zenginliği ile fazlasıyla hak ediyordu" dedi.
Berlosconi-Parodi polemiği
Uluslararası EXPO 2015 Fuarı için bugüne kadar yapılan girişimlerin olumlu şekilde sonuçlanması ve İtalya’nın bu zaferi elde etmesiyle ilgili olarak La Repubblica gazetesi, haberini, "Milano, EXPO için bayram ediyor- Berlusconi: Bu zafer hükümetin başarısı değildir-Prodi: Utanmalısın" başlıklarıyla sürmanşete taşıdı.
Berlusconi bu sonuçtan duyduğu mutluluğu dile getirerek, “Elde edilen zafer, hükümetin veya Prodi’nin değildir" dedi. Bu sözlere karşılık Prodi’den yanıt gecikmedi: "Utanmalısın bu bayram gününe gölge düşürmemen gerekir" ifadelerini kullandı.
Yanlış alarm Türkleri üzdü
Corriere della Sera gazetesi ise "Prodi ve Berlusconi arasında yaşanan gerginlikte, gülerek çıkan taraf Milano oldu. Türkiye’ye yanlış alarm verilmesiyle bir anlık sevinç yaşandı ancak net sonuç açıklanınca Türkler çok üzüldü. Milano Belediye Başkanı Letizia Moratti, hak ettik, çok çalıştık, bu şehir, kendine yakışan bir şekilde EXPO 2015’i ağırlayacaktır" açıklamasına yer verdi.
KÜRŞAT TÜZMEN:"Karar tamamen duygusal"
AK Parti TBMM Grup Toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını cevaplayan Bakan Tüzmen, Türkiye’nin EXPO 2015 yarışını kaybetmesini değerlendirdi. Türkiye’nin gönüllere hitap ettiğini ve çok güzel bir sunum yaptığını anlatan Tüzmen, "Beyinlere ve gönüllere hitap eden bir sunuştu. Ama ceplere tam hitap edebildik mi onu tam bilemem. Türkiye ilk defa 2004’te bu işe girdi. Böyle hemen 4 senede verilen başka bir ülke yok. Gelişmiş ülkelerin dışında da hiçbir ülkeye bugüne kadar verilmemiş. Biz hep gelişmekte olan ülkelerin temsilcisi olarak alacaktık. Tezimiz kuvvetliydi. Bir diğer tezimiz bütün Akdeniz ülkelerinin oylarını almaktı.
Destek alamadık
Ciddi ülkelerden Fransa Ekonomi Maliye Bakanı ile görüştüm. ’Bizim gönlümüz Türkiye’den yana’ dediler. İslam ülkelerinin tamamı verseydi, Türk Cumhuriyetleri’nin tamamı verseydi, Akdeniz ülkelerinin önemli bir kısmı, Karadeniz Ekonomik İşbirliği ülkelerinin önemli bir kısmı verseydi o zaman biz rahat rahat işimizi bitirirdik" şeklinde konuştu.
OLSAYDI VERSEYDİDE KEŞKESEYDİ DE BUNLAR BÖYLE OLMAAZZZ.... ADAMI İKNAA EDECEKSİN.
Cumhurbaşkanı’ndan Başbakana, iktidardan muhalefete kadar herkesin elinden geleni yaptığını ifade eden Tüzmen, "Orada tek vücut olduk. Burada siyaset yapacağız ama orada öyle bir tablo yoktu. Türkiye elinden geleni yaptı. İzmir’i bütün dünya tanıdı şu anda. Bu önemli bir kazanımdır. Ama bu yolda 156 senedir birşeyi kim getirmiş Türkiye’ye, kim farketmiş. Biz bunu Yunanistan’da çıkarttık ve aday olduk. Yolumuza devam edeceğiz" dedi. Tüzmen, bu tür organizasyonlarda parasal ilişkilere de atıfta bulunarak,
Duygusal ilişkiler
"2012 Mersin Akdeniz Oyunları da aynı şekilde oldu. Bakın orada da kamp kurdular, birebir pres yaptılar, üyeleri de tabi çeşitli paketler var, içeride birtakım duygusal ilişkiler olduğunu söylemekte fayda var" diye konuştu. Tüzmen, bu süreçte gösterilen birlik ve beraberliğin Türkiye için önemli olduğunu, Türkiye’nin 6 kez bu işi yapmış İtalya ile yarıştığını ve çok iyi asıldığını söyledi.
EXPO’nun kaybedilmesine yönelik bir açıklama yapan İzmir Valisi Cahit Kıraç, "Sonuç, EXPO’nun kendi amacıyla da uyuşmuyor. Kendi kriterlerine uygun bir yer seçmediler" dedi.
Aday olmak önemli
Vali Kıraç, İzmir’in bu yarışı kaybetmesine karşın bu organizasyona aday olmakla önemli bir deneyim kazanmasının avantaj olduğunu belirterek, “İzmir bu organizasyonu layıkıyla yerine getirirdi ama olmadı. İzmir olarak yapılması gerekenleri yaptık. Ama EXPO’nun kendi kriterlerine baktığımızda, ülkelerin kültür, tarih olimpiyatı olduğunu, bir ticari fuar olmadığını ifade ediyor. Ben karşılıklı ilişkilerin, menfaatlerin uzlaşmasının kazandığını düşünüyorum. 6 kez İtalya’da yapılmış. Sonuç kendi amacıyla da uyuşmuyor" dedi.
İzmir iyi tanıtıldı
ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sıtkı Şükürer, “Galip sayılır bu yolda mağlup. Haydi İzmir’i tanıtalım desek EXPO çalışmasında olduğu gibi Cumhurbaşkanı’na da kadar herkesi seferber edip bunu yapamazdık. Bu yönüyle İzmir çok şey kazandı. 150 ülkede Türkiye’de İstanbul dışında İzmir diye bir şehrin var olduğu da anlatıldı. Milano tecrübesi ve ayırdığı bütçe ile yarışı kazandı” diye konuştu.
AKIN KAZANCIOĞLU:"Sonuçtan herkes ders çıkarmalı"
İTO Başkanvekili Akın Kazançoğlu, EXPO oylaması sonucundan herkesin bir ders çıkarması gerektiğini belirterek, “Geriye baktığımızda birçok eksiğimizin olduğunu gördük. Maalesef ki uluslar arası arenada herşey mübah kabul ediliyor. İtalya Afrika ve ada ülkelerini bir takım projelerle kendi yanına çekti. Biz de ne yapıp edip daha fazla fon ayırmalıydık. Avucumuzun içine kadar gelen fırsatı kaçırdık. Artık hiç birşey İzmir’de eskisi gibi olmayacak. Daha profosyonel, vizyonu geniş insanlarla yola çıkmalıyız. İtalyanlar her yolu biliyor” dedi.
SANKİ İTALYA VAADLERİNİ YERİNE GETİRECEK .... HEPSİNİN AĞPZINA Bİ KAŞIK BAL ÇALDI... AMA SONRA İŞ BİTİNCE .... EŞŞEK ÖLDÜ ORTAKLIK BOZULDU OLACAK... o ülkelerin hepsi salak zaten italya ya kanıyorlar ... yüzyıllardır sömürülüyolar ama haalaa değişen birşey yok artık bi isimleri bi devlet başkanları var ama yine sömürülüyorlar...
“Lobi yetersiz kaldı”
EXPO ile ilgili yeterince çalıştığımızı düşünüyorum. Bir taraf kazanacaktı. Biz kaybeden olduk. Çok üzüldük. İtalya daha iyi çalışmış. Bizim ülkelerle doğru bir şekilde temas ettiğimizi düşünmüyorum. Bu bir ülke projesiydi. Bu görevi sadece 3 büyükelçi üstlendi ve başarılı olamadı. Sunum güzeldi ama bu delegeler sunumdan önce kararlarını veriyor. Lobi faaliyetleri yetersiz kaldı” diye konuştu.
Almış gibi çalışalım
EGİAD Danışma Kurulu Başkanı Kemal Çolakoğlu ise, EXPO’yu almış gibi çalışmamız gerektiğini vurgulayarak, “EXPO oylamasını hazırlanan proje ve şehirden çok devletlerin ilişkileri belirliyor. EXPO’nun bize sağlayacağı yüksek standartlara ulaşmak için birlik ve beraberlik içinde devletinde desteğini alarak çalışmamız gerekiyor.
CEVAT DURAK: "Herkes elinden geleni yaptı"
Karşıyaka Belediye Başkanı Cevat Durak, “EXPO 2015 çalışmalarına katılan Paris’te Geza Dologh’dan Lucian Arkas’a kadar herkes koşturdu. Herkes heyecan içindeydi. Ancak elimizden gelen bu kadardı. Daha fazlasını yapamadık. Biz bu yarışa ilk defa girdik. Milano daha önceden defalarca EXPO’yu aldığı için bu konuda deneyimliydi. 5 yıldır uğraşıyorlardı. Biz ise son bir yıl çalıştık. Bu günden sonra EXPO’yu kaybetmemiş gibi yapacaklarımıza devam etmemiz lazım. EXPO’yu almışız gibi mücadeleyi devam ettirmemiz, daha çok çalışmamız lazım” diye konuştu.
ADNAN YÜKSEL:"Bazı yerlerde eksikler vardı"
Gaziemir Belediye Belediye Başkanı Adnan Yüksel, bu tip organizasyonlarda tanıtımın çok önemli olduğunu belirterek, “İzmir için Paris’te yapılan oylama hayırlı olur inşallah. EXPO 2015’in İzmir’de yapılmasını herkes gibi biz de çok istiyorduk. Ancak olmadı. İnşallah başka bir uluslar arası projede başarılı oluruz. Bir yerlerde bir eksik vardı olmadı. Daha iyi çalışmak lazımdı demek ki. Biz burada EXPO olsa veya olmasa devam edeceğiz. Elimizden geleni yapıyoruz. Yine yapacağız. Tanıtımla da alakalı. Herkes üzerine düşeni yaptı” ifadelerini kullandı.
MEHMET ALİ ÇALKAYA: "Kuralına göre oynayamadık"
Balçova Belediye başkanı Mehmet Ali Çalkaya ise, uluslararası ilişkilerde duygusallığa yer olmadığını ifade ederek, “Bu tür organizasyonlar ticari organizasyonlar. Kuralları neyse onları yapılmalıydık. Ben yine de böyle bir organizasyon sayesinde deneyim kazandığımızı düşünüyorum. Paranın döndüğü yerlerde kurallar Akdeniz ülkesi insanlarının kurallarıyla dönmüyor. Oylamaya katılan delegeler bile paradan etkilenebiliyorlar. İtalyanlar bu oyunu kullanarak EXPO 2015’in sahibi oldular. Bizim sunumumuz ve konumuz çok iyiydi” diye konuştu
Neyse ,yeri burası değil ama kükük bir hatırlatma,
Alıntı:
Bu türkiyedeki tek medya sistemini anlamış değilim her zaman hep İstanbul başka birşey yok. İstanbula kar yağmazsa türkiyeye de yağmaz. bişey istanbul'da olmazsa ne olursa olsun mantığı var medyada. Her konuda böyle Futbol,sanat,kültür ... her alanda.. Artık bu İstanbulun tekelciliği kalkmalı bence.
biz burada istanbul medyasının bu konuya ilgisiz kalmalarından yakınıyoruz istanbullu arkadaşlarımız ise nedensiz yere savunmaya geçip "öle olsa ne olurdu" diyorlar.zaten oylama anı yaptıkları sazanlık hevesimizi kursağımzıda bıraktı..oda ayrı bi konu bu konuda ege tv yi kutluyorum.evet belki direk bi yararı olmaz ama türkiyede yaşayan insanların izmirin expoya aday olduğunu bilmesi gerekmiyormu.....bu haber istanbulda 3. köprü nereye yapılacak heberiinden çok daha önemlidir bence o yüzden burda kalkıpta istanbul medyası borazancılığı yapmayın lütfen..
Türkiye F1 i alacağı zaman kopan tantananın 3 te biri kopmadı halbuki getirisi F1 den 30 kat fazla 2 günlük bir olay değil EXPO ama gel de sok bu insanların kafasına ..... expo yu panayır sandılar herhalde....
Bu arada şirket olarak yurtdışından gelen misafirlerimize izmir kültürpark fuar alanını gösterdiğimde İSTANBUL dakilerden çok daha güzel çok daha "ESKİ" olduğunu burada düzenlenen fuarların neden yeterince duyurulamadığını söylemişti. Bugün Hannover de Milano da veya Paris te veya GENOVA da fuar düzenlendiği zaman Dünya Çalkalanıyor. nedeni ne ? TANITIM.... ve zenginlerin fuara katılması. Ama istanbul da düzenlenen fuarlar KURU KALABALIK fuarları....
Neyse ,yeri burası değil ama kükük bir hatırlatma,
Alıntı:
Bu türkiyedeki tek medya sistemini anlamış değilim her zaman hep İstanbul başka birşey yok. İstanbula kar yağmazsa türkiyeye de yağmaz. bişey istanbul'da olmazsa ne olursa olsun mantığı var medyada. Her konuda böyle Futbol,sanat,kültür ... her alanda.. Artık bu İstanbulun tekelciliği kalkmalı bence.
Türkiye 70 milyon
İstanbul 15 milyon (enaz)
Oranlaması sizden....
Türkçe yazılanı anlamayan beyinlere,laf anlatmak ne kadar zor..
Dikkat edelim, alıntıdaki mesajda İzmir in Expo yu kaçırmasından dolayı üzüzntümü belirttim.
Ama aynı başlıkta yazılan bana göre yanlış bir görüş hakkında cevap yazmam konuyu çarptırmak değildir.
Ayrıca toplam ülke nüfusun % 22 sinin bulunduğu şehre hizmetin farklı olması doğaldır.
Benim fikirlerime yazarak cevap vermeyip puanla tatmin olanlara da hatırlatırım, puan verme yetkisi olmayan birine cevap yerine eksi puan vermek en azından AYIPTIR.
Bu sefer de üyelere laf attı diye puan vermek istiyorsanız , buyrun. tatmin olursunuz.
Türkiye F1 i alacağı zaman kopan tantananın 3 te biri kopmadı
kopmaz çünkü biri İzmir biri İstanbul. EXPO konusundaki ilk mesajımı yazayım...
hangi İzmir'e getireceksiniz Dünyaca ünlü zenginleri? İzmir'de bu adamların gecelik 1000 dolar bırakabileceği gece kulüpleri var mı? Aynı gecede 100 limuzin kiraya verecek firma var mı? Binlerce aranan niteliklere uygun elemanı iki gün içinde hazır edecek kadar ajans var mı?
Bir turistin tek başına Efes'e Meryem Ana'ya gitmesi için kaç fırın ekmek yemesi gerekir?
Adnan Menderes'e Sun Express hariç Avrupa'dan ucuz uçuş var mı? Ya Dünya'nın diğer yerlerinden? Tarifeli uçuş sayısı ne ki Dünya merkezlerinden?
Ya şehir içi ulaşım? Özfatura'dan sonra bütün sahil yolu projeleri askıya alındı. Yol için doldurulan alanlar park yapıldı. Utancımızdan yıkamadığımız viyadük ayaklarını bile açılışı bekleyen heykel sansınlar diye eflatun saten örtülere sarıp üzerine kurdele geçiriyoruz!
Tamam, yapılsın. Ama bu bir tercihtir. Ya İstanbul ve diğer metropollerdeki gibi önceliğiniz bir metropol olmak olur, yolları, tünelleri, iş merkezlerini parka bahçeye tercih edersiniz; veya huzurlu, yüksek yaşam standartlı bir kıyı şehri olursunuz -ki böyle bir durumda size uygun organizasyonlar EXPO değil film ve dans festivali gibi şeyler olur...
Banyo fayansı gibi pembeli mavili taşlarla döşenmiş Karşıyaka çarşısı mı turistleri kendine hayran bırakacak? Yoksa gündüz sokağa pisleyen, gecenin köründe ışıksız yollarda gezinen at arabaları mı? Belki de Konak Meydanı'ndaki kaktüsler tanıtır...
Alışveriş? En büyükleri Tesco, Carrefour, IKEA! İzmir'e dair ne var? Bir çok İzmirlinin dahi az çeşitten beğenip gitmediği Özdilek'i, Forum Bornova'yı saymazsınız umarım. Cevahir kadar büyük, Kanyon kadar güzel, İstinye Park kadar jet-set neresi var?
Ben İzmir'in belediye başkanı olsam tanıtım etkinliği adı altında Avrupa'da lokum dağıtacağıma, gidip hava yolu firmaları ile Dünya'nın büyük tur operatörleri ile anlaşır; İzmir'i turiste boğardım. İzmir'e ve çevre turistik merkezlere ulaşımı kolaylaştırırdım. Ama malesef Kemeraltı'ndaki Fincanda Türk Kahvesi'ni bile İstanbullular tadıp gelip gazetelerde reklamını yapıyorlar.
İzmir gerçekten gavurların elinde olsaydı bu şehirden Atina'ya günde 5 kere feribot kalkardı! Ama bu potansiyeli dahi değerlendirmekten aciziz.
Milano kelimenin tam manası ile Avrupa'nın göbeği. Her şey dahil 10 15 euroya bilet satan Ryan Air'in bile bu şehire 30'a yakın yerden uçuşu var. Şu haritada Milan'a tıklayıp kendiniz görün isterseniz.
http://www.ryanair.com/site/EN/dests.php?flash=ch ...p;pos=HEAD
Kendinizi hangi Dünya vatandaşının yerine koysanız Milano'yu seçerdiniz. Neden hep İstanbul diyenlere şunu sorayım: size Avrupa'da herhangi bir şehre gidiş dönüş bilet vereceklerini söylediler. Londra ya da Paris'i mi seçersiniz, yoksa adını hiç duymadığınız Amalfi'yi mi?
hah işte sorun burda İZMİR her zaman üvey evlat muamelesi görmüştür.
İzmir in kendi iş adamları bile istanbul a genel merkezlerini taşımış yani kendi zenginleri bile izmir den kaçmış bi kaçtanesi dışında.... şehir merkezindeki 5 yıldızlı otel sayısı 4 üç milyon insan yaşıyo bu şehirde be... buna etken kuşadası ve çeşme tabiiki oteller oralarda ama az çok az
O nedenle izmir hep aç kalmış zengin insanlara. E istanbul un zengin çekmesinin nedeni belediye çalışmaları değil tabiiki bunu da herkes biliyor.
Ama merkezi yönetimin elinden kurtulamadıkça izmir kaderine boyun eğecek bu böyle gelmiş böyle gidecek.... 15 yıldır bitirilemeyen bir çevre yolumuz var ya hangi akıl hangi mantık bunu bitiremez. ki zamanında başbakan çıkıp çok mu lazımmış gibi açıklamalar bile yaptı çok iyi hatırlıyorum.
Neyse Can dündar bişiler yazmış haklı olduu çok yer var.... paylaşayım istedim
Can Dündar
Ada
İzmir neden kaybetti?
İzmir’in Expo mücadelesini yakından takip etmiş, İzmir’i hep desteklemiş ama kaybedeceğini günler öncesinden üzülerek hissetmiş, hatta bu yazıyı dün sabahtan kaleme almış biri olarak “Neden kaybettik?” sorusunu şöyle yanıtlayabilirim:
Başından sonuna tipik “Türk işi” bir seyir izlendi.
Bir defa hazırlıklar Milano’ya göre çok geç başladı.
Bir türlü organize olunamadı.
İşe el atan kurumlar arasında ciddi sürtüşmeler, çekişmeler, hatta engellemeler yaşandı.
Expo’nun, hükümetin yerel seçim yatırımı olduğu inancıyla bazı çevreler topa girmeye çekindi.
Bazı diplomatlar, Türkiye’nin BM Güvenlik Konseyi üyeliğini daha önemli buldukları için kulis ağırlığını oraya verdiler.
İstanbul medyasının ilgisi çekilemedi.
Ve ne yazık ki bu süreçte İzmirliler de Expo’ya ilgisiz davrandı.
Türk vitesi
Sonra “Türk vitesi” devreye girdi. “Yumurta kapıya gelince”, bir seferberlik havasına girildi.
Cumhurbaşkanı, Dışişleri, Belediye, Ticaret Odası harekete geçti.
Bir çekirdek ekip, İzmir için gerçekten canla başla çalıştı. İzmirlinin nihayet dikkati çekildi. Ama her şey son ana bırakılmış, bir hayli geç kalınmıştı. O kadar ki, karara 48 saat kala Expo harcamaları için Paris’teki heyete Büyükşehir’den 1 milyon YTL’lik takviye yapıldı.
Sağlık zaafı
Şehrin hazırlıksızlığı, ekibin dağınıklığı, halkın, medyanın ilgisizliği ve nihayet son turda işi hepten zora sokan ülkenin istikrarsızlığı ciddi dezavantajlardı.
Ama bence, pek dile getirilmeyen asıl büyük handikap, ana temasını “Herkes için sağlık” olarak belirlemiş olan İzmir’in, antik çağın en önemli tedavi merkezlerinden Allianoi’nin idam fermanını imzalamış olmasıydı.
Siz İzmir adını sağlık temasıyla özdeş kılacak bir kampanya düzenleseniz ne yaparsınız?
Karar verecek heyete kentteki en eski tedavi merkezini gezdirip “İşte biz bu mirasın sahibiyiz. O yüzden de bugünün sağlık zirvesine talibiz” dersiniz değil mi?
Oysa tersine, pek kötü bir zamanlamayla, yani Expo başvurusuyla aynı anda, Bergama’daki Roma’dan kalma 1800 yıllık tedavi merkezinin, bir barajın suları altında bırakılması için karar alındı ve (daha da kötüsü) kimsenin kılı kıpırdamadı.
İzmir’e destek coşkusu içinde içeride pek göze batmayan bu “ayrıntı”, dünyanın gündemindeydi:
Daha iki hafta önce 250 Avrupalı kuruluş, Expo’yu düzenleyen Uluslararası Fuarlar Bürosu’na müracaat ederek bu çelişkiye dikkat çektiler. Ayrıca konu, Avrupa basınında yer buldu ve “dehşet verici” olarak değerlendirildi.
Son fiyasko
Türkiye bu dezavantajlarını gidereceği yerde geleneksel avantajlarıyla kulise daldı.
Doğal güzellik, misafirperverlik, stratejik konum, “medeniyetlerin buluştuğu yer” gibi “bildik hususiyetler”i dillendirdi. Expo’nun İzmir aracılığıyla ilk kez Ortadoğu ve İslam coğrafyasına açılacağı tezini savundu. Expo’ya ayrılan geniş alan ve kentin hayli eski fuarcılık geleneği de önemli avantajdı.
Ama yetmedi.
Akşam, meydanda umutla bekleyen İzmirlilere sonucun yanlış açıklanması, bahsettiğim “Türk işi defolar”a son tüyü dikti.
Allianoi’nin intikamı
Yine de alınan oy, “Türk vitesi”nin son turdaki üstün gayretinin eseridir. Projeye emeği geçenler bu sonuçla övünmelidir.
Ne çare ki karşılarında vitesin yetmediği bir yokuş vardı:
Expo delegeleri 7 hafta sonrasını göremeyen bir ülkeye 7 yıl sonrası için randevu vermedi.
Sağlıkla ilgili tarihi mirasına sahip çıkmayan bir şehre, sağlık konusunda güvenemedi.
Bu sonuç, biraz da Allianoi’nin intikamıdır. Her yıkımın bir bedeli olduğunu öğrenmek bile az ders sayılmamalıdır.